Çok değil, birkaç yıl önce Irak Kürtlerinin liderleri “Türkiye’ye bir Kürt kedisini bile iade etmeyiz” diyorlardı. Şimdi “Bu PKK işini barışçı yollarla çözelim” demeye başladılar. Amerika’nın çekilme tarihi yaklaştıkça Türkiye’nin bölgedeki gücü daha hissedilir hale geliyor, Türkiye’den beklentiler artıyor.
Dünkü Radikal’de Rifat Başaran’ın haberiydi, Apo’nun isteği üzerine Kandil’den, Mahmur’dan ve
Avrupa’dan teslim olmak üzere PKK’lı gruplar yola çıkacakmış!
Bu, çok önemli bir gelişme!
Gerçekten PKK böyle bir teslimiyete razı olacak mı, bekleyip görmek lazım. Bu haber gerçekleşirse, Apo, PKK üzerindeki etkinliğini kanıtlamış ve devlete “Gerçek muhatabınız benim” demiş olacaktır. PKK içindeki güç mücadelesi buna izin verecek mi, göreceğiz.
Fakat, hem Talabani’nin, hem de Barzani’nin açıklamaları son zamanlarda hep aynı görüşü yineliyor: “PKK sorunu barış içinde çözülsün!”
Ortadoğu’da etkinliği gittikçe artan bir Türkiye’yi karşılarına almak, istemiyorlar. Hele de Irak’ta
Kürt-Arap; Alevi-Sünni kavgası ihtimali gittikçe artarken!
Fakat Türkiye’nin izlediği ‘komşularla sıfır problem politikası’ da sorunsuz işlemiyor doğrusu!
Bir taraftan Suriye ile çok yakın ilişkiler kurarken, diğer taraftan İsrail’le olan ilişkilerimiz en kötü günlerini yaşıyor. Unutmayalım ki, İsrail, Suriye’nin bir parçası olan Golan Tepeleri’ni işgal etmiş durumda ve bu iki ülke
resmen savaş halindedir!
Benzer bir durum Ermenistan’la Azerbaycan arasında var. Ermenistan, Azeri topraklarını işgal etti ve 1 milyondan fazla Azeri’yi göçe zorladı. Bu durumda her iki tarafla da iyi ilişkiler geliştirmek zor gözüküyor. Nitekim, biz Ermenistan’la ilişkileri iyileştirmeye çalışırken Azeri kardeşlerimiz bundan rahatsız oldu, ‘petrol satmak için başka yollar ararız’ demeye başladı.
Türkiye’nin izlediği “Ermenistan’la iyi ilişkiler geliştirme uğruna Azerbaycan’la olan ilişkileri feda etmek” politikası yanlıştır.
Sadece Azerilerle aynı dili konuştuğumuz için ve Azeriler petrol zengini olduğu için değil.
Aynı zamanda Azerbaycan Orta Asya’ya açılan kapı olduğu için de önemlidir.
Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu, İsrail’e karşı gittikçe sertleşen tavrımızın gerekçesi olarak Yahudilerin Gazze’de Araplara ettikleri zulmü gösteriyorlar.
Ama nedense binlerce Azeri’yi öldüren ve yurtlarından süren Ermenistan’a hiçbir ciddi eleştiri yöneltmiyorlar. Aksine, Ermenilerle ilişkileri düzeltmek için büyük çaba harcıyorlar.
AKP’lilerin gözüne girmek ve desteğini sağlamak için ille de Arap olmak şart mıdır?
Bu durum, AKP’nin dış politikasındaki deliklerden birisidir. Yama tutacağını da sanmıyorum doğrusu.
Radikal


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla