• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
13 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    21-05-2009
    Mesajlar
    831
    Karizma Gücü
    4

    Şia İmamlarının Bizzat Peygamber Tarafından Belirlenmesi

    Şia İmamlarının Bizzat Peygamber Tarafından Belirlenmesi
    Gerek Peygamberimizin hayatı, gerekse İslam tarihi hakkında araştırma yapan bir kimse, Resul-i Ekrem'in (s.a.a) kendisinden sonra on iki imam belirlediğini ve bunları isimleriyle birlikte zikrettiğini muhakkak görmüştür. Bunları Ehlisünnet'in sahih kabul ettikleri hadis kitaplarında sayılarıyla birlikte görmekteyiz. Ayrıca rivayetlerde hepsinin de Kureyş'ten oldukları belirtilmektedir. Buharî, Müslim ve diğerleri, bu rivayetleri senetleriyle birlikte nakletmişlerdir.

    Bazı Ehlisünnet kaynaklarında, isimlerinin yanı sıra ilkinin İmam Ali olduğu, ondan sonra oğlu Hz. Hasan'ın, ondan sonra Hz. Hasan'ın kardeşi Hz. Hüseyin'in ve ondan sonra da Hz. Hüseyin'in oğullarından sonuncusu Mehdi olan dokuz evladının imam olacağı rivayet edilmiştir. Yenabiu'l-Meveddet yazarı, adı geçen kitabında şöyle rivayet eder:

    A'tel adlı bir Yahudi, Peygamberimizin yanına gelerek "Ey Muhammed! Uzun zamandır sana sormak istediğim birkaç soru var; eğer cevap verirsen, senin elinle Müslüman olacağım" dedi. Peygamberimiz "Sor ey Ammare!" deyince Yahudi, sorularını sormaya başladı. Cevaplarını aldıktan sonra da "Doğru söyledin" deyip "Peki senin halifen kim?" diye sordu. Gerekçe olarak da "Çünkü halifesi olmayan peygamber yoktur; bizim peygamberimiz Musa b. İmran'ın halifesi de Yuşa b. Nûn idi." dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu: "Benim halifem Ali b. Ebu Talib'dir. Ondan sonra benim iki torunum olan Hasan ve Hüseyin'dir. Sonra da Hüseyin'in soyundan dokuz kişi birbiri ardınca gelirler." Yahudi, "Ey Muhammed! Onların isimleri nedir?" diye sorunca Peygamberimiz yine şöyle buyurdu: "Hüseyin dünyadan göçtükten sonra oğlu Ali (İmam Zeynelabidin), ondan sonra oğlu Muhammed (İmam Muhammed Bâkır), ondan sonra oğlu Cafer (İmam Cafer Sadık), ondan sonra oğlu Musa (İmam Musa Kâzım), ondan sonra oğlu Ali (İmam Ali Rıza), ondan sonra oğlu Muhammed (İmam Muhammed Taki), ondan sonra oğlu Ali (İmam Ali Naki), ondan sonra oğlu Hasan (İmam Hasan Askerî), ondan sonra da oğlu Hüccetullah Muhammed Mehdi'dir. Bunlar on iki kişidirler." Yahudi, daha sonra Müslüman oldu ve bu hidayetinden ötürü Allah'a hamd-ü sena etti.[111]

    Eğer Şiâ kaynaklarına ve bu konudaki bilgilere müracaat edecek olursak, yukarıda yazılanlardan çok daha fazlasına rastlarız. Ama yine de Ehlisünnet ve'l-Cemaat'in, imamların sayısını on iki olarak kabul etmesi delil olarak yeterlidir. Çünkü bu sayı, Ali ve evlatları dışında başka hiçbir yerde denk gelmiyor.

    Bizim yakinimizi arttıran şey ise, Ehlibeyt imamlarının bu ümmetin âlimlerinin hiçbirinden ders almamış olmalarıdır. Ehlibeyt'in herhangi bir sahabe veya tabiînden ders aldığına dair hiçbir bilgi kayıtlı değildir. Başka bir deyişle, hiçbir tarihçi ve siret yazarı böyle bir rivayette bulunmamıştır. Ama diğer alimler hakkında bilgiler mevcuttur. Ebu Hanife İmam Sadık'ın (a.s); Malik, Ebu Hanife'nin; Şafiî, Malik'in; Ahmed b. Hanbel de Şafiî'nin öğrencileridir. Ama Ehlibeyt imamları, ilimlerini Allah'tan almışlar ve nesilden nesle bunu birbirlerine miras bırakmışlardır. İşte, Allah, bizzat onlar hakkında şöyle buyurmaktadır:

    "Sonra Kitabı kullarımız arasından seçtiklerimize miras verdik."[112]

    İmam Sadık (a.s) bu gerçeğe dikkat çekerek şöyle buyurmuştur: "Ne ilginçtir ki insanlar bir taraftan 'Biz ilmimizi Allah resulünden aldık, ona amel ediyor ve onunla hidayet oluyoruz' diyorlar, bir taraftan da Peygamber ailesi olan bizlerin o ilimlerden habersiz olduğuna inanıyorlar! Halbuki biz, o evin çocuklarıyız. Vahiy bizim evimizde nazil oldu. İlim bizim vesilemizle insanlara ulaştı. Size göre onlar bu ilmi öğrenip hidayet oldular da biz öğrenmeyip yoldan mı çıktık?"

    Evet, İmam Sadık (a.s) nasıl bunların inancına şaşırmasın ki? Onlar bir yandan ilimlerini Allah resulünden aldıklarını iddia ederken bir yandan da ilim şehrinin kapısı olan Ehlibeyt'e düşmanlık ediyorlar. Ve yine nasıl şaşırmasın ki? Açıkça sünnete muhalefet ediyorlar.

    Tarih de tanıklık eder ki Şiîler daima Hz. Ali'ye yardım ettiler ve onun düşmanlarına karşı direndiler. Savaşlarda yanında yer aldılar. İlimlerini ondan öğrendiler. Demek ki Ehlisünnet ve'l-Cemaat onun Şiîleri (taraftarları) değildiler ve ona yardımcı olmadılar. Bilakis onunla savaştılar ve onu ortadan kaldırmak için uğraştılar. Onun ardından evlatlarını gözetleyip onları da öldürmek için fırsat kolladılar. Zindan, zulüm, eziyet ve cinayet onlara reva gördükleri şeylerdi. Dinî hükümlerde dahi onlara muhalefet ettiler. Kurân ve sünnetin açık hükümlerine rağmen menfaatlerine uygun fetvalar veren ve içtihat kisvesinin arkasına sığınan sözde âlimlerin peşinden gittiler.

    Daha ne diyebiliriz ki? Onlar kendi haklarında bile sünnete aykırı davrandıklarını itiraf ediyorlar. Bakınız, İbn-i Teymiye ne diyor: "Peygamber'in sünnetini bir kenara bırakmalıyız. Zira bu, Şia'nın sloganı hâline gelmiştir."[113]

    Sizce de bu ilginç değil mi? Nasıl olur da kendilerine Ehlisünnet ve'l-Cemaat diyenler Malikî, Hanefî, Şafiî ve Hanbelî olarak birkaç gruba ayrılabiliyor, fıkhî meselelerde birbirleriyle muhalefet edebiliyor ve üstüne üstlük bu ihtilafın bir rahmetten ibaret olduğunu savunabiliyorlar? Bu mantık, Allah'ın dinine nefsanî isteklerin karışmasına yol açmaz mı?

    Evet, onlar Allah ve Peygamber'inin hükümlerinden ayrılmış birkaç grup olsalar da, bir noktada ittifak etmişlerdir. Onları birleştiren tek unsur, Sakife'de kanunsuz bir şekilde oluşturulan hilafeti kabul etmeleri ve Peygamber'in tertemiz Ehlibeyt'ini kenara itmeleridir. Peygamberimizin, iki ağır emanetine (Kurân ve Ehlibeyt) sarılma hususunda alenî emri olmasına rağmen buna muhalefet eden ve hâlâ Ehlisünnet ve'l-Cemaat olmakla övünen bu insanlara şaşırmamak mümkün mü? Hâlbuki bu hadisi kendileri dahi sahih olarak kabul etmişler, kitaplarında senetleriyle birlikte nakletmişlerdir.

    Aslında onlar ne Kurân'a bağlılar, ne de Ehlibeyt'e. Zira Ehlibeyt'i kenara itmenin, Kurân'ı kenara itmek anlamına geldiğini ve Kurân ile Ehlibeyt'in hiçbir zaman birbirlerinden ayrılmayacağını Peygamberimiz (s.a.a) bildirmiş ve şöyle buyurmuştur: "Her şeyi bilen Allah bana haber verdi ki, Kurân ve itretim (Ehlibeytim), Kevser Havuzu'na varıncaya dek asla birbirlerinden ayrılmazlar."[114]

    Nasıl şaşırmayalım? Peygamberimizin açık bir şekilde emrettiği veya yasakladığı bir şeyi çekinmeden yaptıklarına dair kendi sahih kitaplarında itirafta bulunuyorlar![115]

    Birçok Ehlisünnet aliminin daha fazla teyit etmeye çalıştığı "Ben sizin aranızda Allah'ın kitabını ve sünnetimi bırakıyorum; bu ikisine sarıldığınız sürece benden sonra asla sapmazsınız" hadisini sahih olarak kabul etsek dahi yine de şaşkınlığımızı gideremeyiz. Hatta bu kez şaşkınlığımız daha da artar, onların sünnete olan ihaneti daha fazla belirginleşir. Ne diyebiliriz ki? Onların büyükleri sünneti yakıp terk etmedi mi ya da anlatılmasını dahi yasaklamadı mı?

    Ömer b. Hattab açık bir dille "Kurân bize yeter!" derken bu, Resul-i Ekrem'in (s.a.a) sünnetinin reddi anlamına gelmiyor mu? Şu açıktır ki, Allah resulünü reddeden Allah'ı da reddetmiş sayılır.

    Ömer'in bu sözünü, başta Sahih-i Buharî ve Sahih-i Müslim olmak üzere sahih olarak bilinen bütün Ehlisünnet kitapları kaydetmiştir. Eğer Peygamberimiz "Ben sizin aranızda Allah'ın kitabını ve sünnetimi bırakıyorum…" demişse, Ömer de "Allah'ın kitabı bize yeter!" demekle "Bizim senin sünnetine ihtiyacımız yok!" demek istemiştir. Ömer, Peygamberimizin huzurunda "Bize Allah'ın kitabı yeter!" derken, arkadaşı Ebubekir de mutlaka onu tasdik etmiş olacak ki halife olduğunda şöyle bir konuşma yapmıştı: "Allah resulünden hiçbir şey rivayet etmeyin. (Bundan dolayı) biri size bir şey soracak olursa, deyin ki: Allah'ın kitabı aramızdadır; helalini helal sayın, haramlarından da kaçının!"[116]

    Peygamberimizin sünnetini terk eden bu insanlara nasıl şaşırmayalım? Allah'ın öğretileri dışında bidatler ortaya çıkardılar ve hâlâ kendilerine Ehlisünnet ve'l-Cemaat diyorlar. Ama bizim bütün bu şaşkınlıklarımıza Ebubekir'in şu sözü son noktayı koymaktadır: "Beni Peygamber'in sünnetine göre muhakeme edecek olsanız, buna dayanamam!"[117]

    Ebubekir nasıl olur da Peygamber'in (s.a.a) sünnetine dayanamaz? Peygamberimizin sünneti çok ağır ve dayanılması imkânsız olan bir şey miydi ki?

    Mezheplerinin kurucusu ve birinci halifeleri olan Ebubekir, Peygamber'in sünnetine dayanamazken nasıl olur da Ehlisünnet mensupları sünnet ehli olduklarını iddia edebilirler? Acaba Allah-u Taâla şöyle buyurmuyor mu?

    "Gerçekten de sizin için Allah resulünde güzel bir örnek vardır..."[118]

    "Allah kimseye gücünün yettiğinden fazlasını yüklemez…"[119]

    "…Allah dinde size bir zorluk yüklememiştir…"[120]

    Acaba Ebubekir ve arkadaşları, Resul-i Ekrem'in (s.a.a) Allah'ın emirlerinden başka bir şey getirdiğine mi inanıyorlar da, bu yüzden Peygamber'in, insanları olmayacak işlere zorladığını söylemeye çalışıyorlar? Asla böyle olamaz. Allah resulü birçok kez şöyle buyurmuştur: "İnsanları müjdeleyin. Onları bıktırmayın. Kolaylaşırın, zorlaştırmayın. Allah, size bazı işlerinizde zorluk çıkarmamak için izin vermiştir." Oysaki Ebubekir tüm bu gerçeklere rağmen sünnete dayanamayacağına dair itirafta bulunuyor. Daha önce de dediğimiz gibi, Ebubekir'in bu sözünden maksadı, kendi istekleri doğrultusunda çıkardığı bidatleri, başında bulunduğu devletin siyasetlerine uydurmaya ve onlara kılıf bulmaya çalışmaktı.

    Ömer b. Hattab da Kurân ve sünnetin dayanılmayacak bir şey olduğuna inanmış olacak ki, hilafeti döneminde "Su bulamazsak nasıl namaz kılalım?" diye soran birine "Eğer su bulamazsınız, namazı boş verin!" şeklinde cevap vermişti. Hâlbuki halkın avam tabakasından bilge insanlarına kadar herkes bunun cevabını biliyordu. Üstelik hadisçiler de bunun hükmünü kitaplarında rivayet etmişlerdi.

    Osman'a gelince; o da Peygamberimizin sünnetine muhalefet etti. Şu olay meşhurdur ki, bir keresinde Ayşe, Peygamberimizin (s.a.a) gömleğini çıkararak "Peygamber'in gömleği daha eskimeden Osman onun sünnetini eskitti!" Öyle ki, bu tür olaylar neticesinde sahabeler galeyana gelip "Osman, Peygamberimizin ve diğer iki halifenin sünnetini ayaklar altına aldı!" diyerek onu öldürmüşlerdi.

    Muaviye'nin durumu ise zaten ortadadır. O hem Kurân'a, hem de sünnete düşmanlık etti. Zira Peygamberimiz şöyle buyurmuştu:

    "Ali bendendir, ben de Ali'den. Ali'ye düşman olan bana düşman olmuştur; bana düşman olan ise Allah'a düşman olmuştur."[121]

    Muaviye, İmam Ali'ye lanet okutma konusunda öylesine aşırıya gitmişti ki, valilerine emir göndererek ona lanet okumalarını ve okutmalarını istemiş, karşı gelenleri azlederek öldürtmüştü. Aynı Muaviye, Ali dostları karşısında kendisini ve taraftarlarını Ehlisünnet ve'l-Cemaat olarak addediyor, güya sünnetin takipçisi olduğunu iddia ediyordu.

    Bazı tarihçiler, Muaviye hilafet makamına oturduktan ve İmam Hasan ile barış imzaladıktan sonra o yılı "Cemaat Yılı" olarak adlandırdığını yazarlar. Hal böyle olunca da şaşkınlığımız tekrar kayboluyor ve anlıyoruz ki, onlara göre "Sünnet" bayramlarda, Cuma namazlarında ve İslamî minberlerde Ali b. Ebu Talib'e lanet okumak ve okutmaktan başka bir şey değildir.

    Eğer sünnet ve cemaat Ebusüfyan oğlu Muaviye tarafından öğretilecekse, Allah'tan istiyoruz ki Allah bizi, Ali'nin kurduğu iddia edilen Rafızîlik bidati üzere öldürsün!

    Ey aziz okuyucu! Asıl bidat ehlinin Ehlisünnet ve'l-Cemaat olarak adlandırılmasına ve pak Ehlibeyt imamlarının (a.s) bidat ehli olarak tanıtılmasına sakın şaşırmayın.

    Ehlisünnetin önde gelen isimlerinden İbn-i Haldun, Ehlisünnet mezheplerinin isimlerini bir bir zikrettikten sonra utanmadan şöyle demiştir: "Ehlibeyt (imamları) da ümmete ters düşen ayrı bir mezhep kurmuştu. Kendilerine has bir fıkıh oluşturdular. Bunu kendilerinden çıkardıkları yetmiyormuş gibi bir de sahabeleri eleştirdiler."[122]

    Saygıdeğer okuyucu! Başta da söylememiş miydim? Bunların sözü, ancak tersi düşünüldüğünde doğru oluyor. Eğer Emevîlerin fasıkları sünnet ehli ve Ehlibeyt imamları bidatçi olacaksa, o zaman İslam'ın fatihasını okumak gerekir; dünyanın da değeri kalmaz.


    [111]-Yenabiu'l-Mevedde, Kunduzî Hanefî, s.441; Feraidu's-Sımtayn, Hamevinî, (özel bir senetle Mücahid'den, o da İbn-i Abbas'tan rivayetle), c.2, s.133; Hadis no: 430-431, Mahmudî baskısı.

    [112]-Fatır, 32.

    [113]-Minhacu's-Sünnet, İbn-i Teymiye, c.2, s.141; Şerhu'l-Mevahib, Zerkanî, c.5, s.13.

    [114]-Bkz: Müsned-i Ahmed, c.5, s.189-190; Müstedrek, Hakim, c.3, s.148. Bu iki alim, mezkur hadisi rivayet ettikten sonra "Bu hadis iki şeyhin (Buharî ve Müslim) şartına göre sahihtir. Ama şeyhler bunun senedini nakletmemişlerdir." Zehebî de Telhis'inde bunu sahih bilmiş ve kabul etmiş, o da, 'Şeyhlerin şartıyla sahihtir' demiştir.

    [115]-Buharî, Sahih'inde (c.1, s.178, Salatu'l-Leyl bâbı ve c.8, s.142; Müsned-i Ahmed, c.5, s.182) Peygamber efendimizin (s.a.a), Ramazan ayında Teravih namazının cemaatle kılınmasını men ettiğini ve şöyle buyurduğunu rivayet eder: Ey insanlar! Evlerinizde çokça namaz kılın. Vacip namazların dışında diğer namazları evde kılmak daha iyidir." Ne var ki Ehlisünnet ve'l-Cemaat Peygamberimizin sünnetini terk edip Ömer b. Hattab'ın bidatini esas alıyor.

    [116]-Tezkiretu'l-Hifaz, Zehebî, c.1, s.3.

    [117]-Müsned, Ahmed b. Hanbel, c.1, s.14; Kenzu'l-Ummal, c.5, s.588, Hadis no: 14046.

    [118]-Ahzab, 21.

    [119]-Bakara, 286.

    [120]-Hac, 78.

    [121]-Müstedrek, Hakim, c.3, s.121; Müsned-i Ahmed, c.6, s.323; Hasais, Nesaî, s.169, Mahmudî baskısı.

    [122]-Mukaddime, İbn-i Haldun, s.354.

    bu konuda arkadaşların yorumunu bekliyorum

    kayank www.islamkütüphanesi.com ticani külliyatı. gerçek sünnet ehli şia kitabı.şia imamlarının bizzat peygamber tarafından belirlenmesi

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    21-05-2009
    Mesajlar
    831
    Karizma Gücü
    4
    12 imam olayı bizzat peygamber tarafından belirtilmesi .ama ümmetin onların peşinden gitmemesi nekadar doğru .mesela imam caferi sadığın imam azamın son iki yılım olmasa helak olmuştum sözü .ve imamın öğrencisi olması son iki senesinde .ondan ders alması .ama hiçbir zaman ehlibeyt imamlarına uyulmaması ümmetinin günahındandır .neden ehlibeyt uyulmadıda başkaları rehper kabul edildir .peygamberin s.a.a sözü niçin kabul görmedi .

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    26-05-2009
    Mesajlar
    1,038
    Karizma Gücü
    4
    [QUOTE=hamza76;7454931]12 imam olayı bizzat peygamber tarafından belirtilmesi .ama ümmetin onların peşinden gitmemesi nekadar doğru .mesela imam caferi sadığın imam azamın son iki yılım olmasa helak olmuştum sözü .ve imamın öğrencisi olması son iki senesinde .ondan ders alması .ama hiçbir zaman ehlibeyt imamlarına uyulmaması ümmetinin günahındandır .neden ehlibeyt uyulmadıda başkaları rehper kabul edildir .peygamberin s.a.a sözü niçin kabul görmedi .[/Q
    Hamza kardeş biz İmamı azam Ebu hanife mezhebindeniz,Mezhebimizin kurucusu İmam caferi sadık'ın öğrencisi ,Hz.Ali efendimiz ilimşehrinin kapısı ,nizim hepsine saygımız sonsuz,Fakat Hz.Ebubekir ve ömer,osman peygamber efendimiz tarafından çok değer verilen kişiler olarak biliyoruz.Peygamber efendimize özellikle Hz.Ebubekir ilk inanan kişilerden servetini canını bu yola koymuş hatta Hz.Muhammed hastalandığında İmamlık yapmış ,kısaca peygamberimizin dostu,arkadaşı,çok değer verdiği insan değilmi idi?Bizim peygamber efendimizin dostlarına hakaretimiz veya onları basit menfaatci insan gibi görmemiz Hz.Peygamberi incitmezmi?Hz.Ali efendimiz baş tacımıziKerbela için hepimiz üzgünüz.Emim ol ozaman yaşasa idim Hz.Hüseyini korumak için canımı verirdim.Muaviya ve yezide düşmanız.Fakat diğerlerine hakaret kanaatimce peygamberimizide üzer.En yakın mücadele arkadaşları.

    Bu konuda biraz aydınlatırmısın?

    Saygılar

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    21-05-2009
    Mesajlar
    831
    Karizma Gücü
    4
    [QUOTE=1959;7455785]
    Alıntı hamza76 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    12 imam olayı bizzat peygamber tarafından belirtilmesi .ama ümmetin onların peşinden gitmemesi nekadar doğru .mesela imam caferi sadığın imam azamın son iki yılım olmasa helak olmuştum sözü .ve imamın öğrencisi olması son iki senesinde .ondan ders alması .ama hiçbir zaman ehlibeyt imamlarına uyulmaması ümmetinin günahındandır .neden ehlibeyt uyulmadıda başkaları rehper kabul edildir .peygamberin s.a.a sözü niçin kabul görmedi .[/Q
    Hamza kardeş biz İmamı azam Ebu hanife mezhebindeniz,Mezhebimizin kurucusu İmam caferi sadık'ın öğrencisi ,Hz.Ali efendimiz ilimşehrinin kapısı ,nizim hepsine saygımız sonsuz,Fakat Hz.Ebubekir ve ömer,osman peygamber efendimiz tarafından çok değer verilen kişiler olarak biliyoruz.Peygamber efendimize özellikle Hz.Ebubekir ilk inanan kişilerden servetini canını bu yola koymuş hatta Hz.Muhammed hastalandığında İmamlık yapmış ,kısaca peygamberimizin dostu,arkadaşı,çok değer verdiği insan değilmi idi?Bizim peygamber efendimizin dostlarına hakaretimiz veya onları basit menfaatci insan gibi görmemiz Hz.Peygamberi incitmezmi?Hz.Ali efendimiz baş tacımıziKerbela için hepimiz üzgünüz.Emim ol ozaman yaşasa idim Hz.Hüseyini korumak için canımı verirdim.Muaviya ve yezide düşmanız.Fakat diğerlerine hakaret kanaatimce peygamberimizide üzer.En yakın mücadele arkadaşları.

    Bu konuda biraz aydınlatırmısın?

    Saygılar
    selam kardeşim hz hüseyine eziyet edenlere karşı olduğunu belirtmişsin doğrudur .zaten bizde size insanlara düşman olun demiyoruz .ama sen hz fatımaya yapılanları görmezlikten geliyorsun .kuranda ve hadislerde peygamberimiz ehlibeyti emanet olrak bırakmadımı .peki hz fatıma ehlibeytten değilmi aşağıda hz fatımanın evine saldırı adlı ehli sünnet kaynaklarından olan konuyu bir oku .ve ben sana gene diyorum o insanlara düşman ol demiyorum ama bu insanlar senin dediğin gibi peygamberin sözüne sadık veya ona tam itaatkar değildir .sana birkaç nokta işaret edicem 1 .huneyn ve uhud savaşında peygamberi yanlız bırakıp kaçanlar arsında ebubekir ve ömer varmıydı.ve eğer var iseydi nasıl ölüm korkusuyla peygamberi yanlız bıraktılar .ve hz ali peygamberi s.a.a hiç yanlız bıraktımı savaşta .2. hayber fethinde peygamber s.a.a islam bayrağını ebubekir ve ömere verdi ve hayberi fet etmesini söyledi .ama onlar can korkusuyla geri kaçtılarmı yoksa fetmi ettiler .ve bayrağı hz alinin eline verdi hz peygamber s.a.a o bayrağı bırakıp kaçtımı yoksa fethettimi .3. peygamber s.a.a vasiyet yazmak istediğinde ona engel olan ebubekir ve ömer değilmi ve sayıklıyor diyen kimdi .ve bu yetmezmiş gibi ebubekir halife olduğunda bayıldığı halde onun vasiyetine ömer neden engel olmadı .ve ömerin hilafetine engel olmak isteyen sahabilere karşı çıkarak halife yapan ebubekir neye onu seçti eğer şura ise şuraya uymadılar .ve halk ebubekire sen halkın en katı olanını başımıza getiriyorsun bunu allaha nasıl hesap vereceksin sözüne rağmen .ve peygamber sayıklarsa dinin hiç bir hükmünün itibarı kalmaz eğer sayıklamazsa ebubekir ve ömerin yaptığı küçümsencek bir iş değil .4 usame ordusuna ebubekir ömer ve osmanı asker olarak katan hz muhammede s.a.a. itiraz eden sahabiler orduya zorla katıldıktan sonra peygamberin s.a.a sözünü hiçe sayarak geri dönmesi ve hz muhammed s.a.a kim usame ordusundan geri dönerse allah .c.c. ona lanet etsin sözünü görmezliten gelip onu hiçe sayan kimlerdi .kuranda allah ve resulu bir işe hüküm verdimi inanan erkek ve kadın için ona uymak gerekir gibi ayetleri unuttularmı..
    5gadir humda siz hz alinin bir hakemlik sorununda haklı olduğu için allah resulu hz ali haklıdır demek için gadir humda ali sizin dostunuzdur dediğini söylüyor ve kend kaynaklarınızda öğle kabul ediyorsunuz .bu konu hakkında bir kaç soru soracam .eğer dediğiniz gibi olsa peygamber 120000 insanı geri çağırtıp ali haklısır demesinin ne önemi var gider 5 kişiyi toplar sizin olayınızda ali haklıdır derdi .ve cümleye başlamadan önce ben sizin nefsinizden evla değilmyim demesi peygamberin s.a.a neye işaretti .ve sonrada ben kimin mevlası velisi isem alide onun mevlası velisidir demesinin ne anlamı var ve 120000 kişiyi ger çağırtıp orda bekletmesi ve hutbe okuması ve biat çadırı kurulması ve herkesin tek tek biat almasının hakemlikle ne alakası var .biat iki türlü olur .baştaki kişi ölmeden önce yerisine geçeçek kişi hakkında biat alır .ikinci biat ise kişi vefat eder ondan sonra yerine geçecek kişi tekrar biat alır .ve ehlibeytin sahabilere biatınızdan döndünüz sözü ve azabı hakedecek bir iş yağtığınız sözü ona işaret değilmi .veya sahabilerin biz biatı bozduk peygamberden s.a.a sonra ne bidatler çıkardık sözü neye işarettir .
    6eğer peygamber s.a.a ebubekiri yerine cemaat imamı yaptı ise hasta yatagından iki kişi kollarından tutarak camiye götürmesi ve namazı oturarak kılması o kişiyi cemaat imamı yaptığınamı işaret yoksa yapmadığınamı işaret .zira kaynaklarda hz aişenin peygamberden s.a.a habersiz babasını camiye imam olrak atadığı mevcut .eğer peygamber s.a.a atasaydı o hasta şekilde gidermiydi .
    7 son olrak peygamber s.a.a. efendimiz hiç br orduya komutan etmediği hatta usamenin 18 yaşında genç bir çocuğun emri altına verdiği ebubekir nasıl oluyorda sahabilerin içinde en üstünü diyebiliyorsun .peki hz ali peygambern s.a.a emri hariç kimin emri altında askerlik yapmıştır .bunları iyi düşün ve öğle cevap ver

  5. #5
    Ra_
    Ra_ çevrimdışı
    oysa ben ... Ra_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2009
    Mesajlar
    7,335
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Hz. Muhammed, Ebû Hureyre'den rivayet edilen bir hadislerinde:

    "..Ümmetim yetmişüç fırkaya ayrılacak, kurtuluşa eren fırka (Fırka-ı Naciye) dışında kalan yetmiş iki fırka Cehenneme gidecektir." dediği söylenmektedir...

    bu durumda şiiler Fırka-ı Naciye yada gerçek ehli sünnet mi?

    eğer böyleyse, şiilerin dışındaki müslümanlar doğrudan cehennemlik mi?
    Her gidiş zamansızdır, bir yosmanın gülüşü kadar
    vurdumduymaz...
    dönüp bakmak istersin ardına, geride bıraktığın piç
    sevdalara...
    üşürsün bencilce..
    .....

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    26-05-2009
    Mesajlar
    1,038
    Karizma Gücü
    4
    [QUOTE=1959;7455785]
    Alıntı hamza76 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    12 imam olayı bizzat peygamber tarafından belirtilmesi .ama ümmetin onların peşinden gitmemesi nekadar doğru .mesela imam caferi sadığın imam azamın son iki yılım olmasa helak olmuştum sözü .ve imamın öğrencisi olması son iki senesinde .ondan ders alması .ama hiçbir zaman ehlibeyt imamlarına uyulmaması ümmetinin günahındandır .neden ehlibeyt uyulmadıda başkaları rehper kabul edildir .peygamberin s.a.a sözü niçin kabul görmedi .[/Q
    Hamza kardeş biz İmamı azam Ebu hanife mezhebindeniz,Mezhebimizin kurucusu İmam caferi sadık'ın öğrencisi ,Hz.Ali efendimiz ilimşehrinin kapısı ,nizim hepsine saygımız sonsuz,Fakat Hz.Ebubekir ve ömer,osman peygamber efendimiz tarafından çok değer verilen kişiler olarak biliyoruz.Peygamber efendimize özellikle Hz.Ebubekir ilk inanan kişilerden servetini canını bu yola koymuş hatta Hz.Muhammed hastalandığında İmamlık yapmış ,kısaca peygamberimizin dostu,arkadaşı,çok değer verdiği insan değilmi idi?Bizim peygamber efendimizin dostlarına hakaretimiz veya onları basit menfaatci insan gibi görmemiz Hz.Peygamberi incitmezmi?Hz.Ali efendimiz baş tacımıziKerbela için hepimiz üzgünüz.Emim ol ozaman yaşasa idim Hz.Hüseyini korumak için canımı verirdim.Muaviya ve yezide düşmanız.Fakat diğerlerine hakaret kanaatimce peygamberimizide üzer.En yakın mücadele arkadaşları.

    Bu konuda biraz aydınlatırmısın?

    Saygılar
    Kardeşim herşeyden önce şunu düşünmeni isterim 1300 yı önce yaşanmış bir olayın sorumluluğunu üstlenip savunma yapmak istemem.Hanefi mezhebinde olan müslümanlar konuyu teferruatıyla anlatıp kamplaşma yapmak istemezler.Çünkü peygamber efendimiz ashabım yıldızlara benzer hangisine uyarsanız yolunuzu bulursunuz ve buna benzer bizleri bütün ashabına karşı saygıya davet eden hadisleri sende biliyorsun.
    Yazımı yeniden kopyaladım Hz,Ebubekir ashabın en üstünü diye birşey yazmamışım,Herhalde yanlış anlamışsın.Biz hanefi kadiri,rüfai,Galibi ekolündeniz gönlümüzün sultanı Hz.Ali ve Ehlibeyttir zaten yukardada belirttiğim gibi Mezhep imamızın mürşidi İmam caferi sadıktır.
    Bunları yazmamın sebebi Şii ve Alevi kardeşlerimiz bize yezid dermiş bu bize karşı haksızlık değilmi?Hanefilerde bir tane yezid ismi bulamazsın,Üstelik yezid şeytanla eş anlamlı bir kelimedir bizde.

    Kadiriler için Hz.Ali ,Nakşiler için Hz.Ebubekir.Nakşi şeyhler sence ne anlam ifade ediyor?Gerçek mürşitliği kanıtlanmış nakşi evliyaları üzülmezlermi?
    Bizler hz.Aliye karşı oldüğümüzdan değil hz. peygamberin saygılı olun dediği için saygılıyız.ÖnceAllah,Peygamber sonra hz.Ali v.b.gelir.
    Mekkeden medineye hicret esnasında neden Hz.Ebubekir seçildi?

    Benim şahsi fikrim tarihi tarihte bırakmak.Herkes Tanrıya tek tek şahsi dünya hesabını verecektir.21.yy müslüman dünyasının şii,sünni her ekolün ilahiyat profesörleri,Tercümanlar ,Tarihçiler,Fıkıhçılar ne bileyim bütün din büyükleri Toplanıp 21yy gençliğinin peşinden gidebileceği bir mezhep kurabilirler.Ortaçağdaki bilgileriyle bir kişi mezhep kurabiliyorsa onlarca 21.yy prof.din adamı neden kuramasın?


    Saygılar.

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    26-05-2009
    Mesajlar
    1,038
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı Ra_ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Hz. Muhammed, Ebû Hureyre'den rivayet edilen bir hadislerinde:

    "..Ümmetim yetmişüç fırkaya ayrılacak, kurtuluşa eren fırka (Fırka-ı Naciye) dışında kalan yetmiş iki fırka Cehenneme gidecektir." dediği söylenmektedir...

    bu durumda şiiler Fırka-ı Naciye yada gerçek ehli sünnet mi?

    eğer böyleyse, şiilerin dışındaki müslümanlar doğrudan cehennemlik mi?
    Ben alemlere rahmet olarak gönderildim demiş hz.Peygamber,Yani müslüman olmayanlarada herkese demektir.

    O zaman bu iki hadisten biri uyduruk,bence herkesi cehenneme gönderen uyduruk.

    Aslında hz.peygamber isabet etmiş benim sözlerimi yazmayın diye.Hadis ne demek söz,Peki Hz.Peygamberin sözlerinin muhatabı kim 7.yy.da yaşamış insanlar,o sözler niçin söylenmiş? O çağın insanlarının günlük yaşam ve ogünkü şartlarda yaşamak zorunda kaldıkları sosyal ,siyasal ve hatta şahsi problemlerini halli için söylenmiş öğütler.Peki bugün din düşmanlarının elinden,dilinden düşürmedikleri NE?hadis.Ben hiç okumam kendim düşünür kalbime sorarım cevaplarımda vardır.

    Zaten çoğu 200,300 yıl sonra 3.4.elden yazılmış.

    Peygamberimiz size Ehlibeytim ve kuran yeter demiş.Peki müslümanlar ne yapmış ?Ehlibeyti öldürmüş,Kuranı Atatürk ilk defa Türkçeye çevirtmiş.

    Herkese saygılar

  8. #8
    Ra_
    Ra_ çevrimdışı
    oysa ben ... Ra_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2009
    Mesajlar
    7,335
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı 1959 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ben alemlere rahmet olarak gönderildim demiş hz.Peygamber,Yani müslüman olmayanlarada herkese demektir.

    O zaman bu iki hadisten biri uyduruk,bence herkesi cehenneme gönderen uyduruk.

    Aslında hz.peygamber isabet etmiş benim sözlerimi yazmayın diye.Hadis ne demek söz,Peki Hz.Peygamberin sözlerinin muhatabı kim 7.yy.da yaşamış insanlar,o sözler niçin söylenmiş? O çağın insanlarının günlük yaşam ve ogünkü şartlarda yaşamak zorunda kaldıkları sosyal ,siyasal ve hatta şahsi problemlerini halli için söylenmiş öğütler.Peki bugün din düşmanlarının elinden,dilinden düşürmedikleri NE?hadis.Ben hiç okumam kendim düşünür kalbime sorarım cevaplarımda vardır.

    Zaten çoğu 200,300 yıl sonra 3.4.elden yazılmış.

    Peygamberimiz size Ehlibeytim ve kuran yeter demiş.Peki müslümanlar ne yapmış ?Ehlibeyti öldürmüş,Kuranı Atatürk ilk defa Türkçeye çevirtmiş.

    Herkese saygılar
    bu konuda sizle aynı fikirdeyim..
    Hadislerin geneline yakınının uyduruk olduğunu islam otoriteleri kabul ediyor.. ama halk bir türlü bunlardan arınıp gerçek islamı göremiyor..
    birileri görmesini engelliyor.
    Her gidiş zamansızdır, bir yosmanın gülüşü kadar
    vurdumduymaz...
    dönüp bakmak istersin ardına, geride bıraktığın piç
    sevdalara...
    üşürsün bencilce..
    .....

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    21-05-2009
    Mesajlar
    831
    Karizma Gücü
    4
    [QUOTE=1959;7457039]
    Alıntı 1959 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle

    Kardeşim herşeyden önce şunu düşünmeni isterim 1300 yı önce yaşanmış bir olayın sorumluluğunu üstlenip savunma yapmak istemem.Hanefi mezhebinde olan müslümanlar konuyu teferruatıyla anlatıp kamplaşma yapmak istemezler.Çünkü peygamber efendimiz ashabım yıldızlara benzer hangisine uyarsanız yolunuzu bulursunuz ve buna benzer bizleri bütün ashabına karşı saygıya davet eden hadisleri sende biliyorsun.
    Yazımı yeniden kopyaladım Hz,Ebubekir ashabın en üstünü diye birşey yazmamışım,Herhalde yanlış anlamışsın.Biz hanefi kadiri,rüfai,Galibi ekolündeniz gönlümüzün sultanı Hz.Ali ve Ehlibeyttir zaten yukardada belirttiğim gibi Mezhep imamızın mürşidi İmam caferi sadıktır.
    Bunları yazmamın sebebi Şii ve Alevi kardeşlerimiz bize yezid dermiş bu bize karşı haksızlık değilmi?Hanefilerde bir tane yezid ismi bulamazsın,Üstelik yezid şeytanla eş anlamlı bir kelimedir bizde.

    Kadiriler için Hz.Ali ,Nakşiler için Hz.Ebubekir.Nakşi şeyhler sence ne anlam ifade ediyor?Gerçek mürşitliği kanıtlanmış nakşi evliyaları üzülmezlermi?
    Bizler hz.Aliye karşı oldüğümüzdan değil hz. peygamberin saygılı olun dediği için saygılıyız.ÖnceAllah,Peygamber sonra hz.Ali v.b.gelir.
    Mekkeden medineye hicret esnasında neden Hz.Ebubekir seçildi?

    Benim şahsi fikrim tarihi tarihte bırakmak.Herkes Tanrıya tek tek şahsi dünya hesabını verecektir.21.yy müslüman dünyasının şii,sünni her ekolün ilahiyat profesörleri,Tercümanlar ,Tarihçiler,Fıkıhçılar ne bileyim bütün din büyükleri Toplanıp 21yy gençliğinin peşinden gidebileceği bir mezhep kurabilirler.Ortaçağdaki bilgileriyle bir kişi mezhep kurabiliyorsa onlarca 21.yy prof.din adamı neden kuramasın?


    Saygılar.
    birincisi güzel kardeşim benim ashabım gökteki yıldızlar gibidir hangisine uyarsanız kurtuluşa erersiniz hadisi zaten doğru hadis değildir .zira muaviye ebu süfyanda sahabiyse ona uyan nasıl cennete gider .veya halid bin velid peygamberin vefatından sonra masum insanları öldürüp malik ibni nubery gibi ve onun hanımına zorla yakınlaşıp onu kirletti .ve maliki sırf zekat vermiyor diye öldürdü.veya ebuzer gıffari cennetle müjdelendiğine göre onu öldüren ziyniyet nasıl cennete gider ve ona uyan insan nasıl kurtulur .veya hz fatımayı öldüren ziyniyet nasıl olur hiç bir şey olmamış gibi davranırsınız .eğer hz fatımayı öldürene uyanda cennetlikse vay islamın haline .ve sen hz alinin sevdiğini söylüyor ama hiçbir amelde ehlibeyte uymuyorsunuz bumu sevgi .imam caferi sadığın imamı azamın hocası olduğunu kabul ediyor ama imamcaferi sadığa değilde onun talebesine uyuyorsun .peki sen imam caferi sadığın imamı azamı talebelikten kovduğunu biliyormusun .sebebi kıyasla hüküm verdiği için .kıyas dinimizde haram değilmi .
    ama her şeye rağmen ben sana gerçekleri görmen için yazıyorum sen gadir humdaki sorularıma cevap verirsen hakikatı göreceksin .senin için peygamber s.a.a önemliyse onun sözlerine uy .değilse ona sayıklıyor diyenleri takip et .biz ehli sünnete hiç bir zaman bir şey demeyiz sadece başkalarını ehlibeytin önünde görmelerinden dolayı hakikatı açıklamam gerekir

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    21-05-2009
    Mesajlar
    831
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı Ra_ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Hz. Muhammed, Ebû Hureyre'den rivayet edilen bir hadislerinde:

    "..Ümmetim yetmişüç fırkaya ayrılacak, kurtuluşa eren fırka (Fırka-ı Naciye) dışında kalan yetmiş iki fırka Cehenneme gidecektir." dediği söylenmektedir...

    bu durumda şiiler Fırka-ı Naciye yada gerçek ehli sünnet mi?

    eğer böyleyse, şiilerin dışındaki müslümanlar doğrudan cehennemlik mi?
    o hadis ehli sünnette olduğu gibi şia kaynaklarındada mevcuttur .ve sahih hadistir .kimin cennete gideceği bir kaç şeye bağlı mesela sen doğru yolda olsan bile amel etmiyorsan zaten cennete gitmen zor bir iş ama hem doğru yolda hemde amelin varsa cennete gitmen allah .c.c katında daha kolaydır .ama herşey allahın .c.c. izniyle olur .kimin doğru yolda olduğu mevzusu ise kim ehlibeyte uyuyorsa onun doğruluğu daha kesindir .ve eğer istersen bunun sebebinide açıklarım delilleriyle mesela yaptığın ibadetlerin gerçekte peygamberin yaptığı gibimi .yoksa bazılarının yaptığı uygulamalarmı onu söyleye bilirim

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Hz.Adem Peygamber
    Soru Sor, Cevap Ver - Ne? Nasıl? Niçin? Nerde? Ne Zaman? Kim? bölümünde misafir tarafından açılmış
    Yanıt: 7
    Son Mesaj: 12.10.11, 23:39
  2. peygamber ocağı
    2005 Konuları bölümünde eroluz tarafından açılmış
    Yanıt: 25
    Son Mesaj: 20.12.05, 13:50

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •