• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    misafir <s><span style='color: #FF0000'>alpi1907</span></s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-11-2005
    Mesajlar
    27,766
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12

    Bakın, ne yaptınız...-Ahmet Altan

    Önceki gece Türkiye bir titredi.

    Ali Kırca’nın yönettiği Siyaset Meydanı programında 16 yaşında bir Kürt çocuğu, “Atatürk sizin için neyse Sayın Abdullah Öcalan da bizim için odur,” dedi.

    Böyle bir söz bir Türk televizyonunda ilk kez söyleniyordu.

    Türklerin nasıl bir şaşkınlık ve öfke duyduğunu tahmin etmek zor değil.

    Onların şaştığı söz, Güneydoğu’da neredeyse kimsenin tekrarlamaya bile gerek görmediği bir “gerçek” birçok Kürt genci için.

    Sen ülkenin bir bölgesinde yaşayan insanların neler hissettiğiyle, neler düşündüğüyle hiç ilgilenmezsen, bütün gazeteler Türklerin resmî görüşlerini tekrarlayıp sanki bütün ülke aynı görüşleri paylaşıyormuş gibi yayınlar yaparsa, gerçekle karşılaşınca böyle şaşkına dönersin.

    Türkler, bana sorarsanız asıl üzülecek meseleye değil de bambaşka meselelere üzüldüler, Atatürk’le bir “faninin” üstelik de Türk resmî literatüründe “bebek katili” ve “teröristbaşı” olarak nitelenen birinin kıyaslanması ve Öcalan’a “sayın” denmesi üzdü onları.

    Beni üzen ise daha başkaydı.

    Türkler daha kendi Atatürk tabularını kıramazken, Atatürk’ü “bir insan” olarak gösteren filmlere bile tahammül edemezken, Kürtlerin de Türkleri aynen taklit ederek kendilerine bir tabu bulup, bir “Atatürk” icat etmeleri üzücüydü bence.

    Kürtler, Türklerin seksen yıl önce yola çıktığı noktadan yola çıkacaklarsa uzun bir yol gidecekler demektir.

    Kendi “ırkıyla” çok övündüğü anlaşılan bu genç Kürt çocuğu, belki de içten içe kızdığı Türklere ne kadar benzediğinin farkında değildi.

    2009 yılında aynı topraklarda yaşayan iki ırk “kimin tabusu daha büyük” kavgası yaparsa, o toplum biraz zor gelişir.

    Binlerce yıl savaşsalar da, “tabulara tapınan” ortak anlayışla hiçbir yere varamazlar.

    “Tabunun” kim olduğunun çok önemi yok aslında, önemli olan bir tabuya tapınan toplum olmaktan kurtulacak gelişmişliğe ulaşmak.

    Beni üzen ikinci konu ise Kürt çocuğunun aklındaki “siz” “biz” ayrımının bu derece keskin olmasıydı.

    Aynı “tabu” gibi bu “siz” “biz” ayrımı da Türklerle Kürtleri çok benzeştiriyordu.

    Çünkü aynı programa katılan Türk çocukları da kesin bir “biz” inancıyla, “siz” olarak gördükleri Kürtlere saldırıyorlardı.

    Dokuz yaşında bir Türk çocuğu, “hastaneye gittiğinizde tabii Türkçe konuşacaksınız, size Kürtçe konuşan doktor mu bulacağız” diyordu.

    Henüz ilkokulda olan bir oğlancık Türk olduğu için daha şimdiden memleketin “efendileri” arasına girmiş, hastanelerde kimin nece konuşacağına karar vermişti.

    On bir yaşındaki bir Türk kızı da “Kandil’i bombalamanın” Kürt sorununu çözeceğini söylüyordu.

    Bunlar küçücük çocuklar, ırklarını boşverin, bunlar bizim çocuklarımız ve biz çocuklarımızı hastalandırıyoruz.

    Irkları farklı ama hastalıkları aynı.

    Aynı öfkeyi, aynı düşmanlığı paylaşıyorlar.

    Bu yaştaki çocukların içine böylesine bir “nefreti” yerleştirebilen bir toplum, geleceğinden ne bekler?

    O programa katılan çocukların yaşıtları, gelişmiş ülkelerde internetten, twitter’dan, filmlerden, kitaplardan, sinemalardan konuşuyorlar, kendilerine ait odalarda oturup video oyunları oynuyorlar.

    Bizim çocuklarımız ise savaştan, “önderlerinden”, düşmanlıktan konuşuyorlar.

    Birbirlerine, kendi “ırklarının” daha güçlü olduğunu kanıtlamaya çalışıyorlar.

    Bencil ihtiyarların “şoven” konuşmaları öldürücü bir mikrop gibi sızmış bu çocukların ruhuna.

    Bu çocuklar biraz daha büyüdüğünde, bugün dağlarda süren savaş kentlere, sokaklara iner, birbirlerini öldürürler.

    Gerçek bir iç savaş çıkar.

    Türkiye’nin geleceğinin böyle olmasını mı istiyorsunuz?

    Bu savaşı durdurmamanın, barışı sağlamamanın bu ülkeye maliyetinin nasıl korkunç olduğunu eğer o programı seyrederken görmediyseniz, hiç görmeyeceksiniz ve kendi ülkenizi kanlı bir karmaşaya, bir yokoluşa sürükleyeceksiniz demektir.

    Bu savaşı durdurun.

    Bu çocukları kurtarın.

    Bu ülkeyi kurtarın.

    Kin dolu çocukları iyileştirip onlara güzel ve mutlu bir hayat vermek elimizdeyken, kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen o bencil ve vicdansız ihtiyarlar için bütün bir ülkeyi, bütün bir gençliği yakacak mısınız?

    Bu çocuklar otuz yaşına geldiğinde, bugün politikacı, asker, gazeteci, yazar olarak Türkiye’ye yön vermeye çalışanların çoğu ölmüş olacak ama biz bu dünyadan ayrıldığımızda bu çocuklara miras olarak nefreti ve düşmanlığı bırakacağız eğer bir an önce barışı sağlamazsak.

    Çocuklarınıza bırakmak istediğiniz miras bu mu?

    Doğrusunu isterseniz, bu nefreti, bencilliği, kendi ölümünden sonra bile çocukların ölmesini sağlama arzusunu, gençliğe duyulan bu gizli öfkeyi tiksindirici buluyorum.

    Barışa çok acele kavuşmamız lazım.

    Biraz daha oyalanırsak, bu savaş delisi ihtiyarlar, çocukların tüm geleceğini yok edecekler.

    kaynak

    Kimsenin kürtlere karşı bir sorunu yokki.Pkk sorunu var sadece


    Kor cehalet cirkeflestirir insanlari !
    Suskunlugum asaletimdendir...
    Her lafa verecek bir cevabim var...
    Lakin bir lafa bakarim laf mi diye,
    Bir de soyleyene bakarim adam mi diye...
    Mevlana Celaleddin-i Rumii

  2. #2
    Uye ostrakismos adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-09-2007
    Mesajlar
    4,973
    Karizma Gücü
    5
    ALPİ şimdi bu senin hoşuna giden bir köşe yazısımı...
    [CENTER][B]
    [QUOTE]'' Her ağacın kurdu nasıl özünden gelirse, köpek de kurdun çürük yanlarından doğup gelişir. Köpek haindir ve karın tokluğuna satın alınmıştır. Zayıf olandır k[COLOR="Red"]öpek, dönek olandır. Ama kendi soyuna karşı öyle bir yetiştirilir ki, kurdu gördüğünde ağzı cehennemleşir[/COLOR]. Kolaylıkla devşirilebildiği için de insanda en ağır aşağılama ve hakaret sözü yerine geçer.'' [/B][/QUOTE][/CENTER]

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Atatürk Kürt Olsaydı... ( Ahmet Altan )
    SİYASET ve POLİTİKA ARENASI bölümünde DJPascaL tarafından açılmış
    Yanıt: 111
    Son Mesaj: 30.09.11, 09:41
  2. Türk Milliyetçiliğini hiçe sayan birisi:Ahmet ALTAN
    2005 Konuları bölümünde MiLiTaN tarafından açılmış
    Yanıt: 12
    Son Mesaj: 05.12.05, 16:55

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •