AKP’li Cumhurbaşkanı, TBMM’nin açılış konuşmasında ne demişti?..
- Türkiye, kendi sorunlarını kendisi çözmek zorundadır, yoksa birileri gelir, çözer..
İlginç bir cümleydi!.. Ben, kendi hesabıma cümleyi ciddiye alıp, üzerinde uzun uzun kafa patlattım… Öncelikle iki soru öne çıkıyordu:
- AKP’li Cumhurbaşkanı’nın işaret ettiği “sorunlarımız” neler?..
- Kendimiz çözemezsek, “gelip çözecek birileri” kimler?..
Sağ olsunlar, “içerdeki” ve “dışarıdaki”lerin şu bir hafta içinde yapmış oldukları açıklamalar, raporlar, kongreler “sorunlarımızın” ne olduğunu gayet güzel bir şekilde ortaya koydu..
- Anayasanın “değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez” ilk üç maddesini değiştirin.
- “Ne mutlu Türküm diyene” demeyin..
- İstiklal Marşı’nı olur olmaz yerlerde sık sık kullanmayın..
- Okullardaki “Türküm, doğruyum, çalışkanım” andını da kaldırın
- Lozan’daki “azınlıklar” maddesini genişletin… Türkçesi şöyle: Kürtleri, Alevileri vb. azınlıktan sayın…
- Abdullah Öcalan ve PKK ile masaya oturun, dağdakileri indirip, siyaset yolunu açın…
- Kıbrıs’tan elinizi, eteğinizi çekin…
- Ermeni açılımını bir an önce tamamına erdirin..
Nasıl buldunuz?.. İşte, içerdeki ve dışarıdakilerin el ele çıkardığı “sorunlarımız” listesi şimdilik kaydıyla böyle… Tabii, bu durum da iş, dönüyor, dolaşıyor, AKP’li Cumhurbaşkanı’nın işaret ettiği “kim çözecek” meselesinde düğümlenip kalıyor:
- Biz mi çözeceğiz, birileri mi gelip çözecek?!..
Ben günlerdir, “Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı sıfatını taşıyan kişi, hem de TBMM’nin açılışında, böylesine zavallı bir cümleyi nasıl söyleyebildi, buna karşı ne demeli” diye düşünüp dururken, CHP lideri Baykal, salı günü grup toplantısında aynen şöyle dedi:
- Damat Ferit dahil kimse çıkıp ‘dışarıdan gelen taleplere açık olmalıyız. Söylenenleri yapmalıyız. Yoksa başımıza bir şeyler gelir’ deme cesaretini gösterememiştir…
İşte benim aradığım karşılık da buydu… Baykal’a yürekten teşekkür ediyorum!..
kaynak


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla