• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 5 12345 SonSon
50 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Radikal Genç adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-12-2008
    Mesajlar
    638
    Karizma Gücü
    4

    Tunceli’den ‘demokratik, halkçı çözüm’ çağrısı

    Kürt sorununun çözümüne ilişkin tartışmalar sürerken, Emek Partisi (EMEP) Tunceli İl Örgütü’nün çağrısıyla Tunceli ilçe belediye başkanları, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri...
    Kürt sorununun çözümüne ilişkin tartışmalar sürerken, Emek Partisi (EMEP) Tunceli İl Örgütü’nün çağrısıyla Tunceli ilçe belediye başkanları, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri bir araya gelerek sorunun çözümüne ilişkin görüşlerini ortaya koydular.
    Tunceli Belediyesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen açıklamanın açılış konuşmasını Emek Partisi Genel Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Taşkale yaptı. İlçe belediye başkanları ile birçok sendika ve kurum temsilcisinin imzaladığı açıklamada, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl şekilde, muhatapları ile görüşülerek çözülmesi gerektiği belirtilirken, hükümete operasyonları durdurma çağrısı yapıldı. DTP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis’in de katıldığı açıklamaya halk katılımı da yoğun oldu.
    OPERASYONLARA SON!
    EMEP Tunceli İl Örgütü’nün çağrısı ile gerçekleşen açıklamada, Pertek, Mazgirt, Nazımiye, Hozat ve Darıkent belediye başkanları ve bir çok sendika ile kurum temsilcisinin imzaladığı metin okundu. Pertek Belediye Başkanı Kenan Çetin’in okuduğu açıklamada, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ‘Kürt sorununda iyi şeyler olacak’ açıklamasının ardından 5 ay geçtiği hatırlatılarak, “O günden bugüne sorunun çözümüne dair yürütülen tartışmalar, yıllardır evlatlarının acısıyla feryat eden anaların acısını bir nebze olsun dindirme umudu yaratmıştır. Ancak hâlâ operasyonlar devam etmekte ve güven yaratan somut bir adım atılmamıştır” denildi. “Açılım ve ‘çalıştay’ tartışmalarından bir an önce çıkılarak, operasyonlara son verilmesini ve demokratik adımlar atılmasını istiyoruz” diyen Çetin, “Sorunun adı konmalı, muhataplarla birlikte somut adımlar atılmalıdır” dedi. Atılması gereken ilk adımın, sorunun bir halkın kimliğinin, temel siyasi hak ve özgürlüklerinin tanınması olduğunu ifade eden Kenan Çetin, “Devlet inkar ve asimilasyon politikasından vazgeçtiğini gösteren adımlar atacaksa, buna Kürt politik temsilcilerini muhatap kabul ederek başlamalıdır. Gerçekten silahların susması ve sorunun çözülmesi isteniyorsa öncelikle bölge halkının iradesi tanınmalıdır. Bölge halkının seçtiği milletvekilleri, belediye başkanları ve silahların susmasında taraf olan PKK’nin yöneticileri muhatap kabul edilerek adım atılmalıdır” şeklinde konuştu.
    BİRLİKTE YAŞAMIN YOLU; EŞİTLİK
    ‘Kurtuluş Savaşı’nda Kürtler ve Türklerin birlikte mücadele ettiklerini’ belirten Çetin, “O zamanki belgelerde Mustafa Kemal ve arkadaşları Anadolu’yu ‘Türklerin ve Kürtlerin vatanı’ olarak adlandırmışlardır. 1921 Anayasası olan Teşkilat-ı Esasiye’de ‘kültürel ve siyasal özerklik’ tanımlanmıştır. Yine Mustafa Kemal, Kürtlerin yaşadığı bölgelere muhtariyet verileceğini söylemiştir” dedi. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra bu sözlerin unutularak, Kürtlerin yok sayıldığını belirten Çetin, “Bu topraklarda yaşayan herkesi Türkleştirmeyi esas alan asimilasyon politikaları uygulandı. Türklük ve Sünnilik dayatıldı. Ulusal, dinsel ve kültürel farklılıklara yaşa m olanağı tanınmadı” dedi. CHP ve MHP’nin tutumunun eleştirildiği açıklamada, “Baykal ve Bahçeli, ‘Kürtlerin talepleri kabul edilirse ülke bölünür’ diyerek yaygara koparmaktadır. Oysa ülkenin kaos ve kargaşa noktasına gelmesinin nedeni, tam da Baykal ve Bahçeli’nin yaptığı gibi Kürtlerin varlığının ve haklarının yok sayılmasıdır” denildi. Başta Dersim olmak üzere, Kürtçe yer isimlerini yok saymanın; Kürtlerin dilini, kültürünü baskı ve yasaklarla ortadan kaldırmaya çalışmanın, birlikte yaşama zeminini ortadan kaldırmak anlamına geldiği belirtilen açıklamada, “Birlikte yaşamın yolu, eşit haklara dayalı, barış ve özgürlüğün egemen olduğu laik ve demokratik bir Türkiye’dir. Akan kanın durması için muhataplarla görüşülmeli, oluşan uygun ortam değerlendirilmeli, PKK’nin ateşkes kararına yanıt verilerek, operasyonlar son bulmalı ve demokratik çözümün yolu açılmalıdır” denildi.

    ACİL TALEPLER
    Çözüm için Kürt halkının taleplerinin karşılanması gerektiği belirtilen açıklamada, talepler şöyle sıralandı:
    * Operasyonlar durdurulmalı, silahların susması ve sorunun çözümüne uygun ortam yaratılması için ayrımsız bir genel siyasi af ilan edilmeli, örgütlenme, basın, düşünce ve siyaset yapma hakkı önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
    12 Eylül darbesinin ürünü olan baskıcı ve yasakçı 82 Anayasası değiştirilmeli, demokratik ve laik bir anayasa yapılmalıdır.
    * Devlet okullarında anadilde eğitim anayasal bir hak olarak kabul edilmelidir. Kürt dili ve kültürü üzerindeki her türlü engel ve yasaklamalar kaldırılmalı, Dersim’in ismi geri verilmeli, Kürtçe yer adları iade edilmelidir.
    * Halkın yerellerde uygulanacak politikalarda söz ve karar sahibi olmasını sağlamak üzere, Yerel ve Bölgesel Özerklik yönünde anayasal düzenlemeler yapılmalıdır.
    * Bölge’de başta köylerini zorla terk etmek zorunda kalan yurttaşlar olmak üzere, çatışmalı ortam nedeniyle zarar gören bütün yurttaşların zararlarının karşılanmasına yönelik ekonomik ve sosyal tedbirler alınmalıdır.
    * Koruculuk kaldırılmalı, işsizliğin önlenmesi için yeni iş olanakları yaratılmalı, tarım ve hayvancılık desteklenmelidir.

    METNİ İMZALAYAN BELEDİYE BAŞKANLARI VE KURUM TEMSİLCİLERİ
    Kenan ÇETİN (Pertek Belediye Başkanı)
    Tekin TÜRKEL (Mazgirt Belediye Başkanı)
    Cafer KIRMIZIÇİÇEK (Nazımiye Belediye Başkanı)
    Cevdet KONAK (Hozat Belediye Başkanı)
    Hüseyin ELİTAŞ (Darıkent Belediye Başkanı)
    Mehmet Ali Keskin (Pertek İl Genel Meclisi Üyesi)
    Mazgirt Belediye Meclisi üyeleri
    Bekir ÜNAL (YOL-İŞ Elazığ 2 No’lu Şube Yöneticisi)
    Kadir EVİN (YOL-İŞ 2 No’lu Şube Tunceli Temsilcisi)
    Veli SÖYLEMEZ (SES Tunceli Şube Yöneticisi)
    Alişer TUMAR (SES Tunceli Şube Başkanı)
    Mehmet BULUT (SES Tunceli Şube Yöneticisi)
    Zülfü ABAY (Haber-İş Tunceli İl Temsilcisi)
    Mazlum DOĞAN (TÜM BEL-SEN Tunceli Şube Başkanı)
    Metin TURAN (TÜM BEL-SEN Tunceli Şube Sekreteri)
    Serdar DÖNERTAŞ (TÜM BEL-SEN Tunceli İl Temsilcisi)
    Barış YILDIRIM (İHD Tunceli Temsilcisi)
    Bülent TAŞ (Tunceli Barosu eski Başkanı)
    Özgür Ulaş KAPLAN (Tunceli Barosu eski Başkanı)
    Yusuf DEMİR (Eğitim Sen Tunceli Şube Yöneticisi)
    Hıdır DEMİR (Tarım Orkam-Sen G.Mrk. Disiplin Kurulu Üyesi)
    Metin KILIÇ (Yapı-Yol-Sen Tunceli Temsilcisi)

    AÇIKLAMAYA KATILANLAR
    * DTP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis ,
    * Tunceli Belediye Başkanvekili Hüseyin Tunç,
    * Tunceli Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Kasun
    * İHD Tunceli Temsilciliği Yöneticisi Ercan Adlım
    * İklim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergüder Öner
    * DTP Tunceli İl Başkanı Veli Haydar Güleç
    * ÖDP Tunceli Temsilcisi Salman Toyan
    * ESP Tunceli Temsilcisi Sıtkı Güngör
    * DHF temsilcisi Murat Kur

    http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=56361

    Artık kürt halkının temel insan hakları dogrultusundaki talepleri bir an önce uygulamaya geçilmeli.Bölge halkına kulak verilmeli.Kimse ülkenin sahibi gibi davranmasın.Bu ülkede herkes eşit şekilde vatandaştır
    "Yirminci Yüzyılı şekillendiren çok temel ve köklü düşünce akımları var. Bu akımları günümüz siyasetiyle bağlantılı olarak iki kampta toplarsak; birine Liberalizm, diğerine de Marksizm diyebiliriz. Çünkü dünya siyaseti esas iki kaynağını bu iki akımdan alıyor. Bugün liberal ve Marksist paradigma, Türk düşünce hayatını beslemiyor. O nedenle, ortalıkta zavallı bir seviyesizlik var. Cami, kendi inanç diktasını yıkacak olanlara "kâfir" diyor. Kışla, üç asırlık liberal düşünceye "liboş", Marksizme de "Rus uşağı" diyerek durumu idare etmeye çalışıyor.

    Canımın istediği alıntıya cevap veriyorum.Bu yüzden zahmet edip,tekrar tekrar kontrol etmenize gerek yok

  2. #2
    ATATÜRK yazamayangafiller NİMa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2007
    Mesajlar
    7,981
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Nasıl yani bölücü teröristde mi eşit vatandaş?
    Bu ülkeye sahiplik yapılmazsa ülke elden gider.
    Neden bahsediyorsun sen sözde radikal, özde emperyalist genç.
    Bu nasıl genç olma hali asırlık emperyalist sisteme kölelik ve genç olma hali başlı başına bir tezat..
    Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA
    GİDİCİ

  3. #3
    Radikal Genç adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-12-2008
    Mesajlar
    638
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı erin 16 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Nasıl yani bölücü teröristde mi eşit vatandaş?
    Bu ülkeye sahiplik yapılmazsa ülke elden gider.
    Neden bahsediyorsun sen sözde radikal, özde emperyalist genç.
    Bu nasıl genç olma hali asırlık emperyalist sisteme kölelik ve genç olma hali başlı başına bir tezat..

    Yani bir 30 yıl daha milyarlarca dolar her iki taraftan ölen birsürü genç ve geride aglayan anneler.

    Savaşa taraf olan varsa buyursun olsun !
    "Yirminci Yüzyılı şekillendiren çok temel ve köklü düşünce akımları var. Bu akımları günümüz siyasetiyle bağlantılı olarak iki kampta toplarsak; birine Liberalizm, diğerine de Marksizm diyebiliriz. Çünkü dünya siyaseti esas iki kaynağını bu iki akımdan alıyor. Bugün liberal ve Marksist paradigma, Türk düşünce hayatını beslemiyor. O nedenle, ortalıkta zavallı bir seviyesizlik var. Cami, kendi inanç diktasını yıkacak olanlara "kâfir" diyor. Kışla, üç asırlık liberal düşünceye "liboş", Marksizme de "Rus uşağı" diyerek durumu idare etmeye çalışıyor.

    Canımın istediği alıntıya cevap veriyorum.Bu yüzden zahmet edip,tekrar tekrar kontrol etmenize gerek yok

  4. #4
    ATATÜRK yazamayangafiller NİMa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2007
    Mesajlar
    7,981
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı Radikal Genç tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Yani bir 30 yıl daha milyarlarca dolar her iki taraftan ölen birsürü genç ve geride aglayan anneler.

    Savaşa taraf olan varsa buyursun olsun !
    Bende Kezban'a bak tarlaya gidiyor diyorum.

    Sen ne diyorsun emperyalist (Radikal) ejderha (genç)

    Sen kürt açılımını bilmiyorsan ben ne yapayım?
    Ama gene olduğun belli bir yandan, ilkokul klişeleriyle geliyorsun bana...
    Savaşa taraftarsınız vs gibi zırvalarla..

    Biri gelip senin evini işgal edince he buyur otur bende senin için döşemiştim, hatta bir yıllık yakıt paran al, diye üste para verip süsleyerek vermek size uyar..

    Hadi gene kıyamadım bilmiyorsa öğren,
    Alın size Kürt açılımının iç perdesi, 1993de Mumcu yazmış, hemen arkasından öldürülmesi zaten yazdıklarının çiviyi doğru yere çaktığını gösteriyor...

    Seni Uğur Mumcu’nun, öldürülmeden on yedi gün önce yazdığı yazısıyla baş başa bırakıyorum:

    MOSSAD ve Barzani - Uğur MUMCU / (Cumhuriyet, 7 Ocak 1993)
    Ortadoğu'nun karanlık bir kuyu olduğu her gün biraz daha anlaşılıyor.
    Kanıtlanan son ilişki MOSSAD-Barzani ilişkisidir.
    MOSSAD, İsrail'in gizli istihbarat örgütüdür.
    Bu örgütün, Kürt lideri Molla Mustafa Barzani ile ilişkileri olduğu söylense daha önce kim inanırdı?
    Barzani'nin CIA ile ilişkisi artık belgelendi.
    Kimse bu ilişkiye, "Hayır olmadı" diyemiyor.
    CIA-Barzani ilişkileri biliniyordu da MOSSAD-Barzani ilişkileri bilinmiyordu.
    MOSSAD'ın Barzani ile ilişkileri Londra ve Sydney'de yayınlanan "Israel's Secret Wars-A History of Israel's Intelligence Services" adlı kitapta sergileniyor.
    Kitap, İngiliz The Guardian gazetesinde 1984 yılından bu yana Tel-Aviv muhabirliğini yapan Ian Black ve Washington'daki Brooking Enstitüsü'nde çalışan öğretim üyesi Benny Morris tarafından yazılmış.
    Kitapta MOSSAD-Barzani ilişkileri, İsrail Dışişleri Bakanlığı ve MOSSAD yazışmalarına dayanılarak açıklanıyor.
    Önsözde, kitabın yayından önce İsrail ordu yetkilileri tarafından da incelendiği yazılıyor.
    Kitapta 1967 Arap-İsrail Savaşı'ndan sonra, MOSSAD'ın Kürtlerle ilişki kurduğu (sh.327), Mısırlı ünlü gazeteci Hasan el-Heykel'in İsrailli subayların Kürtler aracılığıyla Irak'tan radyo bağlantıları kurduğunu 1971 yılında açıkladığı anlatılıyor.

    1969 yılı Mart ayında Kerkük petrollerine yapılan saldırının da İsrail tarafından yapıldığı açıklanıyor. 1972 yılında imzalanan Sovyet-Irak Dostluk Antlaşması'ndan sonra İran Şahı ABD Başkanı Nixon ile gizli görüşme yapıyor; bu gizli görüşmeden sonra CIA tarafından "Kürdistan Demokratik Partisi"ne üç yıl içinde 24 milyon dolar gönderiliyor.

    Barzani'nin Irak rejimine karşı ayaklandığı yıllarda, ABD-İsrail-İran üçlüsü bu ayaklanmayı destekliyor. Barzani-ABD ilişkileri, ABD Dışişleri eski bakanı Henry Kissinger eliyle yürütülüyor.

    MOSSAD-Barzani ilişkileri de İsrail'in Tahran'daki askeri ateşesi Yaakov Nimrodi (MOSSAD Ajanı) aracılığı ile gerçekleşiyor.

    Nimrodi'nin üstlendiği görev ilginç:
    Nimrodi Sovyet silahlarının Barzani'nin eline geçmesinde rol oynuyor. (sh. 328-329)
    Kitapta, MOSSAD'dan Kürtler'e 50 milyon dolar para verildiği, ABD kaynaklarına dayanarak açıklanıyor. (sh.328)

    70'li yıllardaki bu ilişkiler bugün sürüyor mu?
    Kitaba göre sürüyor.
    "Körfez Savaşı" sırasında Irak'ın attığı Scud füzelerinin Tel-Aviv'e düşmesi üzerine bu ilişkiler yeniden başladı. (sh.521)
    Baba Molla Mustafa Barzani ile kurulan ilişkiler, şimdi de oğul Mesud Barzani ile sürüyor.
    MOSSAD, Barzani'ye Avrupa kahvelerinde çekler vererek bu desteği sürdürüyor.
    Kitapta, Mesud Barzani'nin İsrail'e gizlice giderek yardım istediği yazılıyor.
    Bu ilişkiler sürüyor ve anlaşılıyor ki daha da sürecek...
    Gizli yollarla sürecek, açık yollarla sürecek...
    İlgi belli...
    İlişki de belli...
    Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD'ın Kürtler arasında?
    Yoksa CIA ve MOSSAD, antiemperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?


    Bu gün Güneydoğu Anadolu'da faaliyet veren çok uluslu dev siyonist şirketlerin sözde yardım kuruluuşları sgtm lerin çalışmaları, zorlama mayın yasası, israil ile sıkı fıkı ilişkiler zaten bölgede yapılmak istenenlere işaret...

    Bu gün Irakta kurulan kukla devletin başına bir zamanki teröristin geçirilmesi ve Irağın topraklarının bölünmesi ve oradaki kürt devleti ve bu devletin zamanla israil gibi kullanılacağı ve hatta israile ilhak edileceği cabası...

    O bölge bir asır önce ilk oluşturulan siyonist haritasına uygun hale getiriliyor..
    Türkiye' deki bütün kürt hareketinin sebebi ve kürt açılımı budur...
    Bu mesaj en son " 19.08.09 " tarihinde saat 16:52 itibariyle erin 16 tarafından düzenlenmiştir...
    Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA
    GİDİCİ

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    25-10-2006
    Mesajlar
    10,900
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0

  6. #6
    Radikal Genç adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-12-2008
    Mesajlar
    638
    Karizma Gücü
    4
    Neymiş demek kanla siyaset yapanlar kanın durmasından rahatsız olurlar.Paçalarından akan kanın hesabını elbet birgün vereceklerdir.Türk ve kürt halkının birbirine düşürme çabaları boşadır...
    "Yirminci Yüzyılı şekillendiren çok temel ve köklü düşünce akımları var. Bu akımları günümüz siyasetiyle bağlantılı olarak iki kampta toplarsak; birine Liberalizm, diğerine de Marksizm diyebiliriz. Çünkü dünya siyaseti esas iki kaynağını bu iki akımdan alıyor. Bugün liberal ve Marksist paradigma, Türk düşünce hayatını beslemiyor. O nedenle, ortalıkta zavallı bir seviyesizlik var. Cami, kendi inanç diktasını yıkacak olanlara "kâfir" diyor. Kışla, üç asırlık liberal düşünceye "liboş", Marksizme de "Rus uşağı" diyerek durumu idare etmeye çalışıyor.

    Canımın istediği alıntıya cevap veriyorum.Bu yüzden zahmet edip,tekrar tekrar kontrol etmenize gerek yok

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    25-10-2006
    Mesajlar
    10,900
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Burası Başbuğ Atatürk'ün kurduğu Türk ülkesidir, Türkiye'dir. Bu ülke, yıllardır Türk insanını sömüren etnik gruplara teslim edilemez. Türk, bu vatanı Kürt'e peşkeş çekmek için vatan yapmadı. Vatan isteyen, bunun bedelini öder ve ödeyecektir.

  8. #8
    ATATÜRK yazamayangafiller NİMa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2007
    Mesajlar
    7,981
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı Radikal Genç tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Neymiş demek kanla siyaset yapanlar kanın durmasından rahatsız olurlar.Paçalarından akan kanın hesabını elbet birgün vereceklerdir.Türk ve kürt halkının birbirine düşürme çabaları boşadır...
    Kimin çabası bu ve niye önce bu sorulara cevap ver ondan sonra sıkıyorsa klişe sloganlarını at..
    Kanla siyaset işte bu boş sloganlardır senin yazdığın...
    Kan ellerinizde her tarafa bulaştırmışsınız Soros çocukları...
    Hesabı verecek olan sizlersiniz...
    Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA
    GİDİCİ

  9. #9
    Radikal Genç adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-12-2008
    Mesajlar
    638
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı Baybars tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Burası Başbuğ Atatürk'ün kurduğu Türk ülkesidir, Türkiye'dir. Bu ülke, yıllardır Türk insanını sömüren etnik gruplara teslim edilemez. Türk, bu vatanı Kürt'e peşkeş çekmek için vatan yapmadı. Vatan isteyen, bunun bedelini öder ve ödeyecektir.

    Bu ülkede herkes eşit vatandaş oldugunu bir defa daha söylüyorum.Hiç bir kişi,grup,zümre üst degildir,olamaz da
    "Yirminci Yüzyılı şekillendiren çok temel ve köklü düşünce akımları var. Bu akımları günümüz siyasetiyle bağlantılı olarak iki kampta toplarsak; birine Liberalizm, diğerine de Marksizm diyebiliriz. Çünkü dünya siyaseti esas iki kaynağını bu iki akımdan alıyor. Bugün liberal ve Marksist paradigma, Türk düşünce hayatını beslemiyor. O nedenle, ortalıkta zavallı bir seviyesizlik var. Cami, kendi inanç diktasını yıkacak olanlara "kâfir" diyor. Kışla, üç asırlık liberal düşünceye "liboş", Marksizme de "Rus uşağı" diyerek durumu idare etmeye çalışıyor.

    Canımın istediği alıntıya cevap veriyorum.Bu yüzden zahmet edip,tekrar tekrar kontrol etmenize gerek yok

  10. #10
    Radikal Genç adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-12-2008
    Mesajlar
    638
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı erin 16 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Kimin çabası bu ve niye önce bu sorulara cevap ver ondan sonra sıkıyorsa klişe sloganlarını at..
    Kanla siyaset işte bu boş sloganlardır senin yazdığın...
    Kan ellerinizde her tarafa bulaştırmışsınız Soros çocukları...
    Hesabı verecek olan sizlersiniz...

    En başta Chp ve mhp nin çabası bu.Madem bu öneriyi begenmiyorlar kendileri bir öneri sunsunlar.Mesela baykal shp genel sekreteriyken 1989 da hazırladıgı raporu uygulasın
    "Yirminci Yüzyılı şekillendiren çok temel ve köklü düşünce akımları var. Bu akımları günümüz siyasetiyle bağlantılı olarak iki kampta toplarsak; birine Liberalizm, diğerine de Marksizm diyebiliriz. Çünkü dünya siyaseti esas iki kaynağını bu iki akımdan alıyor. Bugün liberal ve Marksist paradigma, Türk düşünce hayatını beslemiyor. O nedenle, ortalıkta zavallı bir seviyesizlik var. Cami, kendi inanç diktasını yıkacak olanlara "kâfir" diyor. Kışla, üç asırlık liberal düşünceye "liboş", Marksizme de "Rus uşağı" diyerek durumu idare etmeye çalışıyor.

    Canımın istediği alıntıya cevap veriyorum.Bu yüzden zahmet edip,tekrar tekrar kontrol etmenize gerek yok

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. ‘Zırtgel’, ‘sürtünük', ‘çöpçül’…
    HABERLER ve GÜNDEM bölümünde Culinary tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 13.10.11, 11:44
  2. Kürt aydınlardan ‘af’ çağrısı
    2005 Konuları bölümünde beckenbauer tarafından açılmış
    Yanıt: 23
    Son Mesaj: 24.06.05, 22:36
  3. Sezer’in affettiği militan Tunceli’de çatışmada öldü
    2005 Konuları bölümünde GöKBöRü tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 20.06.05, 02:51

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •