Kimi daha önce 3-4 kilo şeker alırken bu bayram yarım kilo alıyor, kimi 4 çocuğundan yalnızca birine bayramlık alabiliyor. Her bayramı kıt kanaat geçiren emekçiler, bu bayram kemerleri daha da sıkıyor.
Kimi daha önce 3-4 kilo şeker alırken bu bayram yarım kilo alıyor, kimi 4 çocuğundan yalnızca birine bayramlık alabiliyor. Her bayramı kıt kanaat geçiren emekçiler, bu bayram kemerleri daha da sıkıyor. Tahtakale sokaklarını dolduran yüzlerce kişi ise bakıyor, seçiyor, beğeniyor; ancak iş ödemeye gelince, fiyatlar önceki seneye göre pek artmasa da, cebinden para çıkmıyor.
Nebahat Uysal, çocuğuyla birlikte bayramlık bakıyor. Daha önce Tahtakale’de hiç bayram alışverişine çıkmayan Uysal, bunun nedenini ise “çok kalabalıktır diye” sözleriyle açıklıyor. Hem okul, hem de bayram alışverişi yapan Uysal, “Çok sakin, beklediğim gibi kalabalık değil. İnsanlar alışverişe çıkamıyor demek ki” diyor.
KIT KANAAT
Dursun Demirkıran emekli, bayramda misafirlerine ikram etmek için şeker seçiyor. Ucuzu da var şekerlerin, ama o mahcup olmamak için biraz daha pahalı olanından, hep aldığından alıyor. “Emekliyiz, belli miktarda para alırız. Bu paralar da kıt kanaat yetişir yetişmez, ayın sonuna doğru sıfırları tüketiriz, böyle idare ederiz” diyen Demirkıran, hayat pahalılığından yakınıyor. Hayatın parası olana ucuz, olmayana pahalı olduğuna dikkat çeken Demirkıran, şimdiki bayramlardan şikayet ediyor: “Eski bayramlar daha güzeldi, daha insancıldı. Herkes birbirinin evine giden, komşusuyla, eşiyle, dostuyla bayramlaşırdı. Şimdi insanlar birbirinden uzaklaştı.”
Emekli Hicabı Karcı ise her yıl 3-4 kilo aldığı şekerlerden bu yıl 250’şer gram alıyor. “Paramız yetmiyor, nerede yetecek!” diyen Karcı, ekonomik durumunu şöyle anlatıyor: “Hepsinden 250’şer gram, yarım kilo alıp gideceğiz. 3-4 kilodan, şimdi yarım kiloya düştük.”
‘BAYRAMLIKLARI TAM ALAMADIK’
Suzan Gezer, çocuklarıyla alışveriş yapıyor. “Maaşlar aksıyor, ekonomik olarak daha kötüyüz” diyen Gezer, yine de çocuklarına şeker, çekirdek, elbise almış, ama “Bayramlıklarını tam alamadık” diyor.
Aysel Coşkun, parasızlıktan, işsizlikten şikayet ediyor. “Önceki bayramlar daha iyiydi, hiç olmazsa çocuklar çalıştığında para alıyordu” diyen Coşkun, parasızken alışverişin zor olduğunu anlatıyor.
Şekerciler ise, satışların bayrama bir gün kala başladığına dikkat çekiyor. “Önceki yıllara göre daha az” diyen Süleyman Gökçe, nedenini ise ‘okul alışverişine’ bağlıyor.
Derviş Benli, “Bugün son gün, olursa olur, olmazsa olmaz. Fiyatlar düştü ama hiçbir hareketlilik yok” diyor.
http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=58121
Yıllarca enflasyonun altında ezilen maaşlar gitgide küçüldü.Enflasyon sözde azalıyor düşüyor.İşte enflasyonda baz alınan bazı ihtiyaçlar(gofret, cips, araç için lpg, kuru temizleme, kargo, cep telefonu ekipmanları, internet ücreti, at yarışı, sayısal loto, şans topu, epilasyon, kasko, gevrekler (corn flakes), kombi, kreş ücreti, ekmek arası yiyecek ve banka havalesi, filtresiz bafra sigarası yeni harman, samsun 216, krem şanti, pinpon topu).
Olay ne komik degil mi ? Daha sonra "enflasyon oranında zam" deniliyor.Enflasyonun nasıl ölçüldügünü az önce bahsettik.Alım gücü krizle beraber iyice daralan halkla dalga geçercesine "alın-verin ekonomiye can verin" diyorlar.Adamın cebinde ekmek alacak parası yok.Alım gücü zayıf.Daha neyi alıp verecek.Acaba vatandaş çocugunu bayramda harçlıksız bırakmak ister mi ? Bir baba için bundan daha kötü bir durum var mıdır ?


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla







