Türkiye bir “söz” verdi, sözümü tutacağım diye, en prestijli uluslararası görevlerden birini kaçırdı.
Oysa Kemal Derviş’in BM Kalkınma Örgütü Başkanlığı ve Ekmelettin İhsanoğlu’nun İslam Konferansı Örgütü Başkanlığı’ndan sonra, bir Türk, son derece prestijli bir başka uluslar arası kuruluşun başkanlığına çok yaklaşmıştı.
BM’nin Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO’nun Genel Direktörlüğü için Zülfü Livaneli’nin adı geçiyordu.
Ancak seçim yapıldı; Livaneli aday bile olamadığından, Türkiye’nin hiç geçmedi.
Daha da kötüsü, Türkiye’nin “söz verip, desteklediği” aday da kazanamadı.
Kısacası Türkiye açısından tam bir diplomatik kargaşa yaşandı.
Bakın bu sonuca nasıl gelindi?
BULGAR ADAY SEÇİLDİ
Arap dünyası bölününce, diğer ülkeler de teker teker aday çıkarmaya başladılar.
Birbiri ardına Litvanya’dan, Benin’den, Rusya, Ekvator, Bulgaristan ve Benin’den adaylar geldi.
Seçime ilişkin bu aday bolluğu karşısında, diplomatik kargaşa da son güne kadar sürdü.
Ve bugün UNESCO Genel Kurulu’nda seçim yapıldı.
Türkiye aday göstermeyince, Batı bloğu ülkeleri, sırf Mısırlının önünü kapatmak için, Bulgar adayın arkasında durdu.
Sonuçta, Bulgar siyasetçi, eski dışişleri bakanı İrina Bokova resmen UNESCO Genel Direktörü seçildi.
Türkiye ne mi yaptı?
Verdiği sözü tuttu;
Kazanamayan Mısırlı adayı destekledi….
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12538533.asp?gid=229
Diplomasi fiyaskosu buna denir iste ... kitaplara girecek turden !
Hadi Livaneliyi sevmiyorsunuz ,hey hukumet...peki de,komsuyu desteklemek varken,elin misirlisini ne diye destekliyoruz ki...


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla
