Dün YÖK Başkanlığı’nın 5806 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Af Yasası’na dayanarak üniversitelere “sınavsız” yerleştirdiği 800 gençten söz etmiştim.
Bu öğrencilerin ortak özelliği 1995’ten sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve Polis Akademisi’ne bağlı yükseköğretim kurumlarından atılmış ya da ayrılmış olmalarıydı...
Atılma nedenleri de başarısızlık, disiplinsizlik ya da irticai faaliyetlere karışmış olmaktı.
Dünkü yazım, bazı öğrencilerin tepkisine neden oldu.
Bana ulaşan 7-8 öğrenci, askeri okullardan atılmadıklarını, kendi istekleriyle ayrıldıklarını; dolayısıyla yukarıda yazdığım nedenlerin kendileri için geçerli olmadığını söylüyordu...
Doğru:
Bu 800 öğrencinin arasında elbette kendi istekleriyle ve “tazminat” ödeyerek ayrılan gençler de var.
Bunlar, genellikle küçük yaşta aileleri tarafından istekleri dışında askeri okullara yönlendirilenler. Büyüyünce tavırlarını koymuşlar ve okullarını kendi istekleriyle bırakmışlar.
Yani; ailelerinin, kendilerine meslek dayatmasına karşı çıkmışlar.
İşin ilginci; şimdi ikinci kez bir “meslek” dayatmasıyla karşı karşıyalar ama buna tepki göstermiyorlar!
Çünkü YÖK; askeri okullardan ya da polis akademisinden ayrılan bu gençlere, gidecekleri okul için tercih yapma hakkı tanımıyor!
Kendilerine danışmayı bile çok görerek, onları bir fakülteye, dolayısıyla bir mesleğe yönlendiriyor!
***
YÖK Başkanlığı’na çağrıda bulunuyorum:
En kısa zamanda aşağıdaki soruları yanıtlayarak, kamuoyu vicdanını rahatlatmalısınız:
1) Askeri okullardan ya da Polis Akademisi’nden ayrılmayı ya da atılmayı ödüllendiren böyle bir düzenlemeye neden ihtiyaç duyuldu?
2) 1995’ten beri bu okullardan kaç kişi atıldı ya da ayrıldı; siz, uygulamanızdan yararlanan 800 öğrenciyi nasıl belirlediniz?
3) Bu öğrencilerin kimlikleri ve atılma ya da ayrılma gerekçeleri ne?
4) Aralarında “irticai faaliyet” nedeniyle atılan kaç öğrenci var?
5) Bunlar hangi fakültelere, hangi “kriter”e göre yerleştirildi?
6) Bu yerleştirmelerin, öğrencilerin görüşlerine başvurulmadan yapılması; anayasamızın “vatandaşların istedikleri alanda eğitim yapma hakkı” ilkesiyle çelişmiyor mu?
7) Bu öğrenciler arasında, annesi-babası siyasetçi, bürokrat, asker olan kaç kişi var?
***
Bu sorular yanıtlanmalı... Yoksa gencecik yüreklere düşen “kuşku” nun yaratacağı yıkımın hesabını kimse veremez!
*****
VALİ!
Hijyene ve dine uygun olmadığı” gerekçesiyle camilerdeki pisuvarları kaldırtma kararıyla gündeme gelen Ordu Valisi Ali Kaban merkeze çekilmiş...
Bu operasyonun bir “cezalandırma” olduğunu düşünenlere biraz beklemelerini ve Vali Bey’in kısa bir süre içinde “çok daha önemli bir koltuğa” atanması durumunda şaşırmamalarını öneririm...
Ne de olsa burası Türkiye!
*****
GÜNÜN SORUSU
YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz, HSYK üyesi Ali Suat Ertosun ve 4 Yargıtay üyesinden sonra dün de Danıştay 5. Daire Başkanı Salih Er’e, içinde “toz” bulunan bir zarf gönderilmiş. ABD’den!
Birilerinin yargıyı “toza bulamak” istemelerinin nedeni sizce ne olabilir?
*****
Dün kükreyen, bugün suspus olan aslanlar, nerelerdesiniz?
Genelkurmay Başkanlığı dün, yaklaşık bir ayımıza damgasını vuran “İrtica İle Mücadele Eylem Planı”nı hatırlattı.
İktidar dostu bir gazetenin ortaya attığı bu “sözde” belge, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin AKP ile Fethullah Gülen Örgütü’nü çökertmek için çalıştığını” iddia ediyordu.
Ne kadar iktidar yağcısı ve tarikat kölesi kalem varsa; bir ay boyunca bu belge üzerinden askeri yerden yere vurdu.
Sonra anlaşıldı ki; ortalıkta dolaşan şey, hiçbir resmi geçerliliği olmayan bir kâğıt parçası...
Kükreyen kalemler sustu, o kâğıt parçası üzerinden asmaya-kesmeye kalkışanlar toz oldu!
Ama bu işten kurtuluş bu kadar kolay olmamalı!
Haydi aslanlar, haydi kaplanlar; yazdıklarınızın, söylediklerinizin arkasında durun ve iddianızı ispatlayın...
İspatlayamazsanız ne mi olur?
Hiçbir şey olmaz...
Çünkü ne olduğunuz zaten belliydi; alt tarafı bu tescillenir!
http://haber.gazetevatan.com/haberde...ryid=4&wid=102


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla