‘BARIŞA’A HOŞGELDİN
Bugün Habur Sınır Kapısı’ndan geçecek olan ‘barış gruplarını’ karşılamak için buluşan demokrat kesimler, bu adımın çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirtti
SINIRDA HEYECANLI BEKLEYİŞ
Barış gruplarını karşılamak için birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi Silopi’ye gitti. Karşılayıcılar arasında şu isimler var: ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Haydar İlker, SP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kaya, Eski Milletvekili Ali İbrahim Tutu, Barış Meclisi’nden İmam Canpolat, Azime Bilgin, Abdullah Kahraman, Nusret Doğruak, Şirin Tunç, Aygül Bidav, Aysel Doğan, Yüksel Genç, Ali Şükrün Aktaş, Gülten Uçar, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ve Şair Ahmet Telli.
SOSYALİSTLER UMUTLU
Silopi’deki barış heyetinden ÖDP Genel Başkan Yardımcısı İlker, “Herkesin umudu, beklentisi, barış gruplarının serbest bırakılması” dedi. İmam Canpolat, “Hem iktidar hem muhalefet partileri bu fırsatı iyi değerlendirmek zorunda” diye konuştu. Barış Meclisi’nden Abdullah Kahraman, “Umarım halkın beklentileri ters yüz edilmez” derken SP Genel Başkan Yardımcısı Kahya ise “Bu adımın karşılığı Kürt halkının taleplerine yanıt verilmesi olmalı” dedi.
“Kürt sorununun çözüm sürecinde yaşanan tıkanıklığı aşmak" ve 'Kürt Açılımı'na zemin yaratmak amacıyla Abdullah Öcalan'ın çağrısı ve PKK'nin bu çağrıya cevap vermesiyle hareketlenen 'açılım süreci'nde bugün Kandil Dağı ve Mahmur Kampı'ndan Türkiye'ye PKK grupları giriş yapacak. Örgüt Kadil'den 8 kişilik silahlı bir grup belirledi. Grupta üst düzey yöneticinin yer alması beklenmiyor. Bunun yanı sıra yetkililerin "gelip teslim olsalar turlanmayacaklar, teslim olanlar serbest bırakıldı" söyleminin sınanması amacıyla grupta, daha önce silahlı eylemlere katılmış kişilere de yer verileceği iddia ediliyor ancak bu iddia örgüt tarafından doğrulanmadı.
Mahmur Mülteci Kampı’ndan ise 26 kişi gönderiliyor. Bu kişilerin isimleri de açıklandı. 4’ü çocuk 26 kişiden oluşan grup bugün Habur Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yapacak.
SÖZCÜLERİ HUKUK MEZUNU
ANF'nin haberine göre, "Mahmur Demokratik Halk Meclisi" barış gruplarının Türkiye'ye gönderilmesi kararının ardından olağanüstü toplanarak gruba katılmak isteyenlerin başvurularını aldı. Başvuru yapan 400 isim arasından 26 kişi seçildi. Bu kişiler 9 kadın, 4 çocuk ve 13 erkekten oluşuyor. Grupta iki ailenin yanı sıra, Erbil'deki Selahaddin Üniversitesi’nde okuyan öğrenciler de bulunuyor. Grup Türkiye'ye geçtikten sonra yanlarında getirdikleri mektupları Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Meclis Başkanlığı’na gönderecek. Mektupta grubun talepleri yer alacak. Ayrıca taleplerini içeren bir dosya da yetkililere sunulacak. Grup, Ankara’ya giderek Meclis ile görüşmek istiyor.
Mahmur grubuna 1999 yılında gelen barış grubunda yer alan Seydi Fırat öncülük edecek. Grubun sözcülüğünü ise Erbil’deki Selahaddin Üniversitesi’nin hukuk bölümünden mezun olan Bülent Aka ile Hakkari doğumlu Nurettin Turgut yapacak.
SIFIR NOKTASINDA MİTİNG
Barış gruplarını karşılamak içinse Silopi’deki Habur Sınır Kapısı'nın sıfır noktasında miting düzenlenecek. Miting alanı için sınır kapısının hemen yanındaki boş arazi yeniden düzenlendi. Şırnak valisi Ali Yerlikaya dün, Cizre ve Silopi kaymakamları ile birlikte Habur Sınır Kapısı'na gelerek, barış grupları için alınan önlemleri yerinde inceledi.
DTP ŞÖLENLERLE KARŞILIYOR
DTP ise çeşitli illerde, karşılama şölenleri düzenleyecek. Van'da, Belediye Garajı yanındaki alanda saat 10.00'da düzenlenecek bir şölen ile barış gruplarının gelişleri kutlanacak. DTP Hakkari İl Örgütü binası önünde 11.00'da şölen düzenlenecek. Adana İl Örgütü de, bugün 5 Ocak Meydanı'nda kitlesel bir yürüyüşü düzenleyecek. DTP'liler, yapılacak yürüyüşe Adana'da bulunan bütün Kürt ve barış yanlılarını davet eti.
Siyasi partiler Habur’da
BARIŞ gruplarını karşılamak için Diyarbakır'dan, Türkiye Barış Meclisi üyelerinin de aralarında bulunduğu birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi, Şırnak'ın Silopi ilçesine gitti. Karşılayıcılar arasında şu isimler yer alıyor: ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Haydar İlker, Sosyalist Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kaya, 19. dönem Erzincan Milletvekili Ali İbrahim Tutu, Türkiye Barış Meclisi'nden İmam Canpolat, Azime Bilgin, Abdullah Kahraman, Nusret Doğruak, Şirin Tunç, Aygül Bidav, Aysel Doğan, Yüksel Genç, Ali Şükrün Aktaş, Gülten Uçar, Sosyalist Parti İstanbul İl Başkanı Kadir Akın, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ve şair Ahmet Telli.
GÖRÜŞLER
‘99 yılındaki
gibi olmasın’
Barış gruplarını karşılamaya giden siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri atılan adımın karşılıksız kalmaması gerektiğini vurguladı
ÖDP Genel Başkan Yardımcısı
Haydar İlker:
»Barışın önünü açacak, barışın önündeki engelleri kaldırmaya yönelik her türlü adımı ÖDP olarak destekliyoruz. Barış gruplarının gönderilmesi de bir iyi niyet göstergesidir. Burada oldukça olumlu bir hava var. Edindiğim izlenimler, barış grubunun gözaltına alınıp serbest bırakılacakları yönünde. Daha doğrusu, halkın beklentisi bu. Diyarbakır halkının, herkesin umudu, beklentisi, barış gruplarının serbest bırakılması ve kazasız belasız Ankara’ya ulaşması. Umarım bu umut, bu beklentiler boşa çıkmaz ve barışın yolunu açmak için önemli bir adım atılmış olur.
Barış Meclisi üyesi
Abdullah Kahraman:
»Kürt halkının ve heyeti karşılamaya gelenlerin beklentisi heyetin kısa sürede serbest bırakılması yönünde. Eğer 99’daki gibi bir muamele olursa hem barış süreci baltalanır hem de Kürt halkının bir kez daha aldatıldığı gibi bir düşünce ortaya çıkar. Bu heyetlerin göreceği muamele Avrupa’dan gelecek olan heyetin tavrını da belirleyecek. Medyada teslim olacakları söyleniyor, bu teslim olmak değil barış için gönüllü olmaktır. Bu girişimin süreci olumlu etkileyeceğini düşünüyoruz. İlk kez Cumhurbaşkanlığı’ndan “İyi işte gelsinler” diye açıklama yapılıyor. Umarım halkın beklentileri ters yüz edilmez.
1999’da Avrupa’dan gelen barış
grubundan İmam Canpolat:
»Barış grupları, şiddetin ortadan kalkacağı bir evrenin başlaması için önemli bir fırsat. Türkiye’de demokratik siyaset alanı tıkalıdır. MHP ve CHP’nin tavrının da etkisiyle Kürt açılımı sekteye uğradı. Süreci sekteye uğratmak için ellerinden geleni yaptılar. Açılımın adı, ‘milli birlik projesi’ne dönüştü. Süreç tıkandı. Şimdi yine Kürt halk hareketi, barış gruplarıyla bu tıkanmayı aşan bir fırsat sunuyor. Hem iktidar hem muhalefet partileri bu fırsatı iyi değerlendirmek zorunda.
Bazı siyasi çevreler 99’daki gibi olacağını söylüyorlar, ancak 99’un koşulların şimdikinden tamamen farklı. Bu süreçte Kürtler yalnız bırakılmamalıdır. Türkiye halkları, aydınlar bunu sahiplenmelidir, işte o zaman barış için önemli bir adım atılmış olur. Bir daha barışa dair umutların kırılmaması, güzel şeylerin karşılık bulmasıyla olur. Şimdi top Türkiye Cumhuriyeti devletinde ve hükümettedir.
SP Genel Başkan Yardımcısı
Mustafa Kahya:
»Kürt açılımıyla hükümet bir adım attı, ama ırkçı-şoven tepkilerin sonucu bu açılım önce demokratik açılıma, en nihayetinde ise milli birlik projesine dönüştü. 4-5 aydır açılım tartışmaları sürüyor, ancak ortada hiçbir somut adım yok. Sorunun muhatabını taraf görmek yerine Kürt halkının politik iradesini tasfiye etmeye yönelik bir tutum içindeler. Kamuoyunda ise ciddi adımlar atılıyor, bu sürece DTP engel oluyormuş gibi bir algı yaratılıyor.
İşte KCK, bu algının yanlış olduğunu göstermek için üç barış grubu gönderiyor. Bu barış gruplarının gönderilmesi tarihi önemde bir adımdır. Bu samimiyet göstergesi adımın karşılığı Kürt halkının haklı taleplerine yanıt verilmesi olmalıdır. Hükümet, eğer gerçekten samimiyse barış gruplarının mektuplarını ve taleplerini Meclis’e iletmeleri için olanak sağlar.
SDP Genel Başkan Yardımcısı
Yeşim Ergün:
»AKP hem tasfiye ediyor, hem de bunu demokratik açılım gibi sunuyor. Açılım diyor, ama Ceylan Önkol’un ölümüne bir şey demiyor. DTP’ye yönelik operasyonları sürdürüyor. AKP adeta bir muhalefet partisi edasıyla barışı destekliyor, ancak unutmamalıdır ki AKP iktidar partisidir. Bir yandan operasyonlar sürerken bir yandan demokratik açılımdan söz etmek şizofrenik bir tutumdur. Barış grupları, egemenler barış için gerçekten niyetlilerse, buyurun biz buradayız demek için geliyorlar. Mektupları, özlemleri ile geliyorlar. Hükümetin ve egemenlerin gerçekten barışı isteyip istemediklerini barış gruplarına yönelik tavırlarıyla anlayacağız. Biz umutluyuz, barışa, halkların kardeşliğine, demokratikleşmeye evirilecek her adımın yanındayız.
http://www.birgun.net/actuel_index.p...h=10&year=2009
Baltalamak isteyen eli kanlı tayfaya fırsat verilmemeli


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla






Yüzlerce bebeği uçsunlar(!) diye göğe yollamışlar. Oralarda öğretmen , doktor, v.s yokluktan azap çekmesinler diye ilerde canlanmaları dileğiyle mumyalayıp gökyüzünde bir yere bırakmışlar!!!!