Gıda Mühendisleri Odası, Dünya Gıda Günü etkinlikleri çerçevesinde “Küresel Kriz ve Gıda Güvenliği” konulu panel düzenledi.



Panelin açılışında konuşan Atakan Günay, dünyada yaklaşık 1 milyar insanın açlık sınırında yaşadığını söyledi. Gelişmiş ülkeler ve Dünya Bankası, IMF gibi uluslararası etkili kuruluşların her toplantıda açlık sorununun çözümü için fon ayrılmasını kararlaştırdıklarını, fakat bu kararların hep kağıt üzerinde kaldığını ifade eden Günay, ABD'nin Afganistan ve Irak için harcadığı savaş bütçesinin yüz milyarlarca dolar olduğunu, oysa açlık sorununun çözümü için 30-40 milyar dolarlık bir bütçenin yeteceğine dikkati çekti.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığının, gıda denetimi için aldığını açıkladığı 5 bin 500'e yakın kişinin önemli bir bölümünün kırsal kalkınma projeleri, laboratuvarlar ve başka birimlerde çalıştığını anlatan Günay, gıda denetimi için yeni denetçilerin mutlaka alınması gerektiğini kaydetti. Türkiye'de 40 bine yakın gıda üretim yerinin yaklaşık yüzde 50'sinin kayıt dışı olduğunu ve denetlenmediğini kaydeden Günay, kayıt dışı üretimin insan sağlığını tehdit ettiğini bildirdi.

GIDA KRİZİ

Panelde “Küresel Gıda Krizi; Ülkemiz ve Dünyadaki Yansımaları” konusunda bir sunum yapan Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık, dünyada 2 milyardan fazla insanda vitamin ve mineral eksikliği bulunduğunu, 900 milyona yakın insanın açlık sınırında yaşadığını, 126 milyon çocuğun çok zayıf olduğunu söyledi.
Uluslararası camianın, insanların açlıktan mağdur olmasına engel olmak amacıyla bu problemi acilen çözmeleri zorunludur. Bu krizin çözülmesi çok kolay değil ancak, çok acil ve gereklidir.”

***
Ekonomik kriz gıda güvenliğini de vurdu
Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Ali Çetin, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, küresel krizin tüketiciler için hayati önemi olan gıda güvenliğine zarar verdiğini söyledi.Çetin, “Krizle birlikte alım gücü de düşen birçok tüketici gıda maddelerinin içerik etiketine değil fiyat etiketine bakar oldu. Öte yandan merdiven altı üretimlerin artması da gıda güvenliğinde ciddi kara deliklerin oluşmasına yol açmıştır” dedi. Gıda güvenliğinin toplum sağlığını tehdit ettiğini ifade eden Çetin, şunları kaydetti: “Alım gücü yok olan tüketici ya iktidarın ve belediyelerin sadakaları ile geçinir hale gelmiştir. Çöpten gıda maddesi toplayanlar, içeriği belirsiz ve çok ucuz gıdalar ile günlük yaşamını sürdürenlerin sayısı artmıştır.”



http://www.birgun.net/economics_inde...onth=10&day=17

En son yapılan IMF toplantısının sonuçlarından da anlaşıldığı gibi küresel sermaye yine kaymağı kendine ayırıp sözde duyarlılık hareketlerine girişecek.Halbuki sorun kabak gibi ortada