Muhammed b. Ebubekir'in Muaviye'ye Gönderdiği Mektup
«Muhammed b. Ebubekir'den yoldan sapmış olan Muaviye b. Sahr'a…

Allah'ın emirlerine uyan ve evliyalarına teslim olan kimselere selam olsun!

Allah, bütün yüceliği ile insanları yaratmaya ihtiyacı olmadığı halde yaratmış ve bunu boşuna yapmamıştır. İnsanları ona kul olsunlar diye yaratmıştır. Bazıları yoldan saptı, bazıları ise doğru yolu buldu. Bazıları bedbaht oldu, bazıları ise mutlu… Sonra ilim üzere birilerini peygamber olarak seçti. Sonra da o peygamberlerin içinden Muhammed'i (s.a.a) seçti. Kendi risaletinin özelliklerini ona verdi. Onu vahiy mesajını iletmesi için seçip kendi işine layık gördü. Onu önceki kitapları onaylaması ve dinin hükümlerini göstermesi için müjdeci ve kurtarıcı bir peygamber olarak seçti.

O, ilim ve nasihat ile insanları Allah'ın yoluna davet etti. Ona ilk cevap veren, iman eden, İslam'ı kabul edip kendisini Allah'a teslim eden amcasının oğlu ve kardeşi Ali b. Ebu Talib (a.s) idi. O, görülmeyen şeye iman etti ve Peygamber'i sevdiği her şeyden üstün tuttu. Canını onun için siper etti. Her korku ve dehşet ânında onun yanında oldu. Onun yanında savaştı, onun yanında barıştı. Tehlikeli ve zor anlarda hep kendini öne attı. Öyle ki, cihatta kimse ona yetişemedi. Onun güzel amellerine yakınlaşan dahi olmadı.

Gördüğüm kadarıyla sen kendini Ali'den üstün sayıyorsun. Ama ben seni de, bütün güzelliklerin kaynağı olan Ali'yi de tanıyorum. O, ilk iman edendi. İnsanlar arasında niyeti en temiz olandı. Evlatları, eşi ve amcasının oğlu herkesten üstün kimselerdi. Kardeşi Mute Savaşı'nda kahramanlık göstermiş, amcası Uhud Savaşı'nda şehitlerin efendisi unvanını almıştı. Babası, her zaman Resulullah'ı ve ailesini savunurdu.

Sana gelince; sen, melun oğlu melunsun! Sen ve baban her zaman Allah'ın dininde fitne çıkarıyor, Allah'ın nurunu söndürmeye çalışıyor, insanları bu iş için topluyor, bunun için para harcıyor ve Arap kabilelerini tahrik ediyordunuz. Baban bu sünnet üzere öldü, sen de aynı işleri yürütmek üzere onun yerine geçtin. Etrafında topladığın kimseler bunun en açık göstergesidir. Hiziplerden geri kalanlar, nifaklarıyla tanınanlar ve Peygamber'e düşman olanlar hep sana sığınıyorlar.

Oysa derin geçmişi ve etrafında toplanan yareniyle Ali'nin fazileti ortadadır. Allah-u Taâla Kurân'da onlardan haber vermiş, onları övmüş ve diğerlerine üstün kılmıştır. Muhacirler ve ensar gruplar hâlinde kılıçlarıyla Ali'nin etrafında toplanmışlar. Kanlarını onun yolunda döküyorlar. Hakkı ona itaatte görüyorlar. Bedbahtlığı da ona muhalefet etmekte biliyorlar.

Yazıklar olsun sana! Nasıl olur da kendini Ali ile eş tutarsın? Oysaki o, Allah resulünün varisi, vasisi ve onun evlatlarının babasıdır. Peygamber'e ilk itaat eden ve onunla en son görüşen odur. Sırrını daima ona açar, yapacaklarını daima ona haber verirdi. Sense onun düşmanı ve düşmanının oğlusun!

Dünyada, elinden geldiğince batıllığından faydalan. As'ın oğlu da sapıklıkta sana yardım etsin. Er ya da geç ölecek ve hilelerin son bulacaktır. Akıbeti hayırla son bulanın kimler olduğunu çok yakında anlayacaksın.

Bilesin ki sen sadece Rabbine karşı hile yapıyor, onun hilesinden (belasından) güvende olduğunu sanıyorsun. Allah'ın nimetinden (cennetten) ümidin yok. Oysaki Allah, senin için pusudadır. Selam olsun hidayete tabi olana!»[447]

Muhammed b. Ebubekir'in yazmış olduğu bu mektup her araştırmacının bilmesi gereken ezici hakikatleri içermektedir. O, Muaviye'yi "yoldan sapan ve saptıran" olarak nitelendirmektedir. Onu "melun oğlu melun" diye anıyor ve bütün gücüyle Allah'ın nurunu söndürmeye çalıştığını, dini viran edip fitneler çıkardığını, bu yolda paralar harcadığını, Allah ve resulünün düşmanı olduğunu, Amr b. As'ın yardımıyla batıl yolda ilerlediğini iddia ediyor.

Bu mektup Ali b. Ebu Talib'in (a.s) geçmişte ve gelecekte kimsenin ulaşamayacağı üstünlükleri olduğunu vurguluyor. Hakikat şudur ki: Ali b. Ebu Talib'in (a.s) faziletleri, Muhammed b. Ebubekir'in saydıklarından çok daha fazladır. Ama bizim için önemli olan Muaviye'nin bu mektuba nasıl cevap verdiğidir.

Siz ey araştırmacılar! Bu mektubu dikkatle okuyun. Böylece tarihte oynanan gizli oyunları çözecek, gerçekleri daha iyi anlayacaksınız.

[447]-Cemheret-u Resaili'l-Arab, c.1, s.475; Murucu'z-Zeheb, Mesudî, c.3, s.11; Şerh-i Nehcü'l-Belaga, İbn-i Ebil Hadid, c.3, s.188.

yukardaki konu hakkında herkesin görüşünü bekliyorum
kaynak .www.islamkütüphanesi.com gerçek sünnet ehli şia kitabı Muhammed b. Ebubekir'in Muaviye'ye Gönderdiği Mektup bölümü