Bu hafta emekli eğitimci Rahim Demirbaş’ın satırlarına yer verelim.. Bakınız Rahim Hoca, halkımıza nasıl tercüman oluyor...
“Behiç Bey, ben siyasetten anlamam. Bu ülkemize iyilik getirecek de kavrayamadığım bir şey mi var! Bilemiyorum. Yoksa bu açılımdan AKP oy yükseltmeyi mi umuyor? Öyle düşünüyorsa çok sığ ve yanlış düşünüyor. Eğer PKK bundan kazançlı çıkarsa bunu DTP (Çünkü PKK ile beraber hareket ediyor) ‘Sizler bizim sayemizde bu hakları kazandınız, biraz daha direnirsek daha çok hak kazanırsınız, onun için de bizi güçlendirin’ diyecek.. Benim büyük amcam bu ülke için şehit olmuş, dedem Çanakkale’de topçu çavuşu imiş. Bize Çanakkale savaşlarını topçu mevzilerinden gördüğü gibi detaylı anlatır,
‘Yavrularım, askerlik Peygamber ocağı, bir saat bile kaytarmam olmadı, orası hile götürmez’ derdi. Ben de kendi ülkem ve torunlarımın geleceği için endişeleniyorum.1 Eylülde gövde gösterisi yaptılar!.. Tüyü bitmedik çocukları bile karşı tarafta yer almaları için bilinçlendirmeye çalışıyorlar. Tabii ki bu hay huy arasında aç, çaresiz, işini kaybetmiş, dükkânını kapamış insanımızın da kendi derdini düşünmemesi sağlanıyor.
Ben bu yıl ormanda çalışan 3 kişinin ücretlerini verebilirim veya bir havuz daha yapmam gerekiyordu acaba bunun parasını temin edebilir miyim diye 200 dekar buğday ektim. Tonu 1100 liradan tohum, 2000 liradan gübre, 3000 liradan mazot aldım. 12300 lira su parası verdim. Kendi can sıkıntım hariç 16500 lira zararla kapattım. Çünkü 400 lira civarında buğday sattım. Ben bunları düşünüyorum. Çalışanımın ücretini verememenin ezikliğini duyuyorum. Götüren götürüyor. Belki bunlar Başbakanıma ve Cumhurbaşkanıma iletilmiyor. Anadolu yanıyor. Gelin bu insanımızı dinleyin. Kapıları açsınlar % 80 dışarı kaçacak. Derme çatma insanların oluşturduğu ABD’de yaşayanlar göğüslerini kabartarak ‘ben Amerikalıyım’ diyebiliyor da benim Amerika keşfedilmeden önce dünyanın en şerefli devletini kurup çağ açıp çağ kapatmış milletim, yine yedi düvele karşı koyarak kurduğumuz Türkiye Cumhuriyeti Devletinin nimetleri ile nimetlenenler neden Türkiyeliyim, burada yaşamaktan onur duyuyorum diyemiyor. Onun bunun telkinleriyle kısa günde kırk defa gündem değiştirip, insanlarımızın arasına ayrılık tohumları ekiliyor?”
Hoca söyleneceği söylemiş, fazla söze gerek yok!..
İki Yeniçağ...
Değerli okuyucu Sayın Tahir Sertkaya’ya teşekkür ederiz, bize destek için şöyle yazmış;
“Sayın Behiç bey, ben 50 yaşında SSK’dan emekli ama herhalde son nefesine kadar çalışmak mecburiyetinde olan T.C. vatandaşlarından sadece birisiyim.
Her gün 2 adet Yeniçağ gazetesi almaktayım. Bazen 3 de olabiliyor ama 2 adet kesin. Birini kendime ayırıyorum, hem iş yerimdeki arkadaşları aşılamak için(!) Akşam da evde okuyoruz, diğerini de yeni okur olsunlar diye tanıdıklara veriyorum.
Bu açıklamalarım, her gün bizlere ülkemin bizlerden saklanan gerçeklerini araştırıp, günümüzün tehdit şartlarında her şeyi göze alıp bizlere ulaştırdığınız için canı gönülden TEŞEKKÜR ETMEYİ kendisinde BORÇ KABUL eden okurunuz hakkında fikir sahibi olunuz diye.
Sizler yazdıkça bizler okumaya devam edeceğiz, sadece okumak değil kendi çevremizin gözündeki perdeyi de öğrendiklerimizle kaldırmaya gayret edeceğiz.”
İşte bu satırlar, biz bu gazete çalışanlarının aldıkları enerjinin kaynağıdır...
Antalya’da neler oluyor?!
Elimde Abdurrahman Bozdaş imzalı bir mektup var.. Mektubun içinde de Antalya Belediyesini ilgilendiren vahim iddialar... CHP’nin yönetimine geçen belediyeden yükselen sesler hoş değil.. Sayın Başkan’ın konuyu titizlikle araştırdığını umalım..
Mektup oldukça uzun.. Özetleyelim; “Desteğinize ihtiyacımız var!..” diye başlıyor... İşte devamı, “Düden Parkı, Antalya Lara bölgesinde ve Düden Şelalesi’nin denize döküldüğü yerdedir. Bu parkın işletmeciliğini bir önceki yerel yönetim döneminde aldık. Fakat yeni gelen yönetim daha gelir gelmez rüşvet ve zorla ortaklık talebinde bulundu ve biz de reddettik. Bunun üzerine önce elektrik ve suyumuzu kestiler ve ardından otoparkımızın bariyerlerini yıkarak çalışamaz hale getirdiler! Bizi dize getirdiklerini sanmış olacaklar ki, ortaklık taleplerindeki oranı yüzde altmışa çıkarttılar.”
Mektubun gerisi tahmin edilebilir... Bu konunun bir çıkar savaşı olmamasını dileriz..
kaynak
doğru söze ne denir ki.......


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla