• Reklam
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    Ekseriya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-08-2009
    Mesajlar
    82
    Karizma Gücü
    3

    Atatürk'ten Kürt liderlere tarihi mektup- Prof. Osman ÖZSOY

    Mustafa Kemal Paşa’nın Milli Mücadele’nin en kritik anında bazı Kürt liderlere gönderdiği tarihi mektubun işaret ettiği anlam, şu an gündemi meşgul eden Kürt açılımı konusunda meseleye sağduyu ve samimiyetle yaklaşan tüm kesimlere çok önemli bir yol haritası sunuyor.

    Kısa özetini aşağıda verecek olduğum tarihi mektubun bir kopyasının, demokratik açılım çalışmalarını yürüten İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay’ın elinde olmasını çok arzu ederdim. Mektuba geçmeden önce, mektubun yazıldığı şartları kısaca hatırlatmakta yarar var.

    Mustafa Kemal Paşa Milli Mücadele’nin en önemli adımlarından birini oluşturan Sivas Kongresi’ni toplama hazırlıkları yaparken, bu arada İstanbul’u işgal altında tutan İtilâf Devletleri kongrenin engellenmesi için İstanbul Hükümeti’ne baskı yaparlar.

    İngilizler kongrenin basılması işini, daha önce Kayseri milletvekilliği de yapmış olan Kurmay Albay Ali Galip Bey’e verilmesini isterler. Bu amaçla önce kendisine Elâzığ Valiliği verilir. Bu işi başarması karşılığında da Sivas Valiliği ile birlikte Üçüncü Kolordu Komutanlığı teklif edilir. Kendisi de buna ilâve olarak (askerlik kıdemine sekiz buçuk yıl eklenmesi, generalliğe terfi ettirilmesi ve bir miktar tazminat verilmesi gibi) bazı şartlar ileri sürer. Galip Paşa’nın şartları kabul edilir.

    Hain plan...

    Kendisine verilen emir; “Kürtlerden toplayacağı yüz - yüz elli kişilik bir kuvvetle Sivas’ı basıp valiliği ve komutanlığı üzerinize alması, millî hareketle ilgili olanları (Mustafa Kemal ile birlikte hareket edenleri) tutuklayıp derhal İstanbul’a göndermesidir.

    Sivas Kongresi’ni engellemek için oluşturulan gizli plân hızlı bir şekilde uygulamaya konur. Nitekim 4 Eylül tarihli İstanbul gazeteleri Ali Galip Beyin, Sivas Valiliği ile birlikte 3. Kolordu Komutanlığı’na tayin edildiğini yazarlar.

    Ali Galip Beyin yüz - yüz elli civarındaki Kürt’le Sivas Kongresi’ni basması istendiği 3 Eylül günü, Kürtleri çok iyi tanıyan ve Kürtlerin Lawrence’i olarak anılan İngiliz subayı Edward Noel de, beraberinde Kürt Bedirhanilerden Celâdet ve Kâmuran ile Diyarbakırlı Cemil Paşa ailesinden Ekrem’le birlikte 40 silâhlı muhafız eşliğinde Malatya’ya gelir.

    Uzun zamandır bölgede oluşan Kürt entrikalarının çoğunda bu İngiliz subayın parmağı vardır. Nitekim Binbaşı Noel, Bağdat’taki İngiliz siyasî temsilcisine gönderdiği telgrafta hain planın ipucu verir ve “Şayet Mustafa Kemal’in meydana getirdiği durum tehlike arzederse, Bedirhanlarla diğer bazı Kürtleri kullanabiliriz” der.

    Halk sahip çıktı...

    Sivas Kongresi’nin toplanmasının engellenmesi konusundaki kararlılıklarını göstermek ve katılımcıların moralini bozmak isteyen İngilizler, Sivas valilik binasını basıp İngiliz bayrağı asarlar. Halk bu olay üzerine galeyana gelir ve Hükûmet meydanında toplanır. İngilizler bayrağı indirmek zorunda kalır.

    Ali Galip Bey’in İstanbul’la yaptığı tüm yazışmaların içeriğinden haberdar olan millî mücadele yanlısı memurlar hain plan konusunda Mustafa Kemal Paşa’yı bilgilendirirler.

    Kirli senaryo öğrenildiğinde hadise Sivas’ta büyük tepkilere neden olur. Sivas Valisi Reşit Paşa, Dahiliye Nazırı Adil Beye 10 Eylül’de gönderdiği telgrafta, “Burada Padişah’a isyan etmiş bir kütle mi vardı ki, eşkıyadan mürekkep bir tedip kuvveti göndermeye ihtiyaç görüyorsunuz. Maksat Mustafa Kemal Paşa ile Rauf Beyi yakalamak ve kongreyi dağıtmak ise, önceden bildirildiği gibi bu mümkün değildir. Şimdi böyle bir şeye teşebbüs etmek memleketi ateşe atmak, vatan ve millete ihanet etmek ve makam hırsı ile bilerek veya bilmeyerek düşmanlara hizmet eylemektir” der.

    Hain plan sonuçlandırılamaz. Ali Galip Bey’in toparlanmasına fırsat verilmeden derhal gerekli tedbirler alınır.

    Olan biten konusunda ayrıntılı bilgi sahibi olan Mustafa Kemal Paşa, Dahiliye Nazırı’na ağır bir telgraf çeker. Telgrafta: “...Alçaklar, caniler. Düşmanlarla millet aleyhinde tertibat-ı hainane’de bulunuyorsunuz. Milletin kudret ve iradesini takdirden aciz olduğunuza şüphe etmiyordum. Fakat vatan ve millete karşı hainane ve mezbuhâne harekette bulunacağınıza inanmak istemiyordum. Aklınızı başınıza toplayın. Noel gibi milletimiz ve vatanımız için muzır olan ecnebîlere vicdanınızı satarak irtikâb ettiğiniz denâetlerin milletçe tatbik olunacak mesûliyetini nazar-ı dikkâtte tutunuz. Güvendiğiniz eşhas ve kuvvetin âkıbetini öğrendiğiniz zaman kendi akıbetinizle mukayeseyi unutmayınız” dedi.

    Ne yalan söyleyeyim, o günkü fesat şebekesinin eylemlerine karşı Mustafa Kemal Paşa’nın gösterdiği bu sert tavır, eğer gündemdeki davaya faaliyetleri yansıyan zihniyeti de görseydi aynı tepkiyi verirdi diye düşünmeme neden oldu. Neticede ikisi de aynı amaca yönelik eylemler bütününe karşılık geliyor diye düşünüyorum.

    Gerçek vatanseverler...

    Gelelim yazının omurgasını oluşturan ve telgraf şeklinde gönderilen o tarihi mektuba...

    Mustafa Kemal Paşa o kritik günlerde, İngiliz entrikalarına alet olmayan diğer Kürt gruplarının önderlerinden Hacı Kaya ve Şahzade Mustafa Ağalara birer telgraf gönderir. İrade-i Milliye’nin 21 Ağustos 1919 tarihli nüshasında tam metni yer alan telgrafta; “Sizler gibi din ve namus sahibi büyükler oldukça, Türk ve Kürd’ün yekdiğerinden ayrılmaz iki öz kardeş olarak yaşamakta devam eyliyeceği ve makam-ı hilâfet etrafında sarsılmaz bir vücut hâlinde dahil ve hariç düşmanlarımıza karşı demirden bir kale halinde kalacağı şüphesizdir” der.

    Telgrafın tamamına göz atıldığında çok daha çarpıcı mesajlar bulmak mümkün. Yazıyı uzatmamak için son olarak şu notu düşelim.

    Türkiye’nin önümüzdeki süreçteki genel durumu, rampasından fırlatılmak üzere son hazırlıkları yapılan füzeyi andırıyor. Mustafa Kemal Paşa’nın dediği gibi, Türk ve Kürd iki öz kardeş olarak yaşamakta devam eyliyeceği sürece, demirden bir kale gibi her zorluğu birlikte aşıp ortak kaderi paylacaklardır.

    Hükümetin öncülük ettiği son ‘açılım’ çabaları bu nedenle önemsenmelidir.

    Mustafa Kemal Paşa’nın Kürd liderlere yazdığın mektubun ifade ettiği anlamı ve ‘Açılım başarılı olursa ne olur’ konusundaki düşüncelerimizi pazartesi aktaralım.

    Prof. Dr. Osman ÖZSOY – Haber7
    yazaramesaj@gmail.com

    http://www.haber7.com/haber/20090819...ihi-mektup.php


    evet açılımı önemsiyoruz.

  2. #2
    Ekseriya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-08-2009
    Mesajlar
    82
    Karizma Gücü
    3
    yaşamakta devam eyliyeceği ve makam-ı hilâfet etrafında sarsılmaz bir vücut hâlinde dahil ve hariç düşmanlarımıza karşı demirden bir kale halinde kalacağı şüphesizdir”

  3. #3
    deniz006 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-03-2008
    Mesajlar
    2,271
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    "Türk ve Kürd’ün yekdiğerinden ayrılmaz iki öz kardeş olarak yaşamakta devam eyliyeceği ve makam-ı hilâfet etrafında sarsılmaz bir vücut hâlinde dahil ve hariç düşmanlarımıza karşı demirden bir kale halinde kalacağı şüphesizdir”
    Atatürk'ten alıntıyı böyle yapmış.

    Kendisi yorum yaparken, "Mustafa Kemal Paşa'nın dediği gibi" diyerek başlamış ve şunları yazmış:

    Mustafa Kemal Paşa’nın dediği gibi, Türk ve Kürd iki öz kardeş olarak yaşamakta devam eyliyeceği sürece, demirden bir kale gibi her zorluğu birlikte aşıp ortak kaderi paylacaklardır.
    Bir fark görebiliyor muyuz? Sanki arada hilafet uçmuş gibime geldi.
    Kürt mürt hikaye, anlaşılıyor mu esas karın ağrısı?

    Takiyenizi seveyim sizin dinciler.

    Hem ne zamandan beri dinciler Atatürk'ün sözlerine itibar eder olmuşlar böyle?

  4. #4
    MiR_GaLiYeV adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-04-2009
    Mesajlar
    943
    Karizma Gücü
    0
    işlerine geldikçe
    bye bye blackbird

  5. #5
    kurtkanı41 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-05-2007
    Mesajlar
    4,156
    Karizma Gücü
    6
    www.haber7.com/haber/

    Kaynağa bakar mısınız, yahu hiç güleceğim yoktu şu gece vakti?!..
    resimlerim VE AKP'li Tarikat Müridleri
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!...


    T.C. MADDE 66. – Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes TÜRK'dür!..





    "Tek din,tek dil,tek devlet,tek bayrak..."
    NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!


    Üç kuruşluk adama, beş kuruşluk değer verirsen, aradaki iki kuruşa seni satar!..


    http://img110.imageshack.us/img110/8708/ehitlerimizum7.gif

    Türk oğlu, Türk kızı
    Türklüğünü koru!..
    kurtkanı


    Ya Türkçe Konuş Ya Da Öğren!..

    bilgesu, asena, pusat

  6. #6
    inmyplace adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-12-2005
    Mesajlar
    3,412
    Karizma Gücü
    7
    burdan hareketle Vahdettin için ve İstanbul yönetimi için de bir kaç yorum yazmaya dötü yememiş. Ne de olsa 7 haber.

  7. #7
    N-BAYRAK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2007
    Mesajlar
    5,476
    Karizma Gücü
    6
    Çok acaip ikna oldum...
    Nasılsa alışacaksın sende zamanla
    Kiminde bir neştere rehin vereceksin damarlarını
    Bazen de uykularını kurban edeceksin faili ben kabuslara
    ama alışacaksın...

    Güller yâre sevgi kanıtı; benim elimde papatya...

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    Yahu bu dinciler cidden zır cahil.
    Bir zihniyet kendi kendini nasıl bu kadar rezil eder veya kendi kendini nasıl bu kadar çürütür anlamak zor.

    Bu mektup aksine AKP'nin PKK destekçileri ile kucaklaşması gibi rezil bir açılıma karşı olan bir tavır var.
    Ama bunu anlayacak beyin çok az dincilerde.
    İşlerine gelince Atatürk'e saldırırlar; işlerine gelince Atatürk derler diyecem ama onu bile beceremiyor bu fikirsizler.

    Zira;
    Mustafa Kemal Paşa o kritik günlerde, İngiliz entrikalarına alet olmayan diğer Kürt gruplarının önderlerinden Hacı Kaya ve Şahzade Mustafa Ağalara birer telgraf gönderir. İrade-i Milliye’nin 21 Ağustos 1919 tarihli nüshasında tam metni yer alan telgrafta; “Sizler gibi din ve namus sahibi büyükler oldukça, Türk ve Kürd’ün yekdiğerinden ayrılmaz iki öz kardeş olarak yaşamakta devam eyliyeceği ve makam-ı hilâfet etrafında sarsılmaz bir vücut hâlinde dahil ve hariç düşmanlarımıza karşı demirden bir kale halinde kalacağı şüphesizdir” der.
    diyor.
    Zaten bugüne kadar Türkler ve kürtler özgürce ve kardeşçe yaşadı.
    Ta ki bu dinci zihniyete kadar.

    Ayrıca mektupta İngiliz uşağı olmayan, vatanını Türkiye olarak bellemiş insanlara seslenmiş Atatürk.

    AKP gibi ABD piyonu, PKK destekçilerine değil.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •