Çıplak ruhlardı
Yorgun boşlukta yaşanmamışlıkların kesiştiği yer
Bir nefes kadar yakın yaralardı kimliklerde taşınan
Mühürlü çığlıklar arasında kanardı
Aynı yerden doğum sancıları çeken bilinçler

Birbirine sınırı olan topraklarda
Ölümcül günahı solurdu sık ağaçlar
Bataklık kuytularda ruh gezginiydi canlar
Kanatsız siyah meleklere özgürlük sunardı avuçlarında

Gecenin soğuk kucaklamasında
Ayaza yenilmeden ürperen tenlerinde
Tek ruh olmayı başarmıştılar oysa
Yine de biz diyemediler adına

Aşk susarken dillerinde
Zehirli nehirler aktı damarlarında
Saatler yalnızlığa uyanana kadar

Karanlığı şehvet saran sokaklarda
Kendilerini vurdu elleri tek kurşunla
Aşkı yaktılar göğüslerinde
Kokusu nefreti kusarken
Ölümsüzlüğü boğdular nefeslerinde

Beyazdı ölü yüzler umutsuzluğun sancısında
Günah fırtınasının kara perdeleri savrulurken
Kapıda yarım kalan merhabaydı zaman
Asılı kaldı gözleri prangalı masumluklarında

Ve hep gecelere saklandılar
Birbirlerini yaktılar cehennem ateşinde

Koparken elleri ellerinden
Her şeyin ötesinde bir aşk yaşıyorlardı ki
Bu acıya nasıl dayandılar
Söyleyemediler…



Alıntı