• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    misafir <s><span style='color: #FF0000'>alpi1907</span></s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-11-2005
    Mesajlar
    27,766
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12

    Tükenmiş Apo yeniden Apo oldu-Yalçın DOĞAN

    APO futbol oynamayı çok seviyor. Kaldığı evin yanında mutlaka futbol sahası var.


    Bütün toplar onda toplanıyor, gol atsın ve kimse ona engel olmasın.

    Şam’da oturduğu evin yanındaki sahada o gün Apo PKK’lılarla yine top oynuyor. Arka arkaya golleri sıralıyor. Saha kenarında oyunu izleyen PKK’lı Mehmet’i, attığı golleri saymakla, görevlendiriyor.

    Maç bitiyor, Apo Mehmet’e kaç gol attığı soruyor. Mehmet “12 gol” deyince, Apo küplere biniyor:

    “Serseri, nasıl olur da, attığım gollerin dördünü atlarsın? Sen aşağılık bir adamsın. Dört golü unutmak dört savaşçıyı unutmak gibidir. Dört savaşçıyı unutmak, dört Türk askeri öldürmeyi unutmak demektir. Bu da, devrimi unutmak ve Kürdistan’ı unutmak anlamına gelir”. (Aliza Marcus, PKK ve Kürt Hareketi, s.356).

    Bu muhteşem analize ekleyecek bir şey yok, parmak ısırtıyor.

    Dağdan kaçan PKK’lıların tuttukları günceler Apo’nun kimliği konusunda müthiş bilgiler aktarıyor. Marcus’un aktardığı gol öyküsü o günlüklerden birinde yer alıyor. Olay birebir yaşanıyor.

    DTP’NİN GÜVERCİNLERİ

    Apo bugünlerde yine gol atmak peşinde. Kürt açılımı için neler yapılması gerektiğini açıklayacakmış.

    Yakalanmadan önce hiç normal olmayan bir ruh hali. Kendi adamlarına göz kırpmadan ölüm cezası veriyor, kendi iktidarı için, kardeşi dahil, en yakınlarını birbirine düşürüyor, öldürtüyor, kimseye söz hakkı tanımıyor, söylemeye kalkan hayatıyla ödüyor.

    Yakalanmasıyla birlikte, ruh hali iyice karmaşık ve korku dolu. Daha önemlisi, PKK çözülüyor, günlükler piyasaya dökülüyor. Dağdaki gerçekler gün yüzüne çıkıyor.

    Yakalanması ve yargılanma sırasında dile getirdiği pişmanlıklar ciddi bir sonuç yaratıyor, PKK ve Kürt Hareketi 1999-2005 arasında Apo’dan ayrışıyor.

    Türkiye, Kürt sorununa karşı, son yıllardaki en büyük hatalarından birini işte o dönemde yapıyor. Hiç bir şey yapmamakla.

    El el üstünde oturmak, hepimize pahalıya patlıyor. Apo ve PKK, PKK ve Kürt Hareketi yeniden birleşiyor.

    YALNIZLAŞMAK

    Apo Kürtlerin yeniden ağzına baktıkları kişi oluyor. “Bu adamdan artık bir şey olmaz” düşüncesinden geriye dönüş başlıyor.

    AKP’nin önündeki büyük sınav şimdi şu. Apo sürecini durdurmak, bir noktada kırmak ve kendi programı ne ise, onu açıklamak. Bunu başarırsa, DTP’deki güvercinlerin de önü açılacak. Yoksa, açılım her geçen gün saçılıma dönüşüyor.

    Oysa, bu en önemli sorunu çözmek gerek. Çözme düşüncesi doğru, ne var ki, “nasıl bir çözüm” sorusunda AKP çuvallama halinde. Derdini kimseye anlatamıyor ve hızla yalnızlaşıyor.

    15 Ağustos 2009 bir ölçü mü

    COŞKULU bir anma töreni. 25 bin kişiye ulaştığı öne sürülen kalabalık. Benzeri kurtuluş günlerinde sergilenen geçit töreni.

    Siirt’in Eruh ilçesi. PKK’nın adını duyurduğu ilk saldırıyı gerçekleştirdiği yer. 25 yıl önce, 15 Ağustos 1984’te PKK Eruh’ta bir karakola saldırıyor. Dönemin Başbakanı Özal dahil, saldırıyı önce kimse ciddiye almıyor. Benzer saldırılar birbirini izleyince, PKK adı öne çıkıyor ve sonra bildiğiniz süreç.

    15 Ağustos 2009 günü, yani on iki gün önce, PKK Eruh’ta saldırıyı anma töreni düzenliyor. Sanırsınız ki, Eruh’un düşmandan kurtuluş günü.

    PKK bayrakları ve flamalar eşliğinde, saldırıya katılmış bir PKK militanı alandakiler tarafından selamlanıyor.

    Törene katılan bir DTP milletvekilinin yaptığı konuşma bölücülük tezlerine tuz biber ekiyor.

    Asıl tuz biber eken sahne ise, Eruh kaymakamının hali pür melali. PKK saldırısının 25. yılının kutlandığı törende kaymakam bey de hazır ve nazır.

    Gerçi, PKK’lılar için saygı duruşuna katılmıyor, yerinde oturuyor ama, devletin kaymakamı o anda orada.

    Aradan on iki gün geçiyor, dikkat ediyorum, bu sahnenin üzerinde ne kimse duruyor, ne de ne olduğunu kaymakama ya da hükümete soran kimse var.

    Kürt açılımı ile birlikte, bu sahnelere mi alışacağız? Tanınması düşünülen kültürel özgürlükler arasında bu sahneler mi yer alacak? İç barış bu sahnelerle mi sağlanacak?

    O zaman başkaları da çıkıp, PKK’lıları öldürdükleri yerlerde törenler düzenlerse, ne olacak?



    kaynak


    Güzel bir yazı.


    Kor cehalet cirkeflestirir insanlari !
    Suskunlugum asaletimdendir...
    Her lafa verecek bir cevabim var...
    Lakin bir lafa bakarim laf mi diye,
    Bir de soyleyene bakarim adam mi diye...
    Mevlana Celaleddin-i Rumii

  2. #2
    BJK_15 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-08-2005
    Mesajlar
    2,334
    Karizma Gücü
    7
    Söylenebilecek herşeyi söylemiş.Maalesef ki tv izlemeyi sevmyorum o nedenle gündemden bi takım olayları takip edemiyorum.Bu kutlama da bunlardan biri..
    İzin verenlere de yazıklar olsun!..
    B E Ş İ K T A Ş K



    Alıntı ... tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    sen hiç gitme burdan e mi? 12345


    Gitme Sevgili!
    Sokak aralarında yitirdiğim aklımı geri ver bana..
    yüreğim yüreğinde..
    Böyle kuru bir beden ne işe yarar sensiz?
    Ya dünümü ver ya da hakkımı!
    çok mu arzu ettiklerim?
    Hayatının kısa film akropollerinde hiç mi karem yok?
    Senaryoda figüran olarak ölmek istemiyorum.. Al beni gözlerine…

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Aydin Doğan Nasil Zengin Oldu?
    2005 Konuları bölümünde nuriozan tarafından açılmış
    Yanıt: 39
    Son Mesaj: 22.06.11, 13:55
  2. Aydın Doğan, İstanbul'un vergi rekortmeni oldu!!
    2005 Konuları bölümünde Xtreme-Power tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 05.04.05, 21:36

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •