ASKERDEN SILAYA MEKTUP 2

Gurbetten sılaya selam. Okumakta olduğunuz bu özel mektubu TUNCELİ / Nazımiye Jandarma Asayiş Komando Bölüğünde vatani görevini yerine getirmekte olan Jandarma Komando çavuş Onur TEKİN hasretini çektiği özlemini duyduğu hayatında çok büyük önemi olan ailesi ve tüm sevdiklerine armağan ederken “ Beklenen gün gelecekse çekilen çile kutsaldır, günler ne kadar zalim olsa da geçmeye mahkumdur” diyor ve duygularını şöyle dile getiriyor.
Yurdumuzun güzel ili NEVŞEHİR den gelip bilgisayarın hatası yüzünden haritada zor bulunan çoğu insanın ölüm şehri olarak bildiği Şeytan dağları eteklerine kurulu TUNCELİ de vatani görevini yapan ayrıca arkadaşları arasında vukaat Onur diye tanınan 1986/2 efsane devre olarak askerlik yapan kardeşimiz Jandarma Komando Çavuş Onur TEKİN in tek dileği vatani görevini yapıp sevdiklerine kavuşmak. Onur arkadaşımız diyor ki; Bizler ezildik, süründük, geçit vermeyen Dağlara tırmandık ama başımızı öne eğmedik. Ağlarken gülmeyi, severken ayrı kalmayı, yaşarken de ölmeyi öğrendik. Siz hiç bilir misiniz çatlak dudaklarla tuz yemesini, kayaların üzerine birikmiş yağmur suyunun tadını? Başımızın üzerinden geçen kurşunun barut kokusunu, vurulan arkadaşının çığlık sesi ile yüreğinin parça parça olmasını, soğuk ve karanlık gecelerde karlar altında nöbet tutarken ellerini hissetmediğini, en yakın arkadaşının mayına basıp ta beni vurun diye bağırdığını. Of anam of işte burası böyle bir yer.

Ne kadar da anlatsam anlayamazsınız. Bizler çoktan unuttuk sarışın kızların mavi gözlerini, bizler bilmesek de zengin çocukları gibi parke taşlar üzerinde dans etmesini, elbette biliriz bir elinde silah bir elinde pimi çekilmiş el bombası sırtında ağar çantayla ayaz gecelerde dağa tırmanmasını. Biz şafağımızı kalem ile kağıda değil barut ile yüreğimize yazdık. Biz ölümü göze almış Komandolarız. Biz 1986/2 efsane devreleriz. Bizim düğünümüz dağlarda olacak, damatlığımız ya beyaz bir kefen yada kara toprak olacaktır. Suyumuz kan, yemeğimiz yılan yaşamak için öldürmeye mahkum olan komandolarız. Evimiz dağlar eğlencemiz çatışmalardır. Bizler gökteki şimşek yerdeki sel gibiyiz. Kartal gibi süzülen yılan gibi sürünen ölmeden öldüren Komandolarız. Burası acıların ve hasretin en yüksek mertebeye ulaştığı, bizler için özgürlüğün kısıtlandığı, mermilerin konuştuğ
u ıssız gecelerde dağlarda nöbet tutanların mekanıdır. Burası ne bir han nede hamam, ne cennet ne cehennem nede harikalar diyarı, burası kartalların bile yuva yapmaya korktuğu, güllerin yerine kan ve barutun koktuğu, ağaçların yerinede militanların yetiştiği bir bölgedir. TUNCELİ terörünün bize attığı kurşunlar bizi yıldırmıyor, tam aksine bu güzel vatanın verdiği bu sevgi daha da hırçınlaştırıyor. Benim üzerinde yaşadığım bu topraklarda ölmekten zerre kadar korkum yok. Tek korkum unutulmak. Ölmek unutulmak değil, unutulmaktır asıl ölmek. Unutmayın ki, komandolar vurulunca değil unutulunca ölmesin.


JANDARMA KOMANDO ÇAVUŞ

ONUR TEKİN