• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
12 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    25-10-2006
    Mesajlar
    10,900
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0

    Duyuru 'Eşkıyalık "Kürt meselesi" oldu'

    Bugün 'Kürt açılımı'nı savunan gazeteciler, bakın yıllar önce neler söylemiş...

    Habertürk gazetesinden Kutlu Esendemir, bugün demokratik açılım sürecinin en ateşli savunucusu gazetecilerin yıllar önce konuya nasıl yaklaştığını ele aldı.

    Kürt sorununun çözümüne yönelik pek çok konu geçmişte tartışmaya açılmış, ama medyanın ağır muhalefetiyle karşılaşmıştı. 5 Ağustos 1995 tarihinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından Prof. Dr. Doğu Ergil'e ve 21 Ocak 1997 tarihinde Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TUSİAD) tarafından Prof. Dr. Bülent Tanör'e hazırlatılan raporlar, kamuoyunda büyük fırtınalar koparmıştı. Bakın; bugün Demokratik Açılım Paketi'ne destek veren isimler o dönemde, ne yazmışlardı, şimdi ne yazıyorlar?

    HÜSEYİN GÜLERCE

    DÜN: Eşkıyalık "Kürt meselesi" oldu (10 Ağustos 1995 / Zaman)
    Güneydoğu'daki şekaveti (PKK eşkıyalığını) ısrarla "Kürt meselesi" diye ele alarak doğru çözüme varmak mümkün değildir. Güneydoğu meselesi o bölgenin, o bölge insanının değil, hepimizin meselesidir. Batı bu meselenin kaşıyıcısı, destekçisi, finansörüdür ama, içeride de bu meselenin istismarcısı ve goygoycusu kesimleri, mihrakları göz ardı edemeyiz.

    BUGÜN: Nedir Kürt sorunu? (7 Ağustos 2009 / Zaman)
    İttihat Terakki zihniyetini, Cumhuriyet'le de devam ettirmek isteyenlerin; Milli Mücadele'yi birlikte yaptığımız, bu milletin asli unsuru Kürt kardeşlerimizi, yok sayma, "Siz aslında Kürt değilsiniz, Türk'sünüz. Bırakın şimdi şu Kürt kimliğini" diyerek ve devleti hukuk dışı işlere alet ederek, asimile etme siyasetinin adıdır. Bu siyasetin uygulamalarında zulüm vardır, işkence vardır, horlama vardır, faili meçhul cinayetler vardır.
    AHMET SELİM

    DÜN: Bizim aydınlarımız (14 Ağustos 1995 / Zaman)

    Bizim aydınlarımız, düşünce ve çözüm değil, mesele ve dert üretiyor. Batıcılık üç safha geçirir; seçkincilik, solculuk, yozlaşmacılık. Şimdi her üç safha sarmaş dolaş!

    BUGÜN: Aydınlarımızın günahı (9 Ağustos 2009 / Zaman)
    Birileri, icapsız meseleleri besleyip kotarıp, Erdoğan'ın kucağına bırakıveriyor. Vefasına, delikanlılığına, demokratik sabrına hitap ederek yapıyorlar. Geçmişteki travmalarının etkisinden kurtula¬mayan bazı popüler aydınlar yapıyor bunu... Ve Sayın Erdoğan gerçekten çok, çok yoruluyor. Günahtır ama.
    NASUHİ GÜNGÖR

    DÜN: Kan deryasında yürüme yaftası (11 Ağustos 1995 / Yeni Şafak)

    Üniformalı, üniformasız, dağda veya karakollarda binlerce evladını yitiren ve onların ardında öfkeli milyonlar olduğunu göremeyen bir ülkenin, 15 yılda bu konuda bir tanecik rapor yayınlayıp onu da kırk tane şaibeyle ortaya çıkarmasına ne denebilir ki? Bu arada raporu
    hazırlayan Doğu Ergil'in aldığı paranın da 15 milyar olduğu söyleniyor. Ne fark eder ki. Şairin dediği gibi. "Basarak kan deryasına yürüyor onlar."

    BUGÜN: Akademisyenleri yaftalamak kolay (9 Eylül 2009 / Star Gazetesi)
    On binlerce insanımızı ve hesap edemeyeceği kadar maddi ve manevi kaynağımızı yitirdiğimiz bir dönemin sonuna mı geliyoruz? Şimdi şu sorunun cevabını arayalım. Akademisyenleri suçlayıp yaftalamak kolay. Peki Türkiye'de en ciddi temsil derinliğine sahip kuruluşların başında gelen TOBB'un mesajlarına ne diyeceksiniz? Onlar da mı yandaşlığın gereğini yapıyor?
    AHMET TAŞGETİREN

    DÜN: Bilimsel görüntülü belge (11 Ağustos 1995 / Yeni Şafak Gazetesi)

    Şimdi bu rapor, Kürt nüfusun niteliği üzerine "bilimsel" görüntülü bir belge sunmuş olmakta, "özerklik ya da federasyon isteyen bir Kürt gerçeği"ni dünya kamuoyuna duyurmuş olmaktadır. Raporun püf noktası burasıdır. Yarın da asıl tartışma bu konu üzerine yapılacaktır.

    BUGÜN: Kolay olmayacak (8 Eylül 2009 / Bugün Gazetesi)
    İsmail Beşikçi Kürt meselesine, sistem sancısına en çok kafa yoran, bunun bedelini ödeyen insanlardan bi ri. Ne di yor? "Federasyon olsun, Kuzey Irak'ta nasıl Peşmergeler bölgesel yönetimin güvenlik gücü oldu ise PKK da bölgedeki federatif yapının güvenlik gücü olsun. "Öcalan'ın, "Kürtler'in kendilerine has savunma gücü olmalı" sözünün varacağı yerin bu olduğunu söylüyor. "Güney Kürdistan'daki yapı, zaman içinde ete kemiğe bürünecek olan bir siyasi statüdür. Bu statü, daha da gelişebilir ve ileride bağımsız bir devlet olabilir." Beşikçi, "Kürt sorununda önemli olan dış dinamiktir" tespitini yapıyor. Yanlış değil.
    HASAN KARAKAYA

    DÜN: Top (13 Ağustos 1995 / Vakit)

    TOBB raporu "TOP"a döndü. Gelen vuruyor, giden vuruyor.

    BUGÜN: Senden büyük Şeyh Said var (9 Eylül 2009 / Vakit)
    Nedir Öcalan'ın amacı; kendisini "Şeyh Said'in de üstünde" göstermek ve "tek lider benim" demek!.. Adama bakın!.. Neredeyse "Kürt tarihi"nin kendisiyle başladığını iddia edecek!..
    NAZLI ILICAK

    DÜN: Beş para etmez adamların katilleri (22 Ocak 1997 / Akşam)

    İt uğursuz, bir şeyler biliyormuş gibi ortaya çıkıyor, on parmağında on kara ona buna çamur atıyor. Bizim rating peşinde koşan şaşkın gazetecilerimiz de beş para etmez adamların katillerini or¬ta ya çıkaracağız derken devletimizin en güzide şahısları ve müesseseleri yıpratılıyor... Tabii, Özel Tim'e bu kadar saldırılır, devlet bu ölçüde yıpratılırsa, meydan ite uğursuza kalır.

    BUGÜN: Faili meçhuller araş tırılıyor (22 Ağustos 2009 / Sabah)
    "Paketin içeriği nedir, onu görelim, sonra konuşuruz" diyenleri anlamak mümkün değil. Paketten ziyade böyle bir iklimin doğmuş olması önemlidir. Faili meçhul cinayetler araştırılıyor; Kürtçe televizyon yayını çoktan başladı. Başbakan, birkaç cümle ile dahi olsa halka Kürtçe hitap etti. Cumhurbaşkanı, Güloymak İlçesi'nden bahsederken Norşin dedi. Erdoğan ile Ahmet Türk görüştü. Öcalan doğrudan muhatap alınmasa dahi, görüşleri sayfa sayfa gazetelerde yayımlanıyor. Adımlar çoktan atılmaya başlandı bile.
    FEHMİ KORU

    DÜN: Baştan hayal kırıklığı (22 Ocak 1997 / Yeni Şafak)

    TUSİAD, Marksizmin bütün cazibesini yitirdiği günümüzde, Marksist aydınların toplum projesini 'demokratik standart' biçiminde ülke gündemine dayayarak, paketin daha baştan hayal kırıklığıyla karşılanmasına sebep oldu.

    BUGÜN: Sırf AK Parti gerçekleştiriyor diye (26 Ağustos 2009 / Yeni Şafak)
    Gerçekleşsin diye yıllardır mürekkep tükettikleri bir konuyu, sırf AK Parti hükümeti eliyle gerçekleşiyor diye, baltalamak için ilk günden bu yana ellerinden geleni yapan bir kısım medyanın bildik silahşorları da seviniyordur herhalde... Hükümete düşen, onların zamansız sevinçlerini kursaklarında bırakmak olmalı.
    Gazete Vatan

    Bakalım yarın ne diyecekler.
    Bu mesaj en son " 17.09.09 " tarihinde saat 21:25 itibariyle Tuğrul tarafından düzenlenmiştir...

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    Bunların alayı yanar döner vaziyetteki satılık kalemler.
    O yüzden kaale almamak lazım.
    Sırf AKP yapıyor diye bunlar yakında açılım ayağına apo itine bile masum derler.

    Dün bugün demişken baştaki en büyük dün-bugün komedisi varken, yazarlara ne kalmış.

    Dün tayyip AB için HİRİSTİYAN BİRLİĞİ diyordu.
    Bugün İslam düşmanı PAPA heykeli önünde AB için imza atıyor.

  3. #3
    Radikal Genç adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-12-2008
    Mesajlar
    638
    Karizma Gücü
    4
    Şahısların süreç içerisinde fikir degiştirmeleri konuyu ırgalamaz.Ayrıca halkların kardeşligi adına fikirleri dönüşmüşse kendi adlarına karlı çıkmışlardır.

    Ülkemizdeki şu anlayışa mana veremiyorum.Çocukcasına "aaa söylediginin altında kaldı" gibi ortaokul çaglarında bırakılması gereken bir seviye(!)ile ülke sorunlarını konuşmak takdir edilir ki sonuç çıkarmıyor.Rakibin hatasını kollamak ugruna neleri teget geçiyorlar da farkında degiller
    "Yirminci Yüzyılı şekillendiren çok temel ve köklü düşünce akımları var. Bu akımları günümüz siyasetiyle bağlantılı olarak iki kampta toplarsak; birine Liberalizm, diğerine de Marksizm diyebiliriz. Çünkü dünya siyaseti esas iki kaynağını bu iki akımdan alıyor. Bugün liberal ve Marksist paradigma, Türk düşünce hayatını beslemiyor. O nedenle, ortalıkta zavallı bir seviyesizlik var. Cami, kendi inanç diktasını yıkacak olanlara "kâfir" diyor. Kışla, üç asırlık liberal düşünceye "liboş", Marksizme de "Rus uşağı" diyerek durumu idare etmeye çalışıyor.

    Canımın istediği alıntıya cevap veriyorum.Bu yüzden zahmet edip,tekrar tekrar kontrol etmenize gerek yok

  4. #4
    ULUSALCI adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-04-2009
    Mesajlar
    85
    Karizma Gücü
    4
    Bunların hepsinin bulundukları kabın şeklini alan yumuşakçalardan farkları yoktur.Omurgaları olmadığından hiç bir zaman dik duramazlar.

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    Ayrıca halkların kardeşligi adına
    Bak bu süperdi işte.

    Sen şuna teröristlerin kardeşliği desene.

  6. #6
    ÇILGIN AT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-03-2009
    Mesajlar
    6,743
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    kaypak insanları kaale almamak lazım bukalemun gibiler bulundukları ortamın rengini alıyorlar.....
    Harran Ovasında Toros Yaylalarında Karadeniz Yaylalarında iki inek yetiştirmeyi beceremeyen adamlar maşallah ekranlarda yüzlerce sığır yetiştirdi.. Nihat GENÇ
    Yasama, yürütme, yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hâkimdir! (Jean-Jacques Rousseau)

    http://www.facebook.com/video/video....59027504130383

  7. #7
    PasakLi_Kont adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-03-2008
    Mesajlar
    1,802
    Karizma Gücü
    5
    bu yazarların çizgisi ortalama aynıdır.

    ahmet taşgetirene saygım sonsuzdur. kamil insandır. içi dışı birdir. ahmet taşgetiren hala demokratik açılımla ilgili tereddütlerini paylaşıp, yazmaktadır.

    fakat hüseyin gülerce başta olmak üzere fehmi korudan pek hazzetmem.. pragmatis hatta oprütünisttirler.


    nasuhi göngürün duurmu farklı zira kuzey ırak ile ilgili en uzun soluklu araştırmları yapan bir isimdir. görüşlerini o araştırmala sırsaında değiştirmiş olabilir.
    Bizi yok edecekler şunlardır dedi Gandhi, “İlkesiz siyaset, vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik, bilgili ama karaktersiz insanlar, ahlâktan yoksun bir iş dünyası, insan sevgisini alt plana itmiş bilim, özveriden yoksun bir din anlayışı.

    Bugün kendini ifade edemeyenler bir gün mutlaka sinelerindeki heyecan ve ızdırabı çevrelerine duyuracak, şimdilerde hafakanlarla yutkunmalarına karşılık gelince sükûtun o en müessir şiirlerini inşad edeceklerdir -MFG-

    Bir ördek dedi ki: Hızır divanından bir ferman çıktı, bundan sonra bütün sular serbesttir. Timsah ona cevap verdi: Unutma ki benim için de serbesttir.

  8. #8
    Mazzy Star adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-01-2008
    Mesajlar
    184
    Karizma Gücü
    0
    NAZLI ILICAK

    DÜN: Beş para etmez adamların katilleri (22 Ocak 1997 / Akşam)
    İt uğursuz, bir şeyler biliyormuş gibi ortaya çıkıyor, on parmağında on kara ona buna çamur atıyor. Bizim rating peşinde koşan şaşkın gazetecilerimiz de beş para etmez adamların katillerini or¬ta ya çıkaracağız derken devletimizin en güzide şahısları ve müesseseleri yıpratılıyor... Tabii, Özel Tim'e bu kadar saldırılır, devlet bu ölçüde yıpratılırsa, meydan ite uğursuza kalır.

    BUGÜN: Faili meçhuller araş tırılıyor (22 Ağustos 2009 / Sabah)
    "Paketin içeriği nedir, onu görelim, sonra konuşuruz" diyenleri anlamak mümkün değil. Paketten ziyade böyle bir iklimin doğmuş olması önemlidir. Faili meçhul cinayetler araştırılıyor; Kürtçe televizyon yayını çoktan başladı. Başbakan, birkaç cümle ile dahi olsa halka Kürtçe hitap etti. Cumhurbaşkanı, Güloymak İlçesi'nden bahsederken Norşin dedi. Erdoğan ile Ahmet Türk görüştü. Öcalan doğrudan muhatap alınmasa dahi, görüşleri sayfa sayfa gazetelerde yayımlanıyor. Adımlar çoktan atılmaya başlandı bile.
    Ben bunu seçtim..Demek ki akşamdan sabaha bu tür değişikler normal.
    Bu mesaj en son " 17.09.09 " tarihinde saat 22:06 itibariyle Mazzy Star tarafından düzenlenmiştir...

  9. #9
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE HARBİKIZ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2008
    Mesajlar
    3,420
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    iki yüzlüler..........




    HER LÄFA VERİLECEK CEVABIM VARDIR LÄKİN BEN ÖNCE LÄFA BAKARIM LÄF MI DİYE SONRA SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE........



  10. #10
    kurtkanı41 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-05-2007
    Mesajlar
    4,156
    Karizma Gücü
    6
    Biz TÜRK Milleti kendimize olan güvenimizden dolayı, kin, nefret nedir bilmeyiz. Ve de biraz balık hafızalıyız vesselam.

    Başbakan efendi de, dün Yahudi camiayi, siyonist istilacılar, AB'yi sömürgeci zihniyet, ABD'yi katiller diye karalarken, bugün maslahatı bile teslim edecek deyim yerindeyse.

    Demem odur ki, TÜRK İLİNDE, AT İZİ İLE İT İZİ KARIŞMIŞ durumdadır!..



    .
    resimlerim VE AKP'li Tarikat Müridleri
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!...


    T.C. MADDE 66. – Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes TÜRK'dür!..





    "Tek din,tek dil,tek devlet,tek bayrak..."
    NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!


    Üç kuruşluk adama, beş kuruşluk değer verirsen, aradaki iki kuruşa seni satar!..


    http://img110.imageshack.us/img110/8708/ehitlerimizum7.gif

    Türk oğlu, Türk kızı
    Türklüğünü koru!..
    kurtkanı


    Ya Türkçe Konuş Ya Da Öğren!..

    bilgesu, asena, pusat

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Şu "bankamatik sanatçısı" meselesi :)
    2005 Konuları bölümünde timm_ tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 26.10.05, 03:24
  2. Barzani: "Bağımsız Kürt devleti kurulacak"....
    2005 Konuları bölümünde xBACARDIx tarafından açılmış
    Yanıt: 17
    Son Mesaj: 01.02.05, 04:12

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •