• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    ocul adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-04-2009
    Mesajlar
    132
    Karizma Gücü
    4

    - Sistemin Çarkları

    Tekrar selam. Geçen Solma'yı yanlışlıkla iki kere yayınlamışım. Çok özür dilerim. Neyse umarım bir daha böyle bir hata yapmam. Girişte çok uzun yazmamaya karar verdim o yüzden buyrun hikayem. (Bundan sonra bir tane daha kalıyor ondan sonra hep yeni hikaye olucak)

    Sisteminin Çarkları

    Kapıyı aceleyle açıp nefesime hakim olmaya çalisarak kürsünün arkasindaki adama bir seyler anlatmaya çalistim.

    -Hönk… hönk…

    Belli ki nefesime hala hakim olamamıştım. Biraz daha bekleyip nefesime hakim olana kadar hönklemeye devam ettim. Hönklemem bitip konuşmam eski haline dönünce. İlk is hocama döndüm:

    -Hocam affedersiniz geç kaldım.
    -Geç kalmak genis bir kavram çocuğum. Hepimiz her şeye geç kalmışızdır. Ama aslında sen geç kalmaya tam zamanında geldin.
    -Hocam yoklamada yazmayin da, bari derse gireyim.
    -Ders kadar genis bir kavram var mi dünyada evladim? Hayat bir ders degil midir?
    -Hocam ne olacak sadece bes dakika geç kaldim.

    O an hocanin dediklerini dinlemiyordum. Fark ettiyseniz de diyalogun bana ait olan kisimlarini ezberden söylüyordum. Çünkü derse yetisebilmek için var gücümle kosmus, kafamda önceden kullandigim konusma kaliplarini oynatiyordum. Neden sonra kendime geldim. Hocanin dediklerini dinlemeye basladim. Ya inanilmaz bilge ya da inanilmaz saçma laflar sarf ediyordu. Gözlerimi bir an hocamdan ayirip etrafa bakindim. Kızlar başta olmak üzere bütün öğrenciler ağızlari bir karış açık bir şekilde hayranlikla bu hocaya bakiyordu. Hatta bir kizin agzi o kadar çok açilmisti ki, benim ona baktigimi gördügünde agzini geri kapayana kadar epey bir çaba sarf etmesi gerekti.
    Hoca bana hayatla ilgili uzun bir konusma yapti. Ben çok bos bir insan olmaliydim ki, dediklerinden anladigim tek sey sirama gitmemi söyledigiydi. Tesekkür edip sirama yürüdüm. Hoca da tesekkür etmemle ilgili saçma sapan bir seyler geveledi. Amfiden hayranlik dolu sesler yükseldi.
    Dersimiz cebirdi. Hocamiz gelmemisti. Onun yerine bu hoca gelmis bize bir seyler anlatiyordu. Körpecik beyinlerimize tecavüz etmek suretiyle onlari dolduruyordu. Dediklerinin çok bos oldugunu düsünmekle beraber, anlatimindaki ahengi etkileyici buluyordum.Büyülenmistim. Siramin üstünde kalan elimde salyalarimin sicakligini hissettigimde “O-oo ne büyülenmisim haci” dedim. Diger herkes de büyülenmisti. Ancak onlar insan gibi büyülendikleri için, saylari akmamis, dolayisiyla da kendilerine gelememislerdi. O sirada hocanin siranin üstüne çikip cüzdanindaki paralari çikarip yirtmakta oldugunu fark ettim. Dediklerine tam dikkat etmesem de sisteme sövüp durdugunu hissettim. “Hah” dedim, “Sonunda sisteme de geldi laf”.

    Dediklerimi yanlis anlamayin dersin kaynamasindan çok ama çok mutlu olmustum. Ayrica bu filmlerde karsilasabildigimiz olaya, gerçek hayatta rast gelmek de ayri bir mutluluk veriyordu bana. Bu adamin ne kadar çilgin olsa da aslinda hayati farkli bir açidan gören bir insan oldugunu düsünüyordum. Ancak cüzdanindan yirttigi paralarin kagit 1YTL’ler oldugunu, hatta eline gayri ihtiyari gelen bir elliligi çaktirmadan cüzdana geri koydugunu görünce tüm düsüncelerim çalan plagin ignesinin bir anda çekilme efektiyle dagildi. Bu Robin Williams tipli adami yakindan izlemeye karar verdim.

    Ders bittikten sonra hocamiz, içinde benim de bulundugum, insanlar güruhuyla beraber kantine girdi. Kantinde hoca trastan “Bende bozuk yok” dedi. “Kim sisteme karsi çikip bana bir sosisli ismarlar” diye de eklemeyi unutmadi. Herkes bir anda “Ben ben ben” diye bagirmaya basladi. Evet hepsi üç kere ben demisti. Hoca içlerinden bir tanesini seçti. Çocuk; “Hocam ben sisteme zaten hep karsiydim. Alin sosislinizi asice yiyin” dedi. Hoca suskun bir sekilde “Sistem bize kola içmeyi de yasakliyor” dedi. Az sonra bir elinde kola bir elinde sosisli bir masada oturup, bir yandan yemek yiyor bir yandan da etrafindakilere sistem hakkinda bilgi veriyordu. O kalabalik arasinda Selin adinda okula geldigimden beri hoslandigim kiza biraz fazla ilgi göstermesi canimi sikmisti. Selin de adamin agzinin içine bakiyor, dedigi her lafi havada kapiyordu. Sonra hocamiz kolunu Selin’imin sirtina atti. Dayanamadim. “Hocam” dedim. “Neden ellilikleri de yirtip bize bir sistem dersi vermiyorsunuz?” Dedigimden çok etkilenecegini, en azindan bozulacagini ummustum. Öyle olmadi. Bir anda tarzi 360 derece degiserek sistemle ilgili bir seyler konustu. 360 derece degistigi için ayni tarzdaydi hala. Sonra 180 derece degisip “Haci ne diyorsun ya! Ellilik yirtilir mi? Malbuş alicam onla ben” dedi. Dedikleri karsisinda soke olmustum. “E… sistem… Hocam?” diye bir seyler geveleyecek oldum. Hoca bir anda “Ne sistemi yaaa…” dedi. Ya demeyi, en az parlak esofman sahibi pahalı arabasi olan on sekiz yasindaki bir genç kadar uzatmisti. Bu ani degisimden benden baska kimse rahatsiz olmamisti. Hatta bir grup baslarini asagi yukari hareketlerle sallayarak onaylama moduna geçtiler ve baslarini onaylar sekilde salladilar. Selin’e baktim.O da gözlerini bir anlik, benle dalga geçebilmek için, hocasindan ayirmis bana bakiyordu. Bir sey demeye kalkisamadan, “Oglum biz de gençtik de böyle sistem mistem diye konusunca kiz falan mi bulacagim zannediyorsun?” Kikirdamalar bir anda kahkahaya dönüstü. Hiçbir sey diyemedim. Az önce benim onla dalga geçmek için söyledigim laflari, o sanki önceden ciddi olarak söylememis gibi, bana karsi kullaniyordu. Kimse de sesini çikarmiyordu. (Tabi bunu böyle açıklamasam anlamayacaktiniz degil mi?)
    Selin’e dönüp “Ver bakayim bir alt dudak” dedi. Selin’le deli gibi öpüsüyorlardi. Normalde hosa gidebilecek olan ancak benim durumum göz önünde alindiginda mide bulantisi veren sesler esliginde karsimda kizi yiyordu. Bir ara çekilip bana “Haci ben seni yok yazdim bu arada” dedi. Gözlerim kararmaya nefesim kesilmeye basladi. “Hocam… hocam…” diye sayikladigimi hatirliyorum. Bir de Selin’le ilgili bir sey, tam hatirlamiyorum.

    Şu an bunu ismini vermek istemediğim Kadıköy Şifa hastahanesinden yazıyorum. Durumum fena sayılmaz. Yaşadığım şokun etkilerinden olacak saçlarım beyazladı. Normalde bu, olgun bir görüntü verecekken Requiem For A Dream’deki teyzeye dönüştüm.(Bir yazıda iki tane filme gönderme yapmak diye ben buna derim) Okuldan arkadaşlar beni ziyarete geldiler sağolsunlar. Selin ise ziyaret edenler arasında yoktu. Arkadaşlarımın gelmesine ne kadar sevindiysem Selin’imin orda olmamasına da o kadar üzüldüm. Üzüntüm karnımda bir ağrı şeklinde kendini gösterdi.

    Bu karnımdaki ağrı aslında üzüntüden değildi. Birazdan hastabakıcı gelip altımdaki kızağı herkesin –ve o sırada kapıdan yeni girmekte olan Selinimin- gözü önünde çıkarınca, ağrının nedeni kötü bir şekilde anlaşıldı. Daha fazla morfin için hemşire düğmesine basarken içimden “Fuck The System!” diye geçirdim.

    Imagine no possessions
    I wonder if you can
    No need for greed or hunger
    A brotherhood of man
    Imagine all the people
    Sharing all the world

  2. #2
    saliha adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-05-2006
    Mesajlar
    11,844
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Yine çok beğendiğim keyifli bir yazı olmuş. Gönderme yaptığın diğer film Son Ders'mi? ben mi kaçırdım detayı merak ettim.

    Fuck the system
    mazeretim var

  3. #3
    ocul adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-04-2009
    Mesajlar
    132
    Karizma Gücü
    4
    Yok o değil. Ölü ozanlar derneği. Bu arada bir detay arkadaşım söyledi, bir dizide (FRIENDS'di galiba) iki karakter aralarında konuşuyor. Bir tanesi onun hayatı ne kadar iyi kullandığını hep mutlu oluşuna özendiğini söylüyor. Diğeri de bunun Ölü Ozanlar Derneği filmi sayesinde olduğunu söylüyor. Sonra da ekliyormuş: O kadar kötü bir filmdiki dayanamadım ve hayatımı istediğim gibi yaşamaya başladım.

    Not: Ölü Ozanlar Derneği'nde carpe diem (yani anı yaşa) felsefesi işleniyor. Gerçekten güzel film tavsiye ederim. (Fight Club da güzeldir.)

    Gene çok mutlu oldum beğendiğine. İyi okumalar.

    Imagine no possessions
    I wonder if you can
    No need for greed or hunger
    A brotherhood of man
    Imagine all the people
    Sharing all the world

  4. #4
    saliha adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-05-2006
    Mesajlar
    11,844
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    İkisini de izledim ama betimlemeleri okuyunca aklıma ilk son ders filmi geldi. sanırım en son onu izlediğim için.
    friends güzel diziydi. gerçi tüm sezonu izlemedim sanırım ama olsun iyiydi. espri de iyiymiş
    mazeretim var

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •