FARKINDA mısınız, 10 Ekim Cumartesi günü tarihi bir anı yaşamaya hazırlanıyoruz.

Türkiye ile Ermenistan Cumhuriyeti, 20’nci yüzyılın ilk çeyreğinde başlayan bir “kan davasının” çözümü yolunda çok önemli bir adımı atacaklar.


Ben bu gelişmeyi, yıllardır gönülden destekliyorum.


O nedenle cumartesi günü Zürih’te yapılacak töreni merakla, biraz da endişeyle bekliyorum.


Dün konuyu iyi bilen bir yetkili ile konuşup, kafamdaki soruların cevabını aradım.


* * *

Birinci soru şuydu:


* İsviçre önceki gün, imza töreninin ayrıntıları ile ilgili açıklama yapacaktı. Bu açıklama neden yapılmadı? Ermeni diasporası mı engelliyor?


* Ermenistan yönetiminin baskı altında olduğu şüphesiz. Ama protokol cumartesi günü kesinlikle imzalanacak. Bunda hiç kuşku yok.


* Öyleyse açıklama niye yapılmadı?


* Bu İsviçre’nin kararı. Teknik bir mesele. Yüzde 100 teknik. Protokolün imza törenine birtakım şahsiyetler davet edilecek. Onları belirliyor olabilirler. Ayrıca seremoniyle ilgili bazı ayrıntılar belli olsun diye ertelemiş olabilirler.


* İmza törenine kimler davet edilecek?


* Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya’nın katılması mümkündür. Daha çok siyasi kişilikler olabilir.


* Kuvvetli bir Ermeni diasporası olan Fransa?


* Onlar da katılabilir. Niye olmasın.


* * *

Töreni çok merak ediyorum, gözümde canlandırmaya çalışıyorum.


İsviçre deyince, her Türk’ün aklına “Lozan Anlaşması” gibi bir tören geliyor.


Ortada büyük bir masa.


Masanın yanında Türk ve Ermeni temsilciler.


İmzalar atılıyor.


* Gerçekten böyle bir tören mi olacak?


* Hayır aklınıza böyle bir tören gelmesin. Biz barış anlaşması değil bir protokol imzalıyoruz. Öyle Lozan gibi bir masa falan olacağını sanmıyorum. İmzayı Türkiye ve Ermenistan’ın dışişleri bakanları atacak. Sanıyorum beşer dakikalık birer konuşma da yaparlar. Tabii İsviçre adına bir konuşma da yapılacaktır.


* Tören nerede yapılacak?


* Bu açıklamaları İsviçre Hükümeti yapacak. Şu an biz de bilmiyoruz. Galiba iki-üç yer belirlemişler. Ama güvenlik nedeniyle de açıklamıyor olabilirler.


* Protokolde bugüne kadar bilmediğimiz bir şeyler olacak mı? Bir sürprizle karşılaşabilir miyiz?


* Hayır kesinlikle öyle bir şey yok. Protokol dediğiniz şey, anlaşmalar hiyerarşisinde üst düzeylerde değildir. Hatta bunların Meclis’ten geçirilmesi zorunluluğu bile yok. Ama bu, attığımız adımın önemli olmadığı anlamına gelmiyor. Tam aksine çok önemli.


* Bu noktaya gelmek için İsviçre’de kaç toplantı yapıldı? Başka temaslar oldu mu?


* İsviçre’de yanılmıyorsam 3 veya 4 toplantı yapıldı. Ama bunun dışında başka ülkelerde de temaslar oldu. Mesela geçen yıl Birleşmiş Milletler’in açılış toplantısında görüşmeler yapıldı. Ayrıca yüzlerce telefon konuşması var.


* Ermenistan’da bilmediğimiz bir temas oldu mu?


* Hayır olmadı.

* * *

Bu gelişmeleri yakından izleyen yetkiliyle yaptığım görüşmede aklıma gelen sorular bunlardı.


Cumartesi günü Zürih’te yapılacak olan protokol imza törenini çok önemsiyorum.


Türkiye, şu ana kadar bu süreci çok güzel götürdü.


Başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Tayyip Erdoğan olmak üzere birçok kişi elini taşın altına koydu.


Ayrıca Azerbaycan’la dayanışma duygusundan da taviz verilmedi.


O nedenle bu başarılı diplomasinin ilk taçlandırma törenini merakla bekliyorum.
kaynak

İzlerken iyi şeyler söylemem herhalde