Yeni ve yaratıcı fikirler sektörü, şimdilik sektör olarak ciddiye alınmamasına rağmen, ülke ekonomisine ve istihdama büyük katkı sağlıyor. Ayrıca, geleceğin “beyin takımı” yöneticileri, bu işletmelerde “gerçek hayat” dersi alıyorlar.

Yeni ve Yaratıcı Fikirler Sektöründe Yer Almak

Alman Ekonomi ve Teknoloji Bakanlığı’nın, yaratıcı hizmetlerin ulusal ekonomideki yerini belirleyen 2009 yılındaki bir araştırmasında Almanya'nın kültür ve yaratıcı hizmetler sektöründen elde ettiği gelirin, makine ve otomotiv endüstrisinden sonra üçüncü sırada olduğu ortaya çıktı.

Bir milyonun üzerinde insanın çalıştığı kültürel ve yaratıcı faaliyetler alanında Almanya'nın ticari hacmi yılda 132 milyar euroyu buluyor. Eskiden “iş” bile sayılmayan bu sektörde, gelecek için yeni ve yaratıcı projeler üretiliyor.

Türkiye’de “yaratıcılık” henüz bir iş kolu haline gelmedi. Getirilemedi. Hala, ortaya konulan yeni ve yaratıcı projelerin korunması için cok ciddi paralar harcanması gerekiyor. Çeşitli proje yarışmalarına katılanların projeleri kabul edilmiyor ama, bir bakıyorsunuz; bir yerde karşınıza çıkıyor. Hak sahipleri ise, genellikle mağdur oluyor.

Oysa, Almanya’da kimya sektöründen elde edilen toplam gelir, Almanya’nın milli geliri içinde yüzde 2 paya sahipken; kültür ve yaratıcı hizmetler sektöründen elde edilen gelir Almanya'nın toplam milli gelirinin yüzde 3'üne eşit.

Kazanç hedefli müzik, kitap, sanat, film ve televizyon sektörleri ve mimarlık, gazetecilik, reklamcılık ile bilgisayar oyunu programcılığı gibi branşlar içeren kültür ve yaratıcı hizmetler sektörünün en önemli özelliği, işletmelerin çok büyük bir bölümünün tek kişilik olması. Tek kişilik işlertmelerde, iş yapısı ve alanlarının hızla değişmesine yol açacak, kültür ve yaratıcı hizmetler sektörünü dinamikleştirecek tarzda genellikle serbest çalışılıyor ve hızlı iş bağlantıları kuruluyor.

Eskilerde entelektüeller, kültürün toplumun genel refahı için önemli olduğu tezinden hareketle “herkese kültür” görüşünü savunurlardı. Şimdilerde görüş değişti. Ancak, bunun bir de ekonomik yönü var.

Yeni ve yaratıcı fikirler sektörü genellikle ekonomik krizlerden etkilenmiyor. Çünkü, tek kişilik işletmeler, ekonomik döngülerini daha sağlam temellere oturtabiliyorlar. Mesela Almanya’da ekonomik krizin başladığı 2008 yılında bile kültürel faaliyetlerden elde edilen gelir, yaklaşık yüzde 2 oranında artmışken, Almanya'nın toplam milli geliri bile sadece yüzde 1,3 artış gösterebilmişti.

Yeni ve yaratıcı fikirler sektörü, şimdilik sektör olarak ciddiye alınmamasına rağmen, ülke ekonomisine ve istihdama büyük katkı sağlıyor. Ayrıca, geleceğin “beyin takımı” yöneticileri, bu işletmelerde “gerçek hayat” dersi alıyorlar.

Şimdilerde yeni ve yaratıcı fikirler sektöründe çalışanlar, kendi aralarında hızlı ve etkin bir ağ kurabilmiş değiller. Yakın gelecekte, kültürel sektördeki etkinlikler hakkında bilgilendiren bir uzman ağı oluşturulacak, haber grupları kurulacak ve branşa yönelik tartışma platformları kurulacak.

Türkiye ve Türk insanı, yeni ve yaratıcı fikirler sektöründe yer almalı.. Yöneticiler de, bu sektörü kavramalı ve destek olmalı.

www.ulkucu.org