Sağlık örgütleri, AKP hükümetinin sağlık alanında attığı adımları protesto etmek üzere Kadıköy’de buluştu. Binlerce insan hükümete hibaben ‘Sağlıkta masal bitti’ diye bağırdı
“Türkiye'nin sağlığı kötüye gidiyor. Susma(yacağız)” diyen binlerce kişi dün Kadıköy'de buluştu. İstanbul Tabip Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası İstanbul Şubesi (SES), Dev Sağlık-İş, İstanbul Eczacı Odası, İstanbul Dişhekimleri Odası ve İstanbul Veteriner Hekimler Odası’nın örgütlediği mitinge çok sayıda sol parti ve demokratik kitle örgütü de destek verdi. Kadıköy'de dün yapılan mitinge binlerce insan katılarak, sağlığın ticarileşmesine karşı tepkilerini gösterdi.
SAGLIK PARALI HİZMET ZİNCİRİ OLDU
TTB Genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu yaptığı konuşmada, "AKP hükümetinin sağlık alanında yapmış olduğu yeni düzenlemelerle, herkesin sağlık güvencesine sahip olacağı, yurttaş hizmet alırken ek bir maddi yükün altına girmeyeceği vaadiyle göz boyamaya çalışmıştı. Ancak daha sistem 1 yılını doldurmadan bugün sağlık ocakları dahil tüm sağlık hizmet zinciri paralı hale getirilmiş durumda" diyen sağlık örgütleri dün İstanbul'da dev bir miting gerçekleştirdi."dedi.
Kadıköy'de AKP'nin sağlık alanında yaptığı uygulamalara öfke duyan binlerce kişiye konuşan TTB Genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu “Sağlık ortamında yaşanan sorunlar ve bu sorunların sağlık çalışanlarına etkisinin katlanılamaz boyutlara ulaştığı, yaşanan olumsuzlukların sorumluluğunun omuzlarımıza yüklendiği bir süreçten geçiyoruz. Diğer yandan bugünümüzü, geleceğimizi derinden etkileyecek olan "Tam Gün" ve Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarıları da bilindiği gibi yasalaşmak üzere Meclis gündemindedir." şeklinde duyuruda bulunuldu.
Mitingde ayrıca haklarına, mesleğine, geleceğine sahip çıkması için, sağlık alanında tam bir yıkım projesine dönüşen Sağlıkta Dönüşüm Programı'na karşı herkes sesini çıkarmaya çağrıldı.
Eşit ve ücretsiz sağlık hizmeti mümkün
Başka bir sağlık sistemi mümkün diyen sağlık örgütlerinin talepleri şu şekilde:
»Bütün vatandaşların ilaç dahil bütün sağlık harcamaları genel bütçeden karşılanmalı.
»Katılım payı, katkı payı, ilaç ve benzeri bütün ek ödemeler kaldırılmalıdır.
»Sağlıktaki bütün farklı uygulamalara son verilmeli, nüfuz cüzdanı olan her vatandaş her türlü sağlık hizmetinden eşit ve ücretsiz olarak yararlanabilmelidir.
»Kamu sağlık sistemi yeni yatırımlarla geliştirilmeli ve yeterli hale getirilmelidir.
»Sağlık için ayrılan toplumsal kaynakların özel sektöre aktarılması politikalarından vazgeçilmelidir.
»Sağlığın geliştirilmesine ve korunmasına yönelik sağlık hizmetlerine öncelik verilmelidir. Okul, fabrika, hastane gibi toplu yaşanılan yerlerde kamusal birinci basamak sağlık birimleri kurulmalıdır.
» Sağlıkta taşeronlaşma yasaklanmalı, her türlü sözleşmeli istihdam terk edilmeli, bütün sağlık çalışanları iş güvencesine kavuşmalıdır.
=
Yoğun bakım servisini sürgün çökertti
Bir dâhiliye uzmanı, 4 pratisyen hekim ve 2 dâhiliye asistanı ile hizmet veren 16 yataklı Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Dahiliye Servisi Yoğun Bakım Ünitesi (ADS)’nden 4 pratisyen hekim sendikalı oldukları için uzaklaştırılarak, yerlerine nöbet saatlerinde hizmet vermesi için 2 dâhiliye asistanı görevlendirildi.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şubesi’nden yapılan açıklamada, “Dâhiliye asistanları günaşırı nöbete gelerek ADS yoğun bakım hizmetini yürütmeye çalışmışlardır. Ayrıca dâhiliye asistanları hem 16 yataklı yoğun bakıma, hem de acil servise gelen dâhiliye hastalarına bakmakla yükümlüdür. Bu durumun yol açtığı temel iki olumsuzluk başhekimlikle yapılan görüşmede dile getirilmiştir. Birincisi; tek bir doktorun hem acil serviste, hem de yoğun bakımda çalışmasının sıkıntı yaratacağı (her ikisinin de çok yoğun birimler olmasından kaynaklı) ve acil serviste olduğu sırada yoğun bakımda bir hastanın arrest olması durumunda acili bırakıp yoğun bakıma gidemeyeceği ifade edilmiştir. Görevlendirilen asistanların çoğu gece, acil servise çok fazla dâhiliye hastası gelmesinden dolayı ADS yoğun bakıma hiç uğrayamadıkları dahi olmuştur.”denildi
Açıklama şöyle devam etti: “İkinci sıkıntı ise; bir dâhiliye asistanının üroloji, ortopedi, beyin cerrahi, göğüs hastası gibi kendi bölümü dışında hasta takip etmek zorunda kalmasıdır. Bu hem hukuken, hem de tıbben doğru değildir. Bu durumu asistanlar da dönem dönem dile getirmelerine rağmen, asistanların her alanda eğitim aldıkları ve yapmak zorunda oldukları söylenmiştir. Bunun asistanların eğitimi ile açıklanamayacağı ve meydana gelecek her türlü zararın faturasının öncelikle hasta sağlığına çıkacağı idareye birçok kez söylenmiştir.”
NEREYE SÜRÜLDÜLER?
Hastaneden sürgün edilen hekimler ve sürgün yerleri şöyle: Dr. Rıza Özbek, 10 yıldır bu hastanede hekimlik yapmakta, son 4 yıldır ADS yoğun bakımda çalışmakta. Keçiören Meslek Hastalıkları Hastanesi’ne sürüldü. Dr. Ali Polat, 12 yıldır bu hastanede hekimlik yapmakta, son 4 yıldır ADS yoğun bakımda çalışmakta. Sincan devlet hastanesine sürüldü. Dr. Füsun Avcı, 7 yıldır bu hastanede hekimlik yapmakta, son 6 yıldır ADS yoğun bakımda çalışmakta. 2. kez Etimesgut Devlet Hastanesine sürüldü. Dr. Ali Rıza Özhan, 15 yıldır bu hastanede hekimlik yapmakta, İkinci kez Esenboğa Sağlık Birimine sürüldü.
http://www.birgun.net/worker_index.p...onth=10&day=19
Reform diye şişirilen balonun havası indi...


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla