• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
33 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    misafir <s><span style='color: #FF0000'>alpi1907</span></s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-11-2005
    Mesajlar
    27,766
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12

    ''Ne Mutlu Türküm diyene''ye bile karıştılar!



    Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg, Türkiye'de 'azınlıklar' ile ilgili yayımladığı raporunda öğrenci andındaki Atatürk'e ait "Ne Mutlu Türk'üm diyene" sözünü eleştirdi ve bununla "etnik ayrımcılık" yapıldığını öne sürdü. Hammerberg'in, 28 Haziran-3 Temmuz arası Türkiye'de yaptığı görüşmeler sonrası yazılan rapordaki bu eleştiri, Türkiye'nin tepkisine yol açtı.

    Avrupa Konseyi İnsan Hakları Hammarberg raporunda ayrıca, Türkiye'de 'azınlık'ların sadece Lozan Antlaşması uyarınca gayri Müslümlerle sınırlanmasını da eleştirerek Kürt, Süryani, Laz veya Alevilerin de bu tanımlama içerisine girmesi gerektiğini savundu.
    Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammerberg, Türkiye’deki “azınlıklar” ile ilgili raporunda okullarda öğrencilerin söylediği “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” sözünü eleştirdi.

    Raporda, bununla “etnik ayrımcılık” yapıldığı öne sürüldü. Türk Hükümeti ise verdiği yanıtta “Türk kelimesi bir etnik, dil veya dini kökene dayanmıyor, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını ifade ediyor” dedi.

    AVRUPA Konseyi İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg, Türkiye’de “azınlıklar” ile ilgili yayınladığı raporunda okullarda öğrencilerin söylediği “Ne Mutlu Türk’üm diyene” sözünü eleştirdi ve bununla “etnik ayrımcılık” yapıldığını öne sürdü. Hammerberg’in, 28 Haziran-3 Temmuz arası Türkiye’de yaptığı görüşmeler sonrası yazılan rapordaki bu eleştiri, hükümetin tepkisine yol açtı.

    "Bir etnik köken yüceltiliyor"

    Bugün yayınlanan raporunda Hammerberg, Türkiye’deki okullarda “Türk’ün ve Türk olmaktan gurur duyuyorum” gibi çeşitli antların her gün öğrencilere söyletildiğini ve bu sözlerin “Ne Mutlu Türk’ün diyene” sözüyle tamamlandığını belirterek bunun bir etnik kökeni yücelttiğini öne sürdü.

    Türkiye’de 12-15 milyon arasında Kürt kökenlinin bulunduğunu, 3 milyona yakın Roman, 3 milyon Kafkas, 1 milyona yakın Laz bulunduğunu belirterek, bunun Türkiye tarafından bir “zenginlik” olarak kabul edilmesi gerektiğini kaydetti.

    "Azınlığın tanımı genişlesin"

    Türkiye’de azınlık tanımının, Lozan Anlaşması’na dayanarak sadece Rum, Ermeni ve Yahudiler için yapıldığını belirten İnsan Hakları Komiseri Hammerberg, “Azınlık tanımının Avrupa’daki tanımına uyarlanması, ancak Anayasa değişikliği ile mümkün. Bu değişiklik mutlaka yapılmalı” dedi.

    Hammerberg, üniversitelerde Kürtçe eğitmen yetiştirilmesi için özel bölümler açılmasını, Alevilerin haklarının verilmesini, Heybeliada Ruhban okulunun açılmasını ve Vakıflar Yasası’nın gayrimüslümlerin mülklerinin iadesine uygun hale getirilmesini talep etti.

    Hükümetin yanıtı: "Etnik ayrımcılık değil"

    Türk Hükümeti’nin verdiği verdiği 11 sayfalık cevabi raporda ise Hammerberg’in “Ne Mutlu Türk’ün diyene” sözünün “etnik ayrımcılık” olarak ifade edilmesine eleştiri getirildi. Hükümet cevabında, özdeyişin bir etnik grubu yüceltmek için değil, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olanların ülke toprağına bağlılığını ifade ettiği belirtildi. “Türk” kelimesinin bir etnik, dil veya din kökene dayanmadığı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını ifade ettiği kaydedildi. Hükümet ayrıca “azınlık” tanımının Lozan Antlaşması ile belirlendiği de vurgulandı

    kaynak

    Hükümette böyle düşünüyor


    Kor cehalet cirkeflestirir insanlari !
    Suskunlugum asaletimdendir...
    Her lafa verecek bir cevabim var...
    Lakin bir lafa bakarim laf mi diye,
    Bir de soyleyene bakarim adam mi diye...
    Mevlana Celaleddin-i Rumii

  2. #2
    Meddah adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-05-2009
    Mesajlar
    213
    Karizma Gücü
    4
    "Ne Mutlu Türküm Diyene" sözü ile etnik, ırksal veya kana bağlı bir tanım getirilmediğini bu bağlamda Anayasa'da yeralan Türk tanımının bir ırka yönelik olmadığı şeklindeki ifadeler saçmalıktan ibarettir. Bakın Atatürk'ün bütün Milli Eğitim kurumlarında asılı bulunan "Gençliğe Hitabesi" nasıl sonlanıyor;

    Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
    Damarlarımızdaki "asil kan" ifadesi sizce nedir?
    Ne gariptir ki Avrupa denince çoğumuz kuralsız, tutkularına uygun yaşamayı anlıyoruz, ama bu kesinlikle doğru değildir. O sisli ülkelerde tahmin ettiğimiz şekilde hayat süren ayak takımı bulunmaktadır; ancak onlar Avrupa'yı ortaya çıkaran zümre değil, sosyal devlet anlayışlarından parazit olarak geçinenlerdir. Onlara asgari geçim bahşedilmezse, Batı'yı tehdit eden huzursuzluk kaynağı oluşur.
    Türk Felsefe Tarihi - Mehmet Niyazi (S.18)

  3. #3
    TF Bölüm Sorumlusu <span style='color: #006400'><span class='glow_FFA500'>_WOLF_</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-12-2007
    Mesajlar
    22,258
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Sen taviz verirsen, adamlar daha nelerine karışır nelerine.




    Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili..?..Biz, yaradanı görmeden sevmedik mi..?((MEVLANA))

  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    25-10-2006
    Mesajlar
    10,900
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Bu görüşlerin Türkiye Cumhuriyeti'ni bağlayacağını düşünmüyorum. Burası Türk ülkesidir ve daima öyle kalacaktır. Batılıların ve bu Batı hayranlarının hezeyanları bu gerçeği değiştirmez.

  5. #5
    <span style='color: #8B0000'>Tek Adam</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-09-2007
    Mesajlar
    8,691
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı Meddah tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    "Ne Mutlu Türküm Diyene" sözü ile etnik, ırksal veya kana bağlı bir tanım getirilmediğini bu bağlamda Anayasa'da yeralan Türk tanımının bir ırka yönelik olmadığı şeklindeki ifadeler saçmalıktan ibarettir. Bakın Atatürk'ün bütün Milli Eğitim kurumlarında asılı bulunan "Gençliğe Hitabesi" nasıl sonlanıyor;



    Damarlarımızdaki "asil kan" ifadesi sizce nedir?
    Ulusal birliği güçlü tutmak, yurttaşları cesaretlendirmek için söylemiş bir söz. Irkçılıkla kesinlikle alakası yoktur. Art niyetli olmayalım, günün şartları gereği böyle sözler kullanmak son derece normaldir. Her lider kendi ulusunu över ve cesaretlendirir.

    "Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı, hep bir ırkın evlâtları, hep aynı cevherin damarlarıdır."

    K.Atatürk


    Başka söze gerek yoktur.
    “Dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimimizdeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir. Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.”

    Ülke ne zaman darda kalsa bir KEMAL çıkıyor!

  6. #6
    Meddah adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-05-2009
    Mesajlar
    213
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı Tek Adam tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ulusal birliği güçlü tutmak, yurttaşları cesaretlendirmek için söylemiş bir söz. Irkçılıkla kesinlikle alakası yoktur. Art niyetli olmayalım, günün şartları gereği böyle sözler kullanmak son derece normaldir. Her lider kendi ulusunu över ve cesaretlendirir.

    "Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı, hep bir ırkın evlâtları, hep aynı cevherin damarlarıdır."

    K.Atatürk


    Başka söze gerek yoktur.
    Madem günün şarlarında söylenmiş, o günün üzerinden 100 yıl geçtikten sonra ayrılık sebebi sayılan bir tarafı da olmasına rağmen neden bu konuda ısrarcı olunuyor? Benim asıl endişem geçmişte kalan eylem ve söylemlerin bize "günün şarları" diye yutturulmaya çalışılırken bu şartların hiçbir zaman iletiye doğru gitmeyecek oluşudur.
    Ne gariptir ki Avrupa denince çoğumuz kuralsız, tutkularına uygun yaşamayı anlıyoruz, ama bu kesinlikle doğru değildir. O sisli ülkelerde tahmin ettiğimiz şekilde hayat süren ayak takımı bulunmaktadır; ancak onlar Avrupa'yı ortaya çıkaran zümre değil, sosyal devlet anlayışlarından parazit olarak geçinenlerdir. Onlara asgari geçim bahşedilmezse, Batı'yı tehdit eden huzursuzluk kaynağı oluşur.
    Türk Felsefe Tarihi - Mehmet Niyazi (S.18)

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    25-10-2006
    Mesajlar
    10,900
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Atatürk yanlış söylemiş, şöyle söylemesi gerekirdi:

    Hepimiz Müslümanız. Türk diye bir şey yoktur. O yüzden bölücülük yapmayın, ümmetçi olun. Sonra da gidin Haçlılar ile ittifak yapıp ülkeye demokrasi getirin. Ayrılıkçı, ırkçı, kafatasçı Türklüğü yok edip, kaderinizi Haçlıların eline teslim ederek Müslümanlığı yaşayın.

  8. #8
    <span style='color: #8B0000'>Tek Adam</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-09-2007
    Mesajlar
    8,691
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı Meddah tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Madem günün şarlarında söylenmiş, o günün üzerinden 100 yıl geçtikten sonra ayrılık sebebi sayılan bir tarafı da olmasına rağmen neden bu konuda ısrarcı olunuyor? Benim asıl endişem geçmişte kalan eylem ve söylemlerin bize "günün şarları" diye yutturulmaya çalışılırken bu şartların hiçbir zaman iletiye doğru gitmeyecek oluşudur.
    Ayrılık sebebi sayılan bir tarafı yok. Kendinisi Türkiye Cumhuriyetin bir parçası gören, ülkesini seven herkes o sözü üstüne alabilir.
    “Dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimimizdeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir. Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.”

    Ülke ne zaman darda kalsa bir KEMAL çıkıyor!

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    27-11-2005
    Mesajlar
    9,261
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı Tek Adam tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ayrılık sebebi sayılan bir tarafı yok. Kendinisi Türkiye Cumhuriyetin bir parçası gören, ülkesini seven herkes o sözü üstüne alabilir.
    Ülkesini seven ama o sözü söylemek istemeynlerde olabilir Bu ülkede yaşadığı için kimse Türk olmak Türk gibi davranmak zorunda değil.Bu cümleyi söylememe hakları olmalı.
    ....

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    25-10-2006
    Mesajlar
    10,900
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Mesele söyleme ya da söylememe meselesi değil. Mesele, söylemek isteyenlere söyletmeme meselesi. Yarın öbür gün ''Ne mutlu Türk'üm diyene'' sözünü yasaklayacaklar belki de.. O zaman ''Ne mutlu Türk'üm diyene'' sözünü söylememe özgürlüğünü savunanlar, ''Ne mutlu Türk'üm diyene'' sözünü söyleme özgürlüğünü de savunacaklar mı ? Hiç sanmıyorum. İşte bu yüzden rahatsızlık duyuluyor. Yoksa isteyen söyler, istemeyen söylemez. Türk olmanın gururunu da biz kendimiz yaşarız.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Ne Mutlu Türküm Diyene
    2005 Konuları bölümünde atasagun tarafından açılmış
    Yanıt: 17
    Son Mesaj: 09.10.05, 18:20
  2. Ne Mutlu Türküm Diyene
    2005 Konuları bölümünde pentagon tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 29.09.05, 23:53
  3. İnadına Ne Mutlu Türküm Diyene... (Mutlaka Okuyun!)
    2005 Konuları bölümünde yarkan53 tarafından açılmış
    Yanıt: 20
    Son Mesaj: 10.09.05, 00:02

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •