• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
25 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10

    Kara Ada’ya sahip çıktılar

    Kara Ada’ya sahip çıktılar
    Yunanistan 1996’daki Kardak krizinden sonra bu kez kimseye ait olmayan bir adacığı sahiplendi

    Yunan Genelkurmayı olayı yalanladı. Ancak Yunanistan’ın dibimizdeki adaya karakol ve gözetleme kulesi kurduğu ortaya çıktı

    Yunanistan, sessiz sedasız Türkiye’nin hemen dibindeki, Antalya’nın Kaş ilçesinden gözle görülen ve kimseye ait olmayan Kara Ada’ya sahip çıktı. Geçen hafta Proto Thema gazetesinde yayınlanan habere göre, Yunanistan 12 Adalar bölgesindeki küçük adalara savaş gemileriyle bin kadar komando sevk etti. O adacıklardan biri de Yunanlıların ’ro’ dediği Kara Ada... Bu haber üzerine Yunanistan Genelkurmay Başkanlığı haberi yalanladı, “Gerçeği yansıtmıyor” dedi.

    Ancak Kanal D Haber’de ekrana gelen görüntüye göre, Yunan Genelkurmayı’nın açıklaması gerçeği yansıtmıyor çünkü Yunanistan’ın, Türkiye’nin hemen dibindeki o adacığa asker yığdığı hatta karakol ve gözetleme kulesi bile kurduğu görülüyor. Adanın etrafında da bir Yunan hücumbotu devriye geziyor. Kara Ada, Türkiye’nin burnunun dibinde, Antalya’nın Kaş ilçesinden gözle görünen Meis adasının 3 mil batısında bulunuyor. Yüzölçümü bir kilometre kare... Burası “aidiyeti belli olmayan ada”, yani İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yapılan Paris Antlaşması’na göre kimseye ait değil ve yerleşim de yasak.

    Kardak krizi

    1996’da bir Türk gemisi Kardak Kayalıkları’nda karaya oturunca Türkiye ve Yunanistan olayın kendi karasularında olduğunu iddia etmişti. Türk ve Yunan kurtarma ekipleri arasındaki anlaşmazlık krize yol açmıştı. Türk SAT komandoları adaya Türk bayrağı dikince iki ülke savaşın eşiğine gelmişti.

    http://haber.gazetevatan.com/Kara_Ad...52239/1/Gundem


    Bazen kendimi mütareke yıllarında hissediyorum, ya siz... Bu arada filistin mevzusunda delirenlerin bu tür olaylardaki sessizlikleri bana çok şey anlatıyor, ya size?
    Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.

  2. #2
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    bu devlet kör mü ?
    burnunun dıbındekı olayı nasıl görmez anlamıyorum.
    ............
    imza

  3. #3
    Asitane ve yine hasret... <span style='color: #7FFFD4'><span class='glow_7FFFD4'>excalibur66</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-03-2007
    Mesajlar
    33,028
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12
    filistin olayında evet deliriyoruz.
    aynı zamanda bu adaları korktuğu için yunana kaptıranlar içinde deliriyoruz.
    birazda ondan bahsedin bakalım sizde deliriyormusunuz...
    CHP'de inanılmaz değişim!Artık CHP'ninde oy kullanmayı becerebilen bir başkanı var
    İyi Günde Sevmedim ki Kötü Günde Terk Edeyim
    En Kötü Gün Bugünse Bugün de FENERBAHÇE !

  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    25-10-2006
    Mesajlar
    10,900
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Bana ırkımı sormayın kah beyazım kah siyahım bazen Türküm bazen Kürdüm İslam dini yeter bana….

    Bana ne Allah'ın kayasından ?

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı excalibur66 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    filistin olayında evet deliriyoruz.
    aynı zamanda bu adaları korktuğu için yunana kaptıranlar içinde deliriyoruz.
    birazda ondan bahsedin bakalım sizde deliriyormusunuz...
    Kim korkupta Yunnalara kaptırmış bakalım adaları.
    Evet dök bakalım eteğindeki taşı.
    Anlıyorum aslındaki senin zihnindeki rezil düşünceleri ama bide senin ağzından duyalım.

    Neyse bakalım AKP hükümetii bu durum için ne yapacak.
    Teröristler ile masaya oturmak isteyen vekillere sahip AKP zihniyeti bu adayı alın sizin olun derse şaşmamak lazım.

    Adamlar ülke topraklarını sattığına göre bu adayıda bonus niyetine verirler Yunanlara.

  6. #6
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Alıntı excalibur66 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    filistin olayında evet deliriyoruz.
    aynı zamanda bu adaları korktuğu için yunana kaptıranlar içinde deliriyoruz.
    birazda ondan bahsedin bakalım sizde deliriyormusunuz...
    Bak bak hemen çıkıvermiş ortaya... Düşmanın kucağından inmeyen Vahdettini savunanlar için oldukça pervasızsın? Sizin bu özelliğinize bayılıyorum, laf atıp çekip gidiyorsunuz.
    Rahmetli anneannem de böyle yapardı, gelinine veya damatına laf atıp başka odaya giderdi Gerçi sana cevap vermeye o yüzden üşeniyorum. Çünkü cevap veriyorum ama seni bulmak imkansızlaşıyor. Tıpkı zoru görünce kaçışan vahdettin gibisin Ne de olsa idolün Mustafa Kemal değil bir korkak...

    Hadi bakalım sana bir soru? O zamanın dünya konjonktüründe o adalar alınabilir miydi? Elbette hayır öyle boş kahramanlıklarla piyasada dolaşmaya gerek yok.

    Bahsedilen korkak da bu arada İSMET İNÖNÜ. Yemende, İkinci Balkan Savaşında fiili olarak savaşan asker.
    Daha da bitmediiii; 1.Dünya Savaşında Kafkas ve Filistin cephelerinde savaşan asker
    (savaşmak diyorum oneminute değil, karıştırma, biz vatansevenlerin sizlere göre farkımız buradadır zaten))

    Sonra Türkün ateşle imtihanı geliyor zaten. Sizin padişahınızın pek sevmediği zaferleri almış bir komutan. Batı cephesi Komutanı: TÜRKÜN MAKUS TALİHİNİ YENEN KOMUTAN...


    Bu adam korkak, onu adını yazmaya CESARETİ YETMEYEN excalibur66 ise yiğit bir mücahit; kaddafiden azarı yiyince çadırdan kaçanlar yiğit, moderatöre artizlik taslayanlar ise korkusuz... YEMEZLER


    12 Adaların 10 tanesi Misaki Milli sınırları içerisinde değildir. Bu adalar hiçbir zaman GİRİT gibi türk olmamıştır. Hiçbirinde çoğunluğa sahip değildik.
    Eğer bu adaları İtalyanlar çekildiğinde ilhak etseydik, büyük ihtimalle Alman İşgali yaşardık. O zaman 2. Dünya Savaşı sonucunda Ruslar ve Müttefikler arasında ikiye bölünmüş bir ülke oalrak hayatımıza devam ederdik.
    Fakat sizin gibiler için ne önemi var ki: Türklükmüş, Ülke işgal edilmişmiş, Vatan elden gidiyormuş; bunlar sizin için önemsiz.
    Siz tarikat ve cemaat önderlerinize tapının yeter

    Ayrıca bu adalar paris konferansında "nüfus çoğunluğu" esasına dayalı olarak Yunanistana verilmiştir. Öyle boş boş muhabbetler yapmayın. O sırada tepende boğazları işgal etmek isteyen SSCB varken, nereye adaların peşinden gidiyorsun?

    Yahu biraz okuyun ya, bu kadar olmaz. Abileriniz ne öğretiyorsa papağan gibi tekrarlıyorsunuz. Bu işler öyle sarıklı evliyalarla olmuyor


    Haaa korkaklıktan ve beceriksizlikten kaybedilen bir ada arıyorsan, hem de TÜRKLEŞMİŞ bir ada; Abdülhamit yüzünden kaybettiğimiz GİRİT'E BAK...

    Bu arada excalibur66 çok ezbercisin.. Bunlar komik şeyler bunlarla geliyorsun sonra benden cevabı alınca kaçıp kayboluyorsun. Bari teşekkür et değil mi?
    Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.

  7. #7
    deniz006 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-03-2008
    Mesajlar
    2,271
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı excalibur66 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    [B]
    aynı zamanda bu adaları korktuğu için yunana kaptıranlar içinde deliriyoruz.
    Kaiser'in dediği gibi tam kocakarı dedikoduları. Lafı ortaya atıp çekilmiş.

    Şimdi; bilmeyenler için ne ima ettiğini anlatalım. II. Dünya Savaşı'na müttefiklerin yanında girseymişiz, Ege adalarını alabilirmişiz. Ama "korkak" İnönü ve "Kemalist, laik, ateist, agnostik, din düşmanı" monşerler savaşa girmeyip bu fırsatı tepmiş.

    Türkiye'ye o sözleri veren İngiltere'yi Naziler her gün bombalıyordu. Excalibur; oralara yolun düşerse her adım başı görürsün anıtları, "when the German bombs were falling on lovely London" yazılarını falan. Hyde Park civarında "War Cabinets" denilen yere uğrarsan İngiliz bakanlarının, monşerlerinin o günlerde nasıl sıçan gibi yerin altına saklandığını da görürsün.

    Türkiye'nin durumuna dönelim. Naziler 2 günde Yunanlıları tepeleyip Trakya sınırında bekliyordu. Savaşa girsek, bütün Avrupa'yı dümdüz eden Alman panzerlerinin karşısına sen takunyalarınla çıkacak mıydın excalibur efendi? Yoksa Naziler giremesin diye sınıra muska koyup kaçacak mıydın? Ha, ne dersin?

    Türkiye neden elalemin savaşına girecekmiş? Ne çıkarı olacakmış bundan? Emin ol ki, içinde bir tek Türk kalmamış Ege adalarını Türkiye'ye verirlerdi. Hiç şüphen olmasın, belki bir maketini verirlerdi. Panzerlerin karşısında yamalı donuyla can verecek garibanların mezarına koyardık o maketi.

    İngiliz'in keyfi olsun diye bütün Türkiye'yi yerle bir mi ettirselerdi? Londra'yı bile kevgire çeviren Nazi bombardımanından İstanbul nasıl kurtulacaktı? İngilizlerin vaat ettiği 2 uçak filosuyla mı? Sormazlar mı adama, kelin merhemi olsa kendi kıçına sürmez mi diye? Sormazlar mı adama, İngiltere'nin bütün hava kuvvetleri Londra'yı, Manchester'ı, Birmingham'ı koruyamıyordu da, gönderdikleri 2 uçak filosu bütün Türkiye'yi, İstanbul'u nasıl koruyacaktı diye?


    Öyle bir ikiyüzlüsünüz ki. "Türkiye'ye Kürt kedisi bile vermeyiz ehehehe" yapan kıçıkırık Kuzey Irak peşmergelerine bile söz geçiremeyen adamlara sırf dinci diye taparsınız, sonra böyle Cumhuriyet'e kuyruk acınızdan dolayı II. Dünya Savaşı dönemine bok atarsınız.

  8. #8
    Asitane ve yine hasret... <span style='color: #7FFFD4'><span class='glow_7FFFD4'>excalibur66</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-03-2007
    Mesajlar
    33,028
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12
    İkinci Dünya Savaşı başlarında İtalya saldırgan bir tutum içine girmişti. Bunun sonucu olarak Akdeniz, Orta Doğu ve Balkanlarda istila emelleri taşıyordu. İtalya 1936 yılında Oniki Ada'yı askeri yönden tahkim etmeye ve silahlandırmaya başladı. İtalya'nın bu tutumundan rahatsız olan Türkiye istihbarat birimleri sayesinde Oniki Ada'nın silahlandırıldığına ait bilgiler alıyordu.


    Bunlara göre; İtalya, özellikle Rodos'a 100 sahra topu ve çok miktarda mühimmat getirmişti. Bu toplar Birindizi limanından getirilen 7,5'luk ve 15'lik sahra ve ağır sahra toplarıydı[1]. Ayrıca, edinilen bilgilere göre İtalya Rodos'a 8'i avcı, 8'i bombardıman olmak üzere 16 uçak çıkarmıştı. Türkiye'nin Rodos Konsolosu Reşit Karabuda, 27 Eylül 1938 tarihli raporunda, İtalyanların Rodos ve İstanköy'e önem verdiklerini, Rodos'ta askeri faaliyetin hızlandığını ve İtalyanların 1000 sandık mavzer fişeği ile 500 kadar deniz askerini Rodos'a sevk ettiğini yazıyordu.


    Türk milli emniyetini raporuna göre ise; 13 Eylül 1938 günü Rodos'a İtalya'dan 1150 asker getirildiği, bunların 400 kadarının topçu diğerlerinin piyade olduğu ve Rodos limanına bir torpido ile iki denizaltının demirlediği belirtiliyordu. Ayrıca İtalya'nın Rodos'un güneyinde Catavya bölgesinde bir havaalanı inşa ettirdiği de Aydın Valiliği'nce Türk yetkililere bildirilmişti[2].


    İtalya'nın Oniki ada'da yapmış olduğu bu tahkimat ve hazırlık, savaş başladığı zaman hem İtalya'nın hem de onun müttefiki Almanya'nın hem deniz üssü olarak hem de kara üssü olarak çok işine yaradı. Savaş sırasında özellikle Rodos ve Leros adaları çok büyük öneme sahip oldular. İtilaf devletleri bu adaları ele geçirmeye çalıştılarsa da sonuç alamadılar. Ancak Meis adası kısa süre 1941'de İngilizler tarafından işgal edildi. 1943 yılında Leros ve diğer adlar da kısa müddet işgal edildiler. Ancak Musollini'nin devrilip, İtalya'nın savaştan çekilmesi üzerine Oniki Adayı Almanlar işgal ettiler. 1945 yılında Almanya'nın teslim olmasından sonra ise Oniki Ada itilaf devletlerinin eline geçti[3].


    İkinci Dünya Savaşı'nda Türkiye tarafsızlığını ilan etmiş ve herhangi bir teşebbüste bulunmamış olduğundan, Batılı çevrelerde Rodos ve Oniki Ada üzerinde Türkiye'nin söz hakkı olduğunu belirtiyor ve hatta "Türkiye hukuki ve stratejik deliller göstererek İtalya'nın bu adalardan çekilmesini isteyebilir" deniliyordu[4].


    Bu düşüncenin de sebebi şuydu:


    İkinci Dünya Savaşı sonlarında Alman uçaklarının dalgalar halinde Ege Adaları'na saldırdıkları sırada, adalarda ve Yunanistan'da büyük bir açlık belirmiş ve bu sebeple Türkiye, zor durumdaki Yunanlılara samimi bir şekilde kucağını açmıştı. Bu sırada Orta Doğu'daki İngiliz kuvvetlerine kumanda eden Mareşal Hanry Mailand Wilson'un savaştan sonra yayınlanan raporunda bu durum şöyle ifade ediliyordu:


    "Zorluklar artınca, Türkiye kıyısından sağlanan iaşe (yiyecek-içecek) yolu, mümkün olduğu kadar geliştirilmişti. Esasen bu yoldan, adalarda sivil halk için yiyecek sağlanmaktaydı. Fakat Türk makamları, askeri levazımatın da sevkine müsaade etmişlerdi.


    Ekim sonlarında Leros adasından deniz veya hava yoluyla yaralı nakli pek zor olmuştu. Türk Hükümeti, ağır yaralıların Bodrum'da hastanelere yatırılmasına izin verdiği gibi, ameliyat gereken yaralıların da İzmir'deki Fransız Hastanesi'ne gönderilmesini emretmişti[5]."


    Almanlar, işgal ettikleri bu adalardan çekilmek zorunda kalınca, Yunanistan'da ortaya çıkan açlığı göz önünde bulundurarak sırf insani duygularla bu adaları Türk Hükümeti'ne teslim etmek teklifinde bulunmuşlardır. Bu teklif, bu hususta bir müzakereyi dahi kabul etmeksizin reddedilmişti."


    Konuyla ilgili bir başka yazıda işe şunlar anlatılmaktadır:


    "1942 yılına kadar Fethiye İl Genel Meclisi üyesi olan Sayın Süleyman Harmanlar, durumu buna bir mektupla aynen şöyle anlatıyor:


    - 1942 sonlarına doğru bir gün yüksek rütbeli üç Alman subayı ve bir sivil (İstanköy’lü Nazım Bey), Vali İbrahim Edhem Akıncı'yı ziyaret ettiler. Şüphelendim. Onlar gittikten sonra vilayet makamına gittim.


    - Hayrola Vali bey, bu yüksek rütbeli Alman subaylarının ziyaret sebebi ne?


    - Çok mühim, dedi. Oniki Ada Başkumandanı mektup göndermiş Oniki Ada'yı size teslim edelim. Yalnız Yunanlılar dahil, Yahudilere vermeyeceğinize dair imza verin, dedi. Ben de acele Ankara'ya yıldırım telgrafı ile durumu bildirdim. Ankara'dan "Bir karış yer istemeyiz! Bir karış da yer vermeyiz diye cevap geldi. Ben de içim sızlayarak Almanlara durumu bildirdim[6]."


    1941 yılında Almanya, Irak'a Türkiye üzerinden asker geçirmek için adalarda Türkiye'ye toprak vaadinde bulundu. Ancak, Türkiye tarafsızlığını korudu[7]. Oniki Ada 1945 yılında müttefiklerin eline geçti ve o yıl Yunanistan'a bırakıldı. Bir yıl sonra ise İngiliz askeri yönetimi altında Paris'te 27 Haziran 1946'da yapılan Dışişleri Bakanları Konferansı'nda Oniki Ada'nın Yunan hakimiyetine geçmesi kabul edildi. İtalya bunu 10 Şubat 1947'de onayladı ve Yunanistan askeri yönetimi Nisan 1947'de Oniki Ada'yı resmen aldı.


    Sonunda Oniki Ada "Helen medeniyeti" hayranı olan savaşın galipleri tarafından 1947 Nisanında Yunanistan'a hediye edildi. Kanuni Sultan Süleyman'ın 50 bine yakın şehit vererek ele geçirdiği, Ege ve Akdeniz'in kilit noktasındaki Rodos ve diğer adalara Yunanistan sahip olmuştu. Böylece 35 yıl sonra Rodos'un ve Oniki Ada'nın tarihinde yeni bir sayfa açılmıştı.


    Oniki Ada'nın 1945 yılında Yunanistan'a verilmesinden sonra resmi statü için görüşmeler devam ederken Türk basınında da Oniki Ada üzerindeki tarihi Türk haklarını belirten yazılar çıkmaya başladı. Bu yazılar üzerine de Türk kamuoyu Oniki Ada ile yakından ilgilendi.


    Türkiye'nin Dışişleri eski bakanlarından Tevfik Rüştü Aras'ın da bu konuda bir yazı yazması Türk kamuoyunun ilgisini daha da artırdı.


    Bu ilgi Yunanistan'da tedirginlik yarattı. Yunanistan Türkiye'yi bu meseleye karıştırmak istemiyordu. Çünkü iyi biliyordu ki İtalya'nın Türkiye'den gasp ettiği Oniki Ada tarihi Türk mülküydü. Adalarda, önemli miktarda Türk nüfusu vardı. Nüfusun çoğunluğu Rum'du. Zaten bu yüzden ikinci Dünya Savaşı'nı galip devletleri Oniki Ada'yı Yunanistan'a vermek istiyordu. Ayrıca Yunanistan, Almanlara karşı savaşmıştı. Türkiye ise İkinci Dünya Savaşı'nda tarafsızlık politikası izlemiş ve son anda ve zorunlu olarak Almanya'ya savaş ilan etmişti. O sıralarda Türkiye üzerinde büyük bir Rus baskısı vardı. Bu yüzden Türkiye, Oniki Ada üzerindeki doğal ve yasal haklarını dünya kamuoyuna duyuramadı.


    Türkiye, İtalya ile barış antlaşması imzalarken, Oniki Ada meselesi ile ilgili olarak görüşmelere katılmak istemişti. Bu olmadı. Fakat antlaşma imzalandıktan sonra Oniki Ada'nın Yunanistan'a verilmesi hususunda Türkiye çekimser kaldı. Böylece Türk hükümeti, Oniki Ada üzerindeki Yunan hakimiyetini resmen tanımadı.


    İtalya 1947 yılında Paris Antlaşması ile Oniki Ada'yı Yunanistan'a bırakırken adalardaki Rum nüfusu dikkate almıştı. Daha doğrusu "Adalardaki Rum nüfusa dayanarak, adalar savaş sonunda İtalya ile yapılan anlaşma ile müttefiklerce Yunanistan'a verilmişti[8]."














    [1] Milli Savunma Bakanlığı Arşivi, Sandık No: 630, Dolap No: 62, Dosya No: 6.





    [2] MSB Arşivi, Sandık No: 630, Dolap No: 62, Dosya No: 6 (Aydın Valiliği'nin İçişleri Bakanlığına yazdığı 17 Ekim 1938 gün ve 2251/2496 sayılı rapor.)





    [3] Encyclopedia Britannica, s. 493.





    [4] Çelikkol-, s. 33.





    [5] Aydar, Orhan-, Oniki Adayı İstiyoruz, Çağrımız Dergisi, 1971, s. 3.





    [6] Fenik, Adviye-, "Ya şu Oniki Ada", Son Havadis Gazetesi, Kasım 1971.





    [7] Armaoğlu, Fahir-, Siyasi Tarih, c. 1, Ankara 1975, s. 734.





    [8] The Columbia Encyclopedia, 2 edit, 1956, s. 549.


    CHP'de inanılmaz değişim!Artık CHP'ninde oy kullanmayı becerebilen bir başkanı var
    İyi Günde Sevmedim ki Kötü Günde Terk Edeyim
    En Kötü Gün Bugünse Bugün de FENERBAHÇE !

  9. #9
    N-BAYRAK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2007
    Mesajlar
    5,476
    Karizma Gücü
    6
    Birileri Ege'de petrol arıyodu geçenlerde. Türkiye Cumhuriyeti Devleti tepkisini gösterdi mi?

    Ottan çöpten sebeplerle AKP'ye giydiriyosunuz, yarın Kasımpaşalı Başbakanımız çıkıp Yunanistan'a ana avrat giydirdiğinde ne olucak? Medya kendi kendini tuş ediyor, oltaya gelip Tayyib Erdoğan'ın popüleritesini arttırıyosunuz. Durup dururken...

    Zaten bu yüzden AKP iktidarda...

    Türk devleti Yunanistan'ın küstahlıklarına papuç bırakmaz. Gerekirse Türk Bayrağı'nı gene dikeriz o kayalığa...

    Ne demişler;

    Tarih, geçmişten ders almayanlar için tekerrürden ibarettir...
    Nasılsa alışacaksın sende zamanla
    Kiminde bir neştere rehin vereceksin damarlarını
    Bazen de uykularını kurban edeceksin faili ben kabuslara
    ama alışacaksın...

    Güller yâre sevgi kanıtı; benim elimde papatya...

  10. #10
    deniz006 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-03-2008
    Mesajlar
    2,271
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı excalibur66 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ...
    Eee, copy/paste yaptın da sen ne anlattın excalibur efendi? Savaşa girmeyerek ne kaybettiğimizi, nasıl olup da 12 adaları alabileceğimizi de kendin anlatsaydın ya.

    Şimdi diyelim ki 1941-42'de Türkiye savaşa girdi. İstanbul, İzmir, Bursa falan yerle bir oldu. İngiliz'in keyfi için yüzbinlerce gariban yamalı donuyla Alman tanklarının, panzerlerinin karşısında can verdi. ABD işe müdahale ettikten sonra 1945'de Almanlar yenildi. Biz de yerle bir olmuş "kahraman" bir müttefik ülke olarak masaya oturduk.

    12 adalar savaştan önce İtalya'nın elindeydi. Şimdi masadayız. Yunanlılar da müttefiklerin tarafındaydı, Türkiye de. Nüfusunun hemen hemen tamamı Yunanlı olan 12 adaların Batı medeniyetinin beşiği olarak görülen Yunanistan'a bağlanması mı daha akla yatkın, yoksa Türkiye'ye verilmesi mi? Ne dersin?

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. İnternette tanıştılar, karı-koca çıktılar
    2005 Konuları bölümünde sniper tarafından açılmış
    Yanıt: 22
    Son Mesaj: 14.02.05, 13:19

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •