• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    sudenazlı.. <span style='color: #FF0000'>_NAZ_</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-03-2009
    Mesajlar
    3,951
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    'Tut beni ALLAH'ım, tut ki, edemem Sensiz...

    Kayıyorum, tökezliyorum, düşüyorum... Yolumu kaybediyorum dünya çıkmazdında..
    Yerim burası değil biliyorum, yine de kanıyorum...
    Yanıyorum
    Ey yerlerin ve göklerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi,
    ben'im Rabbim..
    Ellerimi Senden başka uzatacak kimsem yok, kime uzatsam açıkta kalıyor bir parçam,
    kime dönsem yüzümü yönler kayboluyor.
    İki adım sonrası yar, üç adım sonrası mechul.. Sana getirecek sokaklar çıkmaza dönüyor.
    ben girince;
    ben girince Sen
    gidiyor musun?


    Rabbim, çaresizliğimi bileli çok olmadı... Çok olmadı eşiğine kapanıp gözyaşı dökmeyi isteyeli.. Olmuyor ALLAH'ım..
    Bir şeyLer hep eksik
    kalıyor. Sana gelirken,
    Sana gelmekten başka yolum olmadığını bilerek,
    gelirken..
    Bir şeyler eksik..
    Güzergâhım engebeli..
    Issız..
    Düşsem
    tutan olmayacak.. Yorgun başımı dayasam bir dağa, üzerimden yol
    geçecek. Kimse görmeyecek beni Rabbim. Kimse kimsenin derdi değil,
    benim Rabbim Sensin.. Atarsan beni tutacak yok, bırakırsan düşerim...



    Ben..
    Cümlelere küçük harfle başlayıp, büyük harfle bitirmeyi marifet
    sanan zavallı..
    Oysa nokta koymayı bile bilmiyorken...
    Ve sadece
    lüzumsuz ne varsa, ne varsa zayi ettiren, yiyip bitiren ne varsa onu
    seçen.. Düşüp düşüp düşerken... Hep düşerken uslanmadan yine de
    düşmeyi tercih eden..
    Nefisperest...
    Ben...
    Uyandır beni rehavetimden.. Günhkârım, utanç içinde kızarıyor
    yanaklarım huzurunda.. Senden istemek ağır geliyor, ama başka kapım
    yok... Gidecek kimse yok, kalakalıyorum karanlıklarda...


    'ALLAH'ım...'


    Yaratan, rızık veren, yol gösteren... Rahmetini kimseden esirgemeyen
    Rabbim.. Düşe kalka kanamışken, yitmişken.. bitmişken.. Senin sözlerin
    yetişiyor imdadıma:


    ' Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var'


    Ama öyle ağır ki omuzlarım, öyle ağırlaşmış ki parmaklarım; ellerimi
    semâya döndüremiyorum... Ellerim kızarıyor.. Kalbim kanıyor.. Aciz,
    gafil, günahkar gözlerim utanıyor.. 'Ya beni istemezse..?' diye
    çırpınırken sözlrim.. Yine Sen yetişiyorsun imdâdıma.. Kimim var ki
    zaten, Senden başka..


    'Bana dua edin, icâbet edeyim'


    Sana, sana güvenerek geliyorum ALLAH'ım... 'Beni bırakma, uçurumlara..'


    'Tut ki... Edemem Sensiz'


    yer Senin, gök Senin.. ben Senin.. yollar Senin.. bana en yakın
    bildiklerim Senin.. Sen istemezsen kime giderim? Düşsem kim tutar
    elimden? Kim sarar yaralarımı?
    Rabbim gözyaşlarım kupkuru, ama yüreğim ıslak Rabbim..
    Ağlayamadığım
    için utanıyorum, günâhlarımı dökemediğim için.. Ağırlığımı taşıyamıyor
    güçsüz bedenim, belim bükük bu yüzden.. Sırtımda hata kamburum..
    Alnımda gaflet çizgileri.. Yüzüme bakılası değil...
    Ama senden başka kimim var benim? Kime giderim?...


    'Tut beni ALLAH'ım, tut ki, edemem Sensiz...

    alıntı..
    görelim mevla neyler,neylerse güzel eyler..

  2. #2
    _Aziz_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-08-2005
    Mesajlar
    1,380
    Karizma Gücü
    7
    Birkaç ay önce şarka giden devrelerim için Maltepe sahilde bir veda gecesi düzenlenmişti.Bu tip yerlere oldum olası gitmeyi sevmem ama işte mesele hatır gönül olunca kardeşlerimi kıramamış geceye bende iştirak etmiştim.Manzara,canlı müzik herşey gayet güzeldi.Eğlence tüm hızıyla devam ederken akşam namazı vakti geldi çattı.Cami mekana oldukça uzaktı.Yürüyerek gidilemeyecek mesafedeydi.Haliyle masa masa dolaşıp beni arabayla camiye götürecek birini aradım.Kimi:''Bugün de kılmayıver'' demiş,kimi eğlenceyi ve kimi de gelecek yemeği bahane ederek beni geri çevirmişti.Ben her daim, efendimizin (SAV) sözleri üzerine hiç kimseden birşey istemeyen sahabe efendimiz Hz. Sevban'ı örnek aldım.Bu yüzden insanlardan yardım istemek,benim için esaslı bir zulümdür.Yardım istemenin sonu da ne gariptir ki hep inkisar olmuştur.

    O akşam her adımımda Rabbime olan sevgimi zikrederek camiye doğru yol aldım.İnsanlara kızmadım,böyle buğulu gözlerle O'na yakın olmanın sevincini yaşadım.Camiye girdiğimde nur yüzlü bir şahsiyet karşıladı beni.Ve ''Namazı cemaatle kılabilir miyiz?'' diye sordu.Ne kadar ısrar ettiysem de imam olmadı.Namazı ben kıldırdım.Hızır mıydı acep? Kim bilir? Bu soru zihnimden geçtiği an üstad ile Arvasi hazretlerinin arasında geçen konuşma geldi aklıma.Üstad vapurda karşısına çıkan ve kendisini kurtarıcısı Arvasi hazretlerine yönlendiren şahsı yine Arvasi hazretlerine:''Acep Hızır mıydı?'' diye sormuş,o yüce veli sorusuna :''Her karşına çıkanı Hızır bil'' diye cevaplamıştı.O camideki şahsiyet nelere yüz çevirip Allah'a ibadete gelidiğimi biliyor muydu acaba?

    Rabbim bizleri yalnız kendisinden medet uman,duasında dünyalık istemeyen sevdiği kullarından eylesin.Bu güzel içli yakarışa binaen başımdan geçen bir hadiseyi anlatmak istedim,dilerim haddimi aşmamışımdır.Sağlıcakla.
    Kalpler yalnız Allah'ı anmakla huzur bulur.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •