işte diyanetin islamda başörtüsü yoktur diyen bir ilahiyat profesörünün sözlerine verdigi cevap:
işte islamda başörtüsü yoktur diyen ilahiyatçının sözleri:
Kuranda başörtüsü ifadesinin yer almadığını belirten Selçuk üniversitesi İslam felsefesi ana bilim dalı başkanı doçent dr. şahin filiz şöyle diyor:
"kuranı kerim'de sadece 'hımar' kelimesi geçiyor 'hımar' kelimesi ise normal bir örtüyü ifade ediyor başörtüsünü değil ...
giysi sıkıntısının çekildiği,hatta çıplak ibadet edildiği dönemde;kuran ı kerim'in söylediği şuydu:'nasıl Hz.adem ile havva cennet açılınca doğal olarak kendi yaradılışları icabı örtündülerse siz de öyle örtünün' demektedir.yoksa başınızı saçınızı örtün örtmediğiniz takdirde yaptığınız haramdır anlamına gelmez
başörtü söyleminin arkasında yatan unsur,islam ın kadına vermiş olduğu hak ve şeref payesini islam toplumununm henüz içine sindirememiş olmasıdır.
hala akademik seviyede bile cariyeler ve hür kadınlar şeklinde ayrımlar wardır.
hatta deniyor ki:hür kadınlar örtünür de cariyeler örtünemez
peki kim bu cariyeler?diye sorulunca cevap yok.burada başörtüsünün belirli sınıfa aithür kadınların bir simgesi olarak gösterilmesi ve başını açanların ise kadın bile sayılmadığını söylemeleriyle karşılaşıyoruz
Hz. muhammed in de başörtüsü ile ilgili net bir hadisinin bulunmadığını belirten doçent dr. şahin filiz başörtüsü ile ilgili olan rivayetlerinçelişki içerdiğini söylüyor ve diyor ki :başörtüsü yahudi geleneğidir.tevrat ve tahmud da başörtüsü ile ilgili ayetler bulunuyor.yahudi geleneğini inceledim.yahudilerde başörtüsüz kadınlar iffetsizdir,namussuzdur.iffet ve namusun korunmasının ölçüsü başörtüsüdür.baş çirkindir örtülmesi gerekir.başörtüsüz hiçbir kadın çıkmamalıdır. denilmektedir.yahudi geleneği direkt olarak islam ıetkilemiştir.yoksa islamda başörtüsü kesinlikle söz konusu değildir.
Cevap:
söz konusu durmla ilgili Din İşleri Yüksek Kurulunun Kararı şöyledir:
DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU KARARI
İslam Dininde kadının kıyafeti ile ilgili olarak zaman zaman sorulan sorular dolayısıyla konu Kurulumuzca ele alınıp incelendi:
Nur Suresinin 30. Ayetinde, mü'min erkeklerin harama bakmaları, namus ve iffetlerini korumaları emredildikten sora 31. Ayetinde kadınlarla ilgili olarak mealen: "Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (bakmaları haram olan şeylerden) çevirsinler, edep yerlerini korusunlar-kendiliğinden görünen müstesna-zinetlerini açmasınlar, başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar" buyrulmakta ve Ayetin devamında kadınların kendiliğinden görünmeyen zinet yerlerini, kimlerin yanında açabileceklerini belirtmektedir.
1-HARAMA BAKMAK VE İFFETİ KORUMAK
Görüldüğü gibi bu iki ayette hem erkeklerin hem de kadınların harama bakmaları, yasaklamakta edep yerlerini iyice örtülü tutup, iffet ve namuslarını zina fuhuş ve onlara sebep olabilecek durumlardan korumaları emredilmektedir.
Hz. Peygamber (S.A.V) de; "...Gözlerin zinası şehvetle bakmaktır..."buyurarak harama bakmayı, göz zinası olarak nitelemiştir.
Ancak, gözün harama tesadüfen ilişmesinin kasıtlı bakmak hükmünde olmadığı da hadisi şeriflerde belirtilmiştir.
İslam alimleri, yukarıda mealleri yazılı ayetlere ve konuyla ilgili hadislere dayanarak, erkeklerin ve kadınların, nikahlı eşleri dışında herhangi bir kimseye şehvetle bakmalarının haram olduğu üzerinde müttefiktirler. Tedavi, şahitlik ve evlenme maksadı gibi, zaruret veya ihtiyaç halinde bakmalara, fıkıhta belirtilen şartlar ve ölçüler dahilinde müsaade edilmiştir.
Fitne tehlikesi ve şehvet korkusu olmamak kaydı ile, gerek erkeklerin ve gerekse kadınların, kendi yakınlarından ve yabancılardan kimselere ve nerelerine bakıp bakmayacaklarına dair hükümler, delilleri ile birlikte fıkıh kitaplarında mevcuttur.
3- ÖRTÜNME
Nur Suresinin 31. Ayetinde zikredilen bu emirlerden sonra kadınların örtünmesi ile ilgili olarak da, kendiliğinden görünenler müstesna zinetlerini, zinet yerlerini açmaları yasaklanmış ve başörtülerini yakalarının üzerine salmaları emridilmiştir.
Cahiliyet devrinde başını örten kadınlar, başörtülerini enselerine bağlar veya arkaya salıverirlerdi. Allah Teala, bu ayetle, İslamdan önceki bu adeti kesinlikle yasaklayarak Mü'min kadınların -kendiliğinden görünen hariç zinetlerini, zinet yerlerini açmamalarını ve başörtülerini, saçlarını, başlarını, kulaklarını, boyun. Gerdan ve ğöğüslerini iyice örtecek şekilde yakalarının üzerine salmalarını emretmiştir.
Hz. Aişe (R.A): "Allah ilk muhacir kadınlara rahmet eyleye, Yüce Allah: "Mümin kadınların başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar" ayetini indirince, onlar eteklerinden bir parça keserek, onunla başlarını örttüler." Der.
Yeni Hz. Aişe (R.A) bir gün Ensar kadınlarından sitayişle bahsederken, buna benzer bir ifade ile, başörtüsü emrine nasıl uyduklarını anlatır.
3-ÖRTÜLMESİ GEREKLİ OLMAYAN KISIMLAR
Örtülmesi emredilen, zinetten istisna edilen ve mücmel olarak geçen "kendiliğinden görünen" ifadesi; Ashabtan Hz. Ali, İbni Abbas, İbni Ömer, Enes, Tabiilerden Said b. Cübeyr, Ata, Mücahid, Dahhak, Müctenid İmamlardan Ebu Hanife, Malik ve Enzai (R.A) nin de dahil olduğu İslam alimlerinin çoğunluğu tarafından ; "Yüz ve bileklere kadar eller" olarak tefsir edilmiştir.
4- ÖRTÜLMESİ GEREKLİ OLAN KISIMLAR
Ayetteki "kendiliğinden görünen" mücmel ifadeyi -az da olsa-farklı tefsir eden alimler, kadınların , istisna dışında kalan zinetlerini ve zinet yerleri olan saç, baş, boyun, kulak, gergan, göğüs, kol ve bacakların örtülmesi olarak anlamışlar ve herhangi birini açmalarının caiz olmadığı hükmünde ittifak etmişlerdir. Kadınların, bu zinet yerlerini kimlerin yanlarında açabilecekleri ise ayetin devamında bildirilmektedir.
Bu ayeti kerime nazil olunca, yukarıda rivayet edilen hadislerle de sabit olduğu üzere, Ensar ve <muhacir kadınların, eteklerinden bir parça keserek, onunla başlarını örtmeye acele etmeleri, Hz. Aişe (R.A) nın ablası Esma (R.A) nın ince bir elbise ile Hz. Peygamber (a.s) ın huzuruna çıktığı zaman, Hz. Peygamber'in "Ergenlik çağına gelen bir kadının elleri ve yüzü dışında kalan yerlerini göstermesinin caiz olmadığını"bildirmesi, yine Hz. Peygamberin bileklerin dört parmak yukarısını işaret ederek "Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kadına, ergenlik çağına gelince yüzü ve şuraya kadar elleri hariç, herhangi bir yerini açması caiz değildir. "buyurması; söz konusu ayetteki emirlerin vucub için olduğuna, kadınların yukarıda sayılan zinet yerlerini örtmekle yükümlü olduklarına dalalet etmektedir.
3-ÖRTÜNMENİN GAYESİ
Dinimizin emrettiği örtünmeden makset, kadının zinetini ve zinet yerlerini eşi veya mahremi olmayan erkeklere göstermesi ve yabancı erkekler tarafından görülmesine meydan vermemesidir. Bu itibarla örtünün; saçın, ten renginin ve zinetlerin görülmesine engel olacak kalınlıkta, vucut hatlarını göstermeyecek nitelekte olması gerekir. Bu konuda yukarıda meali zikredilen hadisi şerifler dışında daha pek çok hadisi şerif bulunmaktadır.
Azhab Suresinin 60. Ayetinde ; "Ey Peygamber Eşlerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına söyle: (Evdan çikarlarken) üstlerine vucutlarını iyice örten dış elbiselerini giysinler. Bu, onların iffetli bilinmelerini ve bundan doyalı incitilmeleerini daha iyi sağlar" buyrulmaktadır.
Bu ayette müslüman hanımların evlerinden çıkarken, üstlerine vucut hatlarını belli etmeyecek bir dış elbise almaları, ev kıyafeti ile sokağa çıkmamaları emredilmektedir.
Nur Surenin 60. Ayetinde ise, yaşlanmış kadınların, 31. Ayette örtülmesi emredilen zinet ve zinet yerlerini örtmek kaydıyla (manto, pardesü, çarşaf gibi) dış elbeselerini üstlerine almadan dışarı çıkabilecekleri belirtilerek şöyle buyrulmaktadır: "Bir nikah ümidi baslemeyen, çocuktan kesilmiş yaşlı kadınların zinetlerini, (yabancı erkeklere) göstermeksizin, dış elbiselerini çıkarmalarında, kendilerine bir vibal yoktur. Yine de dış elbiseli olmaları, kendileri için hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir."
NETİCE
1. Gerek erkeklerin ve gerekse kadınların gözlerini haramdan korumalırı.
2. Kadınların, vucudun el, yüz ve ayakları dışında kalan kısımlarını aralarında dinen evlilik caiz olan erkekler yanında, vucut hatlarını ve rengini göstermeyecek nitelikte bir elbise (örtü) ile örtmeleri.
3. Böşörtülerini, saçlarını, başlarını boyun ve gerdanlarını iyice örtecek şekilde yakaların üzerine salmaları, Dinimizin Kitap, Sünnet ve İslam alimlerinin ittifaki ile sabit olan kesin emridir. Müslümanların bu emirlere uymaları dini vecibedir.
İsmail ÖNER Prof. Dr. İbrahim ÇALIŞKAN
Din.işl.Yük.Krl.Bşk. Din.işl.Yük.Krl.Bşk.Vekili
(Raporlu)
Mustafa ATEŞ Fahri DEMİR
Üye Üye
Prof.Dr.Şerafettin GÖLCÜK Prof.Dr. Mehmet HATİPOĞLU
Üye Üye
(Raporlu) (Bulunmadı)
Haydar HATİPOĞLU Yaşar İŞCAN
Üye Üye
Doç. Dr. Esat KILIÇER Şükrü ÖZBUĞDAY
Üye Üye
Hasan Şakir SANCAKTAR Lütfi ŞENTÜRK
Üye Üye
Seyfettin YAZICI İrfan YÜCEL
Üye Üye
bundan sonra islamda başörtüsü yoktur diyenler bakalım ne gibi bahaneler uyduracaklar daha ama çok şükür Atatürk'ün bu gibi konular için kurmuş oldugu diyanet işleri başkanlıgı görevini hakkıyla yerine getiriyo
saygılarımla


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
Bırakın artık bu işleri , demokratik bir ülkedeyiz kim ne isterse onu örtsün (giysin)...






