• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    fenerizm adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-01-2006
    Mesajlar
    10,501
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9

    Onay Sözleşmeli öğretmen ile kadrolu öğretmen arasındaki farklar...

    1- Sözleşmeli öğretmemenin Özür Durumu hariç il içi ve il dışı tayin hakkı yoktur. Kadrolulara bu hak tanınmaktadır.

    2- Sözleşmeli öğretmenin ek dersinden SSK kesintisi yapılmaktadır. Kadrolularda böyle bir kesinti söz konusu değildir.

    3- Sözleşmeli öğretmenler idareci veya müfettiş olamazlar. Bu konuda herhangi bir düzenleme ve mevzuat yoktur. Kadroluların bu konuda herhangi bir sıkıntısı yoktur.

    4- Sözleşmeli öğretmenlerin hizmet puanları yoktur. Bu sebeple 1 yıl yada 20 yıl çalışmış olmalarının bir önemi yoktur.

    5- Sözleşmeli öğretmenlerin eş, çocuk, doğum yardımları yoktur. Fakat tüm bu haklar kadrolulara tanınmaktadır.

    6- Sözleşmeli öğretmenlerin maaşları her ilde farklılık göstermektedir. Bu konuda bir bütünlük sağlanamamıştır.

    7- Bazı illerde maaşlar sözleşmede yer aldığı gibi her ayın 15 inde yatmamaktadır. Ayın 23 ünü ve 24 ünü bulmaktadır.

    8- Sözleşmeli öğretmenlik hiçbir zemin hazırlanmadan, özlük hakları vb. hiçbir plan program yapılmadan, yönerge dahi hazırlanmadan hayata geçirilmiş ve sözleşmeli öğretmenler bu sebeple birçok sorunla ve de belirsizlikle karşı karşıya bırakılmıştır.

    9- Sözleşmeli öğretmeler de kadroluların almış oldukları Temel ve Hazırlayıcı eğitim kurslarını almalarına rağmen, kadroluların stajyerliği kalkarken, asalete geçerken bu eğitim sözleşmelilere Mesleki Eğitim adı altında verilmektedir. Herhangi bir şekilde asalete geçme söz konusu değildir.

    10- Kadrolularda kıdem ve kademe ilerleme varken, sözleşmelilerde göreve yeni başlayanla 25 senelik bir sözleşmeli öğretmen aynı maaşı alacaktır.

    11- Milli Eğitim Müdürleri, Yardımcıları, Şube müdürleri, Okul müdürleri ve hatta Bakanlık çalışanları dahi Sözleşmeli öğretmenlerin özlük hakları ile ilgili bir bilgiye sahip değillerdir. Her ilde ve her kurumda farklı uygulamalar söz konusudur.

    12- Sözleşmeli öğretmenler hakları olan konularda dahi idarecilerin bilgi eksikliğinden ötürü akla gelmedik onlarca sorunla ve problemle karşı karşıya kalmaktadır.

    13- Sözleşmeli öğretmen geleceğini göremediğinden gönül rahatlığı ile aile kuramamakta, bankalardan kredi kullanamamakta ve hatta sözleşmeli öğretmenlere kız dahi verilmemektedir.

    14- Sözleşmeli öğretmenler Kutsal ve Onurlu bir meslek olduğu halde göğsünü gere gere "ÖĞRETMENİM" diyememektedir. Bakanlık tarafından üvey evlat muamelesi görmektedir. İkinci sınıf insan muamelesi ile karşı karşıya kalmaktadırlar.

    15- Sözleşmeli öğretmenler görevli oldukları okullarda öğrencileri tarafından "Öğretmenim siz sözleşmeli misiniz? Siz geçici misiniz?" gibi sorularla rencide olmakta ve bu sorulara cevap vermekte zorluk çekmektedirler.

    16- Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri her yıl ocak ayında yenilenmektedir. Yani Sigorta dâhil her sene çıkış-giriş işlemi yapılmaktadır. Uzun süreli sözleşme yapılmamaktadır.

    17- Bazı illerde öğretmenlere dağıtılan banka promosyonları kadrolu öğretmenlere dağıtılıp sözleşmeli öğretmenler bu hakkın dışında bırakılmaktadırlar.

    18- Sözleşmeli öğretmenlerin maaşları Maliye Bakanlığı tarafından karşılandığından, Bakanlık ödenek sıkıntıyla karşılaştığında, personel sayısında tasarrufa gitmeyeceğinin garantisi var mıdır?

    19- Sözleşme metnimizin 13. maddesinin C bendi; (Taraflar, bir ay önce ihbar etmek şartıyla, sebep göstermeksizin sözleşmeyi her zaman feshedebilir). Bu madde ile Bakanlığın bu konudaki ciddiyeti, niyeti ve sözleşmeli öğretmenliğe yaklaşımı gözler önüne serilmektedir. Fakat bu maddeye yapılan hukuki itiraz neticesinde Danıştay tarafından bu maddenin yürütmesi durdurulmuştur.

    20- Sözleşmemizin 13. maddesinin D bendi; Personelin sözleşmesi, norm kadronun gerektiği öğretmen temin edildiğinde veya sözleşmeli personel ihtiyacının ortadan kalkması halinde sözleşmesi feshedilir. Bu Madde halen yasal olarak yürürlüğünü korumaktadır. Bu da iş garantisinin olmadığının resmi kanıtıdır.

    21- Sözleşmemizin 13. maddesini Ğ bendi; Eğitim ve öğretimin devam ettiği dönemde aralıksız iki aylık süre zarfında sözleşme ücreti karşılığı ders yükünün doldurulamaması durumunda sözleşmesi feshedilir. Bu madde halen yürürlüğünü korumaktadır. Bu da iş garantisinin olmadığının resmi kanıtıdır.

    22- Sözleşmemizin 17. maddesi; İş bu sözleşme ……/…/….tarihinden …/…./….. tarihine kadar geçerlidir. Yani her yıl sonunda görevimiz resmi olarak sona ermektedir.

    23- Sözleşmeli öğretmenler kadrolular gibi asker öğretmen olarak askerliklerini yapamamaktadırlar. Burada da bir ayrımcılık ve haksızlık söz konusudur.

    24- Hükümet geçtiğimiz aylarda 210 bin geçici işçiyi kadroya alarak sözleşmeli personel çalıştırma konusundaki kararlılığını bir kez daha göstermiştir. Ayrıca bu karar hükümetin Eğitimi tasarruf konusu haline getirdiğinin ve Eğitime verdiği önemin bir kanıtıdır.

    25- Sözleşmeli öğretmenler bir taraftan mesleklerini icra ederken bir taraftan da kadrolu olmak için yeniden KPSS sınavına hazırlanmaya zorunlu bırakılmışlardır. Fakat Sözleşmeli öğretmenler zaten Bakanlık tarafından KPSS puan üstünlüğüne göre atanmaktadırlar. Yani Kadrolularla atama yöntemi olarak aynı kıstaslara göre bakanlık tarafından atamaları yapılmaktadır. Bakanlık 10 bin kadrolu 10 bin sözleşmeli atayacağı yerde 20 bin kadrolu atamış olsa zaten sözleşmeliler KPSS den aldıkları puanla kadrolu olma hakkını elde etmiş olmaktadırlar. Dolayısı ile olası bir kadroya geçirme durumunda en ufak bir haksızlık söz konusu olmayacaktır.

    26- Sözleşmeli öğretmenle kadrolu öğretmenin ortak olan en önemli özelliği ise aynı şartlarda, aynı işi yapmalarıdır.

    Buradan Sayın Eski Bakanımız Hüseyin ÇELİK' e bir kez daha sesleniyorum. Her fırsatta sözleşmeli öğretmenle kadrolu öğretmen arasında fark olmadığını dile getiriyorsunuz. Bu yazdıklarımdan sonra da bu görüşünüzü savunmaya devam edecek misiniz? Ya önünüze konulan belgeleri okumadan imzalıyorsunuz ya da personeliniz size doğru bilgi vermiyor. İşte gerçekler.

    Milli Eğitim Yeni Bakanımız da bu sorunlarımızı çözmekte umarım duyarlı davranır. İki çözüm yolu var. Birincisi tüm sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi, İkincisi de sözleşmelilere iş güvencesi sağlanarak ve kadrolularla (sözde değil özde) aynı haklara tabi tutularak bu farklı uygulamaların, ikiliğin ortadan kaldırılması.

    Yorum: İkinci çözüm yoluna gidildiğinde sözleşmeli öğretmenle kadrolu öğretmen aynı haklara sahip olacaksa, isim olarak bu farkı ortaya koymanın ve sınıf ayrımı yapmanın anlamı nedir? Velilerin aklında soru işareti bırakmanın anlamı nedir?
    http://www.haber10.com/haber/86046/
    Son 2 yılda bu farklar arasında bir değişiklik oldu mu bilemiyorum.

  2. #2
    bree mevcut adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-01-2004
    Mesajlar
    12,090
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    11
    İlk zamanlar daha kötüydü. Heleki 4-C'li olanlardan asgari ücretten düşük maaş alanlar bile vardı.

    4-B'lilerde kesin olarak düzeltildiğini bildiğim ve genel olarak artık yaşanmayan sıkıntılar şunlar:

    6- Sözleşmeli öğretmenlerin maaşları her ilde farklılık göstermektedir. Bu konuda bir bütünlük sağlanamamıştır.

    8- Sözleşmeli öğretmenlik hiçbir zemin hazırlanmadan, özlük hakları vb. hiçbir plan program yapılmadan, yönerge dahi hazırlanmadan hayata geçirilmiş ve sözleşmeli öğretmenler bu sebeple birçok sorunla ve de belirsizlikle karşı karşıya bırakılmıştır.


    11- Milli Eğitim Müdürleri, Yardımcıları, Şube müdürleri, Okul müdürleri ve hatta Bakanlık çalışanları dahi Sözleşmeli öğretmenlerin özlük hakları ile ilgili bir bilgiye sahip değillerdir. Her ilde ve her kurumda farklı uygulamalar söz konusudur.

    12- Sözleşmeli öğretmenler hakları olan konularda dahi idarecilerin bilgi eksikliğinden ötürü akla gelmedik onlarca sorunla ve problemle karşı karşıya kalmaktadır.

    13- Sözleşmeli öğretmen geleceğini göremediğinden gönül rahatlığı ile aile kuramamakta, bankalardan kredi kullanamamakta ve hatta sözleşmeli öğretmenlere kız dahi verilmemektedir.

    14- Sözleşmeli öğretmenler Kutsal ve Onurlu bir meslek olduğu halde göğsünü gere gere "ÖĞRETMENİM" diyememektedir. Bakanlık tarafından üvey evlat muamelesi görmektedir. İkinci sınıf insan muamelesi ile karşı karşıya kalmaktadırlar.

    15- Sözleşmeli öğretmenler görevli oldukları okullarda öğrencileri tarafından "Öğretmenim siz sözleşmeli misiniz? Siz geçici misiniz?" gibi sorularla rencide olmakta ve bu sorulara cevap vermekte zorluk çekmektedirler.

    18- Sözleşmeli öğretmenlerin maaşları Maliye Bakanlığı tarafından karşılandığından, Bakanlık ödenek sıkıntıyla karşılaştığında, personel sayısında tasarrufa gitmeyeceğinin garantisi var mıdır?

    19- Sözleşme metnimizin 13. maddesinin C bendi; (Taraflar, bir ay önce ihbar etmek şartıyla, sebep göstermeksizin sözleşmeyi her zaman feshedebilir). Bu madde ile Bakanlığın bu konudaki ciddiyeti, niyeti ve sözleşmeli öğretmenliğe yaklaşımı gözler önüne serilmektedir. Fakat bu maddeye yapılan hukuki itiraz neticesinde Danıştay tarafından bu maddenin yürütmesi durdurulmuştur.

    20- Sözleşmemizin 13. maddesinin D bendi; Personelin sözleşmesi, norm kadronun gerektiği öğretmen temin edildiğinde veya sözleşmeli personel ihtiyacının ortadan kalkması halinde sözleşmesi feshedilir. Bu Madde halen yasal olarak yürürlüğünü korumaktadır. Bu da iş garantisinin olmadığının resmi kanıtıdır.

    21- Sözleşmemizin 13. maddesini Ğ bendi; Eğitim ve öğretimin devam ettiği dönemde aralıksız iki aylık süre zarfında sözleşme ücreti karşılığı ders yükünün doldurulamaması durumunda sözleşmesi feshedilir. Bu madde halen yürürlüğünü korumaktadır. Bu da iş garantisinin olmadığının resmi kanıtıdır.

    22- Sözleşmemizin 17. maddesi; İş bu sözleşme ……/…/….tarihinden …/…./….. tarihine kadar geçerlidir. Yani her yıl sonunda görevimiz resmi olarak sona ermektedir.
    Bu konularda sıkıntı yaşanmıyor artık sözleşmeliler. Ama bu demek değil ki sözleşmeli öğretmenlik doğrudur. Kesinlikle hayır. Türkiye sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına geçilmesinin tek sebebi devletin burdan tasarruf etme çabasıydı. İlk başlarda o yüzden çok daha kötüydü sözleşmelilerin şartları. Daha sonra her sene gelen tepkilerle biraz daha düzeltildi. Sonunda maddi açıdan hemen hemen bi farkı kalmadı sözleşmelilerin. Sadece özlük konusunda eksiklikleri mevcut genel olarak. Olay bu noktaya gelince de bakanlık sözleşmeli öğretmenliği yavaş yavaş bitireceğini açıkladı zaten. Maddi olarak ayni yükü getirdikten sonra bakanlığa bi faydası yok yani sözleşmeliliğin.

    Bu da Hüseyin Çelik ve ekibinin 5 yıllık süreçte bu sözleşmelilik işini nasıl ellerine yüzlerine bulaştırdığının bir göstergesidir. Olan bu süre içinde mağdur olan sözleşmeli öğretmenlere oldu.

    He bir de aynı öğretmeni önce sözleşmeli atayıp, daha sonraki atama döneminde kadrolu atadıktan sonra da "bu yıl xxx bin öğretmen atadık" yalanı yok mu. Halkın gözü bu kadar güzel boyanabilirdi. Mesela benim atandığım sene güya bakanlık 30.000 öğretmen atamıştı. Ama ben önce sözleşmeli atanıp daha sonraki dönem kadrolu atandığım için o 30.000 kişiden ikisi bendim

    "Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!"

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •