Azra'ya mektup
ada sunturlu tarafından 04:48, 28-07-2009 tarihinde yazıldı.
Azra'ya mektup
AZRA’ya
Sevgili Azra,
Sana bu mektubu sokakta yazıyorum ve ilk fırsatta Türkiye’den bir siteye koyacağım. Ne yazık ki soyadını da hatırlamıyorum ama seninle geçirdiğimiz o yazı asla unutmadım. Sen benim bu zamana kadar tanıdığım en müthiş insandın…
Azra, ben yarın 06.55 uçağına binip Londra’dan İstanbul’a geleceğim. 12.50’de orda olurum ama ne param nede kalacak bir yerim var, bir gün içinde seni bulmam gerek.
Babaannem öldü Azra, o en sevdiğim varlığımı, tanrıçamı kaybettim. Biliyorsun babaannem çok zengindi ve bütün mirası bana kaldı. Ne yazık ki, benim avukatın işlemleri tamamlamasını bekleyecek kadar vaktim olmadı, başıma gelenleri sana anlatacağım geldiğimde… Avukattan param gelene kadar İstanbul’da yanında kalabileceğim tek kişi, tek tanıdığım sensin! Neyse, ben en iyisi seninle nasıl tanıştığımızı anlatayım.
Seninle babaannemin yazlığına geldiğimde tanışmıştık, hikayemizi okuduğunda zaten doğru Azra mı olduğunu hemen anlayacaksın sevgili dostum.
Geçen yaz annemlerle kavga edip, okulu ve evi terk edip babaanneme gelmiştim, her şey benim için kabus gibiydi. Bunalıyordum, bir kere intihar etmiştim ama bu acıdan ve bu hayattan kurtulmayı başaramamıştım. Uyku ilaçları teshirini göstermeden kurtarmışlardı beni…
Ama ben kirletilmiş ve üstelikte terk edilmiştim, canım acıyordu, uykular haram oluyordu bedenime, nerde sızarsam orda uyuya kalıyordum ve bir daha uyanmamak için yalvarıyordum Tanrıya.
Sonunda bir gece denize atlamaya karar verdim, işte tanıdın değil mi Ada’nı? Düştüğüm karanlıktan, kirlenmiş bedenimden kurtulup denize atacaktım kendimi… İskeleye geldiğimde mutluydum, artık temizlenecektim. Bir anlaşma yaptım kendimle ve yıldızları şahit ettim yeminime, atla dedim Ada; bu denize, ancak bu büyük su temizler seni ve sakın bu dünyada kalmak için bir çırpınış bile yapmasına izin verme, ruhunu al ve git…
Biliyordum Azra, bu kader benim suçum değildi, ben sadece sevmiş ve inanmıştım…
Atladım, kımıldamadım da, son nefesimi de suya bıraktım gülümserken. Evet, gerçektende bir ışık görüyor insan bu dünyayla öbür dünya arasında…
***
Sabah uyandığımda sizin evdeydim, beni sen kurtarmıştın! Ve asıl kurtarışın bundan sonra oldu. “Bana özgürlüğümü verdin.” Bekaretin önemini ve aslında ne kadar önemsiz olduğunu gösterdin. Bir erkeğin aslında bulunmaz olmadığını; ayrılmanın, terk edilmenin dünyanın sonun olmadığını, hayatımın değerlerini… Hepsini sen öğrettin bana.
“Nefes almak var ya, bunun keyfi nasıl bir şey bir bilsen.” Bunu senin sayende anladım Azra ve şimdi güvene bileceğim tek kişi olarak sana geliyorum. Geçen sene kazandığım üniversiteye kayıt yaptırmıştık hatırladın mı ve de dondurduk. Beğenmeyip, burun kıvırıp İngiltere’ye koştuğum okulumu, okumaya karar verdim. Bir ev buldum sanırım Beşiktaş’tı defterimde yazılı, iki odalı bir ev, ev sahibiyle görüştüm, resimlerini de gördüm. Yanımda ol… Sana ihtiyacım var!
Ada Sunturlu (28.07.09)


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

