Nereye dönsem yüzümü siyah. Ne zaman ağlasam kan mevsimiydi...
Eylül'ü Ekim'e bağlayan bu hüzünlü düğümlerin gayet düzenli bir seyri vardı hayatımda ve hiç durmadan bir solukta okuduğum cümlelerin baş kaldırışları.
Hiç korkmadan kuşandığım çelişkilerin iç savaşları ve bazı kümelerin yan elemanlarına ait kanamalı yaraların direncindeyken ne zaman ağlasam kan mevsimiydi...
Uykularıma karışan zehrin rüyalarımda bıraktığı izleri silmek isterken basıp düştüğüm bu kaygan zemin mezar taşıma çok benziyordu. Gördüğüm rüya ile masal arasıydı. Ne hatırlanabilir ne anlatılabilir. Gerçek hiç değildi... Ter içinde uyandığım bu ağlamaklı geceyarılarının bir çoğunda gözümden dökülen kan mevsimiydi....
Kol saatimde yazarken biraz daha sona yaklaştığım, nasıl olurda zaman ileri doğru akabilir ? Kum saati gibi tersine çevrilmeyi bekleyen bu hayat nasıl kabını doldurabilir ?
Mesai saatim bitiyor artık. Dışarıda Kan Mevsimi...
Yıllarımı verdiğim bu fabrikanın muhasebesindeyim. Tazminatım hesaplanıyor ve Emekli olmak için işlemlerim başladı...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla