Konu yine Ermeni-Azeri meselesi ama yinede yorum yapacağım. Şimdi yine Ermeni kölesi ilan ediliriz ama fikirlerimizide söylemezsek ne anlamı olur tartışmanın.
Şimdi bu Azerbeycan-Türkiye arasındaki derin kö
prülerden bahsediliyor ben hep buna takılıyorum. Bu kö
prü dedikleri olaylar hiçte ulusal kurtuluş savaşı yıllarımızdaki gibi bir kö
prü değildirki. Bu işin ikinci kö
prüsü. Bu kö
prü 1990'ların başında doğu bloğu yıkılıp bağımsız Türk devletleri kurulduğunda atıldı. Bu atılımların ilkinde Özal'ın meşhur Türki cumhuriyetler açılımı vardır.
Bu açılımlar Amerika'nın işbirlikçiliği ile gerçekleştiği için samimiyetsizce gelişmiştir. Amerika yeni Avrasya projesinde Türkiye'yi koz olarak kullanmış. Bunu bağıra çağıra söylüyorlar. Türki devletler bizi sevmezler. Çünkü bizim politikamız batıdır. Batının çıkarları ile şekillenmiş bir dış politikaya sahibiz. Oysa Türki devletler bu Turuncu, kadife, gül devrimlerine kadar çoğunlukla Avrasyacıdır, doğuludur.
Bu iki çatışan politikanın nasıl kö
prü kurmasını beklersiniz. Azerbeycan ile Türkiye'yi yakınlaştıran yine Amerikan çıkarlarıdır. Amerika İran ve Rusya'nın olmadığı her enerji projesinde geçiş yolu olarak Azerileri, Gürcüleri ve Türkleri kullanır. Bizim ortak bağ dediğimiz siyaseten batının çıkarlarını yani sistemin çıkarlarını savunmaktır.
Ama madem milliyetçilik yapacağız. O zaman milliyetçi eleştiri getirelim. Türkiye ile Azerbeycan arasında ortak bir bağ kurulacaksa bu doğu politikası olmalı. Böyle Amerikan menfaatli ortaklıklar gün gelir yine dış destekli bugünkü olaylara gebe olur. Türkiye doğu bloğunu denemedikçe samimiyetsizliği ile hiçbir ortak noktada buluşamaz Türk devletleri ile. Yine Gazi Paşa'nın dönemindeki mazlum milletler liderliğine soyunup bu devletlerle Rusya'yı da fazla devre dışı bırakmadan yeniden milli birlik çerçevesinde ele almalıyız. Yani benim kendi görüşümce Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kurulmuş bu 90'lı yılların başından beri gelen süreçteki politika milli değildir, samimi değildir. Bir sistem(emperyalizm) projesidir.