Ergenekon operasyonunda Balbay’a yönelik takip yapılırken Cumhuriyet’in Ankara Bürosu’nun santralının dinlendiği, haklarında dinleme kararı bulunmayan muhabirlerin görüşmelerinin de kaydedilerek, dosyaya konulduğu ortaya çıktı.
Ergenekon soruşturması kapsamında Cumhuriyet gazetesi Ankara Bürosu’nun santral telefonlarının da dinlendiği ortaya çıktı. Olay dünkü Cumhuriyet’te “Gazetemizi dinliyorlar” manşetiyle yer aldı. Davanın ek klasörlerinde yer alan dinleme kararlarına göre, 2. iddianamenin sanıklarından Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay’a yönelik teknik takipler kapsamında Balbay’ın iki cep telefonunun yanı sıra, Cumhuriyet Ankara bürosunun santral telefonları da dinlemeye alındı.
Haklarında herhangi bir dinleme kararı bulunmayan çalışanlar arasında yer alan iki muhabirin haber kaynaklarıyla yaptığı görüşmeler de dava dosyasına konuldu.
Hukukçular santral telefonunun dinlenemeyeceği ve bunun özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini bildirirken, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, “Bunun basın ve ifade özgürlüğünün yok sayılması” olduğunu söyledi.
Muhabirler de dinlendi
Soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 2. iddianameyle ilgili 17 ek klasörü daha mahkemeye gönderdi. Klasörlerdeki dinleme kararlarında göre, Balbay’ın cep telefonlarının yanı sıra Cumhuriyet’in Ankara Bürosu’nun santral telefonları da dinlendi.
Büroda görevli muhabirlerden Fırat Kozok’un RTÜK üyesi Şaban Sevinç’le, İlhan Taşçı’nın o dönem CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu’yla yaptığı görüşmeler de kayda alınarak klasörlere konuldu. Bu görüşmelerde Kozok, Sevinç’e RTÜK toplantısından sonra yapılan bir açıklamayla ilgili sorular yöneltiyor. Taşçı da Kılıçdaroğlu’ndan hazırladığı bir haberle ilgili teknik detaylar hakkında bilgi alıyor.
Suç duyurusu
Cumhuriyet’in avukatları, Adalet Bakanlığı’na başvurarak, dinleme kararı veren ve talep eden hakim ve savcılar hakkında suç duyurusunda bulundu. Dilekçede büro telefonlarının “Balbay’ın şahsi telefonuymuş gibi” dinlendiği belirtilerek, “Bu karar sonucunda gazetemizin, Ankara büromuzda çalışan gazetecilerin ve çalışanların tamamının görüşmeleri dinlenilmiş ve kayda alınmıştır. Bu durum açıkça yasanın ihlalidir” denildi.
Cumhuriyet avukatı Akın Atalay da şunları söyledi: “Bu basın özgürlüğü açısından çok büyük bir skandal. Bu karar dinlemeye alınan telefonun ulusal bir gazeteye ait genel bir telefon olduğu bilinerek verilmiş bir karardır. Bu gerçek amacın, o gazetede çalışan bütün gazetecilerin telefonlarının kayda alınması olduğunu gösteriyor. Karar hukuka aykırıdır. Gazetenin telefonlarının dinlenilmesini isteyen ve bu kararı veren yargı görevlilerinin sorumlulukları vardır. Cumhuriyet gazetesi bu sorumluluğun takipçisi olacaktır.”
Muhabir Taşçı’nın Kılıçdaroğlu’yla yaptığı ve dava dosyasına giren
konuşmasının bir bölümü şöyle:
İlhan T: Merhaba efendim,
Kemal K: Merhaba, nasılsınız?
İlhan T: Teşekkür ediyorum, kusura bakmayın, bu yoğunluğunuzda rahatsız ettik
Kemal K: Yok estağfurullah, estağfurullah
İlhan T: Öncelikle
Kemal K: Bombaları patlatıyorsunuz
(...)
İlhan T: Bu şey için rahatsız etmiştim, teknik de bişey rahatsız ettim ama
Kemal K: Estağfurullah
Hukuka aykırı, vahim durumAvukat Dr. Tuncer Özyavuz: “Dinleme kararı suç şüphesi bulunan şahıslar hakkında verilir. Bir kuruma ait genel telefonların dinlenmesi ve hakkında dinleme kararı olmayan kişilerin görüşmelerinin de kayda alınması hukuka aykırıdır. Hakkında dinleme kararı olan kişilerin suç konusuyla alakası olmayan görüşmelerinin bile dosyaya konulmaması gerekirken, hakkında dinleme kararı olmayan kişilerin, suçla alakasız konuşmalarının dava dosyasına girmesi çok daha vahim bir durumdur.”
Kararı alanlar suçlu Avukat Uğur Poyraz: “Tüzel kişiliklerin herhangi bir şekilde suç işlemesi teorik olarak da pratik olarak da mümkün değil. Suç, kişilere mahsus bir şeydir. Bu sebeple Cumhuriyet’in santral telefonlarının dinlenmesi talep edilemez, böyle bir karar da verilemez. Ancak ‘Cumhuriyet’te çalışan X şahsın X numaralarının dinlenmesini’ talep edebilirsiniz. Ayrıca, genel santraldan dağılan bütün telefonları dinleyip hakkında dinleme kararı olmayan kişilere ait bilgilerin alınması da suçtur. Bu kayıtların dosyaya konması daha vahimdir. O sebeple böyle bir dinleme kararının talebi ve verilmesi suçtur. Özel hayatın gizliliğini ihlal niteliğindedir.”
TGC: Hiç kimse güvende sayılamazGazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç: “Herkesin gerçekleri öğrenme hakkı ve bilgi edinme hakkını ihlal eden ‘gazete dinlenmesi’ aslında Türkiye’de yaşayan herkesin ifade özgürlüğü hakkının gaspıdır. Hiç kimse bu tür bir hukuka aykırılığı hukuk yoluyla veya suç soruşturması bahanesiyle açıklayamaz. Özgürlüklerin hiçe sayıldığı son nokta; basın özgürlüğünün yok edildiği ve hiçe sayıldığı noktadır. Basın özgürlüğü ve herkesin ifade özgürlüğü hukuk yoluyla korunur. Bu yüzden basın özgürlüğünü gizli dinlemeyle ortadan kaldıran zihniyetin hâkim olduğu bir toplumda hiç kimse güvende sayılamaz.”
ÇGD: Kabul edilemezÇağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Ahmet Abakay: “Çok şaşırmadım. Çünkü Türkiye’de bugünkü hükümetin düşünce ve basın özgürlüğü konusundaki ikiyüzlü tutumunu zaten biliyorduk. Ama bunun yargıya, hukuk sistemine bu denli yansıdığını görmek insanı şaşırtıyor. Bu durum sadece basın özgürlüğünün değil temel insan haklarının da ihlalidir, bu suçtur, kabul edilemez bir durumdur. Yetkili makamlara suç duyurusunda bulunuyorum.”
http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaber..._mf374978.Jpeg
Yasadışı olarak kaydedilen bir başka
konuşma da muhabir Fırat
Kozok’un görüşmesi.
http://www.milliyet.com.tr/default.a...icleID=1140211
´´´´´´
Ergenekon tertibinin her yerinden hukuk skandalı ve hukuksuzluk akıyor..
Değil Türkiye Dünya tarihinde bile böyle hukuksuzluk yaşanmamıştır.!!
Yakında tarih bu davadakileri çok ağır yargılacaktır.!!


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


