• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
14 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Srebrenica <s>hakdin</s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    11,059
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10

    Bu sözleri Türkeş değil de Erdoğan söyleseydi! VİDEO

    Türkiye’nin en çok okunan haber sitelerinden Haber7.com’un Genel Yayın Yönetmeni Ünal Tanık ve Ülke TV’nin Genel Yayın Müdürü Hasan Öztürk, olayların medya ve kamuoyunda çok konuşulmayan ayrıntılarına parmak basıyor ve üzerinde hiç düşünülmeyen yönlerini göstermeye çalışıyor.

    Programda her hafta Türkiye’de ve dünyada yaşanan olaylar, neden-sonuç ilişkileri ve yerel -küresel perspektifleri ile değerlendirilecek. Olayların devinimi, değişimin hızı, iç ve dış odakların olaylara etkisi, tepkisi ve yakın gelecek öngörüleri ile çok farklı açılımlar Aslında Ne Oldu’da yer aldı.

    Ünal Tanık, geçmişte yayınlanan MHP'nin kurucu lideri Alparslan Türkeş'in Ermenistan ile ilişkileri geliştirmek adına ortaya koyduğu tavrı gündeme getirdi ve bu konuda var olan bir görüntüyü anlattı. 24. Şubat 1995'de Kanal 7'de yayınlanmış, programda Nazif Okumuş, Altemur Kılıç, Yaşar Duru var, İbrahim Sadri'nin sunduğu bir programdı. Programda Alparslan Türkeş, " Ermenistan'ın elektirik ve buğday ihtiyaçlarını da karşılarız. Kazakistan'dan gelecek boru hattı Türkmenistan tabii gaz boru hattı Ermenistan'dan geçecek, biz İpek yolunu canlandırmak istiyoruz. bundan da istifade edeceksiniz. Karadeniz'de bir limanı tahsis ederiz. Gittikçe ilişkiler gelişir bundan herkes yararlanır. " dedi.

    Programda bu gece Türkiye ile Ermenistan arasındaki yeni protokol ele alınırken MHP'nin kurucu lideri Alparslan Türkeş'in Ermenistan ile barış karşılığı buğday, elektrik, boru hatları ve karadenizde bir limanın Ermenistan'ın kullanımına verilmesi teklifiyle ilgili görüntülere yer yer verildi.

    Hasan Öztürk, Türkiye'nin Ermenistan ile görüşmelerinde Azerbaycan biranda kendisini dışlanmış gördü ve Türkiye'ye yönelik tavır aldı. Bunun üzerine Başbakan Erdoğan Azerbaycan'a giderek görüşmelerde bulundu ve Azeri yetkililer Türkiye'den istediklerini duyduklarını dile getirdi. Türkiye, Azerbaycan'ı üzmeyelim derken diğer taraftan Ermenilerin dünya üzerinde Türkiye'ye yönelik lobi faaliyetlerini önlemeye yönelik açılım yapma hamlesi sürüyordu. Türkiye, Azerbaycan'la görüşmelere ara verildiği izlenimi verildiği bir dönemde bir şekilde görüşmeleri sürdürdü ve bugünkü noktaya gelindi.

    Hasan Öztürk, İktidarlar eğer kendi meşruyetlerini savaş ve olağan üstü hal durumundan sağlıyorlarsa onu devam ettirmek için çaba sarfederler. İlham Aliyev, babası döneminden beri Ermenistan ile savaş hali politikasını sürdürmekte. Savaş hali sınırsız yetkilerle kendi etrafını da örerek devam ettirmekte. Ben korkarım ki Dağlık karabağdan peyder pey çekilmek niyetinde olan Ermenistan'ı Azerbaycan tahrik edebilir.

    Ünal Tanık, Dağlık karabağdan gelenlere Azeriler kaçkın diyorlar, Karabağ'dan Azerbaycan'a kaçanlar 15 yıldır hala tren vagonlarında yaşatılıyorlar. Azerbaycan yetkililer dağlık karabağdan gelenleri göstermemeye çalışıyorlar. Azeriler dış düşman olgusunu canlı tutarak kendi gücünü korumak telaşı içinde. Bu sadece Azerbaycan için de geçerli değil. Aynı durumdaki diğer ülkeler de kendi güçlerini sürdürebilmek için hep olağanüstü hali diri tuttular. Türkiye yıllarca Ermenistan'ı Suriye'yi İran'ı Yunanistan'ı yıllarca savaş hedefi olarak gördü. Rahmetli Türkeş, ateşkes olsun biz elektrik buğday ne lazımsa verelim gerekirse bir limanı açalım diyor. Türkeş bu görüşmelerin nasıl hazırlandığını anlatıyor. Türkeş kendisine gelen teklifle ilgili Demirel ile görüşüyor Türkeş daha sonra Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin ile görüşüyor ve iki ülke arasındaki son durum hakkında bilgi alıyor. Daha sonra Paris konsolosluğunda Ermenistan yetkilileri ile oturup konuşuyor. Bugün Türkeş'in takipçisi olan parti temsilcileri bırakın taviz veremeyi görüşmelere bile karşı çıkıyorlar. Oysa Türkeş, o dönemde görüşmelere çok sıcak bakıyor ve sorunun çözümüne yönelik çare arayışı içindeydi.

    DEMOKRATİK AÇILIM VE DTP'NİN TAVRI

    Hasan Öztürk, Bakan Atalay'ın düzenlediği basın toplantısında ortaya koyduğu çizgiler sonrasında DTP Kürtçe eğitim, yerel parlamento konfederasyon gibi tekliflerini dillendirmeye getirirken, bunun karşısında MHP, artık karar verme noktasına gelinmiştir gerekirse dağa çıkalım tavrını sergilemiştir. MHP, Lozan'da Musul'un Irak'a bırakılması ile birlikte genel politika yerine bugün sadece Türkiye'nin içine sıkışmış bir milleti savunur hale geldi.

    DTP ise TBMM'nde temsil edilen bir grubu olan bir siyasi parti. Bu siyasi tuttu Diyarbakır'da bir miting yaptı Diyarbakır belediye başkanı en sağ duyulu konuşmayı yaptı. Oysa herkes benzer açıklamayı Ahmet Türk'ten beklerken Türk, PKK ve Öcalan'ın muhatap alınmasını istedi. Ben hep sürprizlere açık kişi olarak Osman Baydemir'i görürdüm. Baydemir bugün açıklamaları ile sürpriz yapan kişi oldu. Ahmet Türk'ün açıklamaları ne Güneydoğudakilerin lehine ne Kürtlerin ne bu milletin lehinedir. 30 Ağustos'ta yapılan gösteriyi herkes gördü. 60 sancak Ankara'ya dikildi ve büyük bir gövde gösterisi vardı. Devletin kabaran merhamet duygularını bu kadar çabuk törpülemenin alemi yok.

    Ünal Tanık, ben miting sonrasında görüştüğüm kişiler, DTP'nin İmralı'dan fırça yediğiği ve hükümetin dümen suyuna girdiği ithamları ile karşılaştıkları iddiaları ve mitinglerin atosferi ile ilgili bir durum olduğunu söylediler.

    Ünal Tanık, İbni Haldun'un 1300 yılında yazdığı Mukaddime kitabında o günün Anadolu'sunu anlatırken bölgede yerleşik toplumları anlatıyor. Eskişehir'den batı kısım için Osmanoğlulları olarak bahsederken bugün sözü edilen bazı bölgeler için de Kürtler tanımını kullanmıştı. Bugün bir kişiye yapılacak en büyük hakaret toplum içinde bir kişiyi yok saymaktır. Malesef devlet politikası yıllarca bunu yapmıştır. Osmanlı döneminde medreselerde Kürtçe eğitim veriliyor. İstanbul'daki okullarda bile Kürtçe eğitim verilmiş.

    Hasan Öztürk, Osmanlı döneminde Türklerin de Kürtlerin de kimsenin böyle bir meselesi yoktu. Türkler sadece şehit veren bir millet değildir. Osmanlı bunu sorun etmemişti. Ancak daha sonra kurulmuş bir devletin ulusu yoktu ve o ulus ortaya çıksın diye böyle bir yapılanmaya gittiler. Anadolu'daki Müslüman tebanın tümüne Türk denilerek sorun çözülebilirdi ama bu yapılamadı. Bugün bu memlekette olmaktan kıvanç duyan insanların olması gerekir bunun sağlanması için de insanların devletle barışması gerekir.

    PİM FACİASI

    Biz yaşanan bu süreç içinde geçtiğimiz günlerde bir provakasyon olur insanlar birbirine düşer diye endişe içindeyken bir el bombası patladı ve 4 askerimizi şehit verdik. Taraf gazetesi olayın aslını ortaya çıkardı ve teğmen pimi çekilmiş el bombasını ere veriyor ve er tüm çırpınışlarına rağmen komutanı insafa getiremiyor ve en sonunda çocuk bombayı düşürüyor ve 4 tane şehit. Bunun neresinden tutmak lazım. Bunlardan biri de asker 30 ağustos'ta dev bir gösteri yaptı. Ne kadar düzenli bir ordumuz var diye düşündük. Sivas'ı geçtikten sonra da böyle bir ordu ile karşılaşıyoruz. Gurur duymak istediğimiz bir orduda böyle bir görüntü olmamalı.

    Ünal Tanık, şehit olan askerlerden birinin babası askerlik şubesine gidiyor. Askerlik şubesi "Sen o gazetede yazılanlara mı inanıyorsun" diye cevap veriyor. Bu olay açığa çıktığı andan itibaren tutuklandığı açıklanıyor. Bu konu gazetede medyada yer almasaydı kaza denilerek üstü kapatılıp gidecekti. Meclis açıldığında mayın patlaması sonucu şehit olan 8 asker konusu gündemine gelecek , 30 Ağustos törenlerinde bir vurgu var Güçlü Ordu Güçlü Devlet, gelişmiş ülkelerin hiçbirinde böyle birşey yok. Bu gösteriyi Çin, Rusya Kuzey Kore yapıyor. Dünyada güç göstergesinde tek bir göstgerge vardır Ekonomi, Almanya, Japonya'nın ordusu yok ama geldikleri yer ortada. İkinci dünya savaşında İtalya İspanya kaybetmedi ama güçlü ordusu yok. Ben ordumuz güçlü olmasın demiyorum. Ama güçlü ordu vurgusunu kim yapıyor ona bakmak gerekiyor. Türkiye'de asker ancak şehit olunca önemli olduğu ortaya çıkıyor. Askerlik yapanlar kendilerine ne kadar değer verildiğini biliyor. Ordunun insana saygı eksenli mutlaka yeniden yapılanmaya gitmesi gerekiyor.

    Hasan Öztürk, denklemi güvenlik üzerine kurduğumuzda ABD'nin dünyanın en büyük savunma sanayi gücünü bünyesinde bulundurduğunu söyledi.


    K

    İlginç
    Faşist değilim.Lakin dün Van da PKK cenazelerinde Kürdistan diye nara atanlar.Bugün "İş makinelerini buraya gönderin,doktorları buraya gönderin,polis gelsin,mehmetçik bize yardım etsin.." diyenlere : İŞ MAKİNALARINI YAKTINIZ, DOKTORLARI ÖLDÜRDÜNÜZ,POLİSİ TAŞLADINIZ,MEHMETÇİĞİ ŞEHİT ETTİNİZ, EDENLERE YARDIM ETTİNİZ... Demekten kendimi alamıyorum..!

  2. #2
    Bertold adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-09-2008
    Mesajlar
    2,882
    Karizma Gücü
    4
    Ha Erdoğan ha Türkeş sonuçta hepsi aynı yolda
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ

    tam yüzyıl..
    tam yüzyıl oldu yüzünü görmeyeli
    gözlerin içimde durmayalı.
    NAZIM HİKMET RAN

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    Bu ne acizliktir.
    Başlamış bu dinci basın Ermenistan sırının açılması sürecini nasıl savunurum, nasıl demogoji yaparım diye.
    Ne rezil adam bunlar yahu.

    Ha Türkeş söylese idi bu dinciler yaygara koparırdı ama tayyip söylese sesleri çıkmaz hatta alkışlarla.
    Şehide KELLE lafını alkışladıkları gibi.

    Rezil herifler işte ne olacak.!!

  4. #4
    deniz006 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-03-2008
    Mesajlar
    2,271
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Bu iktidar yalamalarını anlamak cidden mümkün değil. Sanki Türkiye'de badem bıyıklı kendi ağababaları dışında herkes Ermenileri gördüğümüz yerde keselim falan diyor.

    Yazıda sözü edilen temaslar 90'lı yıllarda, Fransa'da bir dernek başkanı olan Samson Özararat'ın arabuluculuğyla yapılmış. O dönemki hükümetin, Demirel'in, dışişlerinin bilgisi dahilinde ve desteğiyle yürütülen temasların bir parçası olarak Türkeş de olaya dahil olmuş. Bireysel bir şey değil, devlet politikasına katkı niteliğinde.

    Detayları Can Dündar'ın bir yazısında birinci ağızdan yer alıyor.

    http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=2619

    Bugünkü durumla karşılaştırmak için kısaca bir alıntı yapayım.

    6 maddelik bir öneriler paketi:

    1) Azerbaycan ve Ermenistan arasında hemen ateşkes sağlanması,
    2) Ermeni askerlerinin Azeri topraklarından çekilmesi,
    3) Her iki tarafın bugünkü sınırlar içinde birbirini tanıması ve diplomatik ilişki tesisi,
    4) İç işlerine karışmadan ve toprak talebi olmaksızın temas,
    5) Laçin koridorunun açılması, gözlemci heyetinin güvencesi ve denetiminde bulunması,
    6) Karabağ sorununun ya daha sonraya ya da Minsk toplantısına bırakılarak meselenin ateşkes sonrası daha geniş zamanda ele alınması.
    Şimdi bir de 2009 yılındaki duruma bakalım ki, Hakdin benzeri tipler akılları erdiğince bir karşılaştırma yapsınlar.

    Protokol - Türkçe
    Protokol - İngilizce


    Ben anlıyorum ki, Türkiye 90'ların başında Ermenistan konusuna kendine güveni olan bir büyük ülke gibi bakıyormuş. Ermeni toplumuyla paylaşılan 1000 yıllık geçmişe karşı bakışta; Anadolu'nun geçmişine, ortak tarihe yakışır bir asalet varmış. Can Dündar'ın yazısında anlatılanları dikkatle okuyun, ne demek istediğimi anlayacaksınız.

    Demek ki; o zamanlar dış politika konularına bugünkü gibi iktidarı elde tutabilmek amacıyla dış baskıları idare etmek çiğliğiyle yaklaşılmıyormuş. Orada başka, burada başka konuşmak gibi rezillikler yokmuş. Gündeme getir, tartıştır; sonra geri çek, 6 ay bekle, sonra yine gündeme getir, psikolojik savaş yürüt, kamuoyunu aptal yerine koy gibi iğrençlikler de yokmuş. İşler devlet ciddiyetiyle yürütülüyormuş.


    Güzel bir hatırlatma olmuş. Bu sayede Türkiye'nin 15-20 yılda nereden nereye geldiğini tekrar görebiliyoruz.

  5. #5
    N-BAYRAK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2007
    Mesajlar
    5,476
    Karizma Gücü
    6
    15-20 yılda Türkiye ve Azerbaycan perişan duruma geldi, Ermeniler aldı yürüdü. O yüzden biz böyle tavizler veriyoruz herhalde... Kaz mı gelecek bir yerden anlamıyorum.. Yoksa kazık mı gelicek...


    #4. mesaj bir yana, Alparslan Türkeş'in söylemesi ile Tayyib Erdoğan'ın söylemesi arasında dağlar kadar fark var. Tayyib Erdoğan'ı bir fikre, bir ideolojiye oturtmak mümkün değil, rüzgâr nerden eserse, milletin nabzı ne durumdaysa ona göre bir ideolojik tavırlara sokuyor kendisini... Alparslan Türkeş'in duruşu ise bellidir.
    Nasılsa alışacaksın sende zamanla
    Kiminde bir neştere rehin vereceksin damarlarını
    Bazen de uykularını kurban edeceksin faili ben kabuslara
    ama alışacaksın...

    Güller yâre sevgi kanıtı; benim elimde papatya...

  6. #6
    deniz006 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-03-2008
    Mesajlar
    2,271
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Şu anda Habertürk'te Ermenistan ile ilişkiler konusunda bir program var. Konuyla ilgilenenlerin izlemesini tavsiye ederim. O dönemlerde bizzat inisiyatif sahiplerinden birisi olan Prof. Dr. Mümtaz Soysal da programda konuk. 90'lardaki temaslardan, Türkeş'in de içinde bulunduğu çalışmalardan bahsediliyor.

    Demek ki neymiş; Türkiye'nin dış politika derinliği son 3-5 yılda iki badem bıyıklının açılım saçılım maskaralıklarından ibaret değilmiş.

  7. #7
    Sipahi_k adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-04-2008
    Mesajlar
    575
    Karizma Gücü
    5

    Papagan olma!

    Alıntı hakdin tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Türkiye’nin en çok okunan haber sitelerinden Haber7.com’un........

    İlginç
    Ama sen hic ilginc degilsin be birader.

    Haber 7'nin ne menen bir yayin oldugunu bilmeyen var mi?
    Istersen "malum fener"den baslayalim konusmaya.
    Hic utanmadan bir de propagandasini yapmaya cabaliyorsun!

    Ozgun bir fikrin varsa soyle.

    Kopyele... Yapistirla olmuyor bu isler.

    Arkadan da muthis bir yorum;

    "IlGINC"! diye.....

    Aman aman...... ne muthis bir yorum.!

    Acaip aydinlandik!

    Hele su gunler bir gecsin.
    Keser donsun, sap donsun.
    Bakalim solugunuz cikacak mi!
    Haci Bektas Veli
    Mecliste arif ol kelamı dinle
    El iki söylerse sen birin söyle
    Elinden geldikçe iyilik eyle
    Hatıra dokunup yıkıcı olma

    Karacaoglan

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    Hayır bi de komik olan hakdin aklınca(keza bu dinci kanal YEDİ de) burada tayyip'i yüceltip, Türkeşi karalamak istemiş "bakın geçmişte onlarda Ermeniler ile hede hödö yaptı" diye ama şu konuya bakınca geçmişte Ermeniler ile pazarlık yapmak isteyenler onurlu ve ülke menfaati çerçevesinde yapmışlar bu işi.
    Şimdikiler ise tam tersi ver-kurtul, omurgasız bir siyaset ile bu işi yapıp ülkenin onurunu ayaklar altına alıyorlar.

    Bi zihniyet bu kadar mı rezil eder kendini.
    Bu adamlarda hiç sorgulama ve düşünme sistemi yok mu yahu.

    +

    Bide hakdin kıyafet devriminden önceki fotoları avatarına koyup utanmadan "düşündürücü" demiş.
    Diyecek söz yok bu zihniyete.
    Sizlerde o düşünme kapasitesi olsa idi zaten böyle rezil ali cengiz oyunlarına gitmezdiniz.

  9. #9
    ๖ۣۜ♥(_ㅁㅔㄹㅞ"ㅁ_)๖ۣۜ♥ <span style='color: #808080'><span class='glow_9400D3'>(_KaLPSiZ_)</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-05-2007
    Mesajlar
    8,276
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    söylese- idi

    yapsa -idi

    verse- idi..


    bırak lagalugayı,demogojiyi..


    ülke menfaatleri düşünüp yorum yapan siyasetçiyle,ülke menfaatlerinden bi haber ülkeyi parsel parsel satan adamla kıyaslama da yaparmış..

    Fırsat verilseydi de;

    özelleştirme adı altında kurumları Türkeş satsa- idi..

    gelir kaynağı adı altında ülkenin önemli alanları Türkeş parsel parsel yabancılara satsa-idi..

    "açılım" adıyla açıkta kalan ar,namus,şeref,haysitetten yoksun olup "Kürt sorunu" ile PKK sorununu aynı görüp ite,köpeğe havlama fırsatını Türkeş tanısa-idi..


    idi,idi idi vsvsvs..


    sen ve senin tayfan olan Haber 7 ekipi ne derdi?

    "Aferin mi?"


    eğer öyle ise "Erdoğan ve size" aferin derdim...,


    kuyruğunu kıstırmış kedi gibi nereye pati atacağınız şaşırdınız be..
    Hayatımda BİR' i yok....
    BİR'in de hayatım var...

    "İstanbul "Sen" Kokuyor..."
    Önüm,arkam,sağım,solum " O " be !

  10. #10
    deniz006 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-03-2008
    Mesajlar
    2,271
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Yani benim anlamadığım şey şu;

    Söyleyecek lafın yoksa, bir fikir alışverişine girmeyeceksen, tartışma yapamayacaksan bunları buraya kopyala yapıştır yapıyorsun da ne oluyor? "Cihat" falan mı yaptıklarını düşünüyor böyle tipler?

    Güldürmeyin adamı bu zavallı çabalarla. Forum işte, gel düşüncelerini yaz, farklı fikirler görürsen tartış falan. Tamamen kişisel şeyler yani bunlar. Hem bu kopyala yapıştırını burada kaç kişi okuyacak? 70 görüntüleme vardı, 3-4 tanesi benden. Toplasan 50 farklı kişi okuyacak mı meçhul. Neyin mücadelesini veriyorsunuz yahu?

    Şimdi baktım, kıytırık Haber7 sitesinde bile bu haber 100 bin görüntüleme yapmış.
    Bilemiyorum bazı kafalarda ampüller yanacak mı?

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Erdoğan: Tek sorumlu PKK değil
    SİYASET ve POLİTİKA ARENASI bölümünde Culinary tarafından açılmış
    Yanıt: 5
    Son Mesaj: 02.11.11, 15:12
  2. Başbuğ Alparslan Türkeş ve Hayatı
    2005 Konuları bölümünde bozkurt75 tarafından açılmış
    Yanıt: 9
    Son Mesaj: 21.03.06, 16:30
  3. AtatÜrk Ve TÜrkeŞ
    2005 Konuları bölümünde GöKBöRü tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 15.09.05, 16:08
  4. Esad’dan Erdoğan’a mesaj: Antalya’da değil Rize’de buluşalım
    2005 Konuları bölümünde KöprülüPaşa tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 22.07.05, 15:40
  5. Erdoğan: Biz tam üyelik için değil, müzakere için tarih bekliyoruz!!!
    2003 - 2004 Konuları bölümünde emosh-gs tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 21.07.04, 14:45

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •