• Reklam
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1
    csyasoo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2005
    Mesajlar
    16,466
    Karizma Gücü
    10

    Başarılı Ölümünün 10. yılında Can Baba'yı saygıyla anıyoruz...


    Ölümünün 10. yılında Can Baba'yı saygıyla anıyoruz...
    Ve en sevdiğim Can Yücel şiiri;

    Bu günlerde herkes gitmek istiyor
    Küçük bir sahil kasabasina
    Bir baska ülkeye, daglara, uzaklara...

    Hayatindan memnun olan yok.
    Kiminle konussam ayni sey...
    Herseyi, herkesi birakip gitme istegi.

    Öyle "yanina almak istedigi üç sey" falan yok.
    Bir kendisi
    Bu yeter zaten.
    Herseyi, herkesi götürdün demektir..
    Keske kendini birakip gidebilse insan.
    Ama olmuyor.

    Hani kendimizden raziyiz diyelim, öteki de olmuyor.
    Yani herseyi yüzüstü birakmak göze alinmiyor.

    Böyle gidiyoruz iste.
    Bir yanimiz "kalk gidelim",
    öbür yanimiz "otur" diyor.

    "Otur" diyen kazaniyor.
    O yan kalabalik zira...
    is, Güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
    Güvende olma dugusu...
    En kötüsü aliskanlik
    Aliskanligin verdigi rahatlik,
    Monotonlugun dogurdugu bikkinligi yeniyor.
    Kaliyoruz...
    Kus olup uçmak isterken, agaç olup kök saliyoruz.

    Evlenmeler...
    Bir çocuk daha dogurmalar...
    Borçlara girmeler...
    isi büyütmeler...
    Bir köpek bile bizi uçmaktan alikoyabiliyor.

    Misal ben...
    Kapidaki Rex'i birakip gidemiyorum.
    Degil busehirden gitmek,
    iki sokak öteye tasinamiyorum.
    Alip götürsem gelmez ki...
    Bütün sokagim köpegim oldugunun farkinda
    Herkes onu o herkesi seviyor.
    Hangi birimizle gitsin?

    "Sirtinda yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardir;
    Evet, sirtimizda yumurta küfesi var hepimizin
    Kendi imalatimiz küfeler.

    Ama egreti de yasanmaz ki bu dünyada.
    Ölüm var zira.
    Ölüme inat tutunmak lazim.

    Barik ufak kaçislar yapabilsek.
    Var tabi yapanlar, ama az
    Sadece kaymak tabakasi
    Hepmiz kaçabilsek...
    Bütçe, zama, keyif... Denk olsa.
    Gün içinde mesela...
    Küçücük gitmeler yapabilsek.

    Ne mümkün
    Sabah 9, aksam 18
    Sonra baska mecburiyetler
    Sikisip kaldik.
    Sirf yeme, içme, barinmanin bedeli
    Bu kadar agir olmamali.

    Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
    Bir ömür karsiligi, bir ömür yani.
    Ne saçma...
    Bahar midir bizi bu hale getiren?
    Galiba.

    Ben her bahar asik olmam ama
    Her bahar gitmek isterim.
    Gittigim olmadi hiç.
    Ama olsun... istemek de güzel.Can Yücel

  2. #2
    tenere adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-05-2008
    Mesajlar
    3,231
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Bir Cin Şiiri

    Davacı zengin, davalı yoksulsa
    Zenginden yana işler yasa

    Davacı yoksul, davalı zenginse
    Davalıda kalir yine nizali arsa

    Davacı da davalı da zenginse davada
    Özür diler çekilir aradan kadı.

    Davacı da davalı da yoksulsa, bak,
    Sade o zaman işte yerini bulur hak.

    Can Yücel

    YAŞASIN CUMHURİYET


    GÖLKÖY ADINDA BIR YER VARMIŞ GELİBOLU'DA
    TELEVİZYONDA GÖSTERDİLER GEÇEN GÜN.
    GELENEK EDİNMİŞ KÖY HALKI,
    "BEN KENDİMİ BİLDİM BİLELİ BU BÖYLEDİR"
    DİYOR MUHTAR:
    29 EKİM'DE TOPTAN SÜNNET EDERLERMİŞ ÇOCUKLARINI...
    DERKEN EKRANDA ENTARİLİ BIR ÇOCUK BELİRDİ
    KİRVESİ TUTMUŞ KOLUNDAN
    YATIRDILAR BİR KAMP YATAĞINA,
    ARDINDAN SÜNNETÇİ OLACAK ZAT BOY GÖSTERDİ
    ELİNDE BIÇAĞIYLA,
    ÇOCUK KALDIRDI BAŞINI, BAĞIRDI:
    "YAŞASIN CUMHURİYET" DİYE
    BUNUN ÜZERİNE DE EKRAN KARARDI

    KORKARIM BU, SADE GÖLKÖYLÜLERİN DEĞİL, UMUMUZUN
    SADE KÜÇÜKLERİMIZİN DEÜİL, BÜYÜKLERİMIZİN DE
    DÜŞTÜĞÜ BİR TARİHSEL YANILGI
    ÇÜNKÜ SÜNNET DEĞIL, FARZDIR CUMHURİYET

    Can Yücel
    "güneş herkes içindir, plaj ise sadece hak edenler için.''
    cidade de deus

    ''İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, ölümlü Mustafa Kemal; diğeri milletin içinde yaşattığı Mustafa Kemal'ler ülküsüdür. Ben onu temsil ediyorum.Herhangi bir tehlike anında ben ortaya çıktımsa, beni bir Türk anası doğurmadı mı, Türk anaları daha Mustafa Kemal'ler doğurmayacaklar mı? Mutluluk Milletindir, benim değildir''

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    08-08-2009
    Mesajlar
    38
    Karizma Gücü
    0
    HERŞEY SENDE GİZLİ

    Yerin seni çektiği kadar ağırsın
    Kanatların çırpındığı kadar hafif..
    Kalbinin attığı kadar canlısın
    Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
    Sevdiklerin kadar iyisin
    Nefret ettiklerin kadar kötü..
    Ne renk olursa olsun kaşın gözün
    Karşındakinin gördüğüdür rengin..
    Yaşadıklarını kar sayma:
    Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

    Ne kadar yaşarsan yaşa,
    Sevdiğin kadardır ömrün..
    Gülebildiğin kadar mutlusun
    Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
    Sakın bitti sanma her şeyi,

    Sevdiğin kadar sevileceksin.
    Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
    Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
    Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
    Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
    Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
    Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
    Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
    Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
    Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
    Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
    Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

    İşte budur hayat!
    İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
    Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
    Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
    Çiçek sulandığı kadar güzeldir
    Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
    Bebek ağladığı kadar bebektir
    Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
    Sevdiğin kadar sevilirsin...

    CAN YÜCEL

  4. #4
    onurkar adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2005
    Mesajlar
    668
    Karizma Gücü
    8
    Liseyi birlikte okuyan "iki can" arkadaş, eğitimleri boyunca harçlıklarını biriktirdiler. Liseden mezun olduktan sonra Milli Eğitim Bakam'na gidip, yurtdışında okumaya gönderilmelerini istediler. Parlak notlarla okullarını bitiren gençleri dinleyen Bakan, sözüne başlamadan önce birini dışarı çıkardı. Odasında kalan gence "Seni gönderebilirim ama arkadaşım gönderirsem dedikodu olur. 'Oğluna torpil yaptı' derler. Bu yüzden onu gönderemem" dedi. Bakan oğlu babasının kararına boynunu büktü, "Madem öyle benim biriktirdiğim parayı da sen al. Hiç olmazsa amacımı kısmen gerçekleştireyim" diyerek yıllardır biriktirdiği tüm parasını arkadaşına verdi... Bakan, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel'di, dedikodu olur endişesiyle yurtdışına göndermediği öğrenci ise oğlu Can Yücel'di. Yurtdışına giden öğrenci ise daha sonra dünyanın en ünlü beyin cerrahı olacak Prof. Dr. Gazi Yaşargil...

    Hiç kopmadılar
    Can Yücel'in biriktirdiği harçlığı da alan genç Gazi Yaşargil, 1943 yılında Almanya'ya gitti ve tıp tahsiline başladı. 2. Dünya Savaşı'nın en sıcak günlerinde iki yıl Almanya'da kaldı, daha sonra da İsviçre'ye geçip, Zürih Tıp Fakültesi'ne girdi. O dönemin ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. Rudolf Nissen'in dikkatini çekti ve bu hocanın asistanı oldu. Bu süre içinde Can Yücel ile ilişkisini hiç kesmedi. Can Yücel sık sık arayıp, derslerini sordu.

    Gazi Yaşargil'in asistanlığı devam ederken Türkiye'de TSK 27 Mayıs 1960'da yönetime el koydu. Gazi Yaşargil'in doçentlik sınavına gireceği günlerde Türkiye'den asker celbi geldi: "Ülkene dön, askere gideceksin." Asker celbinin geldiği günlerde liseden arkadaşı olan Ömer İnönü, Gazi Yaşargil'i ziyaret etti. İnönü'ye, "Git babana söyle, profesör olmaya yakınım, profesör olup askere gelirim" diyen Yaşargil, İsmet İnönü'nün oğlunun temaslarından da istediği sonucu alamadı. Bakanlar Kurulu Karan ile Türk vatandaşlığından çıkarıldı. Vatansızların taşıdığı "haymatlos" pasaportuyla yaşamaya başladı. Önce profesör, sonra da ordinaryüs profesör oldu.

    40 yıl sonra buluşma
    Yıllar sonra Yaşargil, Turgut Özal'ın girişimiyle yemden vatandaşlığa alındı. Türkiye'ye gelmekten hâlâ çekinen Yaşargil'e pasaportunu dönemin Sanayi Bakanı Şükrü Yürür götürdü. 18 yaşında ayrıldığı ülkesine girme şansını 35 yaşında yitiren Yaşargil, 63 yaşında Yürür'le birlikte Türkiye'ye geldi. 150 bin nüfusla bıraktığı Ankara'ya geldiğinde çok duygulandı. Otomobilden inmedi ve tam 3 saat otomobille Ankara'yı gezdi. İstanbul'a geçip can arkadaşı Can Yücel'le buluştu. Yaşargil, 40 yıldır göremediği Can Yücel'e, "Seninkiler gibi bir şiir yazsam, başka bir şey istemem" dedi. Yücel yanıtladı: "Ben de senin gibi bir operasyon yapsam başka bir şey istemem hayattan!"

    1999 yılına gelindiğinde Can Yücel, Datça'daki evinde ağırlaşınca oğlu Hasan hocasına durumu anlatan bir yazı ile birlikte babasının onun için imzaladığı son eserini göndereceğini bildirdi. "Mekanım Datça olsun" adlı kitap, 12 Ağustos 1999'da Yaşargil'in eline geçti. "Gazi... gözümün bebeği...giderayak..." diye yazan. Aynı gün oğlu Hasan'dan "Gazi" den selam var" sözlerini duyan Can Yücel, son nefesini verdi.

  5. #5
    EgeTuna adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-02-2005
    Mesajlar
    22,217
    Karizma Gücü
    12
    Ne çabuk geçti 10 yıl...
    ''Türkiye; Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e..."


    1907-2007

  6. #6
    Mustafa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-08-2005
    Mesajlar
    9,477
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Bu dünyada Ağzına KÜFÜRÜN En çok yakıştığı insan =) ... Mekanın Datçadır Can baba .

    Şehir ESKİŞEHİR'dir !



    YİNE BİR KEMAL, YENİ BİR KEMAL !


 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Zeki Müren ölümünün 9. yılında anılacak...
    2005 Konuları bölümünde flight tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 22.09.05, 16:02
  2. Nejdet Sançarı Saygıyla Anıyoruz
    2005 Konuları bölümünde NoiaN tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 24.02.05, 03:17
  3. Şehitlerimizi Saygıyla Anıyoruz...
    2005 Konuları bölümünde RDN tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 17.01.05, 09:49

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •