• Reklam
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    ÇILGIN AT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-03-2009
    Mesajlar
    6,743
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5

    Boğaz’a köprü yapanlar Kürt açılımı yapamaz...Soner YALÇIN

    Başlığı okuyup diyeceksiniz ki,

    “Ne alakası var?” O kadar çok ilgisi var ki!

    Öncelikle şuradan başlayalım: “Solcular

    Boğaziçi’ne köprü yapılmasına niye karşı çıktı?” Ve 68 Kuşağı neden Boğaziçi Köprüsü prototipini Hakkâri Zap Suyu üzerine inşa etti?

    “Devrimci Gençlik Köprüsü” aslında
    Türkiye’nin ilk Kürt açılımıydı. Sonra ne oldu?

    Gençlerin başına neler geldiğini biliyorsunuz. Peki bu köprüye ne oldu? Gelin, iki farklı olay gibi durmasına rağmen aralarında neden-sonuç ilişkisi olan Boğaziçi’ne 3’üncü köprü ve Kürt açılımı meselesine bir başka açıdan bakalım...


    BODRUM Torba’da Ali Poyrazoğlu ve Oray Eğin ile hem yüzüyor hem de sohbet ediyoruz.

    Birden dikkatimizi hararetli şekilde tartışan 60 yaşlarında iki erkek çekiyor. Onların biraz uzağındaki aynı yaşlarda bir hanımefendi, -tartışan erkeklerden birinin eşi- bize durumu izah etmek zorunda hissetti kendini. “68 Kuşağı Türkiye’ye zarar mı verdi, faydalı mı oldu, bunu tartışıyorlar” dedi.

    Oray Eğin, “Siz niye tartışmıyorsunuz” diye sordu. Hanımefendi “Benim odamda Deniz Gezmiş’in fotoğrafı var, bu tartışmalara girmem bile” dedi.


    Yüzerek “olay yerinden” uzaklaştık; başka sohbetlere daldık.

    Olay üzerinden birkaç gün geçti.

    Birden denizdeki, “68 Kuşağı Türkiye’ye zarar mı verdi” tartışmasını anımsadım. Bunu çağrıştıran ise sağcı politikacıların sık sık dile getirdikleri “Bu solcular Boğaziçi’ne köprü yapılmasına bile karşıydılar” sözü oldu.

    Evet, Boğaziçi’ne köprü yapılıp yapılmaması konusu 1960’lı yılların en hararetli tartışmalarından biriydi.

    Evet, solcular, yani 68 Kuşağı Boğaziçi’ne köprü yapılmasına karşıydılar.



    Solcular niye karşı



    Solcular, “gelişmişliğin sembolü” olarak gösterilen Boğaziçi Köprüsü’ne karşı çıktı. Kampanyalar düzenlediler. Yürüyüş yaptılar.

    Peki niye karşıydılar; dertleri neydi?

    Dertleri bir değil, bin idi.

    Bir kere, mesele köprüye karşı çıkmak değildi. Karşı çıktıkları Boğaz Köprüsü’ydü.

    Bugün görünen o ki bu isteklerinde haklıydılar. Neden mi?

    Diyorlardı ki, “Köprü İstanbul’un ulaşım sorununu çözmez.”

    Çözüm; şehri yeniden planlamakla halledilebilir. Örneğin, iki yakada iki merkez oluşturulması şarttır. Yani evler Asya’da, işyerleri Avrupa’da olmaz. İki ayrı şehir yapılanmasına gidilmeliydi. Böylece ulaşım çözülebilirdi.


    Aksi takdirde, bir köprünün yetmeyeceği, yıllar içinde köprü sayısının sürekli artırılacağı ve dünyalar güzeli Boğaz’ın neredeyse asfaltla kapatılacak hale geleceğini ileri sürdüler. Diğer; Boğaz’ın kirletilmesi, doğanın yok edilmesi gibi etmenleri yazarak konuyu uzatmayayım.

    Tarihi meselelere hiç girmeyelim. Bugün gidip Londra’daki Thames, Paris’teki Seine Nehri üzerine köprü yapmaya bir kalkın bakalım.

    Biz sorunu hep günübirlik çözümlerle halledeceğimizi sanıyoruz.

    Sonuç? Birinci köprünün üzerinden 40 yıl geçti, bugünlerde Boğaziçi’ne 3’üncü köprü yapılmasını tartışıyoruz. 20 yıl, 40 yıl, 100 yıl sonra neyi tartışacağız? Kaçıncı köprüyü konuşacağız?

    Solcular karşı çıkmakta haklı değiller miydi?



    Niye köprü?



    Evet, solcuların Boğaz köprüsüne karşı çıkmalarının birden çok nedeni vardı.

    Bunlardan biri de, ülke kaynaklarının kullanımıyla ilgiliydi.

    prünün toplu taşıma yerine özel taşıtların rahat geçişi için yapıldığını iddia ediyorlardı.

    Haksız da değillerdi...


    ABD, Marshall yardımlarının en önemli koşullarından birisi de ulaşıma yani karayoluna yatırım yapılmasıydı.

    Türkiye, ABD’nin isteğini harfiyen yerine getirdi.

    Burada bir parantez açmalıyım:

    Bakınız 1950 yılına kadar yoksul Türkiye Cumhuriyeti’nin 9 bin 24 kilometre demiryolu vardı.

    Bugün ne kadar biliyor musunuz; 11 bin 4 kilometre!

    1950’den sonra topu topu 2 bin kilometreyi bile bulmayan demiryolu yapıldı.


    ABD’nin isteği üzerine Türkiye demiryolu değil karayolu yaptı. Hâlâ da yapıyor.

    Solcular demiryolu, toplu taşıma dedikçe, demiryolu komünistlerin, karayolları ise sağcıların simgesi haline getirildi!

    Ve mesele “takım tutar” hale getirildi. Ülke gerçekleri hiç göz önüne alınmadı. Doğru dürüst planlama yapılmadı.

    İşte bu noktada 68 Kuşağı’nın köprüye karşı çıkış gerekçesi aslında Türkiye’nin bugün yoğun olarak tartıştığı bir konuyla yakından ilgiliydi: Kürt açılımı.



    İstanbul’a köprü değil Hakkâri’ye okul yapılsın



    Geçtiğimiz hafta kaybettiğimiz usta yazar Demirtaş Ceyhun gibi aydınlar, Boğaz köprüsüne harcanan parayla, Güneydoğu’da okulsuz köy kalmayacağını ileri sürdüler. Sloganları “Boğaz’a değil Zap’a köprü” idi.

    Solcular meselenin ekonomik yönüyle de ilgiliydiler.

    Sadece İstanbul gibi metropoller değil, başta Güneydoğu olmak üzere ülkenin yoksul bölgeleri de kalkındırılmalıydı. Halbuki bölgeler arasında uçurum giderek açılıyordu.

    Bu talep aslında bugün tartıştığımız ‘Kürt açılımı’ydı.

    Aldınların Kürt sorununun temel nedenlerinden bir olarak gördüğü yoksulluğu ilk dile getiren de o yıllarda kurulan Türkiye İşçi Partisi’ydi.

    TİP, Kürt sorununu ele alıp somut öneriler getiren, “Doğu Mitingleri”nde talepleri dile getiren bir partiydi.

    Sonra ne oldu: Kürt açılımını dile getiren bu ilk parti, 12 Mart 1971 askeri darbesiyle kapatıldı. (Bugün bazıları çıkıp solcuların Kürt sorunuyla ilgilenmediklerini söyleyecek kadar tarih bilgisinden yoksunlar.) Neyse dönelim köprü meselesine...

    İstanbul’da köprüye hayır deyip, Hakkâri’de okul isteyen solcular kampanyalarını bir eylemle Türkiye’ye duyurdular.

    Zap Suyu’nun zapt edilemeyen suları üzerine köprü yapmak için kolları sıvadılar.

    İstanbul, Ankara ve İzmir üniversitelerinin mühendislik bölümlerinde okuyan öğrenciler Hakkâri’ye gittiler. O zorlu şartlarda Zap Suyu’na köprü yaptılar.

    Bu yerin seçilmesinin nedeni, Zap Suyu’nu aşıp okula gidemeyen öğrencilerin okuyabilmelerini sağlamaktı.


    Zap’a köprüyü kendi olanaklarıyla yapan devrimci öğrencilerin bir de sürprizleri vardı. Yaptıkları köprü Boğaziçi Köprüsü’nün prototipiydi!



    prünün başına ne geldi?



    Üniversite öğrencilerinin binlerce kilometre uzaklıktan gelip Zap’a köprü yapması Hakkâri köylülerini çok heyecanlandırdı.

    Yıllarca devletin sadece güvenlik güçlerini gören yöre halkı üniversite öğrencilerine kucak açtı. Lokmalarını paylaştılar.


    Gazeteler öğrencilerin köprü çalışmalarını hemen her gün okuyucularına duyurdular.

    Sonunda köprü yapımı bitti. Yapılan köprüye “Devrimci Gençlik Köprüsü” adı verildi. Hakkârililer bu adı pek kullanmadılar; onlara göre köprünün adı “Deniz Gezmiş Köprüsü” idi.

    İdealist devrimci gençlerin bin bir emekle yaptıkları köprünün başına sonra ne geldi biliyor musunuz?

    prü, 1999 yılında kimliği belirsiz kişiler tarafından havaya uçuruldu!

    Yani İstanbul’da köprüye evet diyenler Zap Suyu’nda köprü istemiyordu!




    Sorunun temeli



    Ne tesadüf değil mi?

    Türkiye’de bugünlerde Kürt açılımı ve Boğaziçi’ne yapılacak 3’üncü köprü tartışılıyor.

    Ne diyordu 68 Kuşağı: İstanbul’a köprü değil Hakkâri’ye okul yapın! Ülke kaynaklarını yurdun her köşesine dağıtın. Yoksulluğu ortadan kaldırın.

    Şimdi gelin yazımızın başına gidelim.

    Bodrum Torba’daki denizde yapılan tartışmaya dönelim: “68 Kuşağı Türkiye’ye zarar mı verdi?”

    Bakınız...

    Türkiye’nin en temel sorunlarından biri, köksüzlüktür.

    Kuşaklar arasında bilgi-tecrübe aktarımı yaşanamıyor. Hadi meseleyi Osmanlı dönemine kadar götürmeyelim, son yarım asra bakalım.

    Askeri darbeler bu mirası sürekli engelledi. Birikimli sol kadroların üzerinden buldozer gibi geçtiler. Böylece; 1950 kuşağı 68 kuşağına; 68 kuşağı, 70 kuşağına; 70 kuşağı
    80 kuşağına bilgi ve tecrübe aktarımı yapamadı.


    Her kuşak meseleyi kavramaya yeni baştan başladı. Bu durum birçok hatanın yapılmasına, yeni fikirlerin doğmasına engel oldu. Kaybeden Türkiye oldu.

    Bugün yaşadığımız düşünce kısırlığının özü budur. Politikadan kültürel hayata kadar her alanda görmeye başladığımız vasatlığın, yüzeyselliğin sebebi budur.

    Bu nedenle; gerek İstanbul’a 3’üncü köprüyü inşaya hazırlanan, gerekse Kürt açılımı yapmaya çalışan siyasi düşüncenin her iki olayda da meseleyi eline yüzüne bulaştırması, bilgi birikimi ve politik tecrübesinin olmamasındandır.

    “İstanbul’a köprü değil Hakkâri’ye okul yapın” mesajını bugün bile kavrayabilmiş görünmüyorlar.

    Hâlâ, elleri parçalanarak Zap Suyu’na köprü yapan solcuların, köprüye karşı olduklarını söyleyebiliyorlar.

    Hâlâ meseleyi “Tanzimat Fermanı-Islahat Fermanı”yla çözebileceklerini sanıyorlar.

    Temel sorunun ekonomik olduğunu görmek istemiyorlar. “Kürt sorununu ağalara, şeyhlere, şıhlara dayanarak, ‘din kardeşliğiyle’ çözemezsiniz” diye Hakkâri’ye gidip köprü kuran solcular için, hâlâ “Bunlar köprüye de karşıydı” diyebiliyorlar.

    Öyle sanmaya devam etsinler. Ve, yazsınlar üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla, solcular Boğaz’a köprü yapılmasına karşı çıkmaya devam ediyor!..


    Boğaziçi Köprüsü’ne 1970’te başlandı, üç yıl sonra bitirildi. İkinci köprü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne ise 1985 yılında başlandı, üç yıl sonra bitirilip trafiğe açıldı.

    Bugünlerde üçüncü köprünün tartışmasını yaşıyoruz. Bakalım, dördüncü, beşinci, onuncu, yirminci köprüler ne zaman yapılacak. Acaba Boğaz’ı tamamen asfaltla mı kapatsak?..

    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/...rid=218&gid=61
    Harran Ovasında Toros Yaylalarında Karadeniz Yaylalarında iki inek yetiştirmeyi beceremeyen adamlar maşallah ekranlarda yüzlerce sığır yetiştirdi.. Nihat GENÇ
    Yasama, yürütme, yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hâkimdir! (Jean-Jacques Rousseau)

    http://www.facebook.com/video/video....59027504130383

  2. #2
    N-BAYRAK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2007
    Mesajlar
    5,476
    Karizma Gücü
    6
    Tamam Soner..
    Nasılsa alışacaksın sende zamanla
    Kiminde bir neştere rehin vereceksin damarlarını
    Bazen de uykularını kurban edeceksin faili ben kabuslara
    ama alışacaksın...

    Güller yâre sevgi kanıtı; benim elimde papatya...

  3. #3
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE HARBİKIZ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2008
    Mesajlar
    3,420
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    haksız da değil yani...........




    HER LÄFA VERİLECEK CEVABIM VARDIR LÄKİN BEN ÖNCE LÄFA BAKARIM LÄF MI DİYE SONRA SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE........



  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    25-08-2009
    Mesajlar
    60
    Karizma Gücü
    0
    Evet, solcular, yani 68 Kuşağı Boğaziçi’ne köprü yapılmasına karşıydılar.
    sol zihniyet işte
    UTANMADAN BİR DE DİYOR Kİ
    Evet 68 kuşağı Boğaziçi köprüsüne karşıydılar
    İşleri güçleri yapılmasını protesto etmekti

    Hala ilkel hala demode
    prülere karşı çıkmak en büyük mücedeleleri
    Sanki demiryolu yapılınca insanlar son model arabalar almaktan vazgeçecekler
    İstanbulda ki milyonlarca otomobili vagonlarla mı taşıyacaksın
    Bugün 3.köprüye de karşılar
    Sanki 3. köprüyü yapmak METRO çalışmalarına engel

  5. #5
    ÇILGIN AT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-03-2009
    Mesajlar
    6,743
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    3. köprü tüm sorunları çözecek değilmi vereceği zarar kimin umrunda ....

    sadece elde edilecek rant önemli ....

    http://www.turkforum.net/1108652606-eseklestirilen-helikopter-necati-dogru.html
    Harran Ovasında Toros Yaylalarında Karadeniz Yaylalarında iki inek yetiştirmeyi beceremeyen adamlar maşallah ekranlarda yüzlerce sığır yetiştirdi.. Nihat GENÇ
    Yasama, yürütme, yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hâkimdir! (Jean-Jacques Rousseau)

    http://www.facebook.com/video/video....59027504130383

  6. #6
    N-BAYRAK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2007
    Mesajlar
    5,476
    Karizma Gücü
    6
    Petrole yatırım yapmayı teşvik etmemek lazım. Petrol bugün yatırım aracı oldu. Günde 10 defa el değiştiriyordu bir zamanlar bir varil petrol...

    Koca koca kamyonlar su mu yakıyor. Trenle, tren yoluyla ulaşım olursa bu kamyonlar ne yapacak...

    İşte bu durumda Amerika "petrol satmayı" düşünür, Türkiye "kamyoncusunun ekmek parasını"

    Sonra da müttefik oluruz.. Emperyalizmle...


    Ama ne idüğü belirsizsin dediği o değil, kafa değişmeli, bakış açısı... Bu kafayla olmaz diyor. Haklı da...
    Nasılsa alışacaksın sende zamanla
    Kiminde bir neştere rehin vereceksin damarlarını
    Bazen de uykularını kurban edeceksin faili ben kabuslara
    ama alışacaksın...

    Güller yâre sevgi kanıtı; benim elimde papatya...

  7. #7
    inmyplace adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-12-2005
    Mesajlar
    3,412
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı PORSOR tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    sol zihniyet işte
    UTANMADAN BİR DE DİYOR Kİ
    Evet 68 kuşağı Boğaziçi köprüsüne karşıydılar
    İşleri güçleri yapılmasını protesto etmekti

    Hala ilkel hala demode
    prülere karşı çıkmak en büyük mücedeleleri
    Sanki demiryolu yapılınca insanlar son model arabalar almaktan vazgeçecekler
    İstanbulda ki milyonlarca otomobili vagonlarla mı taşıyacaksın
    Bugün 3.köprüye de karşılar
    Sanki 3. köprüyü yapmak METRO çalışmalarına engel
    sonuç ortada. tarihin sağı solu olmaz. sonuçlar doğruyu yanlışı gösterir. cehaletin sınırı yok. Tüm metropollerde toplu taşımacılık genelde demiryolu ile yapılıyor. Hem de hızlı trenlerle. Güvenlik rahat ve dakik.

    Daha fazla köprü çözüm değil, ulaşım konusu şehirplanlamacıların işi olmalı rantçıların değil.

  8. #8
    ÇILGIN AT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-03-2009
    Mesajlar
    6,743
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    sehır planlamacıları 3. köpruye karsı cıkıyor ama basbakan dıretıyor nedense ?
    Harran Ovasında Toros Yaylalarında Karadeniz Yaylalarında iki inek yetiştirmeyi beceremeyen adamlar maşallah ekranlarda yüzlerce sığır yetiştirdi.. Nihat GENÇ
    Yasama, yürütme, yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hâkimdir! (Jean-Jacques Rousseau)

    http://www.facebook.com/video/video....59027504130383

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Çin’in de Kürt politikası değişiyor
    2006 Konuları bölümünde dana22 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 28.02.06, 07:46
  2. Yurtdışı oyları Kürt İttifakı’nın
    2005 Konuları bölümünde angel_nili tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 27.12.05, 08:56
  3. Onkelinx:’’Türkiye, Müslüman ülkeler ile köprü görevi üstlenebilir’’
    2005 Konuları bölümünde Pire tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 31.10.05, 09:06
  4. Kürt aydınlardan ‘af’ çağrısı
    2005 Konuları bölümünde beckenbauer tarafından açılmış
    Yanıt: 23
    Son Mesaj: 24.06.05, 22:36
  5. ‘Türkiye’ye karşı Kürt kozu’
    2005 Konuları bölümünde Xtreme-Power tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 15.04.05, 09:46

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •