Siz, ta kendiniz, birçok bileşenden mevcutsunuz. Algılar, hayaller, duygular, inançlar, ön yargılar, amaçlar ve daha neler neler.
Bunların ne kadar farkındasınız? Sizi siz yapan temel madde ne? Yani bir ilaçtaki etken madde gibi, sizin etken maddenizi biliyor musunuz? Yoksa yıllardır ondan kaçıyor musunuz? Kendinize sorular sormaktan kaçınmayın.
Gazeteler, sosyal hayatla ilgili araştırmalar, üniversitelerde hocalar genelde kayıtsız, ilgisiz bir millet olduğumuzu söylerler. Kendimize karşı kayıtsız olabilir miyiz? Çoğunlukla olduğu gibi Batı'dan bize gelen Yaşam Koçları, Psiko drama seansları, çalıştığımız kurumların bizi yolladığı outdoor eğitimler gibi kavramlar bu kayıtsızlığı kırmak için atılmış adımlar. İnsan kendini en iyi ilişkiler yoluyla, sosyalleşerek tanır. Hayata baktığınız pencere, yaşamınızla ilgili temel kaygı ve öncelikleriniz olayları, kişileri nasıl algıladığınızı etkiler. Algılarınız duygularınızı, duygular da davranışlarınızı etkiler. Bu çemberin işleyişini anladığınızda süreç üzerinde kontrol sahibi olabilir, algılardan başlayarak davranışa uzanan zinciri yönetebilirsiniz. Bunu bilen gurular, felsefe adamları kendini sevmek, hayata pozitif bakmak için birçok yöntem getiriyorlar hayatımıza. Doğu'dan da birçok pozitif düşünce felsefesi ithal ediyor, çalkantılı bir evrende yere sağlam basmaya çalışıyoruz. Feng Şui, Reiki, Biyoenerji, EFT(Duygusal Özgürlük Teknikleri) öğreniyor ve uyguluyoruz.
Psikoloji bilimi kişiliğin yaşamın ilk 6 yılında büyük oranda şekillendiğini söyler. Ama gelişim, değişim sürekli devam eder. Temeldeki taşların üzerine yeni şeyler ekleriz.
Bu bölümde kişilik özellikleriniz, temel değerleriniz, becerileriniz üzerinde çalışarak iş hayatınızda daha başarılı olabilirsiniz
Alıntı...


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla