AKP kongresi ile ilgili haberleri okurken, Başbakan'ın konuşmasının altına yapılan bir okur yorumu durumu çok güzel ifade ediyor: "öncekiler masal okuyordu sen şiir okuyorsun."
Evet Başbakan şiir okuyor, ağlıyor, sızlıyor; tek ortak yönümüz olan Necip Fazıl'ın dediği gibi "maval okuyor"...
Şehit Babası ile şehidin katilini aynı masanın etrafına oturtuyordu, şimdi de aynı sıraya koyuyor...
"Farkılık"lardan "beslenen haleti ruhiyesinden kurtulmasını isteyenlere "kendileri bilir, biz yolumuza devam edeceğiz." diyerek, gafletin devam ipuçlarını veriyor...
Futbol stadından farksız kongrelerde, tiyatrocu elinden çıkmış görüntülerle, amigoların gazıyla yönlendirilmiş kalabalıklarla milletin ayrıştırılması "süreci" hızla devam ediyor...
AKP kongresinin özeti bu: ehliyetsiz şöförün elinde araba uçuruma doğru yuvarlanmaktadır...
Milletimiz sever...
Şiir okuyanı, o yüzden şair çoktur bu topraklarda.
Salya sümük ağlayanı; yalancı gözyaşları ile memleketin "manevi" iktidarına yükselenler çoktur bu coğrafyada...
Birileri bunu çözmüş...
Önce ağlıyor, bir iki "vatan" odaklı şiir okuyor; halkın gazını almak için...
Sonra...
Bölünen, "alt" kimlik haline dönüştürülen "tek" kimlik.
Bölücü ile Yesevi'yi aynı satırda birleştiren en hafifinden, gaflet...
Alkışlar, elde bayraklar, PKK'nın siyasi uzantısıyla Gazi'yi aynı koridorda birleştirme çabası...
Kongrede yoktum, Gazi Derneği Başkanı, "Parmaksız Zeki"nin kardeşi kadar alkış aldı mı?
Anlaşıldı...
AKP'nin niyeti ciddi. Geçen günkü Cumhurbaşkanı'nın uçak açıklaması ve bugünkü AKP kongresi bende tüm saflığımla bulunan "acaba"yı ortadan kaldırdı...
Ne diyordu "tek" Cumhur'un Reisi...
"Konuşmamda Irak'ı örnek gösterdim. Bakın, etnik ve din temeli üzerine bir Anayasa oluşturdular. Şimdi herkes bunu düzeltmeye çalışıyor. Bundan ibret alınmalı."
Bu koyultulmuş paragrafı üç kere okudum...
"Ne demek şimdi bu?" diye kendime sordum...
Yani bizim anayasamız "etnik ve dini temelli" bir Anayasa mı?
Ya bizde bir problem var, ya da bu Anayasaya tutunarak Cumhurbaşkanı seçilen Gül'de...
Anayasadaki "tek kimlikli" yapıyı bozup, "azınlık" yaratma projesinin pimini çeken kimlerdi?
"Farklılıklar zenginliğimizdir" diyerek, birilerinin siyasi taleplerini gündeme taşıyan kimdi?
Binlerce vatandaşın kanına giren "ayrılıkçıları" dün konutlarda, bu gün kongre salonlarında misafir edip alkışlayan, tezahürat edenler kimler?
Kim ibret alacak?
Milletin arasına nifak sokanlar, ettikleri haltı bir parmak gözyaşı ile gizleyemezler...
Ne sahte gözyaşları, ne de tutunulan iktidar koltukları...
İçine yuvarlanılan ihanet çukurunu gizleyemez...
Esas soru şu...
Millet bu çukuru ne zaman görecek?
Kaynak


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
