“Öcalan’ı Kenya’dan ben getirdim”
İkinci Ergenekon davası sanığı emekli Albay Atilla Uğur, duruşmada bugüne kadar gizli olan bu bilgiyi açıkladı. Ardından da “Benim gibi adama PKK’lı demeye kimsenin hakkı yok” dedi
ERGENEKON yöneticisi olmakla suçlanan Jandarma İstihbarat’tan emekli Albay Hasan Atilla Uğur, 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dünkü duruşmada kendi ağzıyla gizli bir bilgiyi ifşa etti. 10 yıldır büyük bir sır olarak tutulan teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın Kenya’da yakalanıp Türkiye’ye getirildiği operasyonla ilgili konuşan ilk isim oldu. Albay Uğur’un teröristbaşı Öcalan’ı İmralı’da sorgulayan ekip arasında olduğu daha önce de dile gitiriliyordu. Ancak Öcalan’ı Kenya’dan getiren ekipte olduğu ilk kez ortaya çıktı. Uğur duruşmada, “Yıllarca terörle savaştım. Öcalan’ı Türkiye’ye getiren ekipte ben de vardım. Benim gibi bir adama PKK’lı demek, benden sonraki arkadaşlarımın azmini kıracaktır. Buna hiç kimsenin hakkı yok” dedi.
Askeri mahkeme telebine ret
Mahkeme, Uğur’un kendisiyle ilgili suçlamaların askeri mahkemelerin görev ve yetkisi kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın askeri mahkemeye gönderilmesi talebini reddetti. Ancak Uğur’-un isteği üzerine Mardin Derik’te öldürüldüğü ileri sürülen ‘Rasih’ ve ‘Gözlüklü Şeyhmuz’ kod isimli terör örgütü üyelerine ilişkin soruşturma dosyalarının Mardin’den istenilmesi kararlaştırıldı.
Silivri’de elektrikler kesik adaleti mumla arıyoruz!
Bir yandan 3’üncü iddianamenin yanıkları sürerken bir yandan da ikinci Ergenekon davasının duruşmasına dün devam edildi. Balbay savunmasında cezaevinde elektriklerin 28 Temmuzdan bu yana kesik olmasından şikayet etti
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün yapılan duruşmada, tutuklu sanık Hasan Atilla Uğur ile tutuksuz sanıklar Muhammet Murat Avar, Siyami Yalçın ve Eren Mumcu’nun kimlik tespitleri yapıldı. Duruşmada söz verilen Mustafa Balbay, savunmalarını hazırlamaya çalıştıklarını belirterek, “28 Temmuzdan bu yana elektrikler kesik. Ara ara veriliyor. Günde bir saat televizyon seyredebiliyoruz. Tabiri caizse adaleti mumla arıyoruz” dedi. Davanın Silivri’de ve medyada devam ettiğini, elektriklerin kesik olması nedeniyle medyada devam eden davayı izleyemediklerini ifade eden Balbay, şunları söyledi: “Şimdi elektriklerin yokluğu ile karşı karşıyayız. Haftada iki gün köşemde yazı yazmaya çalışıyorum. Mektupla gazeteye gönderebiliyorum. Biz adaletin hızlı işlemesini istiyoruz. Savunmamızı yapmak ve iddialara yanıt vermek istiyoruz.”
’Medya beni yaralıyor’
Mahkemenin “Ergenekon terör örgütü” denilmemesi yönünde uyarıda bulunduğunu anımsatan Balbay, “Medyada terör örgütü olarak sunulması, gazeteci olarak beni yaralamakta. Bunlara yanıt vermek için en uygun zemin burası. Bunun gecikmesi bizi yaralıyor. Medyaya sansür konulmasını istemiyorum ama mahkemenin ’terör örgütü demeyin’dediği bir davada böyle yayın yapılmasını yadırgıyorum” diye konuştu. Balbay, birbirinden farklı davaların bir araya getirilmesinin bilgi kirliliği yaratacağını savundu.
’Cezaevi değil mağara’
Tutuklu sanık avukat Emcet Olcaytu da cezaevinde elektriklerin kesik olduğunu tekrarlayarak, “Burası yapılırken, ’Orta Doğu ve Balkanlar’ın en ileri teknoloji ile donatılmış cezaevi’denilmişti. Şimdi ise Orta Doğu ve Balkanlar’ın en büyük mağarasıdır. Elektrikler yok, su yok, buzdolabında ilaçlarımızı bile saklayamıyoruz” diye şikayet etti.
Ben Tuncay Güney değilim, yakalayıp getirin sevinirim
Tutuklu sanık gazeteci Tuncay Özkan da dün savunma yaptı. Duruşma tutanağında avukatı Celal Ülgen’in, Tuncay Güney’in avukatı olarak yazılmasını eleştiren Özkan, “Benim adım Ahmet Tuncay Özkan. Tutanağa Tuncay Güney olarak geçirmişsiniz. Ben Tuncay Güney değilim, yakalar getirirseniz çok sevinirim. İddianamede göremedim, suçumu öğrenmek istiyorum. Akşam evde rahat uyumak istiyorsanız, suçumu söyleyin” dedi.
Abdullah Öcalan’ı Kenya’dan ben getirdim
TUTUKLU sanık emekli Albay Hasan Atilla Uğur, duruşmada yaptığı savunmasında kendi ağzıyla gizli bir bilgiyi ifşa etti. Teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın Kenya’da yakalanıp Türkiye’ye getirildiği operasyon yıllardır gizli tutuluyor. Atilla Uğur’un Öcalan’ı İmralı’da sorgulayan ekip arasında olduğu daha önce de dile getiriliyordu. Ancak Uğur ilk kez Apo’nun getirildiği uçakta kendisinin de olduğunu söyledi: ” Ben terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ı Türkiye’ye getiren ekipte yer aldığını kaydederek, “Benim gibi adamı PKK’lı olarak nitelendirmek, benden sonraki arkadaşlarımın azmini kıracaktır. Buna hiç kimsenin hakkı yok.”
‘Beni öldürmeye çalışanlarla aynı örgütteymişim, bu nasıl iş!’
DURUŞMADA söz alan eski Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan, ne kadar zamandan beri tutuklu olduğunu hatırlamadığını belirterek, haksızlığa uğradığını savundu: “Evimde yapılan aramada komiser, bana bilgisayarı sordu. Ben de bilgisayar olmadığını söyledim. Herkese CD koydular, bana da silah yakışır diye, silah koydular. Bir arkadaşım silah ve mermi getirmişti. Ruhsatı alamayınca silahı aldı, ama mermileri unuttu. Sonra dilekçeyle mermilerin kendisine ait olduğunu söyledi. Ama mermiler tutanağa girdi. Dev-Yol davasında yargılandım. Beni öldürmeye teşebbüs edenlerle, başıma bin türlü bela getirenlerle aynı örgütteyim. Bu nasıl iş?”
Tahliyemi istemiyorum!
Tutuklu sanıklardan eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Adil Serdar Saçan da, “Ergenekon” operasyonunu başlatan kişinin kendisi olduğunu söyledi: “Sihirbaz David Copperfield gelse beni buraya sokamazdı. Ama 11 aydır burada tutuyorsunuz tebrik ederim. Hiç ağlamadım, ağlamayacağım da... Tahliye istemiyorum. 1985 yılında polis okulunu birincilikle bitirdim, aldığım notların rekoru hala kırılamadı. Ancak Atatürk’ün kurduğu polis akademisinde ’Kürt çalıştayı’düzenleniyor, bu nedenle de polis akademisi rozetini söktüm.”
Pasaportum hep cebimde ama kaçmayacaĞIm
Tutuksuz sanık Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün de dünkü duruşmaya katıldı. Birinci oturumda Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel’in kendisi hakkında istediği tutuklama talebini eleştiren Aygün, “Hakkımdaki yurt dışına çıkış yasağı kaldırıldı. 10 yıllık Amerika, 4 yıllık İngiltere, 3 yıllık 24 AB ülkesine giriş vizem var. Tahliye edildiğimden bu yana pasaportum cebimde dolaşıyorum, ama hiçbir zaman kaçma düşüncesine sahip olmadım. Tahliyemden sonra tekrar oda başkanlığına seçilerek görevime devam ettim. Tutuklanmam halinde 3 toplantıya katılmazsam başkanlığım ve komisyon üyeliğimin düşme tehlikesi gündeme gelecektir” dedi.
http://w9.gazetevatan.com/Ocalani_Ke...52673/1/Gundem
Görüldüğü gibi TSK da pkk ya karşı görev yapmış, başarılar kazanmış subaylarımız tek tek cezalandırılıyor.
Adeta intikam alınıyor onlardan.


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla




