Ben ona âşık; o başkasına; başkası aşksız…
Öyle bir kısır döngünün içinde hayatım. Ne kıpırdayabiliyorum ne içinden çıkarabiliyorum kendimi. Boğazıma düğümlenmiş koskoca bir hıçkırık var ağlıyorum geçmiyor, bağırıyorum geçmiyor… Ne yapsam bomboş içim, bomboş ruhum. Kapılarımı ardına kadar açıyorum kurtarıcı bir ışık için neler vermezdim. Neler yapmazdım. Yok, işte her yanım koyu siyah. Her yanım ışık savar hücrelerle kuşanmış…
Metronun ıssızlığında çevirimsiz bir sinyalim. Ne tarafa yaymaya çalışsam imdat çığlıklarımı o taraf kapsam alanının dışı oluyor. Bir böceğin içini kemirmesi nasıl bir şey bilen var mı?
İçim dışım koparılmış parçalarımla dolu. Sorunsuz bir hayat değil istediğim, istediğim köşesi bucağı belli umutlu bir sabaha kendimde uyanmak.
Neden bu kadar acıtılmalı canı canımın? Neden bu kadar vicdansız olmalı aşk? Neden soruları yanıtlasan da bir türlü bitmemiş olmalı içindeki kıyamet? Neden? Neden?
Kıyıma, köşeme hain dalgalar vuruyor kesip biçiyorlar da içimi bir tanesi cesurca çıkıp alnımın ortasına bir kurşun sıkmıyor. Varsa yoksa kesik darbeleri. Uzun soluklu ölümler.
Birisi durdursun mengeneyi sıkıştırmayı. Nasıl yaparsa yapsın ama durdursun artık. Gücüm yok sabrım yok, ben yok, o yok
ben ona âşık; o başkasına; başkası aşksız…


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
