Kürt açılımını anlatan Bakan’ın dün “işler yolunda” dediği saatlerde PKK’nın şehit ettiği

4 askerin cenazeleri kaldırılıyordu.

Aslına bakarsanız iş yolunda gitmiyor.

Çünkü bir aylık temaslarını anlatan İçişleri Bakanı Beşir Atalay henüz elde bir plan bulunmadığını ve hâlâ “ortak akıl” aradıklarını söylüyordu.

Bakan’a göre herkes terörün bitmesini istiyor.

Tek istisna PKK...

İktidar PKK’yı silâh bırakmaya ortak aklın razı edeceğine inanıyor.

Ama bir yandan da Abdullah Öcalan ikna edilmediği sürece terörün durmayacağını herkes biliyor ve söylüyor.

Çünkü kardeşi Osman Öcalan, onun hangi akla hizmet ettiğini açıklamıştı:

“Ağabeyim açılıma destek verir gibi görünüp sabote edecektir!”

Bölünme sözlerinden etkilenen milletin 30 Ağustos’ta tek yumruk hale geldiği bir ortamda PKK’nın dört askeri şehit etmesi alçak bir bozgunculuktur.

Alçağa ve alçaklığa endeksli bir barış arayışının zorluğu ortadadır.

Belki de bu elim olay, katilleri ve haydutları muhatap alan hiçbir arayışın barış getirmediği tecrübesini ortak aklımıza kazandıran bir ibret olacaktır; kim bilir...

Sınırsız hayaller

Bakan Atalay, ortak aklı temsil eden çözümde, ülkenin bölünmezliği ve milletin birliği konusunda en küçük bir tereddüt yaratılmayacağını, Kürtçenin seçmeli ders olabileceğini ama Kürtçe eğitimin tartışılmayacağını anlattı.

“Bunlar zaten kesin ilkeler, kimse bunları tartışmıyor” dedi.

Pardon ama Bakan emin olmasın.

Savcıların telefonlarını dinlettiği insanların yer aldığı cenahta gerçekten öyle bir niyet veya amaç yoktur ama açılımı desteklerken iktidar yandaşlığında aşırıya kaçanlar dikkatle izlenmelidir.

Onların desteği, apartmanın çatısına çıkmış adamı “Atla.. Atla” diye aşağıdan teşvik eden tipleri hatırlatıyor biraz!

İktidarın bu alanda yürüttüğü siyaset, aşırı beklentiler üretiyor.

Tedbirsizliğin yaratacağı hayal dünyası unutulmasın ki kısa zamanda hayaletlerin dolaştığı bir korku âlemine dönüşebilir.

Tabii ki hedef terör örgütüne silâh bıraktırmak olmalı. Ama bu amaçla katlanılacak fedakârlığın sınırları bellidir, daha kalın çizgilerle çizilmelidir.

Hepsi aynı değil

Dün İçişleri Bakanı “Açılımla ilgili olarak gündemimizde anayasa değişikliği yok” demiş ama anında DTP’den itiraz gelmiştir.

Parti lideri Ahmet Türk hükümetin mevcut anayasa ile Kürt açılımı yapamayacağını söylemiş, anayasanın “mutlaka değişmesini” istemiştir.

Ülkenin bütünlüğü üstüne ***** oynamak son zamanlarda siyasi cesaret diye övülüp özendirilir oldu.

Bu zamanda asıl ihtiyacımız olan şey demokratik açılımlara giderken Anayasa’da devletin “değiştirilemez” diye tarif edilen niteliklerini cesaretle savunmaktır.

Yapılan tüm araştırmalar bölgedeki Kürt kökenli vatandaşların dörtte üçünün (BİLGESAM anketi) kendilerini Türkiye Cumhuriyeti’ne ait hissettiklerini gösteriyor.

Geri kalan dörtte birin özlemi, terör örgütünün tehdidini arkasına aldığı için daha değerli değildir.

Bu gerçeği unutmak, önceki gün 5009’uncusunu verdiğimiz şehitlerin kutsal fedakârlıklarını inkâr olur.

Hükümet artık ortak aklı projelendirmeli ve ülkenin düşünen insanlarını mevcut olmayan bir planı tartışmanın gülünçlüğünden kurtarmalıdır.

Kaynak