• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    Radikal Genç adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-12-2008
    Mesajlar
    638
    Karizma Gücü
    4

    Bölgede ziller yoksul çalacak!

    Bölgede yaşanan çatışmalı süreç sonucu yoğun göç alan Diyarbakır’da, 2009-2010 Eğitim ve Öğretim Yılı’nın başlamasıyla binlerce işsiz vatandaş, çocuklarını okula göndermek için iki kere düşünmek zorunda kalıyor.


    Bölgede yaşanan çatışmalı süreç sonucu yoğun göç alan Diyarbakır’da, 2009-2010 Eğitim ve Öğretim Yılı’nın başlamasıyla binlerce işsiz vatandaş, çocuklarını okula göndermek için iki kere düşünmek zorunda kalıyor. Çünkü bölgede anaokuluna başlamak 500 TL, ilköğretime başlamak 600 TL, liseye başlamak 700 TL, meslek liselerine başlamanın ücreti ise 800 TL’den başlıyor. Eğitim Sen Diyarbakır Şube Başkanı Abdullah Karahan, bir okula öğretmen atayarak, masa ile sıra koyarak eğitim sorunlarının çözülemeyeceğini kaydetti.
    Bölgenin eğitim ve öğretimde bir gerilik yaşadığını belirten Karahan, geçtiğimiz dönem Seviye Belirleme Sınavı ve Öğrenci Seçme Sınavı sonuçlarındaki başarısızlık oranına dikkat çekti. Eğitimdeki fırsat eşitsizliğine değinen Karahan, şunları kaydetti: “Okula yeni başlayacak bir çocuk, köyde mi başlayacak, Bağlar’da mı, Ofis’te mi ya da Sur’da mı başlayacak diye sıralandırmak gerekiyor. Çünkü okulun bulunduğu yere göre bile ekonomik koşullar veya oradaki fiziki koşullar değişkenlik gösteriyor. Bugün bir öğrencimizin kıyafetinden bile onun hangi aileden geldiğini anlarsınız. Fiskaya’da ya da Bağlar’da bir okula gittiğinizde ekonomik koşullarının ne olduğunu görürsünüz. Şimdi bunun yanında nerede başlarsa başlasın okula başlayanlar için büyük bir ekonomik maliyet gerekiyor.”
    ÖĞRETMEN ATAYARAK SORUN ÇÖZÜLMEZ
    Eğitime ayrılan bütçenin yetersiz olduğunu belirten ve hükümetin eğitim politikalarını eleştiren Karahan, “Son 3 yıldır devlet kitap verdiğini söylüyor. İktidar bununla övünüyor. Devlet okulu sadece defter, kitap, masa ve öğretmenden ibaret sanıyor. Bunun öyle olmadığını ve bu olamayacağını yıllarca söyledik. Bir yere bir sıra ve masa koyarak, sonra öğretmen atayarak eğitim sorunu çözülmez” diye konuştu. Bölgedeki çatışmalı ortamın da etkisiyle yaşanan göçle beraber eğitim sisteminin altüst olduğunu dile getiren Karahan, “Bugün en yoksul insanlarımız bile çocuğunu okula kaydederken bağış vermek zorunda bırakılıyor. ‘Bağış alınmıyor’ demek yetmiyor. Eğer siz ‘Kayıt sırasında ücret almıyoruz’ diyecekseniz, önce Okul Aile Birliği’ni feshedeceksiniz. Birçok okulumuzda Okul Aile Birliği tarafından okulun ihtiyaçları karşılanıyor” dedi.
    Bu yıl okula yeni başlayacaklar için yapılacak olan masraf oranlarına ilişkin araştırmalar hakkında bilgi veren Karahan, “Anaokuluna başlayacak bir çocuğun 500 TL’den aşağı masraf yapması mümkün değildir. İlköğretime 600, liseye 700 ve meslek liselerine başlamanın ücreti ise 800 TL’den başlıyor” dedi. Bu masrafların bölge vatandaşlarının içinde bulunduğu ekonomik duruma bakılarak göz önünde bulundurulması gerektiğini söyleyen Karahan, “Anayasa’da ‘İlköğretim zorunlu ve parasızdır’ deniliyor. Vatandaşlarımıza sesleniyorum: Eğer devletin anayasası ‘Eğitim parasızdır’ diyorsa bu parayı kesinlikle vermesinler. Milli Eğitim üzerinden ayrılan bütçe doğru kullanılırsa, yaşanan ekonomik sıkıntılar çözülür” diye konuştu.


    http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=58047


    Egitimsiz insanlar belki de 12 eylül kafasının en çok arzuladıgı şeylerden biridir.Okuyup-yazmayan,ana-baba ezberiyle konuşan nesillerin yaratacagı kaos ortamına en çok savaş yanlıları sevinir hale geldi.

    İnsanın egitilince neler başardıgı ortada.Gençlere onurlu bir şekilde egitim saglamak da devletin anayasaya dayalı olarak asli vazifesidir.Haberde de denilidigi gibi sadece kitap,defterikalemle egitim olmaz.Bagış adı altında insanların soyuldugu,verimsiz şartlarda bulunan birçok okul oldugu halde milli egitimin bu konu üzerine düşmemesi çözüm anlamında bir niyetlerinin olmadıgını gösterir.
    "Yirminci Yüzyılı şekillendiren çok temel ve köklü düşünce akımları var. Bu akımları günümüz siyasetiyle bağlantılı olarak iki kampta toplarsak; birine Liberalizm, diğerine de Marksizm diyebiliriz. Çünkü dünya siyaseti esas iki kaynağını bu iki akımdan alıyor. Bugün liberal ve Marksist paradigma, Türk düşünce hayatını beslemiyor. O nedenle, ortalıkta zavallı bir seviyesizlik var. Cami, kendi inanç diktasını yıkacak olanlara "kâfir" diyor. Kışla, üç asırlık liberal düşünceye "liboş", Marksizme de "Rus uşağı" diyerek durumu idare etmeye çalışıyor.

    Canımın istediği alıntıya cevap veriyorum.Bu yüzden zahmet edip,tekrar tekrar kontrol etmenize gerek yok

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    PKK'lı şerefsizler ve oradaki PKK'yı destekelyen ve alkış tutan hainler sürücüleri olduğu sürece o bölgede maalesef bu tablolar yaşanmaya devam edecektir.

    PKK denen ve onu destekleyen DTP gibi bölücüler ne zaman yok olur işte o zaman o bölgeye soluk gelmeye başlar.

  3. #3
    TF Bölüm Sorumlusu <span style='color: #006400'><span class='glow_FFA500'>_WOLF_</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-12-2007
    Mesajlar
    22,258
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Türkiyenin diğer bazı bölgelerindede ziller yoksul çalacak diyarbakıra has bişey değil.




    Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili..?..Biz, yaradanı görmeden sevmedik mi..?((MEVLANA))

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. DİKKAT! KARIMIZ Yakında Vatan Topragı Çalacak!
    2008 Konuları bölümünde eytisim03 tarafından açılmış
    Yanıt: 5
    Son Mesaj: 20.02.06, 19:09

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •