-1-
Bir kadın süzülür
Karanlığı yararak elleri
Kırık camların ışıksız
Issız
Koridorların ortasından
Geçerek içeri
“Anne”dir tüm isimleri
Bir güvercin uçar
Oruçlu yaz akşamlarına değip geçen
Bir bardak huzurdur
Anne eliyle hazırlanmış
İftar sofralarına düşen
Çocuk gülüşleri armağan kılınmıştır ve
O ilk öğrendiği günden beri
Yani anne olacağı
Anne olduğu
Anne kaldığı ve öldüğü güne kadar
Ve analar
Çocuk gülüşleriyle ölçülü ömürler yaşarlar
Alıçtır bazen bozkırda, tek başına
Gelip giden yolcuları gözeten
Ve hep bir sığınak
Hep bir liman gibi
Dingin ve sıcak
Köy meydanlarında
Yalın ayaklı çocukların anaları
Önlerinde peşkir dolalı
Kolçakları renk renk boyalı
Yazmalarının oyalarında
Nice düş kırıklıkları
Nice acılar saklı
Kadınlar koşturur yolları
Ve Kentlerde kadınlar
Omuz başlarındaki tümsek
Çocuk başları
Şubat’ları ve Nisan’ları
Birer nefes gibi ciğerlerine çeken çocuklarını
Korumaya meylederler
İşe gidip dönerken bedenleri
-2-
Haşhaş kozalakları alır ellerinin sızısını
Ve gözlerin hasret karası
Çıkagelir memleketim odalardan içeri
Seni düşündüğüm zaman
Buğdaylar hep başak başak
Ben hep hürüm sana koşarak
Ellerinin acısını alır haşhaş kozalakları
Bir koku anımsatıyor şimdi bana
Geçmişte yaşadığım hastalıkları
Tarhana çorbası soba ateşi ve annem
Alnımda nasırlı parmakları
Dokunurken ılıman düşlerle
Dolduran ufuklarımı
Ve saçlarındaki aklar
Karanlığın içinde ışık demetleri
Gençtin sen de bir zamanlar
Kime verdin bu emekleri
Saçlarının akları
Karanlığı yaran ışık demetleri
Eteklerin ne uzun anne
Bileklerin ne güçlü
Ve yüreğin çürük mü çürük
Ağlar her bebek ağlaması gördüğünde
Acıların ne çok
Bizim duymadığımız
Duyurmadan yaşadığın
Acıların ne çok
Anne olmak ne zor
Ne zahmetli meslek
Anne demek
Diyebilmek…
Alıntı


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
