Başbakan Erdoğan 11 Ağustos'ta Meclis'te Kürt açılımını anlatıyor.
AKP'li milletvekilleri hüngür hüngür ağlıyor.
Eski Meclis Başkanı Bülent Arınç, nerede bir fırsat bulsa ver Allahım ver sulu sulu yağmur misali ağlayıp duruyor.
Eee, onlar ağlar da bunların başı AKP Lideri Tayyip Erdoğan durur mu?
Fırsatı hiç kaçırmıyor.
Geçenlerde yine ağladı. Neşet Ertaş'ın yer aldığı o programda şiir okunurken...
Peki, hükümetin başı durmadan ağlarken ana muhalefet lideri ne yapıyor?
İçinizde Deniz Baykal'ın ağladığını gören oldu mu?
Var ise kendisine özel bir ödül vereceğim.

İKTİDAR OLMANIN YOLU
Yıllardır düşünüp dururum: Bu CHP neden iktidar olamıyor diye?
Başbakan'ın son ağlayışını izlerken gerçeği anladım:
CHP Lideri Baykal ne zaman ağlar ise, bu parti de o zaman birinci parti olur.
Yani, CHP itidarı ile Deniz Baykal'ın gözyaşları arasında doğru bir orantı vardır.
Baykal ağlar, CHP iktidar olur.
Baykal ağlamaz, CHP muhalefette kalır.
Peki siyasette gözyaşının ne ilgisi var?
Çoooook!
Türkiye'de oy almanın yolu akıl değil duygudur.
Türkiye'de beyinlere değil kalplere hitap edeceksin.
Gerçekleri, acı gerçekleri söylemeyeceksin.
Duygu dünyasında kelebek olup kanat çırpacaksın.
Yüzünü asmayacaksın, dudağını büzüp ağlayacaksın.
Bizim halk duygusaldır.
Gerçekleri sevmez.
Aklı sevmez.
Duygulardır onu yönlendiren.
Bu yüzden ağlayacaksın ki onu avlayabileceksin.
CHP yönetimi ne zaman ki bunu anlar...
Baykal ki ne zaman olur bir televizyonda ağlar...
İşte o zaman ileride CHP için iktidar güneşinin ışıkları gözükebilir.
Özeti şudur: Ne kadar gözyaşı o kadar oy...
***
Sadece ağlamak yetmez.
Ara sıra da efeleneceksin.
-Van minüt, diye bağıracaksın.
Olsun, birileri sana kızsa da Amerika'ya gidip gönlünü alacaksın.
Fakat, millet sana 'Aferin bizimkine, bak adamı mosmor etti!' diyecek.
Sandık başında van minütü hatırlayacak.
***
Elbette ki camiyi hiç ihmal etmeyeceksin.
Cemaat haline gelen toplumun imamı gibi davranacaksın.
Namaz bitiminde kameralara gülümseyeceksin.
Bu arada bol bol el sıkacaksın.
Oraya getirilmiş bir çocuğun da başını okşayacaksın.
Bu sırada, tıpkı o şarkıda olduğu gibi 'Gözlerin nemli' olacak
***
Bu kadar da olmaz...
İkide bir gecekondu bölgelerine gideceksin.
Arkanda gazeteci ordusu olacak.
Fakirhanelerde biraz kalıp gönül alacaksın.
İşsiz bıraktığın o evin reisine sabır dileyeceksin.
'İnşallah, maşallah'la durumu idare edeceksin.
Halk da arkandan, 'Tam bizim gibi, helal olsun!' diyecek.
Baykal bunları yapar mı yapmaz mı?
Orasına siz karar verin ve CHP iktidarının zamanını da kestirin...

YANINDA ONLARIN İŞİ NE?
CHP Lideri'nden söz edince, aklıma bayram öncesinde gelen o telefon yeniden takıldı. Bir okurum aramış ve şöyle demişti: 'Rıza Bey, dikkat ettiniz mi bilmem; Mehmet Sevigen yeniden Deniz Baykal'ın yanında görünmeye başladı. Sayın Baykal'ı takip ediyor; bir yerlerden boynunu uzatıp kafasını Deniz Bey'le aynı karenin içine sokuyor. İstemiyoruz efendim, istemiyoruz.'
'Siz kimsiniz?' diye sormuştum.
'İsterseniz adımı yazın, ben Bakırköy'de oturan bir partiliyim. Sizi de hem basından hem oradan tanıyoruz. Sayın Baykal'ın yanında en küçük bir olumsuz işaret taşıyan insan istemiyoruz. Bunu lütfen yazın.'
'Bayram geçsin, yazarım!' demiştim.
Bu CHP'li okurum; şunu da ekledi: 'Lütfen yanlış anlaşılmasın. Bizim Kemal Kılıçdaroğlu, Örsen Öymen, Mustafa Özyürek, Yılmaz Ateş, Atilla Kart gibi övünç duyduğumuz pekçok ismimiz var. Bu yapıyı bozmayalım.'
***
CHP'lilerin Baykal ile yan yana görmek istemedikleri diğer isim ise Çetin Soysal. Borsa manüpülasyonunda ismi geçtiği söylenen Çetin Soysal da CHP için oy getirecek isimlerden sayılmıyor.
Anlaşılan şudur: Tabanı olmayan, isimleri olumsuz biçimde anılan kişileri CHP'nin Meclis'e taşıması; vatandaşı üzüyor ve partiye karşı duyduğu güveni zedeliyor. Seçim sanılandan erken geleceğe benziyor. Umarım ki tabanın bu tepkisini CHP yönetimi dikkate alacaktır.