• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    sudenazlı.. <span style='color: #FF0000'>_NAZ_</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-03-2009
    Mesajlar
    3,951
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    İlahiyat biliminin dilinde bir reform kaçınılmaz







    ANKARA- Başbakan Erdoğan, dün, Diyanet İşleri Başkanlığı’nca Bilkent Otel’de düzenlenen 4. Din Şurası’nın açılışında yaptığı konuşmada, “demokratik açılım” sürecine de değindi. İki ay kadar önce başlattıkları, “milli birlik süreci bağlamında, kardeşliği, ortak değerleri, ortak kültürü, ortak tarihi” vurgulamak amacıyla sık sık bir örnek verdiğini anımsatan Erdoğan’ın konuşması özetle şöyle:

    DİNİN İSTİSMARI: ’Başbakan demokratik açılımı, din üzerinden mi gerçekleştirecek’şeklinde fikir yürütenler çıktı. Dinin istismarı ne kadar yanlışsa, dinin toplumsal problemleri çözmede oynayabileceği sosyal rolü görmezden gelmek de o denli yanlıştır. Yürütülen propagandaların da etkisiyle, Müslüman dünya ne yazık ki yoksullukla, mahrumiyetle, terörle, cehaletle anılır bir hale getirilmek isteniyor. Özellikle 11 Eylül saldırıları sonrasında başlayan yeni süreçte, İslam dünyasına biçilen bu yeni kıyafete karşı, Müslümanların da karşı bir propaganda üretmedikleri gerçeğiyle karşı karşıyayız.

    KASTETTİĞİM DİNDE REFORM DEĞİL: Her alanda olduğu gibi dini ilimler alanında da eski bilinenleri gözden geçirme, güncelleme, bugünün dünyasına ve taleplerine göre çözümler üretme zamanıdır. Yalnız altını çiziyorum; yanlış anlaşılmalara vesile olmasın, kastettiğim asla ve asla dinde reform değildir. Ancak bilim dilinde özellikle de ilahiyat biliminin dilinde bir reformun kaçınılmaz olduğu da bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır. Elbette din kamildir ancak bizim dinden anladıklarımız, dini anlayışımız ve düşüncemiz tekamül etmek, gelişmek durumundadır. Çünkü biz insanlara akıllarının anlayacağı dille hitap etmek durumundayız. Bu boşluk da bugün ibretle şahit olduğumuz gibi medya vaizleri tarafından doldurulacaktır eğer biz boş bırakırsak. Bugün bizde olduğu kadar tüm dünyada da spor, siyaset ve din konusunda herkes kendini ehil olarak görüyor. Kahve köşelerinden televizyon ekranlarına kadar her ortamda insanlar bilseler de bilmeseler de bu alanlarda en az bir profesör kadar birikimli zannediyorlar ve bu cesaretle konuşuyorlar. Özellikle din alanında böyle bir fikir serdetme, görüş bildirme, akıl yürütme cesaretinin oluşması bir boşluğun doldurulduğu gerçeğini ortaya koyuyor. Onun için ben gerek şuranın mensuplarından, burada olan veya olmayan değerli hocalarımdan ’lütfen bu alanda boşluk bırakmayın’diyorum.

    LAİKLİK: Laiklik evrensel bir kavram olmasına rağmen Türkiye’de farklı bir şekilde yorumlanabilmiştir. Laikliğin uygulanmasına ilişkin birçok tartışma bilimsellikten uzak bir şekilde, bilim adamlarını dışarıda tutarak siyasi bir yaklaşımla sürdürülmüştür. Herhangi bir dinin istismarını dinin kendisine saygısızlık olarak görürüm. Dinin istismarı bizzat dinin kendisini hedef alır. Ona zarar vermeye yöneliktir. Ancak dine samimi müntesipliğin istismar olarak nitelendirilmesi de din ve vicdan özgürlüğüne aykırı bir tutum olarak ele alınabilir. Aynı şekilde laikliğin istismarı, bilimsellikten, toplumsal gerçeklerden ve evrensel uygulamalardan uzak bir şekilde yorumlanması ve uygulanması da doğru değildir. Türkiye on yıllar boyunca bu tartışmaları son derece sağlıksız bir zeminde yapmıştır ve buna çok ağır bedeller ödemiştir. Karamsar bir tablo çizmek niyetinde değilim. Asla umutsuz değilim.

    Laiklik, dine karşı tutumun referansı olmamalı

    DİYANET İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, 4. Din Şurası’nın yaptığı konuşmada şöyle dedi:

    * Din, insanı ahlaki ve insani yönden olgunlaştırmayı hedefleyen, insan-ı kamil yolunda ona rehberlik yapan bir rahmet, kurtuluş ve diriliş çağrısıdır.

    * Öncelikle laiklik tüm dinleri hesaba katan bir denge arayışının nitelikli bir ürünüdür. Laiklik, devletin herhangi bir dinle kendi gerekliliklerini karşılayacak bir talepkarlık içerisinde ilişkiye geçmemesini, toplumun dinle kuracağı bağlara müdahale etmemesini öngören, hatta bu sınırları garantiye alan, din de kamusal hayatı bütünüyle kuşatan siyasi proje kılınmasını önleyen kontrat olarak okunmalı.

    * Artık bu çağda laikliğin, dinle toplum, dinle devlet arasında sık sık tekrarlanan tartışmaların parçası ya da dine karşı tutumların referansı olmaması gerekir. Dini konuları her türlü siyasi mülahazanın ve çıkar hesabının üstünde tutarak ele almamız sadece laikliğe değil dine saygının da gereğidir.

    * İslam’ın, Yahudi ve Hıristiyan geleneklerin muhatap olduğu suçlamalara ortak edilmesi, batılılaşma politikalarımızın en sorunlu alanlarından biridir.

    http://haber.gazetevatan.com/Ilahiya...64387/1/Gundem

    * Artık bu çağda laikliğin, dinle toplum, dinle devlet arasında sık sık tekrarlanan tartışmaların parçası ya da dine karşı tutumların referansı olmaması gerekir. Dini konuları her türlü siyasi mülahazanın ve çıkar hesabının üstünde tutarak ele almamız sadece laikliğe değil dine saygının da gereğidir.

    katılıyorum ve altını çiziyorum..
    görelim mevla neyler,neylerse güzel eyler..

  2. #2
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Katılmasan hatrı kalırdı başbakanın zaten
    Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.

  3. #3
    Türkmençağası adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-03-2008
    Mesajlar
    617
    Karizma Gücü
    5
    İlahiyatın Terminolojisini değştirmek istemelerinin ana nedeni, şu andaki geleneksel İslam Terminolojisinin Fettullahçı/Nurcu terminoloji ve kavramlarla çelişmesi. Yani Nurculuğun İslama Aykırı olması. Terminolojiyi uygunlaştırıp Türkiyeyi Nurculaştırmak istiyorlar. Açıktan dinimize saldırı var.
    Dinimizi bozmak ve değiştirmek istiyorlar.
    Kuranın yerine Risaleleri geçirmek istiyorlar.
    Yalnızca Vatan Millet ve Devlet değil, o kullanarak iktidara geldikleri dinde elden gidecek bu gidişle...

  4. #4
    Uye elbistanli46 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-09-2008
    Mesajlar
    6,329
    Karizma Gücü
    5
    din önemlide, issizlik nolacak?

    gerçi din daha önemli, aç susuz olurdu, dinsiz imansiz olmaz.
    [COLOR="Purple"][FONT="Arial Narrow"][I]Muhammed miraç'a vardığı gece,
    Kapıda gördüğü Aslandır Ali..Sen Alisin güzel şah...[/I][/FONT][/COLOR]



    [B][COLOR="Red"]Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA GİDİCİ[/COLOR][/B]

  5. #5
    nadogma adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-08-2008
    Mesajlar
    1,770
    Karizma Gücü
    4
    Eger Ilahiyata bilim olarak bakilacaksa,herseyden once bilimlerin yanina alinmalidir,yani bilim nerede icad ediliyor,arastiriliyor ve ogretiliyorsa,orada olmalidir Ilahiyat da,yani Universitelerde , ve bunun icin ilk yapilacak is Imam-Hatip yanlisini duzeltmek , kapatmak olur. Ikinci asamada din adamlarinin seciminde cemaat ve tarikatlardan kurtulmanin yolu bulunmalidir...siyaset-din partizanligin cozumu bu asamada mumkun degil,malum...
    Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?
    İşin kolayına kaçmadan ama,
    Gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil
    Ne de ak örtüde elmaların
    Ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolaşan kırmızı balığınkini
    Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?


    Ampulle kararan tek ülkeyiz, gururluyuz !!!


 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. İlahiyat fakültesine biyolog dekan
    2005 Konuları bölümünde nburakt tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 30.10.05, 20:40
  2. Mucize Diş Dilinde Diş Çıktı...!
    2005 Konuları bölümünde Xtreme-Power tarafından açılmış
    Yanıt: 11
    Son Mesaj: 23.10.05, 13:55
  3. Adamin dilinde diş çıktı.....
    2005 Konuları bölümünde a_boy tarafından açılmış
    Yanıt: 7
    Son Mesaj: 01.09.05, 00:41

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •