• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
15 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE HARBİKIZ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2008
    Mesajlar
    3,420
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Başarılı Mahyalara ‘Yaşasın açılım’ mı yazalım!





    Bir Müslüman ordusundan asla rahatsızlık duymaz
    İstanbul’un kurtuluş yıldönümü nedeniyle camilere asılan ’Ordumuza şükran
    borçluyuz’, ’Ne mutlu Türküm diyene’ yazılı mahyalara tepki gösterenlere cevap Ceviz Kabuğu’ndan çıktı: Yaşasın Kürt açılımı, yaşasın Öcalan mı yazacaktık?


    Haber: Neslihan Gürsoy
    İstanbul’un Kurtuluş yıldönümü nedeniyle bazı camilere asıldıktan kısa süre sonra indirilen mahyalar bu hafta Ceviz Kabuğu’nda tartışıldı. Mahyalardaki “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” sözünün ırkçılık olduğunu iddia edenlerle, dinde ırkçılığa yer olmadığını söyleyenler Ceviz Kabuğu’nda karşı karşıya geldi. Usta gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun hazırlayıp sunduğu ART’de canlı yayınlanan Ceviz Kabuğu’nun bu haftaki konukları Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Felsefesi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Bayraktar ve Türk Diyanet Vakıf-Sen Başkanı Hazım Zeki Sergi idi. Bayraktar ve Sergi ders niteliğinde çarpıcı açıklamalarda bulundular. Prof. Dr. Mehmet Bayraktar camilere asılan Türkçe mahyaların rahatsızlık yaratma nedenini anlayamadığını belirterek İslam dininde ırkçılığa yer olmadığını söyledi. Türk Diyanet Vakıf-Sen Başkanı Sergi de Türk milletinin hiçbir zaman ırkçı olmadığını aksine zulüm gören milletlerin her zaman son kalesi, sığınma noktası olduğunun altını çizdi. Ceviz Kabuğu’na telefonla katılan İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı’nın “Ne mutlu Türk’üm diyene” diyememesi ise izleyicilerden çok büyük tepki aldı.


    ’Türküm’den rahatsızlık
    Programın başında, basında yer alan açıklamalarıyla camilere Türklüğü ve orduyu öven mahyaların asılmasına karşı olduğunu belirten Diyanet-Sen Başkanı Ahmet Yıldız, telefon konuğu olarak canlı yayına bağlandı. Türkçe mahyaları doğru bulmadığını açıklayan Yıldız, şunları söyledi: “Bundan rahatsız olanlar olabilir. ’Ne Mutlu Türk’üm Diyene’ye karşılık, ’Ne Mutlu Kürdüm’denebilir... ’Ne Mutlu Türküm Diyene’den rahatsızlık duyabilir insanlar. Bu söz zaten dağlara taşlara her yere yazılıyor.” Ahmet Yıldız’ın bu son cümlesi üzerine Hulki Cevizoğlu, “Evet, her yere yazılıyor. Camilere de yazılsa ne olur? Ne sakıncası var? Daha önce de bu gibi mahyalar yazılmış. ’Vatan sevgisi imandandır’denmiş mesela Arapça. Acaba Türkçe yazıldığı için mi bugün skandal olarak görülüyor bu olay” diye sordu.


    Peygamberin övdüğü ordu
    Türk Diyanet Vakıf-Sen Başkanı Hazım Zeki Sergi Türk milleti gibi her zaman dine hizmet etmiş bir milletin adından din adına rahatsız olunmasını anlayamadığını söyledi. Hz. Muhammed’in, “Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan!.Ve onu fetheden ordu ne güzel ordudur!” sözlerini hatırlatan Sergi, Mustafa Kemal’in ordusunun da İstanbul’u düşmandan kurtardığını kaydetti. Bunun üzerine Hulki Cevizoğlu da, “Peygamberin şereflendirdiği ordunun kumandanı, İstanbul’u düşmandan kurtaran kumandanın sözü, onun kurtardığı şehre asılamıyor...” dedi.


    Irak’ta botlarla çiğnediler
    Hazım Zeki Sergi ise, “Bir Bosnalının dediği gibi ’Varsa vatanın, vardır dinin imanın. Yoksa vatanın, yoktur dinin imanın” diye konuştu. Sergi şöyle devam etti: “Bu mahyalar çok önemli bir günde, 6 Ekim’de İstanbul’un Kurtuluş yıldönümü nedeniyle asılmıştır... Neden komplekse giriliyor anlamıyorum. Irak’ta o camileri botlarla çiğnediler. Orada binlerce kadının ırzına göz dikip, musallat oldular. Buna Türkiye de, İslam dünyası da sesini çıkarmadı.”


    İstanbul Müftüsü, “Ne mutlu Türk’üm diyene” diyemedi
    Camilere asılan mahyalar konusunda en çok eleştirilen isimlerden biri de İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı idi. Çağrıcı, telefon konuğu olarak katıldığı Ceviz Kabuğu’nda konuyla ilgili açıklama yapmak yerine susmayı tercih etti. Toplumsal tartışma yaratan konuda taraf olmak istemediğini söyleyen ve Camilere asılan mahyalar ile içeriklerinden haberdar olmadığını belirten Çağrıcı, bu konuda sorumlu adres olarak vakıfları gösterdi. Prof. Dr. Çağrıcı’nın susmayı tercih etmesi konuklardan ve izleyicilerden tepki aldı. Mehmet Bayraktar, Çağrıcı’nın kendisinden beklenenin hem bir insan, hem de bir bilim insanı olarak susmak değil konuşmak olduğunu söyledi. Bayraktar, “Bilim insanı olarak önce biz konuşmalıyız. Her şeyden önce doğruların tarafı olmalıyız. Türkiye’nin gelişip kalkınması konuşmaya bağlıdır. Susmak korkunun alametidir. Nasıl ki içerde ve dışarıda herkes bizim adımıza konuşuyor, biz de konuşacağız. Din adamları ve bilim insanları özellikle konuşmalı.
    Onlar susarsa vatandaş ne yapsın?” dedi. Hazım Zeki Sergi ise Mustafa Çağrıcı’yı şahsen tanıdığını, kendisinin bu mahyalara karşı çıkacak biri olmadığını söyledi. Sergi, “Hocam herhalde kendisine baskı yapılacağından çekindi” diye konuştu. Hulki Cevizoğlu ise Sergi’nin bu yorumu öncesinde Çağrıcı’ya, “Ben sizin mahyaların kaldırılmasını desteklediğinizi düşünüyorum. Ben müftü olsam ’ne var bunda asılsın, milli birlik ve beraberliği belirten sözler’derdim... İlim susarsa en büyük zalimlik olmaz mı?” dedi.


    Kurtuluş mücadeleleri camilerde başladı
    Türksav Başkanı Yahya Akengin de telefonla bağlandığı yayında yaratılan kavram karmaşasına dikkat çekti. “Ümmetçilik keşke olsa ama bir ütopya’dır” diyen Akengin ümmetçiliği milliyetçiliğin yerine koyarak bir operasyon yapılmaya çalışıldığını söyledi. Akengin, “Camiler kurtuluş mücadelelerinin başladığı yerler. Camilerin tepesindeki hilal bayrağımızda değil mi bizim? Açılıma zarar verilmesin diye şehitlikler de açılmasın isteniyor” dedi.


    Usta gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun ‘Ceviz Kabuğu’, bu hafta Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
    İslam Felsefesi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Bayraktar (solda) ile Türk Diyanet
    Vakıf-Sen Başkanı Hazım Zeki Sergi’yi konuk etti. Bayraktar ve Sergi, ‘mahya’ konusu
    tartışılan programda ders niteliğinde çarpıcı açıklamalarda bulundular.


    Sözde açılım iflas etti
    “Türk ordusuna şükran borcu taşımayanın imanından şüphe ederim” diyen Prof.
    Dr. Öztürk: Bu mahyalar altında namaz olur mu diyenler gitsinler Irakta konuşsunlar

    Halkın Yükselişi Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk telefon konuğu olduğu Ceviz Kabuğu’nda mahya tartışmasına yeni bir bakış açısı getirdi. “Bu tartışmanın başlaması açılım meselesinin iflasıdır” diyen Öztürk mahya tartışmasının birileri tarafından bilinçli olarak tertiplendiğini söyledi. Bu tartışmanın uzun bir zaman daha devam edeceğini belirten Prof. Dr. Öztürk şöyle konuştu: “Sapla saman burada bilerek birbirine karıştırıldı. Amaç yeni bir gündem yaratmak. Neyi açacaklarını anlamadık ama açılım meselesinin iflasıdır bu. Orada ” Ne Mutlu Türk’üm Diyene “ söylemi olmasaydı siz bu konuyu tartışıyor olmayacaktınız. Türk kelimesi geçtiği için bu tartışma başladı. Diyanet vakıflara, vakıflar müftülüklere atıyor ama bu siyasi iktidarın arkasındaki toplum mühendislerinin işidir. Türkiye üzerinde hegemonya kelime-i şahadet düşmanlarının işidir. Keşke oraya ” Ne mutlu Türküm diyene “ sözünü koyup oyuna gelmeselerdi. Oyuna gelmemiş, sıkışan birilerine yeni gündem vermemiş olurdunuz. Diğer yazılara kimse bir şey demeyecekti. Bu tartışmayı daha sürdürecekler. Planlı bir iş çünkü. Avrupa tarihi boyunca Türk deyince bir milleti anlamıştır. Millet bir inanç ve şuur birliğidir. Millet kavramının Kuransal bir kavram olduğunu, ırk olarak kullanılmadığını bilelim. Türk ordusuna şükran borcu taşımayanın İslam imanından şüphe ederim. Bu mahyalar altında namaz olur mu diyenler gitsinler Irakta konuşsunlar.” Yaşar Nuri Öztürk, İstanbul müftüsünün çekimser tavrı hakkında yorum yapmak istemediğini belirtti ancak şöyle bir eleştiride de bulunmadan geçmedi: “Müftülük işine beni sokmayın. Onların nefesi neye yeter ki. 70 senedir neye tepki gösterdiler ki?” Öztürk, Türkiye’nin bu güne kadar hiç olmadığı kadar büyük bir haçlı saldırısı altında olduğunu üstelik bu saldırıya hiç olmadığı kadar da içerden destek bulduğunu söyledi.



    Dağdaki pisliğin ekmeğine yağ
    Programın sonunda Ceviz Kabuğu’nu arayan bir ev hanımı tartışmaların ne kadar yerinde olduğunu ya da olmadığını ortaya koyan bir açıklama yaptı. Gaziantep Nizip İlçesi Keklik Köyü’nden aradığını belirten Ülger Yılmaz, kendisinin ve ailesinin Kürt olduğunu ve Kürt oldukları için asla eziklik hissetmediklerini söyledi. “Kürdüm... Bu güne kadar hiçbir baskı ile karşılaşmadım. Kardeşim okudu, öğretmen oldu. Başka akrabalarım asker, polis oldu. Köyümde herkes okumuş ve kimse Kürt olduğu için ezilmiyor. Kürt açılımı diye bir şey yok. Bu dışarıdan birilerinin, dağdaki pisliğin ekmeğine yağ sürüyor.”

    Türkler de Kürtler de tarih bilmiyor

    Mehmet Bayraktar bu açıklama üzerine, “Biz sadece din kardeşi değil aynı zamanda Kürtlerle ırkdaşız da. Ne Türkler tarih biliyor ne Kürtler” dedi. “Tarihte nerede Türk varsa orada Kürt, nerede Kürt varsa orada Türk var” diyen Bayraktar şöyle konuştu: “19. yüzyılda birileri geldi sen Türksün, sen Kürtsün diye milleti ayrıştırdı. Casus misyonerler o zaman ülkede nasıl cirit atıyorsa bugün de öyle. ’Bir damla petrol bir varil kandan değerlidir’diyorlar. Bu yüzden tarihi okumalı ve iyi bilmeliyiz.”


    Keşke resmi ideolojimiz olsaydı
    Prof. Dr. Mehmet Bayraktar, “Keşke resmi bir ideolojimiz olsaydı da bu perişan hale düşmeseydik” dedi. Mahyaların açılıma ters olduğunu söyleyenlere açılımdan ne beklediklerini sormak gerektiğini ifade eden Bayraktar şöyle devam etti: “Eğer açılımdan anladıkları bölünmeyse mahyalardan rahatsız olurlar. Değilse olmamaları lazım. Sadece birlik beraberliğimize değil dine de yapıyorlar bunu. Ilımlı İslam diye bir şey attılar ortaya. Resmi ve gayrı resmi ideoloji Amerikan sosyologların ortaya attığı kavramlardır. Bunlara karşı keşke derin bir devlet ideolojisi, resmi bir ideoloji olsa diye düşünürüm. Resmi ideoloji olmadığı için gençler perişan halde. Gençler IMF kadar Atatürk’e bunları yapanlara da tepki göstermeli.” Hulki Cevizoğlu ise mahyalarla ilgili açıklamaların da akla “bunu resmi ideoloji yapıyorsa hangi resmi ideoloji astırdı? Hangisi indirtti? Türkiye’de kaç tane resmi ideoloji var?” sorusunun geldiğini söyledi. Cevizoğlu, mahya asmanın Kürt açılımına aykırı olduğunu da öne sürenlerin olduğuna dikkat çekerek “o zaman yaşasın Kürt açılımı ya da yaşasın Öcalan mı yazacaktık?” dedi.
    kaynak
    bravo cevizoğluna ağzına sağlık...........




    HER LÄFA VERİLECEK CEVABIM VARDIR LÄKİN BEN ÖNCE LÄFA BAKARIM LÄF MI DİYE SONRA SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE........



  2. #2
    PasakLi_Kont adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-03-2008
    Mesajlar
    1,802
    Karizma Gücü
    5
    dini siyasete, politik çıkarlarına ve kurumsal yapısına alet etmek hukuken ve fiilen suç değilmi bu ülkede..

    dağa taşa ne mutlu turküm diye yazmakla aynı şey degildir camiye mahya asma olayı. dağ, taş, devlet dairesi, kışla vb yerlere yazmak normal karşılanabilir, ama ibadet yerine yazmak, en hafif tabiriyle akılsızlıktır hatta çaresizlik. islam, milliyetçiligi, kavmiyetçiligi, ırkçılığı kesinlikle reddeder.

    peki ya arada arabın biride '' kabeye ne mutlu arabım diye yazsa'' ne diyeceğiz şimdi

    genç sivillerin hünerli mafya önerileri, dikkatinizi calibi mıntıka ile çekerim

    29 Ekim'de:

    Cumhuriyet kazanımları tehlikede

    Tehlikenin farkında mısınız?

    28 Şubat

    Camiler laiktir laik kalacak.

    12 Eylül

    Darbe yap, sihhat bul

    27 Mayıs

    Ey asker tut bizi

    30 Ağustos

    Yaa Sev Yaa Terk Eyle!

    Arada sırada

    Hoş geldin ey şerr-i Milliyetçilik


    komedi ya resmen

    anladığım kadarıyla kürt, ermeni, demokratikleşme açılımları derken muhafazakar, köylü, lümpen, sofi, tasavvufi ve milliyetci müslümanların ulusalcılığa evrilme aşamasında malum zihniyetin göstermiş olduğu işgüzarlık mış gibi geliyor bana..
    Bizi yok edecekler şunlardır dedi Gandhi, “İlkesiz siyaset, vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik, bilgili ama karaktersiz insanlar, ahlâktan yoksun bir iş dünyası, insan sevgisini alt plana itmiş bilim, özveriden yoksun bir din anlayışı.

    Bugün kendini ifade edemeyenler bir gün mutlaka sinelerindeki heyecan ve ızdırabı çevrelerine duyuracak, şimdilerde hafakanlarla yutkunmalarına karşılık gelince sükûtun o en müessir şiirlerini inşad edeceklerdir -MFG-

    Bir ördek dedi ki: Hızır divanından bir ferman çıktı, bundan sonra bütün sular serbesttir. Timsah ona cevap verdi: Unutma ki benim için de serbesttir.

  3. #3
    <span style='color: #8B0000'>Tek Adam</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-09-2007
    Mesajlar
    8,691
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı PasakLi_Kont tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    dağa taşa ne mutlu turküm diye yazmakla aynı şey degildir camiye mahya asma olayı. dağ, taş, devlet dairesi, kışla vb yerlere yazmak normal karşılanabilir, ama ibadet yerine yazmak, en hafif tabiriyle akılsızlıktır hatta çaresizlik. islam, milliyetçiligi, kavmiyetçiligi, ırkçılığı kesinlikle reddeder.
    İslam milliyetciliği red ediyosa hem dincilik hem milliyetcilik yapan sentezciler ne oluyor?
    “Dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimimizdeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir. Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.”

    Ülke ne zaman darda kalsa bir KEMAL çıkıyor!

  4. #4
    AFAKİ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-08-2007
    Mesajlar
    1,428
    Karizma Gücü
    5
    Ne kadar dengesiz insanlar bunlar!
    Yahu illa mahyalara siyasi bir şey mi yazılması lazım?
    Camii "dini" bir yerdir, neden dinin içine siyaset sokuyorsunuz? Şimdi rezilliğin örtülmesi için saçmalıyorlar; siyasi mesajlara karşı çıkan insanlar "yaşasın açılım" yazılmasını mı istiyor?

    Siyasetin içine din girince hançerelerini yırtanlar neden dinin içerisine siyasetin girmesini hoş göstermeye çalışıyorlar? Dün laiklik nutukları atanlar bugün din-siyaset sentezinden pek bir memnun! Olaya göre şekil değiştiren bukelemun kılıklı laikçiler, bu olayda da gerçek yüzünü gösterdi.
    Mahyaların siyasete alet edilmesi otoriter ve totoliter Tek parti döneminde oldu... Zaten ancak öyle olağan dışı durumlarda mahyalara siyasi mesaj asılır yoksa normali dine siyaset bulaştırılmamasıdır...

    Neymiş efendim "Bir Müslüman ordusundan asla rahatsızlık duymaz"... Bu çıkarımı yapmak için "ordunun da Müslüman'dan rahatsız olmaması" lazım. Ama ordu İslam'la kavgalı! Ordu İslam'la barışık olsa dahi mahyalarda TSK övülmemelidir. Hele hele TSK'nın şehidin ve gazinin eşinin başındaki başörtüsüne göz dikdiği bir zamanda mahyalarda asla ve kat'a silahlı kuvvetler'e methiyeler düzülmemelidir.

    Böylece kimlerin "Siyasal İslam" taraftarı olduğunu da gördük!
    Camiileri siyasete alet eden basit insanlar en azılı siyasal İslamcı'dır.
    AK Parti'yi ve Milli Görüş'ü; İslam'ı, camiileri siyasete alet etmekle suçlayanlar; kendi kirli siyasetlerine camiileri ve İslam'ı alet ediyorlar.

    ‘‘... “Çağdışılık” ithamı, iftiraların en alçakçası, en abesi. Çağdaşlaşmak neden Hristiyan Batı’nın putlarına perestiş olsun.’’

    Cemil Meriç

  5. #5
    hunt me down adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    7,878
    Karizma Gücü
    7
    http://www.gencsiviller.net/artikel.php?artikel_id=359
    La bakın, genç "siviller" neler yazmışlar Mahyalar ile ilgili. Yani, ordumuza şükran duymamızdan rahatsız mı oluyorlar? Kaç senedir ordu yaz kış demeden PKK ile savaşıyor.
    "Ya sev ya terket" demek yanlış mı? Doğduğu, büyüdüğü ülkeyi, ekmeğini yediği ülkeyi sevmiyen adama, ülkesine kin besleyen, ona zarar vermek isteyen adama defol demek yanlış mı?
    Ha?
    Çok komikler genç siviller, sahiden. Absürdlüğün ve aptallığın tavan yaptığı boş bir "örgütlenme" diyeyim, başka da birşey demiyeceğim. Daha şu ana kadar da bir "genç sivil" ile karşılaşmış değilim. O yüzden de hareketlerinin pek bir anlam taşıdığını düşünmüyorum.
    Gereksizler.
    Bu mesaj en son " 12.10.09 " tarihinde saat 17:35 itibariyle hunt me down tarafından düzenlenmiştir...

  6. #6
    iskocıyısı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-04-2007
    Mesajlar
    953
    Karizma Gücü
    6
    Ne mutlu Türküm diyene bir siyasi ideoloji ise Mutluyum napayım mutsuzmu olayım ideolojik görüşmüdür TÜrklük?

    Ayrıca camiilerde asılsa ne asılmasa ne Türklük para etmiyorki bu ülkede

    Ermeniyseniz açılırlar size.
    Kürtseniz daha bi açılırlar.
    İsrailliyseniz başbakan tarafından her türlü ihaleye girme açılımınız vardır.
    Arapsanız kardeşimizsinizdir.
    Azeriyseniz 2 devlet 1 millettir ama malesef bayraklarınız bazı yerlerimizde yasaktır.
    Amerikalıysanız youtube bile serbesttir size.
    Yunan veya İtalyan başbakanıysanız zaten açılmışızdır size.
    Hatta afrikalılara bile açılıyoruz yakında tüm şubelerimizde.

    Türkmüsünüz? aman sizde ne işiniz var bu ülkede. Ya sev ya Terk et derler size. Hayır ülkeyi sev bunları sevme terk et ne mantığı varsa?

    Garipsiniz garip. Ülkede camilerin imamlarının parasını bizler verelim sonra neymiş ne mutlu türküm diye yazmıyalım? Niye? kime yarancaz? Niye yazmıyoruz?

    Bizim köyde 2 cami var! okul mu? Yoook! evet evet okul olmayan yerde 2 tane cami var?

    Tabi canım . tabi tabi ne gereği var canımmm aman sizde.
    Açılırlar mis gibin sonradan.
    SADECE GÖKYÜZÜ
    SADECE DENİZ
    SADECE SEN VE BEN
    HEPSİ BU

  7. #7
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE HARBİKIZ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2008
    Mesajlar
    3,420
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı hunt me down tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    http://www.gencsiviller.net/artikel.php?artikel_id=359
    La bakın, genç "siviller" neler yazmışlar Mahyalar ile ilgili. Yani, ordumuza şükran duymamızdan rahatsız mı oluyorlar? Kaç senedir ordu yaz kış demeden PKK ile savaşıyor.
    "Ya sev ya terket" demek yanlış mı? Doğduğu, büyüdüğü ülkeyi, ekmeğini yediği ülkeyi sevmiyen adama, ülkesine kin besleyen, ona zarar vermek isteyen adama defol demek yanlış mı?
    Ha?
    Çok komikler genç siviller, sahiden. Absürdlüğün ve aptallığın tavan yaptığı boş bir "örgütlenme" diyeyim, başka da birşey demiyeceğim. Daha şu ana kadar da bir "genç sivil" ile karşılaşmış değilim. O yüzden de hareketlerinin pek bir anlam taşıdığını düşünmüyorum.
    Gereksizler.
    bravo genç sivillere ağızlarına sağlık............




    HER LÄFA VERİLECEK CEVABIM VARDIR LÄKİN BEN ÖNCE LÄFA BAKARIM LÄF MI DİYE SONRA SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE........



  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    25-10-2006
    Mesajlar
    10,900
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    13 Ekim 2009 Salı günü, bağımsız bir Türk devleti olan kardeş Azerbaycan'dan 14 milletvekilinden oluşan bir heyet temaslarda bulunmak için Türkiye'ye geliyor. İktidar partisiyle ve muhalefet partileriyle yapacakları temaslarda Ermenistan ile imzalanan protokoller konusunda endişelerini dile getirecekler. Dağlık Karabağ sorunu çözülmeden, Ermenistan işgal altında tuttuğu Azerbaycan topraklarından çekilmeden Ermenistan ile imzalanan protokollerin TBMM'de onaylanmaması taleplerini iletecekler. Bilindiği gibi, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sayın Recep Tayyip Erdoğan daha önce bu doğrultuda bir taahhütte bulunmuştu.

    Bu temaslarının Türk medyasında yeterince ilgi görmeyeceğinden endişe etmekteyiz. O yüzden, bu akşam saat 20: 00'de Habertürk'te yayınlanacak olan Sansürsüz programının sunucusu Yiğit Bulut'a Azerbaycan heyetini başka bir programa davet etmesi için mail yağdıralım. Programın mail adresi aşağıdadır. Lütfen duyarsız kalmayalım.

    sansursuz@haberturk.com

  9. #9
    Türkmençağası adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-03-2008
    Mesajlar
    617
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı PasakLi_Kont tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle

    komedi ya resmen
    Buradaki tek komedi sensin. Şuursuz Türk düşmanı.

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    Vay be bizim fethullah gülen denen CIA ajanı referanslı müritlerin gözünü TÜRK düşmanlığı o kadar bürümüş ki ME MUTLU TÜRKÜM lafına siyasi ideoloji diyecek kadar zavallılaşmışlar artık.
    Bu kadarınada pes cidden.
    Hem bu ülkenin ekmeğini yiyin sonra gelip utanmadan bu yediğiniz kaba ihanet edin.
    Gerçi bölücüler rahatsız oluyor diye Andımızdaki TÜRK ibarelerinden veya dağlardaki TÜRK ibarelerinden rahatsız olan zavallı TÜRK DÜŞMANLARINDAN ne beklersiniz ki.

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. ‘Zırtgel’, ‘sürtünük', ‘çöpçül’…
    HABERLER ve GÜNDEM bölümünde Culinary tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 13.10.11, 11:44
  2. Unutanlara hatırlatıyorum: Bir zamanlar açılım!
    SİYASET ve POLİTİKA ARENASI bölümünde 27 mayıs devrimdir tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 25.08.11, 21:00

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •