ben ki
yıldızlar altında üşürken gecenin bir vakti
ve yalvarırken ayın ondördü hâllerine
gül yüzüme!
gül yüzüme!
diye diye, inlerken
bilsen, ne çok tükettim umutlarımı
adın üstüne
kahrın üstüne
ve sırf, inadın üstüne
biz ki
biz olamadık hiç
kaldık kapı aralarında hep
ben, sen, o olduk avuçlarımız açık
ve balçıkla sıvanırken yarınlarımız
yığıldık üst üste
gözlerimiz açık
oysa
biz olmalıydık, sarmaş dolaş
görebilmeliydik ötekileri
ve ötekilerin
benim, onun/ senin başın üstüne
başımız üstüne!
“böl, parçala, yönet” hanedanlığını
kurmakta olduklarını
aslında yoktu birbirimizden farkımız
ama illâ ki,
bir fark aradık
karakışlara yazılsın diye yazgımız
ve kimimiz masumları oynadık
kimimiz cellât kesildik
ağıt ağıt
şivan şivan
biçilirken ömrümüze bedel
şimdi, ey yâr
her yara
kabuğuna dert yanar
/benim sana yandığım gibi
ve her yara deşildikçe kanar
/benim sana kandığım gibi
sus, uzatma!
Biliyorum, katlim helâl…
Saadet ÜN


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
