• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    24-03-2009
    Mesajlar
    1,171
    Karizma Gücü
    0

    Europa’da varsa, “yaşam” neye benziyor olabilir?

    Bilim adamları Jupiter’in buzdan uydusu Europa’da bir yeraltı okyanusu olduğuna inanıyorlar.

    Europa’nın kalın buzları altında sıvı halde su ve enerji var. Bildiğimiz anlamda “yaşam” Europa’da evrilmiş ise, bu neye benziyor olabilir? Dünya dışı yaşam hakkında tahminlerde, öngörülerde bulunabilmek için, öncelikle yaşam barındırdığını bildiğimiz biricik gezegenimiz, dünyaya bakmamız gerekiyor.

    Bildiğimiz anlamda “yaşam”, başka bir deyişle “karbon temelli yaşam” sıvı halde suya, ve bir enerji kaynağına (bizim durumumuzda “güneş”, ancak alternatifler olabileceğini birazdan göreceğiz) ihtiyaç duyuyor.

    Bilindiği üzere, yeryüzündeki bitkiler, fotosentez yardımıyla, güneş ışınlarını enerjiye dönüştürler, süreçte atmosfere oksijen bırakırlar. Aynı bitkiler oksijen ile yaşayan hayvanlar tarafından tüketilirler. Aynı hayvanlar enerjilerini başka hayvanlara yem olmak üzere aktarıp, beslenme zincirindeki yerlerini alırlar. Tüm bu sürecin tetikliyicisi güneş enerjisidir. Ancak artık biliyoruz ki, dünyamızda da buna alternatif yaşam oluşumları mevcut.

    GÜNEŞTEN BAĞIMSIZ HAYAT
    1970’lere kadar, bilim adamları, yeryüzünde yukarıda bahsettiğim yaşam döngüsünden bağımsız bir hayat formu olamayacağını düşünüyorlardı.

    Ancak 1977 yılında Galagapos yarığına yapılan bir derin su dalışında, ışığın olmadığı, yaşamı destekleyecek hiç bir unsurun bulunmadığının düşünüldüğü, çok yüksek basınçlı derinliklerde, dev tüp solucanları, deniz tarakları, karidesler ve midyeler keşfedildi. Bilimadamları şaşkına döndüler. Bu derinlikte, ışığın ve enerjinin olmadığı bir ortamda, bu canlıların yaşamlarını nasıl sürdürebildikleri büyük bir tartışma konusu oldu.

    Tüm bu yaratıklar, okyanusun tabanında bulunan volkanik bir etkinlik olan hidrotermal bacaların etrafında yaşıyorlardı. Bu bacalar okyanusun içine hidrojen veye hidrojen sülfid gibi reaksyonel kimyasallar salıyorlardı.

    Bazı tür bakteriler, bu bacalardan yayılan reaksiyonel kimyasalları enerjiye dönüştürebiliyorlardı! Bu “kimyasalsentez”in anlaşılması biyoloji için bir devrim niteliğindeydi. Güneşten bağımsız yaşam, dünya üzerinde keşfedilmişti.

    EUROPA'NIN OKYANUSLARI
    Çapı sadece 3.100 km olan Europa, bizim uydumuz “ay”dan biraz daha ufaktır. Bu buzdan dünyanın yüzeyinin altında sıvı bir okyanus olduğu pek çok bilimadamı tarafından olumlanan bir teoridir.

    Yüzeyi buzdan oluşan bu küçük dünyanın çekirdeği, Jupiter’in çekim gücüyle sürekli sıkıştırılmakta ve üzerinde ciddi bir baskı oluşmakta. Bu da bize çekirdeğinin sıcak olacağını düşündürüyor.

    Eğer sanıldığı gibi Europa’nın çekirdeği sıcak ise, okyanus tabanında bu bacaların etrafında birbirinden yalıtılmış durumdaki ılık vahaların olma olasılığı çok yüksek. Belki de bu bacalardan okyanusa süzülen kaynayan sıvılar, yukarıdan sızan ölümcül soğuğu yok ediyor, deniz dibinde sıcacık bölgeler oluşturuyor. Başka bir deyişle, bildiğimiz anlamda “yaşam”ı destekleyecek tüm unsurlar Europa’da varolabilir.

    Eğer Europa’nın balıkları varsa dünya okyanuslarının sakinlerine benzerlik herhalde kaçınılmaz olacaktır. Evrim aynı hareket problemleri için benzer çözümler bulmak zorundadır, tıpkı ; denizlere dönen balina, yunus gibi memelilerin tekrar balığa benzemeleri gibi. Ancak Europa’nın balıklarının kuvvetle ihtimal iki önemli farkları olacaktır: Süzülecek çok fazla oksijen olmayacağı için solungaçları olmayacak, ışık kaynağının pek olmadığını düşünürsek de bildiğimiz anlamda gözleri olmayacaktır. İşte bu tür bir canlıya en çarpıcı örnek, Kör mağara Semenderi.

    KÖR MAĞARA SEMENDERİ
    Tamamen karanlıkta ve yer altında yaşayan bu canlılar, görme duyularını kaybetmişler. Öte yandan, kafalarının kenarlarındaki alıcılar yardımıyla sudaki titreşimleri ve düşük düzeyde elektrik akımlarını algılayabiliyorlar.

    Düşük enerjili bu dünyada, yerçekimi bizim dünyamızdan çok daha az olduğu için, bir gün Europalıları görebilirsek, bizlere yavaş çekimde hareket ediyorlar gibi gelecektir.

    Europa ve güneş sistemindeki diğer egzotik dünyalar keşfedilmeyi bekliyor. Ben kendi adıma, İnsanlığın bir gün bu dünyaları hatta yıldızları ziyaret edebileceğine inanıyorum.


    k

  2. #2
    TF Bölüm Sorumlusu <span style='color: #006400'><span class='glow_FFA500'>_WOLF_</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-12-2007
    Mesajlar
    22,258
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Bakalım tahminler doğru çıkacakmı




    Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili..?..Biz, yaradanı görmeden sevmedik mi..?((MEVLANA))

  3. #3
    WhoAmI? adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-10-2009
    Mesajlar
    21
    Karizma Gücü
    0
    Zaten Europa hatırladığım kadarıyla, eğer Dünya yok olursa veya insanlık başka bir nedenle yaşanabilecek bir yere ihtiyaç duyarsa, gidilme olasılığı en yüksek yerdi.
    Sana dünyadaki en güzel şeyi vermek isterdim, ama seni sana nasıl verebilirim ki...


    HATIRLANMAK; SEVMEK KADAR GÜZELSE, UNUTULMAK; ÖLMEK KADAR ACIDIR...


    Bir ben sevdim seni, bir ben bekledim, bir ben söyledim, bir ben dinledim, bir ben savaştım ve bir ben yenildim...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Atatürk'e “mandacı”, Türk milletine de “işgalci”
    2005 Konuları bölümünde kartals tarafından açılmış
    Yanıt: 13
    Son Mesaj: 21.11.05, 17:54
  2. “Doğu’da her an 7’lik bir deprem olabilir !”
    2005 Konuları bölümünde halukilhan tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 06.02.05, 02:10

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •