• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 7 1234567 SonSon
62 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0

    Parmak ızı mucızesı !!!

    KIYAMET SURESI (Diyanet tercumesi)

    3. İnsan, kendisinin kemiklerini biraraya toplayamayacağımızı mı sanır?

    4. Evet, bizim, onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter.

    5. Fakat insan önündekini (kıyameti) yalanlamak ister.

    KIYAMET SURESI (Elmali tercumesi)

    3 - İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanıyor?

    4 - Evet, bizim onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter.

    5 - Fakat insan günahı devam ettirmek ister.

    KIYAMET SURESI (Motorcu Adnan tercumesi)

    4- Evet; onun parmak uçlarını dahi derleyip-(yeniden) düzene koymaya güç yetirenleriz.

    Bakalim bu sizofren Motorcunun soyledigi gibi,bu ayet parmak izinden mi bahsediyor,yoksa baska bir anlami mi var?

    Butun ISLAM CAMIASI VE DIYANETIN kabul ettigi IMAM KURTUBI bu ayetlerin inis sebebi ile ilgili ne yazmis?Okuyun balkalim Kurana mucize yukleyen arkadaslar bu ayetin yazilis sebebi ile PARMAK IZININ bir alakasi var mi?

    Âyet-i kerime, Adiy b. Rabia hakkında inmiştir. Peygamber (sav)'a şöyle demiştir: Bana kıyamet gününün ne zaman gerçekleşeceğini ve onun duru*munun, halinin nasıl olacağını anlat! Peygamber (sav) ona bu durumu haber verince, şöyle dedi: Ey Muhammedi Bu söylediklerini bugün gözlerimle gö*recek olsam, senin sözünü doğrulamam ve ona iman etmem. Alla.li, gerçek*ten kemikleri bir araya mı getirecek? Bundan dolayı Peygamber (sav) şöyle derdi: "Allah'ım, benim kötü komşularını olan Adiy b. Rabia ile el-Ahnes b. Şerîk'in haklarından Sen gel" diye dua ederdi.

    Bunun, Allah'ın düşmanı Ebu Cchil'in ölümden sonra dirilişi inkâr etme*si üzerine indiği de söylenmiştir.

    "Kemikler"den süzedihnekle birlikte maksat kişinin bütün varlığıdır. Çünkü kemikler, insan hilkatinin kalıbını teşkil eder.

    Evet" burada vakıf hasendir (durmak güzeldir). Daha sonra; kadiriz" diye okumaya devam edilir,

    Sibeveyh dedi ki: Buyruk; Güç yelirenler olarak onları (ke*mikleri) biraraya getiririz, toplarız" anlamındadır. Buna göre "güç yeiiıenle-riz, kadiriz" buyruğu zikrettiğimiz takdire güre; hazfedilmiş fiildeki gizli fa*ilden hal olmaktadır. Anlamın; hayır, Biz kadirler olarak güç yetiririz, şeklin*de olduğu da söylenmiştir.

    el-Ferrâ dedi ki: "Kadiriz" anlamındaki lafız, "biraraya getirmeyeceğimi*zi" anlamındaki fiilin dışında bir fiilin anlamı gözönünde bulundurularak nas-bedilmiştir. Yani: Biz kadirler olarak, bun*dan daha fazlasına güç yetirir ve kudret sahibiyiz.' Yine el-Ferrâ şöyle de*miştir: Bunun lafzın tekrarı üzere nasbedilmesi de uygundur.

    Yani: Evet, Bizim kadirler olduğumuzu bilsin" demektir. Hazfedilen ifadenin olduğu da söylenmiştir ki; bu: Biz işin başında buna kadirler, idik" demek olur. Müşrikler de esasen bunu kabul etmişlerdi. (O halde ölümden sonra diriltmeye de kadir olmamızı ka*bul etmelidirler.)

    İbn Ebi Able ve İbn es-Semeyka ise; Evet... kadiriz" diye; Biz, kadiriz" gibi okumuşlardır.

    "Parmak uçlarını bile toplayıp, düzenlemeye" buyruğundaki; Arapçada "parmaklar'' demektir. Tekili de: C %\ı>) diye gelir. en-Nâbiğa şöy*le demiştir:

    "Oldukça yumuşak tenli, kınalı (bir el) ile ki; sanki parmakları Bu letafetten adeta yeni tomurcuklanmış ince, yumuşak bir ağacın ince bir dalı gibidir."

    Antere de şöyle demiştir:

    "Ölüm sanki ellerimin emrine itaat eder Parmak uçlarımı hîindüvânîye (Hind kılıcına) ulaştırdığım vakit,"

    Yüce Allah, "parmak uçları" ile diğer azalara dikkat çekmektedir. Aynı şekilde parmak uçları en küçük kemiklerdir. Bundan dolayı özellikle sözko-nusıı edilmişlerdir. el-Kutebl ve ez-Zeccâc şöyle demişlerdir; Onlar, yüce Al*lah'ın ölüleri diriltmeyeceğini ve kemikleri biraraya getirmeye kadir olmadı*ğını iddia ettiler. Yüce Allah da şöyle buyurdu: Hayır, Bizler küçüklükleri*ne rağmen küçük kemikleri dahi tekrar dirilteceğiz, onları dümdüz ve mü*kemmel hale gelinceye kadar birbirleri ile kaynaştıracağız. Buna muktedir olan, elbette büyük olanlarını bir araya getirmeye de daha muktedirdir.

    tbn Abbas ve genel olarak müfessirler şöyle demişlerdir: "Biz parmak uç*larını bile toplayıp düzenlemeye kadiriz." Yani el ve ayak parmaklarını, de*venin ayağı yahut eşşeğin toynağı ya da domuzun tırnağı gibi tek bir şeymiş gibi yapabiliriz. O vakit insan bunlarla hiçbir şey yapamaz. Fakat, Bizler par*maklarıyla istediğini alabilsin diye parmaklarını birbirinden ayırdık.

    el-Hasen şöyle derdi: O sana parmak da yarattı. Sen onları açıyor, onlar*la yakalıyorsun. Dileseydi onları biraraya getirir ve yerden ancak (parmak*sız) ellerin ile kendini koruyacak halde olurdun.

    Şöyle de açıklanmıştır: Biz, insanı hayvanlar şeklinde biie tekrar yaratma*ya kadiriz. Dünyada iken sahib olduğu suret üzere yaratamayacak mıyız? Bu da yüce Allah'ın: "Ve kimse engel olamaz Bize; yerinize benzerlerinizi geti*rip değiştirmek ve sizi bilemediğiniz bir şekilde yeniden yaratmak hususun*da." (el -Vakıa, 56/60-61)





    Bu arada hatirlatayim IMAM KURTUBI ben degilim..Onun hakkinda bilgi edinmek istiyorsaniz ,bu linkden faydalanabilirsiniz.
    http://www.turkansiklopedi.com/kultu...d-kurtubi.html

    saygilar.


    .

  2. #2
    zazza adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-03-2006
    Mesajlar
    426
    Karizma Gücü
    0
    öncelikle konularınızın bazılarında surelerin içinden bir kaç ayet yazıp aklınızca yalanlamaya çalışıyorsunuz, diyorumki ayetin indirildiği zamanki duruma bakılması lazım ama ne hikmetse sizden biriniz diyorki hani bütün insanlığa indirilmişti öyle şeymi olur o döneme nasıl bakarız. sonra çıkıp ayeti aklınızca yine yalanlamak için indirildiği dönemde içinde bulunulan durumu söz konusu yapıyorsunuz. yani herbiriniz birbirinizden bi haber aklınıza ne gelirse onu konuşuyorsunuz o anki duruma göre. birde güya kanıtlarınız var. ayrıca ayetlerin o dönemde içinde bulunulan duruma göre indirildiğini kendi ağzınızla söylüyorsunuz kaldıki o duruma göre inmiş ayetler bile olsa günümüzde parmak izinin önemini ve hikmetini yinede kanıtlamıştır. ama nerde sizde o anlayış.. kendi kendinizi yalanlıyorsunuz ama haberiniz bile yok, boşa kürek çekmek deyimini bi araştırın derim
    VATAN SANA CANIM FEDA...



    Güneşe çıplak gözle bakılmaz; isli camla bakılır. Esbab isli cam gibidir. Güneşi görmek için esbab camını alaşağı etmek gerekmiyor; onu düzgün kullanmayı becermek gerekiyor.


    Onlara anladıkları kadar söyleyin. (Hadis-i şerif)

  3. #3
    Kouga_Gennosuke adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-08-2007
    Mesajlar
    1,854
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı zazza tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    öncelikle konularınızın bazılarında surelerin içinden bir kaç ayet yazıp aklınızca yalanlamaya çalışıyorsunuz, diyorumki ayetin indirildiği zamanki duruma bakılması lazım ama ne hikmetse sizden biriniz diyorki hani bütün insanlığa indirilmişti öyle şeymi olur o döneme nasıl bakarız. Sonra çıkıp ayeti aklınızca yine yalanlamak için indirildiği dönemde içinde bulunulan durumu söz konusu yapıyorsunuz. Yani herbiriniz birbirinizden bi haber aklınıza ne gelirse onu konuşuyorsunuz o anki duruma göre. Birde güya kanıtlarınız var. Ayrıca ayetlerin o dönemde içinde bulunulan duruma göre indirildiğini kendi ağzınızla söylüyorsunuz kaldıki o duruma göre inmiş ayetler bile olsa günümüzde parmak izinin önemini ve hikmetini yinede kanıtlamıştır. Ama nerde sizde o anlayış.. Kendi kendinizi yalanlıyorsunuz ama haberiniz bile yok, boşa kürek çekmek deyimini bi araştırın derim

    yerinde olsam verilen aklı kapasitesi altında kullandığım için halime ağlardım..

    Sen burda yenisin, söylediklerini aştık onlar eskide kaldı 1400 sene öncesinde..
    Ben yer altı efsanesiyim yavru kuş adım gamlı baykuş
    Gagamla tokuş yaptırırım alayına alaskada buz gibi duş
    Şimdi kur düş seni düşmüşten beter eder kaf kef aklı berduş
    Bakışlar betuş bu dala konma budala kuş da nereye uçuşursan uçuş

  4. #4
    zazza adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-03-2006
    Mesajlar
    426
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Kouga_Gennosuke tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    yerinde olsam verilen aklı kapasitesi altında kullandığım için halime ağlardım..

    Sen burda yenisin, söylediklerini aştık onlar eskide kaldı 1400 sene öncesinde..
    aklımı kapasitesinin altında kullanıyor olmam, bazılarının hiç kullanamamasından daha iyi bir durum. ayrıca siz burda eski olduğunuzu sanıyorsunuzda ne oluyor ben çoğu yaratılmıştan bir farkınızı göremedim ve bunuda kanıtlarım, sizin gibi yalan dolan laflar atmam ortaya... kayıt tarihlerine ve açılan konulara bakarsan kim eski kim yeni görürsün, senin görememen normal görsen bu durumda olmazdın....
    VATAN SANA CANIM FEDA...



    Güneşe çıplak gözle bakılmaz; isli camla bakılır. Esbab isli cam gibidir. Güneşi görmek için esbab camını alaşağı etmek gerekmiyor; onu düzgün kullanmayı becermek gerekiyor.


    Onlara anladıkları kadar söyleyin. (Hadis-i şerif)

  5. #5
    hakan3140 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-08-2007
    Mesajlar
    363
    Karizma Gücü
    5
    elmalılı hamdi yazır kıyamet suresi 4. ayetini şöyle tefsir etmiş:


    4. "Evet" bu bir tasdik (onaylama) edatıdır. Şu kadar var ki bu, "neam, (evet), lâ (hayır) gibi değil, olumsuzluğu isbat suretiyle tasdik ve onay ifade eder. Mesela, "daha gelmedi mi?" şeklinde sorulan olumsuz bir soruya "evet" yahut "hayır" ile cevap verilse, "evet gelmedi, hayır gelmedi" denilmiş gibi olduğu halde, aynı soruya "belâ" ile cevap verildiği zaman "evet geldi" denilmiş olur. Onun için biz "belâ" kelimesini fiili söylemeden yalnız olarak terceme edemiyoruz. Burada "toplayamayacağımızı mı sanıyor?" sözüne karşılık "belâ" denilmesi, "evet toplarız" demektir.

    "Gücü yeten kişiler olarak." Bu kelime metinde bulunmayan ve "toplarız" şeklinde takdir edilen fiilin (Failinin) hâl ve durumunu bildirir. Mânâsı: "Evet, biz onun kemiklerini öyle bir araya getirir, derler toplarız ki, parmaklarını bile eski düzgün hallerine getirmeye gücümüz yeterek yani sade o iri kemiklerini değil, vücudun en ince oluşumuna varıncaya kadar hepsini, hatta gövdesinin, kol ve bacaklarının en ince uçları olan parmaklarını, uçlarındaki inceliklere varıncaya kadar tamamiyle düzeltmek şartıyla derleyip toplamaya gücümüz yeter.

    Parmak uçlarının yaratılışında bu suretle inceliğe işaret edilmiş olması zahirî (yüzeysel) ve basit bir şey değil, onların yaratılışında göründüğünden çok derin ve önemli incelikler bulunduğunu gösterir. Evvela insan en önemli işlerini elleriyle yapar, onun için el güç ve kudretin sembolü sayılır. "Şu iş onun elindedir", "elinden gelir", "eli dardır", "eli geniştir", "eli uzundur", "eli kısadır", "eli açıktır" ve "eli sıkıdır" gibi güç mânâsı ile ilgili olan ifadeler, ele nisbet edildiği kadar hiçbir uzva nisbet edilmemiştir denilebilir. Sonra elin bütün kıymeti ise parmaklardadır. El ile yapılan bütün işlerin parmakla ilgisi vardır. Onun için on parmağın diyeti, iki elin diyetine eşittir. "Filân işte onun parmağı var." sözü de parmağın etki ve güç alameti olduğunu anlatır. Parmakların bütün incelikleri de uçlarındadır. Parmaklarda ve parmak uçlarında öyle enteresan bir sanat ve öyle ince bir duyarlılık vardır ki anatominin ve doku biliminin incelikleri bile onu kavramaya yeterli olmaz. Dokunma duyusunun hemen hemen bütün incelikleri onlarda toplanmıştır. Kaba bir misal ile karanlık bir gecede mesela bir kiler veya bir dükkanda gezinirken elinizdeki bir baston ile şuraya buraya dürttükçe şu taş, şu toprak, şu tahta, şu un çuvalı, şu pirinç veya bulgur çuvalı, şu kahve veya fasulye çuvalı, şu şeker, şu kömür çuvalı diye birçok şeyleri ayırabilirsiniz ki bütün bunlar, bastondan gelebilen türlü titreşimlerin nevilerini parmaklarınızın sinir uçları ile aldığı duyum ağının incelikleridir. Bir taraftan silah gibi birçok şeylere direnip dayanan tırnakların sertliğiyle uygun kaslarının dayanıklı teşkilatı içinde böyle farklı zariflik ve incelikleri kapsayan ve büyük büyük çekiç ve külünk darbeleri ile yazı, nakış, resim, süsleme ve yazı taramaları gibi en ince çizgileri çizen ince ve zarif kalemleri, fırçaları, iğneleri yapma ve yönetmeye alet olan parmaklar ve uçları hemen hemen insanlardan meydana gelen işlerin en önemli bölümünün ortaya çıktığı yaratılış boğumlarıdır. Bunların tam olarak okunması bilinse, bir insanın her şeyini olmasa da pek çok özelliğini ifade ettikleri anlaşılır. Şu halde "parmaklarını bile düzeltmeye gücü yeterek" denilmesinde, "o insanın ellerinden çıkan iyi kötü bütün iş ve eserlerle beraber düzeltebiliriz" denilmek gibi derin bir mânâ vardır. Bunları yaratan elbette yine derleyip toplayabilir. Evet yüce Allah insanın bütün özelliklerini bir küçük hücrede toplayıp misal olarak gösterebilir. Nitekim kuyruk sokumundan bir zerre içinde bir insanın bütün özelliklerini toplar.

    kaynak:http://www.kuranikerim.com/telmalili/kiyamet.htm




    bilgilerinize sunarım saygılar
    hoşça bak zatına kim zübde-i âlemsin sen
    merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
    ŞEYH GALİP

    ey dil hele âlemde bir âdem yoğ imiş
    var ise de ehl-i dile mahrem yoğ imiş
    gam çekme hakikatte eğer ârif isen
    farz eyle ki el'an yine âlem yoğ imiş.
    NEF'İ

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Hakan kardesim,Elmali Hamdinin tefsirinden sen ne anladin lutfen..Yani bu ayetin aciklamasindan ALLAHIN insanlarin kimligini parmak uclarinda verdigini mi yazmis? Motorcu Adnan ve ekibi yillardir insanlari ,bu ayeti gostererek mucize varmis gibi kandiriyor.Halbu ki senin yayinladigin tefsirde de,benim yayinladigim tefsirdede,bu ayetin manasinin,insanlarin parmaklarinin ne kadar ,insanlara yardimci oldugudur,yani herseye dokunmamizi bu uzvumuzla gerceklestiririz.Ayrica bu ayette dikkat cekilen nokta,Allahin insanin en kucuk kemiginden bile toplayarak tekrar bir araya getirecegidir.
    Ama bak sahtekar HARUN YAHYA (nami diyar motorcu Adnan) bu ayetle nasil oynamis?


    Kuran'da, insanları ölümden sonra diriltmenin Allah için çok kolay olduğu anlatılırken, insanların özellikle parmak uçlarına dikkat çekilir:

    " Evet; onun parmak uçlarını dahi derleyip-(yeniden) düzene koymaya güç yetirenleriz. (Kıyamet Suresi, 4)

    Ayette parmak uçlarının vurgulanması, son derece hikmetlidir. Çünkü parmak izindeki şekiller ve detaylar, tamamen kişiye özeldir. Şu an dünya üzerinde yaşayan ve tarih boyunca yaşamış olan tüm insanların parmak izleri birbirinden farklıdır. Dahası, aynı DNA dizilimine sahip tek yumurta ikizleri dahi farklı parmak izine sahiptirler.
    Parmak izi doğumdan önce cenin üzerinde son şeklini alır ve kalıcı yara olması dışında ömür boyu sabit kalır. İşte bu nedenle parmak izi, herkese özel çok önemli bir "kimlik kartı" sayılmakta ve parmak izi bilimi ise insanlar tarafından yanılmaz kimlik tespit yöntemi olarak kullanılmaktadır.

    Ancak önemli olan, parmak izinin özelliğinin ancak 19. yüzyılın sonlarına doğru keşfedilmiş olmasıdır. Ondan önce, insanlar parmak izini hiçbir özelliği ve anlamı olmayan çizgiler olarak görmüştür. Fakat Kuran'da, o dönemde kimsenin dikkatini dahi çekmeyen parmak izleri vurgulanmakta ve bu izlerin ancak çağımızda fark edilen önemine dikkat çekilmektedir.
    http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr...il/Number/7748

    Bu ayetin tefsirlerinin neresinde PARMAK IZI lafi geciyor ve bunun bir mucize oldugu ve parmak izinin 1900 lu yillarda bulundugu ama Kuranin bunu 1400 sene ellev yazdigi nerede yaziyor veya siz bu tefsirlerin neresinden bunu anliyorsunuz?


    .

  7. #7
    hakan3140 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-08-2007
    Mesajlar
    363
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı barristor tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Hakan kardesim,Elmali Hamdinin tefsirinden sen ne anladin lutfen..Yani bu ayetin aciklamasindan ALLAHIN insanlarin kimligini parmak uclarinda verdigini mi yazmis? Motorcu Adnan ve ekibi yillardir insanlari ,bu ayeti gostererek mucize varmis gibi kandiriyor.Halbu ki senin yayinladigin tefsirde de,benim yayinladigim tefsirdede,bu ayetin manasinin,insanlarin parmaklarinin ne kadar ,insanlara yardimci oldugudur,yani herseye dokunmamizi bu uzvumuzla gerceklestiririz.Ayrica bu ayette dikkat cekilen nokta,Allahin insanin en kucuk kemiginden bile toplayarak tekrar bir araya getirecegidir.
    Ama bak sahtekar HARUN YAHYA (nami diyar motorcu Adnan) bu ayetle nasil oynamis?



    http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr...il/Number/7748

    Bu ayetin tefsirlerinin neresinde PARMAK IZI lafi geciyor ve bunun bir mucize oldugu ve parmak izinin 1900 lu yillarda bulundugu ama Kuranin bunu 1400 sene ellev yazdigi nerede yaziyor veya siz bu tefsirlerin neresinden bunu anliyorsunuz?


    .

    parmak izi mucizesini ilk kez ben burda okudum ve bu mucizeye inandığımı söyleyemem benim amacım birde bu tefisiri okuyalim bakalım ne diyor şeklindeydi ama mucize istiyorsak şu ayetin bigbang teorisine işaret ettiği söyleniyor onu araştırabiliriz

    Ve evreni(göğü) kuvvetimizle kurduk. Muhakkak ki onu genişletmekteyiz.
    Kuran 51-Zariyat Suresi-47

    tabi bu ayetten bu anlam çıkar mı bunuda buyrun tartışalım. saygılar
    hoşça bak zatına kim zübde-i âlemsin sen
    merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
    ŞEYH GALİP

    ey dil hele âlemde bir âdem yoğ imiş
    var ise de ehl-i dile mahrem yoğ imiş
    gam çekme hakikatte eğer ârif isen
    farz eyle ki el'an yine âlem yoğ imiş.
    NEF'İ

  8. #8
    Plex adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-07-2009
    Mesajlar
    139
    Karizma Gücü
    3
    Alıntı hakan3140 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    parmak izi mucizesini ilk kez ben burda okudum ve bu mucizeye inandığımı söyleyemem benim amacım birde bu tefisiri okuyalim bakalım ne diyor şeklindeydi ama mucize istiyorsak şu ayetin bigbang teorisine işaret ettiği söyleniyor onu araştırabiliriz

    Ve evreni(göğü) kuvvetimizle kurduk. Muhakkak ki onu genişletmekteyiz.
    Kuran 51-Zariyat Suresi-47

    tabi bu ayetten bu anlam çıkar mı bunuda buyrun tartışalım. saygılar

    Diyanet: Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter.


    Elmalılı Hamdi Yazır: Bir de Semaya bakın biz onu kuvvetle bina ettik ve şübhe yok ki biz çok vüs'a malikiz

    Elmalılı (sadeleştirilmiş): Bir de göğe bakın! Biz onu kuvvetle bina ettik ve şüphe yok ki Biz onu genişletmeye de malikiz.


    Başı örtü varmı yokmu gibi olacak bu muhabbette sanırım.

  9. #9
    hakan3140 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-08-2007
    Mesajlar
    363
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı Plex tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Diyanet: Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter.


    Elmalılı Hamdi Yazır: Bir de Semaya bakın biz onu kuvvetle bina ettik ve şübhe yok ki biz çok vüs'a malikiz

    Elmalılı (sadeleştirilmiş): Bir de göğe bakın! Biz onu kuvvetle bina ettik ve şüphe yok ki Biz onu genişletmeye de malikiz.


    Başı örtü varmı yokmu gibi olacak bu muhabbette sanırım.
    buyrun farklı meallerden:

    Ali Bulaç 47- Göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz.

    Diyanet Vakfı
    47. Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz.

    Edip Yüksel
    47. Göğü gücümüzle biz kurduk ve onu biz genişletmekteyiz.

    Elmalılı Hamdi Yazır
    47-Bir de göğe bakın Biz onu kuvvetle bina ettik ve şüphe yok ki Biz onu genişletmeye de malikiz.

    Süleyman Ateş
    47. Göğü sağlam yaptık, biz genişleticiyiz (kudretimiz geniştir, göğü öyle genişleten biziz).

    Yaşar Nuri Öztürk
    47 Göğe gelince, onu biz ellerimizle kurduk. Hiç kuşkusuz, biz, genişleticileriz.
    hoşça bak zatına kim zübde-i âlemsin sen
    merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
    ŞEYH GALİP

    ey dil hele âlemde bir âdem yoğ imiş
    var ise de ehl-i dile mahrem yoğ imiş
    gam çekme hakikatte eğer ârif isen
    farz eyle ki el'an yine âlem yoğ imiş.
    NEF'İ

  10. #10
    Plex adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-07-2009
    Mesajlar
    139
    Karizma Gücü
    3
    Alıntı hakan3140 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    buyrun farklı meallerden:

    Ali Bulaç 47- Göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz.

    Diyanet Vakfı
    47. Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz.

    Edip Yüksel
    47. Göğü gücümüzle biz kurduk ve onu biz genişletmekteyiz.

    Elmalılı Hamdi Yazır
    47-Bir de göğe bakın Biz onu kuvvetle bina ettik ve şüphe yok ki Biz onu genişletmeye de malikiz.

    Süleyman Ateş
    47. Göğü sağlam yaptık, biz genişleticiyiz (kudretimiz geniştir, göğü öyle genişleten biziz).

    Yaşar Nuri Öztürk
    47 Göğe gelince, onu biz ellerimizle kurduk. Hiç kuşkusuz, biz, genişleticileriz.
    Benim diyanetten verdiğimi uydurmuşlar öyleyse.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. On Parmak
    2008 Konuları bölümünde mbedir7 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 19.10.07, 12:18
  2. Kuran'in Matematİksel Mucİzesİ?
    2005 Konuları bölümünde bacanak tarafından açılmış
    Yanıt: 22
    Son Mesaj: 05.04.06, 10:48

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •