10 yıl önce, 26 Eylül 1999 tarihinde Ulucanlar Cezaevi’ne düzenlenen operasyonda hayatını kaybeden 10 siyasi tutuklu için yarın (26 Eylül) cezaevi önünde protesto eylemi düzenlenecek. Jandarma tarafından siyasi tutuklu ve hükümlülerin taleplerinin şiddetle bastırıldığı operasyon gece 04.00’te düzenlenmiş ve 78 tutuklu ağır yaralanmıştı.
Kendisine astları tarafından istihbarat toplantıları sırasında Hrant Dink’in, Yasin Hayal tarafından öldürüleceği bilginin verildiğini hatırlamadığını söyleyen dönemin Ankara İl Jandarma Komutan Yardımcısı Yarbay Ali Öz söz konusu operasyona katılmış, uzun çabaların ardından Ulucanlar katliamı nedeniyle mahkeme önüne çıkmıştı.
'UYARI ATEŞİ YAPMIŞTIM'
Öz, Binbaşı Zahit Engin, Çankaya İlçe Jandarma Bölük Komutanı Yüzbaşı Muhittin Ateş, Jandarma Okullar Komutanlığı’nda görevli Yüzbaşı Nevfel Denizyılmaz ile birlikte yargılandığı bir duruşmada, Cumhuriyet Savcılığı’nın hapishanede arama yapılmasını istediğini, operasyonun bunun üzerine düzenlendiğini belirtmişti. Öz, tutukluların direnmesi üzerine bir jandarma erine zimmetli uzun namlulu silahı alıp “uyarı ateşi” yaptığını anlatmıştı.
Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi, operasyona katılan jandarmalara ceza vermemiş, mahkemenin gerekçeli kararında, “tutukluların birbirini öldürdüğü” gibi ifadeler yer almıştı. Kararda, jandarmanın sadece arama yapılacağı uyarısına rağmen tutukluların slogan atarak direnişe geçtikleri, molotof, silah ve tüplerden yaptıkları lav makineleri ile karşı koydukları iddia edilmiş, jandarmanın aldıkları emri yerine getirmek ve saldırıları bertaraf etmek için zor kullandığı ileri sürülmüştü.
'ÖLÜMLER KURŞUNLA'
Operasyonda yaşamını yitiren, Zafer Kırbıyık, Önder Gençaslan, İsmet Kavaklıoğlu, Habip Gül, Ümit Altıntaş, Aziz Dönmez, Ahmet Savran, Abuzer Çat, Mahir Emsalsiz, Halil Türker’in otopsi raporunda ise, ölümlerin çocuğunun kafa ve kalbe sıkılan kurşunlarla meydana geldiği, cesetlerde ayrıca darp izleri bulunduğu, kemiklerinin kırık olduğu, yedi kişinin yivli silah, üç kişinin de av tüfeğinden çıkan saçmalarla hayatını kaybettiği ifadeleri yer almıştı.
'OPERASYON DEĞİL KATLİAM'
Başta İnsan Hakları Derneği olmak üzere çok sayıda sivil toplum örgütü ise operasyonu ‘katliam’ diye nitelendirmiş, iddia edildiği gibi cezaevinden ateş açılmadığını, devlet koruması altında olan insanların yaşamından devletin sorumlu olduğunu belirtmiş, haklı taleplerin isyan şeklinde nitelendirilmesi kınanmıştı.
http://www.birgun.net/actuel_index.p...onth=09&day=25
Katliama dâhi kılıf uyduruluyor ya daha ne denilsin.İnsan bolluğu var bizim memlekette galiba


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla







