I.
Gün olur kıtlıktır yalnızlıklar
Gün olur yakmaz, üşütür sevdan beni
Soğuk gecenin koynuna sığınmışken anılar
Bir inilti başlar derinden


Neden?
Kim dönecek ki geriye?
Kim gelen?

Gidişinin uğultusu halâ kulaklarımda
Gitmiyor başımdan nedamet
Yokluğun anıt gibi duruyor meydanlarda
Hasretin silinmiyor şehrimden

Bilmem,
Ne zaman dolar vakit
Nereye gider, giden

II.
Gün olur varlıktır sevdan
İçimde sürerim seni
Bereketli hasadım olursun
Bire bin veren

Ilık bir sonbahar gecesi serpilir üzerime
Göz kırpar yıldızlar
Mehtap huşu içinde sarınır halelere
Sabrım eksilir gitgide sensizliğe
Yine bir gün doğar hüzünler içinden

Medet!
Duyan sensin
Gören sen
Ey Rabbim
Senden başka kimden yardım isterim
Kime yalvarırım ki ben?


Ve eskiden çok eskilerden
Masalların olduğu diyarlardan
Uçup gelse o kanatlı at
Sana yetiştirse beni
Çıldırmaz mıyım sevinçten




Yalan!....
İnanma sakın
Aşk yüreklere inmiyor artık
Çoktan gömüldü masallar
Vazgeçtik efsanelerden


III.
Gün olur rüzgar eser
Simsiyah bulutlar düşer kirpiklerimden
Kâh yele, kâh sele verir sevdan beni
Sebepsiz, anlamsız
Cayarım her şeyden

Yağmurları severdim oysa
Şimdi silip götürdüler ne kaldıysa benden


IV.
Halbuki sen geceydin kıyılarıma vuran
Yıldızlarım bile sana mahkûmdu
Sen korkularımdın
Arta kalandın gündüzlerimden

V.
Gün olur daralır sokaklar
Kaçamam,
Ele verir sevdan beni
Gizlenemem

Heyhat!...
Bir avuç hayat yaşadığım
Dön dur işin yoksa hep aynı an’a
Anlayamadığım
Ve sorgulayamadığım
Ne kaldı ki başka
Bilemem

Hasret…
Derin bir kuyunun dibinden bağırmak gibi
Sesimi duymuyor yukarıdakiler

Ah ne kadar zormuş yapayalnız beklemek
Ses yetmez
Nefes tükendi zaten

Anladım
Demek böyle bir şeymiş eylülde ölmek

Ölmeden


Hüseyin AKOVALI