Açılımı koordine etmekle görevli İçişleri Bakanı Beşir Atalay, anlattı, anlattı, anlattı ve… anaların gözyaşlarının akmaması, terörün sona ermesi için hükümetin bulduğu çözüm formülünü açıkladı:
“…Silahlar susmalı!..”
Hükümet görüşlerini sıraladı:
“Öcalan kesinlikle muhatap değil. Af kavramını hiç düşünmedik. Açılım doğrultusunda anayasa değişikliği
yok. Resmi dil ve eğitim Türkçedir.”
Lakin; DTP silahların susmasına asla yanlı değil. Ancak ve ancak PKK’den sözde ateşkesi beş ay daha uzatmasını isteyeceğini açıklıyor.
Silahlar geçici olarak susacak ve fakat, beş ay içinde dayatmalarına yeterli yanıt bulamadıklarını anladıkları anda PKK kan dökmeye devam edecek!
Tabii DTP aklı evvellerinin bu manevrasını yutan olursa!
***
DTP (PKK) ile anlaşmanın olanaksızlığını anlayabilmek için açıkladıkları isteklere bir göz atmak yeterli:
Anayasada “İlk üç maddede yer alan ‘Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür, dili Türkçedir’ ” ifadesi ile…
Anayasanın 42. maddesinde yer alan “Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına anadilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez” maddesi “Türkçenin dışındaki tüm diller anadil olarak okutulmalı” biçiminde değiştirilmedikçe…
…66. maddedeki “Herkes Türk’tür” ifadesi “Herkes Türkiye vatandaşıdır” diye düzeltilmedikçe… DTP’ye (PKK) göre; açılıma açılım demek olanaksız.
İstekleri doğrultusunda anayasadaki kimi maddelerin değiştirilmesine AKP’nin (RTE) yeşil ışık yakacağını sandılar.
Tek başına iktidarda da olsa AKP (RTE); bu maddelerin değiştirilmesini ne sağlayacak ne de önayak olacak güçte…
***
Beşir Atalay “Bölünme sendromundan kurtulalım. Üniter devlet yapısını sürekli gündeme getirmek özgüven eksikliğidir” diyor.
Oysa bölünme kaygısının sürekli gündemde olmasını sağlayan hükümet.
Üniter devlet üzerindeki tartışmalar, hükümetin açılım dedikten sonra ne yapacağını bilememesinden kaynaklanıyor.
Açılım dediği gün ülkenin üniter devlet yapısına, bölünmez bütünlüğüne dokunulamayacağını, Türkçeden gayrı bir başka -etnik- dilde eğitim olamayacağını açıklasaydı bu hükümet; ne bölünme, ne ayrışma gündemde olacaktı.
Hükümet yarattığı kaygıyı, kuşkuyu başkalarına ihale ederek gerçeğin üstünü örteceğini sanıyor ve tabii, aldanıyor.
***
İçişleri Bakanı Atalay, hükümetin CHP ve MHP ile görüşme talebinin sürdüğünü açıklıyor.
Bu sözde iyi niyet, sözde barış, sözde muhalefetiyle iktidarıyla soruna çare arayacağını öne süren göstermelik açıklamanın sonuç vermesi; iki partinin AKP (RTE) ile bir araya gelmesi olanaklı mı?
Elbette hayır! Ne değişti ki CHP ve MHP Başbakan’la görüşmeye gönüllü olsunlar?
İki parti, hükümetin kimlerle görüşme yaptığını ve bu görüşmelerden çıkan sonuçları öğrenmeye hevesli değil.
Atalay’ın not defteri Atalay’da kalsın: Bay RTE, açılım dediniz, dönüşü olmayan bir yola girdiğinizi söylediniz. Anaların artık gözyaşı dökmek istemediğini durmadan yinelediniz… velakin ortada saydıklarınızı “nasıl ortadan kaldıracağınıza” ilişkin tek bir somut sonuç yok!
Öyleyse? Yarattığınız bu çaresizlik ortamında, çözümü öngören tek bir açıklama yapmadığınız dikkate alınırsa… Baykal ile Bahçeli sizinle neden konuşsunlar, ne konuşacaklar?
Bu durum karşısında; kavgacı bir başbakandan barışsever, temel sorunlara muhalefetle diyalog kurarak ulusal çözüm arayan bir başbakan portresi çıkmasına neden alet olsunlar?
***
Beşir Atalay açılımın adresini verdi: Türkiye Büyük Millet Meclisi!
Kurallarına riayet edildiği sürece sorunların görüşüldüğü ve çare arandığı yer elbette TBMM…
Fakaaat; TBMM’de açılım, ben söylerim olur kafasıyla çoğunluğuna dayanarak kimi olmazları olura çeviren bir anlayış ve kafa yapısındaki hükümetin hangi tasarısına, somut önerisine dayanarak görüşülecek?
Hükümet açılım deyince, içeriğini öğrenmeden, nereye varacağını düşünmeden açılıma sevdalı kimilerinin gazına geldi.
Kukumav kuşları gibi düşünceler içinde şimdi; açılımın içinden nasıl çıkacağını araştırıyor.
Kendi rızasıyla öyle bir bataklığa düştü ki hükümet; konuştukça, bir şeyler açıklar gibi yaparak hiçbir şey açıklamadıkça… daha da batıyor.
kaynak


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



