I.
Korkuyordum,
Yitik şehrin yitik adamı olmaktan
Gece karanlığında
Sessizce yürürken kaldırımlarda
Düşünüyordum
Yapayalnız ne yapardım, yapayalnız bir şehirde
Yitik şehrin gölgelerine sığınırken yitik sevdalar
Susuyordum
İçime düşüyordu yeniden, körelttiğim ah’lar
….
Bakıyordum
Simsiyah gecede karanlık pencerelere
Işık değildi aradığım
Bir silüet vursa camlara yeterdi
Kimsesizliğimi unutturmak için
Düşüyordum
Uçarcasına uçurumlardan yorgun gecenin koynuna
Ve ağlıyordum
Yitik şehrin yitik sevdalarına
…..

Unutmuyordum
Ne seni ne bu şehre dair hiçbir şeyi
Adın kazılıydı duvarlarında
Her bir harfi için yakardım bu şehri bir zamanlar
Sus düşürdün dilime,
Konuşmak vebal gibi ağır şimdi
Anlıyordum
Gözlerim kör, kulaklarım sağırdı
…..

Bekliyordum
Gelmediğin yollara kahrederek
Aynalara küs, sokaklara düşmandım
Bunalıyordum
Garip hayaller içinde şaşkın
Yoktun,

Arıyordum
Şehrin yitik gölgelerinde kendi adımı

II.
Terk ediyorum şimdi yitik şehre gizlenen sevdalarımı
Nafile arayışlara son veriyorum
Tüm gölgeler senin ve gece evindir artık
Yalnızlık bağrında yanan ateştir
Arzuların umuttan yoksun

Gözlerini dikip de yollara bakma artık
Bitti yolcusu, kapandı kapıları yitik şehrin
Geride bir tek yalnızlık kaldı sana
Seslenebileceğin

III.
Korkmuyorum
Artık yitik şehri sessizliğe terk ettim
Yüzümü çevirdim ufuklara maviyi içime çekiyorum
Hayallerimi yeşil düşlerime bağladım
Umut heybemde en kıymetli hazinem
Ve hayata yeniden başlıyorum gülümseyerek
Anmıyorum
Yitik şehrin yitik sevdalarını
…..

Dün uzaksa da bu gün’den, yarın yakındır bana dün’den

Artık aldırmıyorum.


Alıntı