• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    Uye FLoRa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2008
    Mesajlar
    11,292
    Karizma Gücü
    7

    Bataklık! Cüneyt Arcayürek

    Açılımı koordine etmekle görevli İçişleri Bakanı Beşir Atalay, anlattı, anlattı, anlattı ve… anaların gözyaşlarının akmaması, terörün sona ermesi için hükümetin bulduğu çözüm formülünü açıkladı:

    “…Silahlar susmalı!..”

    Hükümet görüşlerini sıraladı:

    “Öcalan kesinlikle muhatap değil. Af kavramını hiç düşünmedik. Açılım doğrultusunda anayasa değişikliği

    yok. Resmi dil ve eğitim Türkçedir.”

    Lakin; DTP silahların susmasına asla yanlı değil. Ancak ve ancak PKK’den sözde ateşkesi beş ay daha uzatmasını isteyeceğini açıklıyor.

    Silahlar geçici olarak susacak ve fakat, beş ay içinde dayatmalarına yeterli yanıt bulamadıklarını anladıkları anda PKK kan dökmeye devam edecek!

    Tabii DTP aklı evvellerinin bu manevrasını yutan olursa!

    ***

    DTP (PKK) ile anlaşmanın olanaksızlığını anlayabilmek için açıkladıkları isteklere bir göz atmak yeterli:

    Anayasada “İlk üç maddede yer alan ‘Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür, dili Türkçedir’ ” ifadesi ile…

    Anayasanın 42. maddesinde yer alan “Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına anadilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez” maddesi “Türkçenin dışındaki tüm diller anadil olarak okutulmalı” biçiminde değiştirilmedikçe…

    …66. maddedeki “Herkes Türk’tür” ifadesi “Herkes Türkiye vatandaşıdır” diye düzeltilmedikçe… DTP’ye (PKK) göre; açılıma açılım demek olanaksız.

    İstekleri doğrultusunda anayasadaki kimi maddelerin değiştirilmesine AKP’nin (RTE) yeşil ışık yakacağını sandılar.

    Tek başına iktidarda da olsa AKP (RTE); bu maddelerin değiştirilmesini ne sağlayacak ne de önayak olacak güçte…

    ***

    Beşir Atalay “Bölünme sendromundan kurtulalım. Üniter devlet yapısını sürekli gündeme getirmek özgüven eksikliğidir” diyor.

    Oysa bölünme kaygısının sürekli gündemde olmasını sağlayan hükümet.

    Üniter devlet üzerindeki tartışmalar, hükümetin açılım dedikten sonra ne yapacağını bilememesinden kaynaklanıyor.

    Açılım dediği gün ülkenin üniter devlet yapısına, bölünmez bütünlüğüne dokunulamayacağını, Türkçeden gayrı bir başka -etnik- dilde eğitim olamayacağını açıklasaydı bu hükümet; ne bölünme, ne ayrışma gündemde olacaktı.

    Hükümet yarattığı kaygıyı, kuşkuyu başkalarına ihale ederek gerçeğin üstünü örteceğini sanıyor ve tabii, aldanıyor.

    ***

    İçişleri Bakanı Atalay, hükümetin CHP ve MHP ile görüşme talebinin sürdüğünü açıklıyor.

    Bu sözde iyi niyet, sözde barış, sözde muhalefetiyle iktidarıyla soruna çare arayacağını öne süren göstermelik açıklamanın sonuç vermesi; iki partinin AKP (RTE) ile bir araya gelmesi olanaklı mı?

    Elbette hayır! Ne değişti ki CHP ve MHP Başbakan’la görüşmeye gönüllü olsunlar?

    İki parti, hükümetin kimlerle görüşme yaptığını ve bu görüşmelerden çıkan sonuçları öğrenmeye hevesli değil.

    Atalay’ın not defteri Atalay’da kalsın: Bay RTE, açılım dediniz, dönüşü olmayan bir yola girdiğinizi söylediniz. Anaların artık gözyaşı dökmek istemediğini durmadan yinelediniz… velakin ortada saydıklarınızı “nasıl ortadan kaldıracağınıza” ilişkin tek bir somut sonuç yok!

    Öyleyse? Yarattığınız bu çaresizlik ortamında, çözümü öngören tek bir açıklama yapmadığınız dikkate alınırsa… Baykal ile Bahçeli sizinle neden konuşsunlar, ne konuşacaklar?

    Bu durum karşısında; kavgacı bir başbakandan barışsever, temel sorunlara muhalefetle diyalog kurarak ulusal çözüm arayan bir başbakan portresi çıkmasına neden alet olsunlar?

    ***

    Beşir Atalay açılımın adresini verdi: Türkiye Büyük Millet Meclisi!

    Kurallarına riayet edildiği sürece sorunların görüşüldüğü ve çare arandığı yer elbette TBMM…

    Fakaaat; TBMM’de açılım, ben söylerim olur kafasıyla çoğunluğuna dayanarak kimi olmazları olura çeviren bir anlayış ve kafa yapısındaki hükümetin hangi tasarısına, somut önerisine dayanarak görüşülecek?

    Hükümet açılım deyince, içeriğini öğrenmeden, nereye varacağını düşünmeden açılıma sevdalı kimilerinin gazına geldi.

    Kukumav kuşları gibi düşünceler içinde şimdi; açılımın içinden nasıl çıkacağını araştırıyor.

    Kendi rızasıyla öyle bir bataklığa düştü ki hükümet; konuştukça, bir şeyler açıklar gibi yaparak hiçbir şey açıklamadıkça… daha da batıyor.

    kaynak
    [COLOR="Red"][B][CENTER]CHP ye karşı hazımsızlığı olan Atatürk düşmanı&dinci&bölücü&yolsuz-hırsız&satılmış&kansız kesim ve
    kesimin ,ezberci şakşakçı destekçileri olan ,geri kafalar
    iyi izleyin!
    CHP nin yükselişini[/CENTER][/B][/COLOR]

  2. #2
    ANGELS* adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-10-2007
    Mesajlar
    2,146
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    canımm benimm paylaşım için çok teşekkür ederim

    çok doğru söylemiş,
    akp kendi eliyle kazdı kendi kuyusunu
    açılım açılım diyorlar ama bununla ilgili tek bir açıklama yok
    açılım nedir diyorsunuz cevap yok
    bu sadece göz boyama usulü vatanı bölmek istiyoruzun üstü kapalı söyleniş biçimi
    böyle giderse rte den daha çok çekeceğimiz var bir an önce defi bela olsada
    bu vatan kurtulsa rte ile bir şeyi daha iyi anladım içerideki düşmanlar dışarıdakilerden daha kötüymüş
    http://img690.imageshack.us/img690/8039/yeniresimd.gif

  3. #3
    ÇILGIN AT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-03-2009
    Mesajlar
    6,743
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    beşir atalay sadece hikaye anlatıyor ....

    oturup güya anlaşıp pazarlık yaptıkları ahmet türk denen hainin bugün tv de konuşmasının bir kısmını dinledim kulaklarıma inanamadım....

    hükümet bunlara bir cevap vermeli... kimle pazarlık yapıyorlar muhatapları eğerki dtp ise onların açıklamaları gayet açık ve net bir şekilde ortada ve mitinglerde yaptıkları konuşmalar nefret ve kin ekecek biçimden ne biçim bir barış isteğidir bu.... pkk gibi kanlı bir terör örgütünü kullanıp devlete şantaj yapmaya kimsenin hakkı yoktur ki bu insanlar meclisteyse durum dahada vahimdir....
    Harran Ovasında Toros Yaylalarında Karadeniz Yaylalarında iki inek yetiştirmeyi beceremeyen adamlar maşallah ekranlarda yüzlerce sığır yetiştirdi.. Nihat GENÇ
    Yasama, yürütme, yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hâkimdir! (Jean-Jacques Rousseau)

    http://www.facebook.com/video/video....59027504130383

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •